|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Dünya unutmak istemiyor,
80'li yıllar dünyada büyük değişimlerin yaşandığı, duvarların yıkıldığı ve 2000'leri hazırlayan yıllar olarak kabul ediliyor. Oysa Türkiye'de aynı yılları yaşayanların birçoğu, o günleri hatırlamak bile istemiyor. İngiltere'ninönde gelen gazetelerinden Mirror, Allison Martin ve Warner Breaks adlı iki muhabirinin yetişkinler arasında yaptığı bir araştırmayı taşıdı sütunlarına. Bu araştırmaya göre 80'ler dünyada köklü değişimlerin ve yeniliklerin yılları olarak kabul görürken, Türkiye'de aynı yıllar sancılı bir dönem olarak ortaya çıktı. MODA, MÜZİK, SİNEMA Müzikten modaya, sinemadan sosyolojiye kadar Türkiye'nin 80'lerini konuştuğumuz uzmanlar, o yılların en tatsız, tuzsuz ve zevksiz yıllar olduğu konusunda hemfikirdi. Mirror gazetesindeki araştırmaya göre 80'li yıllar yuppiler, Kajagoogoo gibi gruplar dikkate alındığında kültürel açıdan en 'aşağı' 10 yıl olarak nitelendirse de araştırmada bu yılların birçok kişi için 'unutulmaz' olduğunun altı çizildi. 60'lı yıllar en iyi moda ve en iyi müziklerin yaşandığı yıllar olarak tarihe damgasını vururken, araştırma 80'li yılların da kendi unutulmazlarını ve en iyilerini yarattığını gösteriyor. Boy George 80'li yıllarda Karma Chameleon adlı şarkısı ile listelerin başında yer alıyordu. Bunu U2, Duran Duran grupları izledi. E.T, o günler için en iyi film seçilirken, bu dönemde yapılan unutulmaz filmler arasında Back to Future ve Top Gun vardı. DUVARLAR YIKILDI 80'lerin en önemli olayları ise Band Air'in konseri, Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve John Lennon'un suikastı oldu. Türkiye'de ise dünyanın aksine 80'ler neredeyse unutulmak istenilen yıllar olarak görülüyor. Askeri darbenin ve ekonomik krizin etkileri 90'lara kadar tüm ülkede ağırlığını hissetiriyor. İşte, sinema, moda ve sosyolojinin gözüyle Türkiye'de 80'li yıllar... 80'li Yıllar ![]() Muhteşem 80'li yıllara beraber gidelim.... ![]() MODERN TALKİNG Oh, I cannot explain Every time it's the same More I feel that it's real Take my heart I've been lonely too long Oh, I can't be so strong Take the chance for romance, take my heart I need you so..... There's no time I'll ever go..... Cheri, cheri lady Going through emotion Love is where you find it Listen to your heart Cheri, cheri lady Living in devotion It's always like the first time Let me take a part Cheri, cheri lady Like there's no tomorrow Take my heart - don't lose it Listen to your heart Cheri, cheri lady To know you is to love you If you call me baby I'll be always yours I get up - I get down All my world turns around Who is right ? Who is wrong ? I don't know I've got pain in my heart Got some love in my soul Easy come, but I think easy go I need you so..... Although times I move so slow..... |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
68 kuşağı ve 70 gençliği 'memleketi kurtarma' davaları peşinde koştu, 90'ların gençliği 'kendini kurtarma'nın önemini fark etti!
Gençlik 'birey' olmayı keşfetti 'Çemberimde Gül Oya' adeta kayıp bir kuşağın öyküsünü anlatıyor. 12 Eylül'ün baskıcı ortamında, solda ve sağda politik idealler peşinde koşan genç insanlar oradan oraya savruldu. Günümüz gençleri, anne ve babalarının yaşadıkları bu dramatik öyküleri biraz hayret biraz şaşkınlıkla izliyor. Duygular ve insan tipleri artık oldukça değişti... Bir televizyon dizisi Türkiye'nin az bilinen ve çokça üstü örtülen bir dönemine yeniden ışık tuttu. Kanal D'de her cuma oynayan 'Çemberimde Gül Oya'. Yönetmen Çağan Irmak'ın bu dizisi, özellikle 40-50 yaş grubundaki insanları çok duygulandırdı. Hatta daha yaşlı olanları da... Çünkü birçok kişi orada kendisinden izler buldu... 80'li yılların Türkiye'si... 12 Eylül askeri darbesinin öncesi ve sonrası... Kamplara bölünmüş Türkiye... Kurtarılmış bölgeler... Paylaşılmış sokaklar... Bölünmüş aileler... Fırtınalı aşklar... Savrulan hayatlar... İşkence, acı ve ihanetler... Tam 'dizi film' gibi yıllar... 'Çemberimde Gül Oya'yı izleyen ve o dönemi yaşamış olan birçok kişi bugün ister istemez kendisine soruyor: Bütün bunlar için değer miydi? O işkenceler, acılar, kavga ve nefret boşuna mı yaşandı? Yoksa bugün nostaljik hüzünlerin ötesinde hâlâ bir anlamı var mı? Belki öncelikle şu saptamayı yapmak gerekiyor: Hızla değişen, hatta çok hızla değişen bir Türkiye ile karşı karşıyayız. İnsanlar değişiyor, anlayışlar değişiyor, politikalar ve idealler değişiyor. Ve tabii ülkenin gençliği de değişiyor. 