|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Çoğu savaş zalim, insafsız ve haksız. Peki ne zaman, hangi koşullar altında bir savaş için adil, haklı, onurlu diyebiliriz?
Savaş kadar kötü bir şey hangi koşullar altında adil, haklı olabilir? Savaş kötü bir şey. İstenmeyen ama hep var olan bir şey. Çok yakınımızda şehirler yıkılıyor, aileler parçalanıyor, çocuklar ölüyor. Savaş, bir anlaşmazlık üzerine politik toplumların birbirlerine karşı silahlı kuvvet kullanması demek. Bu derece büyük ölçüde, doğrudan zarar verme amacıyla kullanılan silahlı kuvvet, etik olarak kabul edilebilir mi? Çoğu savaş zalim, insafsız ve haksız. Peki ne zaman, hangi koşullar altında bir savaş için adil, haklı, onurlu diyebiliriz? Yanlışı doğru yapmak için... 'Adil savaş' kavramı, doğru ve yanlış kavramları kadar eski. İlk akla gelen, zaten bazı savaşların adaleti sağlamak için mecburi olduğu. Vatan düşman tarafından işgal edilmişken Türk halkının Kurtuluş Savaşı bunun en onurlu örneklerinden biri değil mi? Ama her yanlış, bir savaşı adil kılabilir mi? Daha basit bir örnek düşünüyorum. Sokakta yürürken çantam çalındığında, hırsızın peşinden koşup yakalayabilirsem çantamı geri almak için etik olarak neler yapmaya hakkım var? Karmaşa sırasında hırsızı tekmeler, kolunu kırar ve hatta öldürürsem?.. Şüphesiz suçlu da olsa bir insanın hayatını almaya hakkım yok. Haksızlık karşısında tepki göstermeye hakkımız olmasına rağmen etik olarak yapabileceklerimizin sınırları var. Diğer yandan, savaş, politik toplumların birbirlerine karşı gösterdiği en vahşi tepki. Ne tür bir durum bunu haklı çıkarabilir? Adil savaş teorisi Aristo ve Cicero gibi eski filozoflarla başlayıp, Agustine ve Thomas Aquinas gibi Hıristiyan düşünürlerle gelişmiş, günümüzde politik teorist Michael Walzer'in öncülüğünü yaptığı 'adil savaş' geleneği etik açıdan ele alınması gereken konuları ortaya çıkarmıştır. Hâlâ süregelen tartışma, aynı zamanda BM ve ve Cenevre Konvansiyonları gibi uluslararası silahlı çatışmaları denetleyen yasalara da altyapı sağlamıştır. Tartışmanın karşıtlarını sunmadan önce 'adil savaş' geleneğine göre savaşa girmeyi haklı çıkaran koşulları inceleyeceğim. Savaşın etik olarak adil olabilmesi için aşağıdaki altı koşulun birden geçerli olması gerekiyor: 1. Doğru neden Doğru neden her zaman için en önemli, fakat en tartışmalı koşul. Savaşlar başlarken tarafların savaşı gerektiren nedenleri ortaya koymasına alışığız. Fakat, sıklıkla savaşların gidişatının başka amaçlar etrafında döndüğüne şahit oluyoruz. Veya, ortaya koyulan nedenler bazıları tarafından kabul görürken, başkaları tarafından tatmin edici veya gerçekçi bulunmuyor. Teoriye göre, politik bir toplum toprak bütünlüğünü, ekonomik yapısını (ambargolara karşı), devlet egemenliğini korumak amacıyla, insan hakları ihlallerini engellemek veya savaşmakta olan dost bir devlete yardım etmek amacıyla savaşa girebilir. Daha tartışmalı olan nedenler arasında olası bir saldırıyı engellemek amacıyla önceden saldırmak var. Bu, son zamanlarda sıklıkla kullanılan bir neden. Uluslararası hukuk, bunu devletlerin kendini koruma hakları arasında kabul ediyor. Ama sıklıkla, mevcut tehlikenin varlığı ve derecesi konusunda uluslararası arenada fikir birliğine ulaşılamıyor. Yakın tarihte de şahit olduğumuz gibi, bu nedenle başlayan savaşlar büyük eleştirilere maruz kalıyor ve devletler arası daha da büyük anlaşmazlıklara yol açabiliyor. Walzer, ancak aşağıdaki üç durum bir araya geldiğinde bu nedenin kabul edilebileceğini savunuyor: Düşmanın belirgin saldırı niyeti göstermesi, bu niyetini gerçek bir tehlikeye çevirdiğini gösterecek saldırı hazırlıklarının gözlemlenmesi ve savaşın ertelenmesinin tehlikeyi büyük ölçüde artıracak olması. 2. Meşru devlet, yasal deklarasyon Başka devletler tarafından tanınan politik bir toplumun, ancak kendi yasal prosedürlerini takip ederek savaş ilan etmesinden sonra harekete geçmesi. Bilemiyorum tarihte kaç savaş bu şekilde gelişmiştir?.. 3. Doğru niyet Doğru niyetler yanlışı düzeltmek, barışı sağlamak, masum insanları korumak... Kötü niyetler arasında başkasının doğal kaynaklarını ele geçirmek-sömürmek, ekonomik avantaj kazanmak, intikam almak, güç kazanmak, etnik nefret sayılabilir. 