|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Avusturya’da müzik çalışmalarını gerçekleştiren sanatçı Delil Xıdır, “Çemo Gaxand” isimli yeni bir albüm yaptı. Kürdistan ve Avrupa’da önümüzdeki günlerde dağıtımı yapılacak olan albümdeki şarkılar, aşk, sürgün, özlem, doğa ve ölüm temaları üzerine. Uzun yıllardan beri Avusturya’da müzik çalışmalarını sürdüren Kürt sanatçı Delil Xıdır yeni albümü “Çemo Gaxand” ile yeniden hayranlarıyla buluşuyor. Önümüzdeki günlerde Mayra Müzik etiketiyle dağıtımı yapılacak olan albümle ilgili son çalışmalar hakkında gazetemizin sorunlarını yanıtlayan Delil Xıdır, iki yıldan beri üzerinde çalıştığı yeni albüm için tüm hazırlıkların bittiğini ve önümüzdeki günlerde başta İstanbul ve Kürdistan olmak üzere Avrupa’da da dağıtımın yapılacağını kaydetti. 8 Zazaca, 3 Kurmanci ve 1 Türkçe parçanın yer aldığı albümde Xıdır, eski albümlerinde olduğu gibi yine aşk, sürgün, özlem, doğa ve ölüm temalarını işliyor. Yeni albümünüz yakında müzik piyasasında olacak. Tüm hazırlıklar tamamlandı. İlk albümünüzden bu yana 6 yıl geçti. Neden bu kadar ara verdiniz? Şimdi bu albüm çalışmasına iki yıl önce başladık. İlk albümümden sonra geçen yıl eski Dersim dengbêjlerinin orjinal seslerinden “Çığlığınız toprağı deldi” isimli bir derleme hazırladım. Ve ondan sonra yeni albüm çalışmalarına başladım. Çok zor aşamalardan geçtik. Böyle bir şeyi yapmak için yola çıkan birinin arkasında bir güç olmalı ama maalesef Kürt sanatçının henüz böyle bir güce sırtına dayaması söz konusu değil. Onun için zorlandım bu çalışmayı hazırlarken. Birde ben şimdiye kadar popülist bir duruş sergilemedim. Öyle bir amacım olmadı hiç, hep kendi insanlarımın içinde kalarak bir şeyler yapmaya çalıştım. Yaptıklarımız sadece müzikle sınırlı değildi. Halkımıza hizmet etmek için yıllarca ugraştık çaba harcadık bunun yanında müzik yapmaya çalıştık. Bu alanda fazla üretici olamadık. Kürt müzik dünyasında merkezi bir organizatörlükte yoktu bunu geliştirmek için. Yaşadığım bazı şeylere anlam veremedim. O kadar zorlandım ki bazı şeyleri tek başıma yapma kararı aldım. Ben çocukluğumdan beri idealistim. Hep böyle yaşadım. Eziklik hissettim. Bunu aşmak için uğraştım ama zorlandım. Arkanda seni besleyecek bir gücün yoksa bu işler biraz zor yürüyor. Önceki albümünde çok güzel şarkılar vardı. Ve hala güncelliğini koruyan şarkılar mevcut. Orada aşk, sürgün, özlem ve ölüm temaları ağır basıyordu. Yeni çalışmanda hangi temalar ağırlıkta? Ben çalışmalarımda sloganvari bir dil kullanmıyorum. Ben halk çalışmalarında da hep buna dikkat ettim. Birkaç slogana yer vereyim bir yerlere geleyim çabasında olmadım. Sanatsal alanda da öyle bir kaygım yok. Genelde doğa, acı, ölüm, aşk, sürgün ve özlem konularını işliyorum. Artı ben aşkı sadece bir kadınla-erkek arasında geçen olay olarak görmüyorum. Bu albümde “Rindika Dersime” isimli bir bestem var. Bunu birçok sanatçı daha okudu. Bunu dinleyen benim gençliğimde birine olan ilgimi anlattığımı zannediyorlar. Halbuki böyle bir şey söz konusu değil. Ben Dersim’e, ülkeme, doğaya ve insanlarıma olan aşkımı dile getirdim burada. Eskiyi tekrarlamak yerine yeni şeyler üretme çabasındayım. Kürt müziğinde merkezi bir otoritenin olmadığını ve bunun için Kürt müziğinin gelişmekte zorlandığını söylediniz. Bunun yanısıra sürgünde müzik yapmanın dezavantajları neler? Sürgünde müzik yapmak zor iş. Biz Kürtler bunun acısını yaşıyoruz. Ben Avusturya’da yaşıyorum ve burada müzik yapıyorum. Tabi ki kendi ülkesinde müzik yapan başka bir sanatçıyla karşılaştırırsan dezavantajlarımız oldukça fazla. Onun için bende çok büyük beklentiler içerisinde değilim. ‘90’lı yıllarda bazı çevrelerin gecelerinde sahne aldım. Oralarda farklı amaçların olduğunu farkettim ve ben kendi halkıma hizmet etmenin yolunu seçtim. Bu arada bazı yıpranmalarda yaşamadım