68 kuşağı adeta bir ihtilal bildirgesi ile büyümüş bir kuşaktır: Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi! Bu kışkırtıcı, ateşleyici ve vatan konusunda ciddi bir sorumluluk yükleyen milliyetçi metnin okullarda ezberlendiği yıllarda büyüyenler; sol, Marksist, sosyalist, Maocu düşünceleri bunun üzerine rahatlıkla ketçap döker gibi döküp benimsediler. Emekten yana olmak, halktan yana olmak, 'Bağımsız ve Sosyalist Türkiye'den yana olmak, ABD emperyalizmine karşı olmak... İnsanların günlük yaşantısını, kaderini, seçtiği safı, okuldaki grubunu, gittiği kahvehaneyi belirleyecek kadar önemli kıstaslardı. Bunlara karşı olmak da önemliydi. Komünizme karşı olmak, solculardan nefret etmek, onlarla savaşmak, milliyetçi, ülkücü gençlerin yaşam nedeniydi... İslamcılık henüz bu kadar güçlü değildi, ama ülkücü milliyetçilik sapına kadar silahlı ve örgütlüydü... Sonradan çek-senet tahsilatına başlayacak kadar yaygın ve organize idi... İşte 80'li yıllar daha güzel bir Türkiye için birbirinden nefret eden bu kampların ve baskıcı devlet mekanizmasının sonunda her ikisini de ezdiği bir kargaşa ortamında yaşandı. Örgüt, grup ve cemaatler Evet, politize bir gençlikti bu. Varlık nedenini politik kamplaşmaların rüzgârında buluyordu. Örgütler, gruplar, cemaatler içinde birey olduğunu, insan olduğunu, değer olduğunu hissediyordu. İdealleri, ülküleri, ilkeleri uğruna savaşmanın, çatışmanın yaşamak denen maceranın özü olduğuna inanmıştı... Yüzlercesi öldü, binlercesi işkencelerden geçti, binlercesi hapishanelere düştü, okulunu bıraktı, geleceğini kararttı, ailesini, belki eşini ve arkadaşlarını bu uğurda terk etti. Büyük bir bölümü 30'lu 40'lı yaşların eşiğinde, adeta hayata sil baştan yeniden başlamak zorunda kaldı... Ve 90'lı yıllara, 2000'lere gelindiğinde, bu eski kavgalar, eski kamplaşmalar adeta unutulmuştu. Sayfaları yağmurda silinen eski bir defter gibiydi o yıllar... Günümüz gençliği değişen Türkiye'de tamamen farklı bir atmosferde büyüdü. TV, cep telefonu ve internet 80'li yılların gençliği için bugün 'ileri teknoloji' bile sayılabilir. Ve çoğu kayıp kavgaların, yitik davaların peşindeki ana-babaların çocukları olan günümüz gençliği, artık kendi gerçekliği içinde büyüyor. Keşfettiği en büyük gerçek politik kampların dışında 'birey' olarak büyüme şansı... İlkeleri, idealleri, ülküleri olabilir. Ama bunlar onun mutlaka bir gruba, partiye, örgüte ait olmasını gerektirmiyor. Gençliğin eskisi gibi kitlesel örgütleri de kalmadı. Maç ve konserler dışında gençleri kitlesel olarak bir arada görmek bile zor... Onlar AB'ye aday bir Türkiye'nin ufukları hayli globalleşmiş çocukları... Onları eski kitaplarla kandırmak zor... 80'li yılların ideal uğrunda koşan gençleri ne kadar delikanlıysa, dünya olaylarını cool bir şekilde izleyip, kendi bireysel kurtuluşunu ve kariyerini hesaplamaya çalışan gençler de o kadar delikanlı... Belki en önemli farkları, siyasal heyecanların rüzgârına kapılmayacak kadar bilgili ve 'görgülü' olmaları... Babaları ve analarının anlatılan, anlatılmayan öyküleri yeni kuşak gençlerini 'özgürleştirdi' ise, 80'li yılların gençliğinin çektiği acılar ve verdiği kayıplar pek de boşa gitmiş sayılmayabilir... 70-80 gençliği Politik: Kendini bir siyasi gruba ait hissetmek isterdi. Sağcı-solcu veya bu fraksiyonlardan birine bağlıydı. Politik görüşleri kimliğinin önemli bir parçasıydı. İnançlarını geliştirmek ve karşıt grubu alt etmek için çok okurdu. Örgütlü: Şu veya bu şekilde örgütsel bir bağı olurdu. Örgütte yükselmek kişiliğini kanıtlamanın bir yoluydu. Örgütlerin ilkeleri, gizliliği ve dayanışma kültürü vardı. Bağlılık ve ihanet gibi kavramlar o zamanlar çok önemliydi. Kitlesel: Yaşamı kalabalık grupların ortak hareketlerine bağlı olarak şekillenirdi. 80 öncesi kitle hareketlerinde, 80 sonrası grupların ortak mekânlarında geçerdi. Kendine ait zamanı kullanmak bu kuşak için adeta lükstü. Fedakâr: Dava uğruna bireysel çıkarları ikinci plana atmak, sağda ve soldaki bütün hareketler için istenen ve teşvik edilen bir duyguydu. Birçok genç bu yüzden kendi kişisel yaşamında ağır kayıplara uğradı ve zarar gördü. Aşk: Politik kavgaların gölgesinde ve eşliğinde yaşanan şiddetli bir duyguydu. Bu yüzden evlenen, birleşen veya kavga edip ayrılan çok genç insan vardı. Ölümüne aşkların, sevdaların insanlarıydı onlar. Cinsellik mahcup ve tutuk bir duyguydu. 2000 gençliği Apolitik: Politik kamplaşmaların anlamını yitirdiği günümüz Türkiye'sinde gençler kimliklerini politik görüşlerde bulmuyor. Takım tutma veya sevdiği müzik türü bile kişilik belirlemede daha etkili. Daha az okuyan bir gençlik var. Örgütsüz: Gençlerin bağlı olduğu kitlesel örgütler yok. Partiler bu konuda başarısız. Çevreci vb. dernekler de gençleri biraya getirmekte zorlanıyor. Üniversite ortamlarında sosyal etkinlikler örgütlerin yerini almış durumda. Bireysel: Gençler kendini bireysel özgürlükleri ile tanımlıyor. Kitlesel davranış ve hareketlerden kaçıyor. Orada kendini kısıtlanmış hissediyor. Kendisi olmaya önem veriyor. Ana-baba ve kurumsal ilişkide özgürlük istiyor. Faydacı: Günümüz gençliği için kendi bireysel çıkarı ve hesabı daha önemli. Olaylara ve ilişkilere faydacı bir yaklaşımı var. Kolay ve bol para kazanmak onun için çok önemli bir kriter. Ancak bu konuda asgari enerji harcamaktan yana. Aşk: Değişen ilişkiler kuşağının çocuğu. Ömür boyu aşklar onlara göre değil. Değişik tatları tatmak istiyorlar. Hızlı gelişen ve çabuk biten ilişkiler yaşıyorlar. Uzun vadeli bağlılık sözleri yerine, kısa süreli yoğunluk peşindeler. Cinsellik onlar için doğal bir şey.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