4. Son çözüm Savaş son çare olmalı. Silahlı güç kullanmadan önce, diğer bütün çözüm metotları tüketilmiş olmalı. Bu, zor bir koşul. Yakın çevremizde yaşanan büyük insanlık suçlarına karşı verilen yavaş tepkilerin kaç insanın hayatına mal olduğuna şahit olduk. Bazı düşünürler bu tür durumlarda vakit kaybetmemek için bu koşulun geçersiz kabul edilmesini savunuyor. 5. Başarı olasılığı Teoriye göre ancak başarı şansı olan, mevcut durumu iyileştirebilecek savaşlar kabul edilebilir. Bunun nedeni devletlerin sadece daha iyi bir gelecek umudu için vatandaşlarını savaşa sokması gerektiği. Fakat bu problemli bir koşul. Başarı şansına kim karar verebilir? Bizim tarihimiz bizden çok daha güçlü ordulara karşı kazanılmış zaferlerle dolu değil mi? Büyük güçler, büyük haksızlıklar yaptıkları zaman, küçük devletler haklarını savunmak için zor savaşlara girmemeli mi? Uluslararası yasalarda bu konuda bir sınırlama getirilmiyor. 6. Nispi tepki Savaşların amaçları, nedenlerine orantılı olmalı. İşgal edilen topraklar geri alındığında, baskıcı bir yönetim devrildiğinde, olası bir saldırı şansı yok edildiğinde, savaş durmalı. Aynı anda, savaşın amaçları, savaşa girmenin getirdiği zararlar karşısında ağır basmalı. Pasifizm ve realizm Adil savaş teorisine karşıt iki ana düşünce kolu var. Kısaca, pasifizm hiçbir savaşın adil olamayacağı, her zaman başka bir çözüm bulunabileceği düşüncesi. Pasifizme göre hiçbir politik gerekçe, insan öldürmeyi haklı çıkaramaz. Bu düşünceye temel itiraz, gerçekçi olmaması. Savaşlarla dolu bir tarihin mirasçıları, savaş bitmeyen netameli bir coğrafyanın yerleşenleri olduğumuz için neden gerçekçi olmadığı üzerinde pek durmuyorum. Ama bu, pasifizmin hiçbir zaman doğru olamayacağı anlamına gelmiyor. Başka çözümlerin bulunabileceği bir dünya yaratmak mümkün. Gandi'den Martin Luther King'e, tarih, örnek alınması gereken savaş karşıtı fakat sosyal değişim yaratabilen liderlerle dolu. Diğer yandan, realist olarak adlandırılan bir akım, politik toplumlar arası çatışmaların incelenmesinde adalet gibi etik kavramlara yer verilmesini şüpheyle karşılıyor. Yani devletler arası ilişkilerde doğruyu yanlışı aramak biraz idealist ve safça kalıyor. Gerçekçi belki ama bir o kadar da üzücü bir bakış açısı. Bu düşüncenin savunucuları, günümüz koşullarında her devletin savaşı ekonomik büyüme, güç ve güvenlik için bir araç gördüğüne inanıyor, savaşların adil olup olmasının karar aşamasında önemli olamayacağınına inanıyor. Tahmin etmişsinizdir ki bu düşüncenin babaları Hobbes ve Machiavelli. Walzer, realistlere karşı 'adil savaş' teorisini savunmak için uzun vadede sadece güç ve ekonomik büyüme adına hareket eden devletlerin kendi vatandaşlarının desteğini kaybedeceğini düşünüyor. Çok güçlü bir savunma gibi gelmiyor bana kitlesel düşüncenin çok kolay manipüle edilebildiği, Hitler'inki gibi rejimlerin yüzde 90'lara varan halk desteği kazandığı bir dünyada. Ama dünyanın nasıl işlediği bir yana, doğruyu ve yanlışı düşünerek bulabilen insanlar olarak ayırmıyor muyuz haklı ve haksız ama güçlü olanı? Bizim oluşturduğumuz politik toplumların da aynı doğruları takip etmesi gerekir o zaman. Bir daha düşünelim savaşları: Bir politik toplumun en organize şekilde, en büyük bütçelerle, bilim ve teknolojinin en son sunduklarıyla, insan zekâsının en keskin stratejileriyle, zarar verme amacıyla bir başka politik topluma saldırması. Bunun ne zaman doğru veya yanlış olduğunu düşünme sorumluluğumuz olmalı. Sonuç savaşların yüzde 95'inin adil olmadığıysa, bunu da bilmek önemli. |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| MERAK EDİLEN KONULAR 7 - Sigara haram mı? | Bedirxan | İslami Sohbet | 21 | 27-01-2008 01:46 PM |
| Faydalı Bilgiler-Bilmesenizde olur | achar | Sınırsız Muhabbet Burada | 10 | 18-03-2007 01:26 PM |
| MERAK EDİLEN KONULAR 4 - Günahlar ve günahkârın durumu | Bedirxan | İslami Sohbet | 19 | 20-01-2007 07:01 PM |
| MERAK EDİLEN KONULAR 8 - Ahlak Bilgileri | Bedirxan | İslami Sohbet | 24 | 23-09-2006 11:49 PM |
| ::..windows İP uçları..:: | cakmakmy | Bilgisayar Yazılım ve İşletim Sistemleri | 13 | 01-09-2006 05:16 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.