değil ama ben insanlarıma hizmet etmeye devam ettim. Yaptıklarımdan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Bu yeni albümün başarısı da insanların yaklaşım ve ilgilerine bağlıdır. Ben geride bıraktığım tüm eserlerim ve albümlerimle gurur duyuyorum. Halkımın acılarını dile getirdim. Önce “Kenger were waye” sonra “Çığlığınız toprağı deldi” şimdi ise “Çemo Gaxand” albümünü hazırladım ve insanların beğenisine sundum. Özellikle belirtmek istediğim bir nokta var: Kürt sanatçıları arasında sosyalist bir rekabet olsun. Buna karşı değilim. Ama birbirimizi boşa çıkarma eksikliğine düşmememiz gerekiyor. Yeni albüm önümüzdeki hafta İstanbul merkezli Mayra Müzik etiketiyle piyasaya çıkıyor. Kimlerle çalıştınız bu albümü hazırlarken? Biz birçok pilot çalışmamızı Viyana’da yaptık. Bu çalışmalarımda oğlum Umut’un büyük katkısı oldu. Daha sonra Tuncay Gören yönetmenliğinde İstanbul’da devam ettik. Bildiğiniz gibi Unkapanı, Kurtkapanı olmuş. Oralarda tanıdığınız yoksa işiniz oldukça zor. Ama biz dostların katkılarıyla çabaladık, Mayra Müzik’le anlaşma yaptık ve bu albümü hazırladık. Albümün dağıtımını ise Nan Müzik Dağıtım yapıyor. Albümün ismindeki “Çemo”, nehir anlamına geliyor Zazaca’da. “Gaxand” ise yeni yılın ilk günü yapılan kutlama. Biz çocukken hep bugünü beklerdik. Çünkü aşklar hep bugünde kendini ele verirdi. Herkes bir şeyler hazırlayıp dağıtıyordu. Ve çocuklar ev ev dolaşıp dani toplardık. Bu günün bende büyük anlamı var. Onun için “Çemo Gaxand” ismini albüm için uygun gördük. Albümünüzde bir de “Hozat’ın önünde” isimli Türkçe şarkı var... Bu parça birçok sanatçı tarafından okundu. Ancak bunu dejenere ederek sözlerini değiştirerek kullandılar. Ben bunu 35 yıl önce Hozan Cömert’ten dinlemiştim. Albümde de, derleyenin Hozan Cömert olduğunu özellikle yazdım. Bu parça Dersim’i, Hozat’ı anlatıyor. Ben onu ilk dinlediğim şekliyle okudum. İlk defa böyle bir Türkçe parça okudum. Delil Xıdır bundan sonra neler yapmayı planlıyor? Delil Xıdır şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Kürt özgürlük hareketinin yarattığı değerlere bağlı kalarak yoluna devam edecek. Ben bir-iki albüm çıkardım diye kendimi Kaf dağında hissetmiyorum yine bu insanların içindeyim. Bazı bireylerle problemler yaşamış olabilirim ama bunu genelleyemem bir sanatçı olarak. Halkıma hem sanatçı olarak hem de günlük yaşamda hizmete devam edeceğim. Bir-iki projem daha var. İlki bir roman yazıyorum. Bitirme aşamasındayım. Ondan sonra Hüseyin Doğanay’ın anısına bağlı olarak onun bestelerini seslendireceğim bir albüm çalışmam olacak. Ama ilk etaptaki hedefim “Acılar Şafakta Çığlığa Dönüşür” isimli romanımı bitirmek olacak. Neden ‘Acılar Şafakta Çığlığa Dönüşür’? Çünkü biz halk olarak hep şafak vaktinde katliamlara uğradık. Köylerimiz hep şafakta kuşatılıp ateşe verildi. Şafakta hep idam edildik. Bu kitap, ‘38 Dersim katliamında yaşananlara bir ışık tutuyor. Birebir tanıklarıyla görüştüm katliamın. Bunu yazarken çok duygulandım. Ben gözyaşlarımı yazmış olduğum mürekkebe damlatarak yazıyorum. Osmanlı katliam yaparak yüzyıllarca ayakta kalmış, bugün onun vasileri o kanlı tarihle gurur duyduklarını söylüyorlar. Bugün Kürtlerin tarihine baktığımızda biz kimseyi katliamlardan geçirip, mallarını talan edip yok etmemişiz. Eğer gurur duyulacak bir tarih varsa o da Kürtlerin tarihidir. Ben bir sanatçı olarak kendi tarihimle gurur duyuyorum. Ve onun onuruyla yaşıyorum. |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Bence güzel bi bilgi arişvleri olanlar için | dj_gerenimo | Sınırsız Muhabbet Burada | 6 | 20-09-2007 04:28 AM |
| Kürtçe Müziğe yeni bir çehre | nezan | Genel Kültür | 6 | 31-05-2007 10:27 AM |
| Intel'den Beş Yeni İşlemci | kawgamin_cicegi | Bilgisyar Donanım Desteği | 5 | 31-08-2006 11:39 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.