80'lerde Yaşamiş Olmak.. Yaşadığım döneme şükrediyorum ama yine de eskilerin tadı bi başka.. -1980li yillarda hayatinin ilk tecrübelerini yasamis, ilkokula gitmis, kenan evren‿i, erdal inönü‿yü, özali tanimis olmak, ajda pekkan‿in alo, michael jackson‿in pepsi reklamlarini hatirlayacak kadar sansli olmak demek Big in Japan , the final countdown , eye of the tiger demek. -icraatin içinden demek, semra koy bir kaset de nesemizi bulalim demek. köprü demek, ödediginiz her kurus verginin yol, su, elektrik olarak size geri dönmesi demek-voltran voltran voltran demek , depozito toplamak adina kola sisesi biriktirmek demek , adile nasit ten masal dinlemek demek.-debbie gibson, tiffany, jason danovan, sandra,modern talking .vb…dinliyor > olmak…comanchero‿nun ve life is lifein sözlerini ezberlemeye çalismak demek…michael jackson, madonna, samantha fox demek-korhan abay,cenk koray,metin milli,ersen ve dadaslar demek.clementine, he man, she ra, transformers demek.-okula siyah önlükle gitmek demek. kayahan,nilüfer,sezen aksu, baris manço ile büyümek demek ihtilal cocugu demek köle izaura demek, ziyaretçiler demek!!!! acidçi misin metalci mi demek… -moruk demek, herild yani demek, hey corc versene borc demek, olmaz maykil bende de yok cevabini isitmek demek, geriye donup baktikca ic gecirmek demek… -yüzyil içindeki en iyi, en kiyak kusak. hem eski hem yeni olmak demek. biraz gözü açik bir 80 li yüz yillik nesil kültürünü bir porsiyonda almis demektir. -edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu sörli makleeyynn yeeeeeee diye bagirip en az bir technotronic kasedine sahip olmak demek. -mahalle ce$melerinden su icmek, bayramlari iple cekmek, cumhurba$kani denince kenan evreni hatirlamak demek -koltukaltinda topla okul bahçesine yalniz giderken ‿nasilsa oyniycak birileri vardir‿ diyebilmek demek -eti kemik geciyor demek; evden çikmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocuklugunu yasayabilmis,son dönemin bir üyesi olmak, ne sorusuna zonk cevabi vermekten zevk duymak, , büyüteç ile kagit yakmak ve siyah kagitlarin beyaza oranla daha kolay yandigini kesfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o eksi ani yasamak, televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen susturmak, 23 nisan çocuk senliginde gelen yabanci çocuklara 5 dakikada asik olmak demek, -son dersin son 5 dakikasinda parkeleri giyip zilin çalmasini beklemek, hurraa kapiya dolusmak, disariya pestil olarak çikmak demek, sinek ilaci arabalarinin arkasinda biraktigi bulutta deli gibi dolasmak demek. -kutu kolayi actiktan sonra kapagini cekip cikarip atmak demek, tipe bak demek, fon muzigi laura brannigandan self control olan gunler. bakkala gitmenin, sokakta oynamanin, harclik toplamanin gecerli sayildigi, havuc‿un olmadigi yillar demek… her seye ragmen temiz ve el degmememis bir hayat demek…sonrasinda biz buyuduk ve kirlendi dunya demek. -pazar aksamlari mecburen yikanmak ve erken yatmak demek, sesi açip kismak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki dügmelere basmak zorunda olmak demek -sehirlerarasi yolculuklara cikarken otobusun 302s olmasi icin dua etmek. bilet alirken arka kapinin onu ve tekerlek ustu olmasin demek. -resimli futbolcu kartlari demek, süper babaanne demek, fantayla kolayi karistirmak demek, mahalle kavrami demek. -cavusevsku ve karisinin kursuna dizilisini tvden seyretmek demek, o goruntulerin yillar sonra bile kafadan hala cikmami$ olmasi demek. -anket ve hatira defterlerinin olmasi bunlara seviyorum ama kimi diye baslayan maniler yazmak, -önünde tek arkasinda 2 çizgi olan külotlu çoraplarin havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki islak bez olan mustili beslenme çantasi,dantel yaka,yenen kokulu silgi,leblebi tozu çekerken atlatilan ölüm tehlikeleri,hulahop,ayak bilegine takilarak çevrilen top,sek sek oynamak,bayramda mahalleye dagilip seker toplamak, müsaitseniz annemler size gelecek demek -trt‿nin yayin akisinin bitmesiyle çalan istiklal marsi için ayaga kalkip,marsi hazirolda bangir bangir söylemek ve marsinbitiminden sonra çikan tiz ‿biiiiiiiiiiiiip‿sesine ragmen televizyonu kapatmamakdemek. -Zerrin Özer demek. Nasil da geçmisti bütün bir yaz demek. Bu sarkiya kafanda klip çekmek demek. -annelerin çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek.. challengerin oldugu günkü haberleri hatirlamak demek.. pkk saldirilarinda her gün mutlaka birilerinin öldügünü duymak ama anlamamak demek.. veronica castroyu güzel zannetmek demek.. kenan evreni atatürk zannetmek demek.. Yazlik diskolarda içeri alinmamak demek. bunun için aglamak ve içeride - her nedense- You are in the army now- sarkisinda sarmas dolas danseden abi ve ablalara bakip özenmek demek -gorbaçov‿un kafasindaki kirmiziligin ne oldugunu merak etmek, anneye ‿zeki müren‿e teyze mi diyim amca mi diyim‿ diye sormak, kenan evren‿in cumhurbaskanligi görevinden ayrilirken çankaya köskü basamaklarindan yavas yavas inip sekreteriyle vedalasmasini hatirlamak, ‿hayat bilgisi‿ kitabinda kenan evren‿in resmi olmasi, her yere modern cami insa etme furyasina anlam verememek, batman ve sirnak‿in henüz il olmadigi günleri hatirlamak, -özalin çenesinin enteresan yapisina anlam veremeyip, ‿acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu‿ kaygisiyla aynaya bakmak demek… -breyk breyk arkadas ariyorm demek eve lazim olur diye fazlaca pul almak demek ho ho ho hoover demek zeki müren in size alo diyoruuuum demesi demek ilkokulda halley, petrol ve komancero sarkilarini uydurma sozlerle soyleyerek danseden tolga han ozentisi sefil dans gruplari kurmak okul sonrasinda ise her gun kosturarak eve gidip; bu topragin sesi programinda kimil zararlisi ile mucadele yontemleri, orman koylusunun sorunlari ve yuksek randimanli durum bugdayiturleri ile ilgili verilen faydali bilgilerin ardindan kamber aga ile uyanik skeclerini buyuk bir ilgi ile izlemek demek kucuk yasta bilinçli bir ciftci kadar ziraat bilgisine sahip olmak demek -sinemalarda the lord of the rings, harry potter vs. izlemek yerine jules verne romanlari okumakla gecirilen bir cocukluk demek -aldim çantami kolumaaa, çiktim dallas yoluna, ben babi‿yi beklerken ceyar girdi koluma sarkisini dansiyla birlikte bilmek demek. -kimler geliyo kimler? sana ne,sana ne? ama bunu söylemenize gerek yokki, ben yapinca alisverisi,zaten aliyorum satis fisi replikleri barindiran ali-aysegül atik reklami ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de çikolata alacagim. erooooolll, eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim size buraya ! fisini de al oglum‿daki meshur erol, hadi hep birlikte,hep birlikte, biz biz olalim yemeklerden önceeee, lavaboya kosalim, -hafta da bir kere tirnaklari keselim, firçalayip onlari tertemiz olalim diye sarkilar ezberleyen bir nesil olmak -icraatin içinden izleyip özal‿in kalemine bakip hipnotize olmaya çalismak videocudan american ninja, kartal,kan sporu ve evil dead gibi filmleri kiralamak demek -analogtan dijitale geçis devrini yasamis birey oldugunu anlamak ve ikisinden de farkli zevkler aldiginin farkina varmak demek -çok güzel bir ülkenin son yillarini hayal meyal hatirlamak, sonra da çivisinin çikisini görerek büyümek demek -Hava durumlarinin eksi degil de ‿sifirin altinda bilmem kaç‿ denildigini bilmek demek -Muhtemelen hayatimiz boyunca yasadigimiz en güzel 10 yil demek… -trt 1‿de olu$an sorunlar sonucu yayina bir süre ara verildiğinde ekrana getirilen donuk agaç, dag bayir resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek demek, -Türkiyede yasamis son mutlu kusak oldugunu hüzünle hissetmek demek.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
80's
80'ler! Modaya damgasını, çok ağır bir biçimde vuran o dönem. Bu önemli dönemin ilk yazına gözlerimi açmıştım ben. Döneme uygun bir biçimde rüküş bir bebek ve ardından rüküş bir kız çocuğu olma riskim fazlaydı ama annemin tarzı sayesinde bundan kurtuldum! Prince’in ‘You’ve Got The Look’ şarkısındaki gibi herkes saplantılı bir biçimde nasıl göründüğüyle ilgileniyordu. Herkes kusursuz olmalıydı- ya superman ya da superwoman! 70lerin hippi ve punklarının ardından çok farklı görüntülerdi bunlar… “Başarı” herkes için en önemli hedefti ve dış görünüş bir çok kişiye göre başarıya götüren en önemli anahtardı. Büyük vatkalar, bileğe doğru daralan plili pantolonlar ve mini etekler ‘cool’ olmak için yeterdi! (Hayal meyal hatırladığım) Miami Vice dizisindeki gibi herkes güçlü, zengin, ve güzel olmalıydı! Erkekler ve kadınlar arasındaki farkların ise iyice yok olmaya başladığı bir dönemdi ayrıca, 80ler.. Genç profesyonellerin ‘yuppie’ ismiyle anıldığı bu yıllarda kadınlar erkeklerin giydiği tarzda takım elbiseler giymeye başladılar. En meşhur “yuppie” ise hiç şüphesiz bir zamanlar dadılık yapmış olan Lady Diana Spencer’dı. Duran Duran, The Human League ve Spandau Ballet gibi pop grupları, kendilerine atfedilen ‘Yeni Romantikler’ isimleriyle ve desenli beyaz gömlekleri, brokar kuşakları, boyunlarına bağladıkları saten eşarpları ve farklı makyajlarıyla yepyeni bir akım başlattılar. ‘Punk’ın yaratıcısı Vivienne Westwood da bu akımı takip etmişti. Diğer bir tarafta ‘Joy Division’ ve ‘The Smiths’ gibi müzik grupları klasik 50’lerin kıyafetleriyle oluşturdukları stilleriyle adeta ‘büyük vatkalı’ amerikan tarzına bir reaksiyon gösteriyorlardı. İsimlerini bile İngiltere’nin en yaygın soyadı olan ‘The Smiths’ koymalarının sebebi ‘normal ve basit’ olmaya karşı olan isteklerinden kaynaklanıyordu. ![]() 1981 yılında üç Japon tasarımcı – Issey Miyaki, Yohji Yamamoto ve Comme Des Garçons markasıyla Rei Kawakubo- Paris’te ilk kez koleksiyonlarını sundular. Üçü de aynı yaşlarda olduklarından savaştan sonra Japonya’daki köklü değişikliklerden çok fazla etkilenmişlerdi ve bu yüzden koleksiyonları Avrupa’daki tasarımcılardan çok farklıydı. Öncelikle hepsi siyahtı. Siyah giyinmenin ‘cool’ ve modern kabul edilmesi 1981 yılında bu şekilde gerçekleşmişti. Bunun yanı sıra bir diğer yenilik de kıyafetlerin kesimleri ve kumaşlarıydı. Kawakubo çok farklı dokuları bir araya getirerek yeni kumaşlar yarattı. Hatta '82 koleksiyonunda sunduğu örme grubu çok özel bir teknikle tasarlanmış deliklerle dolu örmelerden oluşuyordu. Dışardan bakıldığında güve yemiş gibi görünen bu kıyafetler için Kawakubo aylarca farklı denemeler yapmıştı. Ayrıca bir şeyi hatırlatmak istiyorum; o yıllarda Kawakubo 40 yaşında ve tek kelime Fransızca ve İngilizce bilmeyen Japon bir kadındı…Erkeklerin baskın olduğu Japon toplumunda çektiği sıkıntılara bir tepki olarak yarattığı markanın adını ‘Commes Des Garçons’ (Tıpkı Erkekler Gibi) koydu. Takılarda da, adeta Versace’nin barok tarzına bir tepki olarak, daha sade bir stil gelişmeye başlamıştı. Ettore Sottsass ve Giampaolo Babetto gibi endüstri tasarımcıları ve Arnaldo Pomodoro gibi heykeltıraşlar Japon tasarımcılar gibi sade geometrik şekillerle çalışmaya başladılar. 80’lerin en önemli moda tasarımcılarından biri Gianni Versace’ydi. Genny, Alma, Callaghan ve Complice gibi İtalyan firmalarında çalıştıktan sonra 1978 yılında Milano’da Via Della Spiga’da ilk butiğini açtı. Renkli tasarımları, pahalı kumaşları ve birçok kontrast materyali tek bir tasarımda kullanmasıyla 80’lerde herkesin dikkatini çekti. Versace, sadece kadın, erkek, çocuk giyiminde değil aynı zamanda, aksesuar ve ev dekorasyonunda da çok önemli bir isim oldu. Hatta Versace tarafından dekore edilmiş bir oteller zinciri bile kurdu.. Versace’nin ideali bir kıyafetten bir bardağa, herkese Versace hayat tarzını anlatmaktı. Çünkü ona göre bu yalnızca bir marka değil, bir yaşam tarzıydı. Altın başlı medusa ise onun her yere attığı imzasıydı adeta.. ![]() Versace gibi bir imparatorluk kuran bir başka İtalyan tasarımcı ise Giorgio Armani’ydi. Armani’nin tarzı Versace’nin aksine oldukça sade bir şıklıktı. Kullandığı renkler de yine ‘non colour’ denilen griler, siyahlar ve kahverengilerdi. Armani’nin en sevdiği renk ise kendisinin ‘greige’ diye adlandırdığı gri ve bejin bir karışımıydı. Armani de kendine amblem olarak kartalı seçmişti. Tasarımlarını ise zeki ve bağımsız kadınlar için yaptığını söylüyordu. Birçok insan için Armani adeta bir güvenceydi. İnsanlar ‘Eğer bütün gardrobum Armani olursa, asla hata yapmam!’ diye düşünüyordu. Richard Gere, başrol oynadığı ‘American Gigolo’ filminde Armani takım elbiseleriyle her zaman şık ve kendine oldukça güvenen bir erkek profili çiziyordu. Hatta Armani’den o kadar etkilenmişti ki ‘Bu filmde başrol oyuncusu ben miyim yoksa Armani takım elbiseler mi?’ demişti. Modanın sürekli etkileşim içinde olduğu bir diğer sektör her zaman için müzik sektörü olmuştur. 80’lere damgasını vuran isim hiç şüphesiz Madonna’ydı. Madonna kariyerine 70’lerin sonlarında modellik yaparak ve çeşitli müzik gruplarında solistlik yaparak başlamıştı. Atlantik’in diğer tarafında ‘Yeni Romantikler’ kendi tarzlarında devam ederken, New York’ta ‘Hip Hop’ ve Madonna’nın tarzı olan ‘Pop’ müzik gelişmeye başlamıştı. Madonna onlardan aldığı birtakım detayları siyah deri motosiklet ceketiyle birleştirip kendi tarzını oluşturmuştu. Hatta eskitilmiş ve yırtık kıyafetlerle danteli birlikte kullanabilecek kadar aykırı bir tarzı vardı. İlerleyen yıllarda Madonna’yı giydiren tasarımcılardan biri Jean Paul Gaultier oldu. Gaultier aynı Madonna gibi sürekli insanları şaşırtan tasarımlar yaptı. Ama seksi Fransız görüntüsü onun tarzının en göz alıcı noktasıydı.. 80’lerde ‘aerobic yapan kadın furyası’ Gaultier’in tasarladığı bodylerden vazgeçemiyordu. ![]() Madonna’yla sürekli birlikte olan bir başka tasarımcı ise genç Grafiti sanatçısı Keith Haring’di. Picasso ve Miro’dan ilham aldığını söyleyen Haring’in eserleri New York’un her tarafında insanları hayran bırakıyordu. Çok kısa bir süre sonra resimleri kartpostallara, galerilere ve hatta saatlere taşındı. 1985 ve 86 yıllarında Haring, Swatch için özel bir seri tasarladı. Swatch, 80’lerin başında ucuz, renkli ve eğlenceli saatler yapma ideolojisiyle oldukça ünlü olmuştu. Benim de küçücük bir çocukken Paris’te görür görmez etkilendiğim ve bugün bile sakladığım ilk Swatch’ım içinden çarkları görünen rengarenk bir saatti. İşte 80’ler - moda anlamında en rüküş ve çirkin yıllar olduğu söylense de- bugüne birçok iz bıraktı. O yıllar eğlenme ve hayal kurma zamanıydı! Bir taraftan moda imparatorlukları kurulurken diğer taraftan çok büyük kayıplar oldu. Tıpkı o dönemlerin ünlü dizisi ‘Dynasty’den bir bölüm gibi!...
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||
|
80 li yıllar deneme sınavı
Hemen kağıdı kalemi elinize alın. Süre sınırlaması yok, soruları dikkatli okuyun. Kopya çekmek yasak değil, ama ayıp. Testiniz bitince cevaplarınızı kontrol edin ve doğru cevap sayınıza göre yorumları okuyun. Haydi herkese bol zihin açıklığı. Kolaylar gelsin. ... 1) 80’lerin ünlü “küçük” şarkıcıları kimlerdi? a) Küçük İbo, Küçük Onur b) Küçük Ceylan, Küçük Emrah c) Küçük Prens, Küçük Kurbağa d) Küçük 100bin, Büyük 200bin e) Minik Serçe 2) Michael Jackson 80’lerde ne renkti? a) Yavruağzı b) Gri c) Siyah d) Beyazötesi e) Beyaz 3) Şu sıralar Marmaris’te yaşayan, yaptığı nü resimleri ile ünlü ressamımız 80’lerde ne iş yapıyordu? a) Overlokçuluk b) Kabzımallık c) Reis-i Cumhur’luk d) Yaylalar Yaylalar e) Hepbiri 4) ITT Şahap Lorenz televizyonların kanal ayarlama çubuğu ne renktir? a) Eflatun b) Siyah c) Kırmızı d) Prusya Mavisi e) Rengarenk 5) Adile Naşit masal anlattığı programda çocuklara ne diye seslenirdi? a) Kuzucuklarım b) Yurttaşlar c) Efendiler d) Değerli gençler e) Dostlar, Romalılar 6) Cenk Koray ünlü pazar programındaki yarışmada yarışmacılara ne derdi? a) İyi olan kazansın b) Bildiniz soruyu, aldınız boruyu c) Alooo! Ne koyiyim? d) Kutunuzu açıyorum e) Çekinizi mi veriyim, devam mı edeceksiniz? 7) Pazar sabahları yayınlanan ünlü Japon çizgi filminde robotlardaki kahramanlar büyük parçayı oluşturmak için ne diye seslenirdi? a) Gelin canlar bir olalım! b) Ekibi yeniden topluyoruz c) Susma sustukça sıra sana gelecek! d) Voltron Voltron Voltron e) Seni seçtim Pikaçu 8) Yakari’deki kartal uçarken nasıl bağırırdı? a) Watasiva Kendiii b) Yakarikuuuu, hakarikuuu! c) Yaba daba duuu! d) Tey tey tey! e) Gag gag gag! 9) "Watasiva Kendiii" sözü hangi çizgi filmin müziğinde yer alırdı? a) Tom ve Jerry b) Okayi Yamaşita Kumbaba c) Şeker Kız Kendi d) Yakari e) Pokemonlar 10) 80’lerde İstanbul’un telefon kodu neydi? a) 1 b) 333 c) 1453 d) 212 e) 216 11) 80’lerde mahalle maçlarından sonra içilen o ünlü gazoz markası hangisiydi? a) Fanta b) Elvan c) Sprite d) Kazuz e) Coca-Cola 12) BMX nedir? a) 80’lerin ünlü pop grubu b) 80’lerin ünlü kamyon markası c) 80’lerin ünlü bisiklet markası d) 80’lerin ünlü araba markası e) Yanlış yazmışsınız, doğrusu BMW olcak. 13) Pinokyo bir masal kahramanı olmak dışında senin için başka ne ifade ediyor? a) Bir zamanların en popüler bisikleti b) 80’lerin en ünlü çizgi film oyuncusu c) Tüm zamanların en büyük süperstarı d) Bir tür Japon halk sazı e) Yalancı pezevengin teki 14) Misket oyunlarının en popülerlerinden olan “kuyu” da kaç kuyu vardır? a) 1 b) 15 c) 5 d) 13 e) Kuyu da ne be? 15) 80’lerde ders kitaplarının arasını süsleyen yegane mecmualar hangisiydi? a) Cosmopolitan, Cosmogirl, HeyGirl vs. b) Pokemon, Pikaçu vs. c) Zagor, Teksas, Tommiks ve Mandrake vs. d) Akbaba, Marko Paşa vs. e) Mecmua ne demek be? 16) Mekap ve Esem nedir? a) 80’lerin çocuk oyunlarından biri b) 80’lerin en ünlü filmi c) 80’lerin en komik ikilisi d) 80’lerin popüler spor ayakkabıları e) Nedir? 17) ”Önce alışveriş, sonra.........” Noktalı yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? a) seviş b) fiş c) tepiş d) yemiş e) Kemal Derwish 18) 80’lerde Almanya’dan gelen akrabalar hediye olarak en çok ne getirirlerdi? a) Alaman Çikolatası b) Alaman Birası c) Alaman Rakısı d) Alaman Karısı e) Alaman da ne? 19) Bir zamanların en sevilen dizisi Dallas’ın kötü adamı kimdir? a) Tecavüzcü Coşkun b) Erol Taş c) Ciğer d) Ceyar e) ”Ceyar” onun okunuşu akıllım, aslında “Jr” diye yazılır. 20) 80’lerin ünlü futbolcusu Rıdvan Dilmen’in lakabı neydi? a) Fırtına b) Şeytan c) İmparator d) Karpatların Maradonası e) Rıdvan Dilmen Fenerbahçe’nin Teknik Direktörü değil miydi ya? 21) 80’lerin sonuna kadar kaç tv kanalı vardı? a) Bir b) Birdirbir c) Binbir d) 3+1 e) Şifreli kanalları da sayacak mıyız? 22) Muhabbet arasında “Pac-Man” lafı geçse vereceğiniz tepki ne olur? a) Ulan gene karnım acıktı. b) Olum en sevdiğim çizgi roman kahramanıydı lan! c) Of! Var ya acayip bi bilgisayardır. d) Anaaaa Pac-Man! Abi var ya bi zamanlar en sevdiğim bilgisayar oyunuydu. e) Küfretme bak bozuşuruz! 23) Genellikle defter kağıdından yapılan külahların cephane olarak kullanıldığı “Tüftüf”te silah olarak ne kullanılırdı? a) Su borusu b) Soba borusu c) Elektrik borusu d) Kalk borusu e) Buyur? 24) 80’lerde bakkalarda satılan “meyve tozu” dışındaki o lezzetli toz nedir? a) Leblebi tozu b) Süt tozu c) Kabartma tozu d) Çamaşır tozu e) Bu dedikleriniz markette bulunur mu? 25) 80’lerde birçok evde televizyonun altında bulunan ve üzeri genelde dantelle örtülü devasa aletin adı nedir? a) Video b) VCD Player c) DVD Player d) Decoder e) Aha bunu biliyorum: Play Station 26) "Güüüç bende artııık!”" kimin sözüdür? a) Hitler b) He-Man c) Sokrates d) Pikaçu e) Bir reklam kahramanıydı ama adını şimdi tam hatırlayamıycam. 27) 80’lerdeki o ünlü konuşan arabalı dizinin adı neydi? a) Kara Şahin b) Kara Şimşek c) Kara Murat d) Kara Oğlan e) Karamürsel (eki eki eki) 28) Peki o konuşan arabalı dizideki arabanın adı neydi? a) Herbie b) Red Kit c) Johnny d) KİT e) “KİT” bi kere “Kamu İktisadi Teşebbüsleri” demek akıllım. 29) 80’lerde kabereleri meşhur olan ünlü ikili aşağıdakilerden hangisidir? a) Lorel ile Hardi b) Zeki ile Metin c) İzel ve Çelik d) Deniz’le Mehtap e) Cem Yılmaz’la Yılmaz Erdoğan 30) “Aman tertip can tertip, hasrete katlan tertip!“ adlı güzide şarkıyı seslendiren grup hangisidir? a) Moğollar b) Esmeray ve Yaylalar c) Ersen ve Dadaşlar d) Mazhar-Fuat-Özkan e) İzel-Çelik-Ercan 31) ”Çikolata renkli şarkıcı” sözü kime aittir? a) Esmeray b) Raga Oktay c) Sezen Cumhur Önal d) Bob Marley e) Puff Daddy 32) Türkiye’de 80’lerin en ünlü dans grubu aşağıdakilerden hangisidir? a) Birkaç İyi Adam b) Çıtır Kızlar c) Tolgahan Dans Grubu c) Ersen ve Dadaşlar d) Backstreet Boys 33) 80’lerin en ünlü pembe dizisi aşağıdakilerden hangisidir? a) Köle Isaura b) Cesur ve Güzel c) Pembe Panter d) Çarli’nin Melekleri e) Memoli 34) batı/hafif/müziği/sözlü/Türkçe Yukarıdaki kelimelerle 80’lere dair anlamlı bir söz grubu oluşturunuz. a) Türkçe sözlü hafif batı müziği b) Sözlü batı hafif Türkçe müziği c) Batı sözlü hafif Türkçe müziği d) Hafif sözlü Türkçe batı müziği e) Müziği Türkçe sözlü hafif batı 35) Heidi’nin en yakın arkadaşının adı neydi? a) Kanki b) Peter c) Aziz Peder d) Barbi e) Cindy 36) 80’lerin en komik(!) üçlüsü aşağıdakilerden hangisidir? a) Ahu Tuğba-Banu Alkan-Serpil Çakmaklı b) Üç silahşörler c) Mazhar-Fuat-Özkan d) Komedi Dans Üçlüsü e) Cem Yılmaz-Yılmaz Erdoğan-Beyaz 37) 80’lerin en çok okunan karikatür dergileri hangileriydi? a) Marko Paşa-Akbaba b) Gırgır-Fırt c) Deli-Limon d) Crocodil-Mad e) Leman-Lemanyak 38) 80’lerin en büyük ve şaibeli bankeri kimdir? a) Banker Bilo b) Turgut Özal c) Cotarelli d) Kastelli e) Cavit Çağlar 39) Fare yiyen garip uzaylıların dünyayı işgal ettiği fantastik dizi hangisiydi? a) Uzaylı Zekiye b) Tom ve Jerry c) Visitors d) Dünyayı Kurtaran Adam e) Uzay Yolu 40) Robin Williams’ın bir uzaylıyı oynadığı dizi hangisiydi? a) Vizitors b) Mork ve Mindy c) Deli Yürek d) Uzay yolu e) Kankigiller 41) Mahallenin sevgi kelebeği kimdi? a) Perihan Abla b) Panter Emel c) Bülent Abla d) Şakir e) Temel ve Muhtar 42) 80’lerde TV’de teknik nedenlerden dolayı yayın kesildiğinde uzun süre neyi seyrederdik? a) Necefli Maşrapa b)Niagara Şelaleleri c)İstiklal Marşı d)Yurttan Sesler Halk Korosu e)Reklamlar, Az Sonra 43) Bakkal amca tahmin et ne alacağım? a) Paramın 3/8’i ile fındık alacağım b) Paramın 4/8’i ile fındık alacağım c) Bir kalem, bir pergel, bir de çikolata d) İki ekmek, bir süt, üç yumurta e) Piringıls 44) Who’s bad? a) Simbad b) Mortal Kombad c) Michael Gorbaçov d) Michael Jackson e) Michael Jordan 45) Hangi peynir reklamında insanlar şarkı söyleyerek mutlu bir şekilde zıplıyorlardı? a) Kaşar Peyniri b) Yörsan c) La vache Quiri d) Pınar Peynir Mayası ile yapılmış peynirler e) Burger peyniri 46) Her oyuncunun küçük bir kalesinin olduğu sokak futbolunun adı nedir? a) Langırt b) Gol atan kaleye c) Hayber Kalesi’nin Fethi d) Japon kale e) FIFA 2002 47) Comodor 64’te aşağıdakilerden hangisi kullanılıyordu? a) Disket b) CD c) Kaset d) Plak e) DVD 48) Akşam ezanı okunduktan sonra evlere dağılırken birisini ebeleyip kaçarak oynanan oyun aşağıdakilerden hangisidir? a) Elim sende b) Yatsı ebesi c) Akşam ebesi d) Vur kaç e) Saklambaç 49) Erhan Konuk’un uzun yıllar sunduğu ünlü müzik programı aşağıdakilerden hangisidir? a) İnleyen Nağmeler b) Pop Corn c) Top Saati d) Pop Saati e) MTV 50) Joe, Jordan vs. adında 5 gençten oluşan ünlü pop grubu aşağıdakilerden hangisidir? a) Batı çalışma grubu b) New Kids On The Block c) Step by Step d) Grup Vitamin e) Backstreet Boys 51) Ajda Pekkan’ın ünlü Petrol şarkısı aşağıdaki yarışmalardan hangisinde yarışmıştır? a) Grammy b) Çarkıfelek c) Örovizyon d) Kim 500 Milyar İster? e) Kral Müzik Ödülleri 52) 80’lerin kelebek tokayla kıvırcık saçlarını tepesinde toplayıp şuh bakışlar atan esmer film artisti kimdir? a) Banu Alkan b) Ahu Tuğba c) Suna Pekuysal d) Serpil Çakmaklı e) Sevda Demirel 53) Özellikle 80’ler Türk sinemasının genç kızları eroine alıştırarak habire ifal eden kötü adamı kimdir? a) Yusuf Miroğlu b) Tecavüzcü Coşkun c) Nuri Alço d) Ceyar e) Yıldo 54) 80’lerin koca memeli seks sembolü kimdir? a) Nadide Sultan b) Sementha Fox c) Marliyn Monroe d) Pamela Anderson e) Britney Spears 55) SSCB yıkılmasıyla dağılan doğu bloku ülkelerinin adı neydi? a) 3. Dünya Ülkeleri b) Demir Yumruk Ülkeleri c) Demir Perde Ülkeleri d) Uzak Doğu Ülkeleri e) Nato Ülkeleri 56) SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) açılımını öğretmek için hangi eğlenceli kalıp kullanılırdı? a) Soğan sarımsak, ciğer bağırsak b) Sağına soluna, cananım yoluna c) Seni seviyorum canım benim d) Sofrana, sağlığına, cüzdanına bereket e) Sevgilim seni cepten bulamıyorum 57) Reklamında bir kısım Türk gencinin „Ummah Ummah!“ diye sesler çıkararak ellerini çırptıkları kot markası hangisiydi? a) Lee b) Levi’s c) Lee Cooper d) Mavi Jeans d) Donna Karan New York 58) Olur mu hiç ........... dön de aynaya bak! Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? a) Salak b) Şabalak c) Tombalak d) Üç kulak e) Dangalak 59) Bir zamanlar trafik kurallarını öğretmek adına garip davranışlarda bulunan müthiş ikili aşağıdakilerden hangisidir? a) Lorel ve Hardy b) Bay Yanlış ve Doğru Ahmet c) Bay Kuş ve Doğrucu Davut d) Bay Bay Mr. American Pay e) Ahmet Mete ve Işıkara 60) Pembe, sarı, açık yeşil gibi renkleri bulunan bir dönemlerin meşhur kokulu silgilerinin üzerinde ne resmi vardı? a) Mona Lisa b) Banu Alkan c) Arı Maya d) Pak Maya e) Resim yoktu, Rotring yazıyodu. 61) İçinden araba resimleri çıkan, bir zamanların ünlü sakızı aşağıdakilerden hangisidir? a) Turbo b) Formula 1 c) Falım d) Tipitip e) First Duo 62) Sevgilisinin suratına kezzap atması dolayısıyla bir gözünü kaybetmiş, bu yüzden garip bir saç modeli olan ünlü arbesk şarkıcısı kimdi? a) Kibariye b) Müslüm Gürses c) Serdar Ortaç d) Bergen e) Sergen 63) Çantada, cepte? a) Jelibon b) Bonbon c) Bonibon d) Megafon e) Telefon 64) İçinden komik karikatürler çıkan pembe renkli sakız aşağıdakilerden hangisiydi? a) Pembiş b) Penbo c) Pembo d) Pembelim e) Vivident 65) Bir çizer tarafından yeşil bir fona çizilip silinen, habire yürüyen, komik bir şeyle karşılaştığında karnını tuta tuta ve püskürerek gülen animasyon kahramanı kimdir? a) Kaptan Mağara Adamı b) Reha Muhtar c) Persil Adam d) Bay meraklı e) Cell-o 66) Aşağıdaki gruplardan hangisi 80’lerde en parlak dönemlerini yaşamıştır? a) Duran Duran b) Pink Floyd c) Athena d) Grup Vitamin e) Korn 67) Ünlü Meksika dalgasının ortaya çıktığı Dünya Şampiyonası nerede ve kaç yılında yapılmıştır? a) İtalya 86 b) Meksika 86 c) Meksika 82 d) SSCB 82 e) Kore-Japonya 2002 68) 80’lerin ünlü gözlüklü “tonton”u kimdir? a) Turgut Özal b) Ümit Usta c) Süleyman Demirel d) Akrep Nalan e) Fatboy Slim 69) Turgut Özal’ın icraatlarını gözümüze kalem soka soka anlattığı programın adı neydi? a) Susam Sokağı b) Anadolu’dan Görünüm c) 32. Gün d) İcraatın İçinden e) Siyaset Meydanı 70) Bir zamanlar cuma geceleri yayınlanan ve tüylerimizi diken diken eden program aşağıdakilerden hangisidir? a) Sıcağı Sıcağına b) Bir Başka Gece c) Alacakaranlık Kuşağı d) Söz Fatoda e) BBG 71) 80’lerde Türkiye’de kaç il vardı? a) 7 b) 37 c) 67 d) 61 e) 81 72) Ekranlarda ilk kez dans eden mankenimiz kimdir? (Eski yılbaşlarını hatırlayın) a) Sibel Can b) Nesrin Topkapı c) Tan Sağtürk d) Nesrin Edirnekapı e) Asena 73) Pepe ve Balonu’nun ünlü repliği? a) Üzüntü ve muz kabuğu b) Ama haksızlık bu! c) Size baba diyebilir miyim amca? d) Hay bin kunduz! e) Deermişim... 74) Zeki Müren oynadığı deterjan reklamında bizlere ne diye sesleniyordu? a) Bu yumuşaklığımı Omo’ya borçluyum? b) Size Alo diyorum? c) Oh! Harikasın Persil Adam d) Öpsün sizi Zeki Müren! e) Çamaşırdır kirlenir, Zeki böyle öğrenir! 75) TRT’nin ünlü pazar sineması kaçta başlardı? a) 10.00 b) 22.00 c) 12.05 d) 09.05 e) Parlament Sinema Klubü’nden bahsediyorsanız her hafta farklı saatte başladığını belirtmek isterim 76) Bu sene içerisinde kaybettiğimiz ünlü müzik adamı Hikmet Şimşek uzun yıllar hangi müzik programını hazırlayıp sunmuştur? a) Kara Şimşek b) Pazar Konseri c) Cumartesi Konseri d) Bir Başka Gece e) Kral Top 20 77) Akıllı Vosvos’un adı nedir? a) Düldül b) Haribo c) Herbie d) Kaplumbağa e) Volkswagen 78) Reklamında “You take my breath away” şarkısı çalan, 80’lerin mavi şişe ve beyaz kapaklı ünlü şampuan markası hangisidir? (Halen piyasada bulunmaktadır) a) Elidor b) Blendax c) Pantene d) Hacı Şakir e) Herbal Essences (Oh! Ah! Yea!) 79) Yakalayın yeşil ışığı.............................! Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? a) Sonra da öpün Kenan Işığı b) Mahallenin en büyük aşığı c) Hesaplı parlak bulaşığı d) Makinede tertemiz bulaşığı e) Hepbiri 80) Her hafta başka bir ilden yayın yapan Pazar 86 programının sunucusu kimdi? a) Halit Kıvanç b) Mustafa Keser c) Mustafa Yolaşan d) Reha Muhtar e) Kankigiller
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| 2008 yeni yıl mesajları | lorinn | Sms Sözleri | 2 | 28-11-2008 07:33 PM |
| 80'li 90'lı Yıllar ve Bydigi | TeLeVoLe | Komik Yazılar, Fıkralar | 2 | 14-09-2007 01:44 PM |
| Vurmayın Yıllar | carsı | Türkçe Lyrics | 8 | 21-08-2007 11:40 PM |
| Yıllar geçti... | Cankurt_41 | Şiirler | 0 | 19-08-2007 09:37 PM |
| kaybolan yıllar | Azad | Şiirler | 0 | 09-04-2007 06:15 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.