Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü > Genel Kültür

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 25-12-2007, 05:18 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: Azadi û Jiyan / Güneşin Ülkesi
Yaş: 29
Mesaj: 3,225
Üye No: 168268
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 42577
Rep Puanı : 4257293
Rep Derecesi
zilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond repute
Varsayılan Çepık çalmayanın qeynanasi ölsın!


Düğünler

Eli iş tutmaya başlamış ergen gençler, genelde görücü usulüyle evlendirilir ve düğün tarihi “havalar ısındığında” şeklinde belirlenir. Soğuk geçen kış atlatılır atlatılmazdüğün sesleri, şehrin dört bir yanından yükselmeye başlar.
Düğün alaylarının, allı morlu poşularla süslenmiş faytonlara doluşarak kadınların zılgıtlar çalıp el çırparak söylediği şarkılarla şehri turladığı düğünler, damadın evinin avlusunda, damında ya da aynı sokaktaki boş arsalarda açık havada yapılır.
Panayır havasında geçen bu düğünler, şehrin belki de en önemli eğlenceleridir ve katılımcıların farklılığı dışında biçim olarak hep aynıdır.
Ailelerin kendi aralarında belirledikleri düğün tarihi yaklaştığında, tatlı bir telaş içerisinde düğün hazırlıkları başlar. Bir yandan düğün alışverişi yapılırken bir yandan da sözlü olarak düğüne davet edilecek akraba, dost ve komşuların listesi yapılır.
Daha önce kendilerini davet etmemiş olanlar, “Ma onlar oxıllarıni-qızlarini evlendırdıxlerinde bızi çaxırdiler, bız onlari çaxırax?” gerekçesi ile liste dışı kalırlar. Listeye isimleri alınmış kişiler, bizzat ziyaret edilerek düğüne davet edildiklerinde, “Ma ne zahmet ettız zar bız yabanciyıx xeberımız vardi bız gelırdıx.” deseler bile davet edilmeden düğüne gelmeyecekleri gibi, düğün sahiplerini kendi davet edilmeyecekler listesine dahil edeceklerdir.
Damat adayı, birkaç prova ile tamamlanacak lacivert ya da siyah renkteki damatlığını haftalar öncesinden mahallenin terzisine sipariş eder. Provalar sırasında, elbisenin renginden damatlık olduğunu anlamış terzinin diğer müşterilerinin, “Xêrli olsin damatlıxındır?” sorusuna, “He xêrlisinen sizi de dügınıme beklerem.” cevabı gelir ve böylelikle müşteriler de düğün davetlileri arasına katılmış olur.
Düğün eğlencesinin organizesi, her düğünde olduğu gibi hazırlıklara bir an önce başlamak için can atan damadın arkadaşları ya da ailenin gençlerince yapılır. “Çalgıcılar” denilen düğün orkestrası ya da davul zurnacılarla anlaşmak, düğün yerini aydınlatmak, oturma gruplarını -kürsü ve masalar- tedarik etmek bu organizatörlerin işidir
Düğünün sazlı sözlü “çalgılı” olmasına karar verilmişse mekân damat evinin avlusu veya damıdır. Davullu zurnalı olması hâlinde ise mahalledeki boş arsa düğün için ideal alandır.
Davulcu ve zurnacılar, şehrin kenar mahallelerinde koloniler hâlinde yaşayarak yerleşik hayata geçmiş, yerli halkın “gewende” ya da “qereçi” diye isimlendirdikleri, işlerinin erbabı çingenelerdir ve ulaşılabilecek adresleri, uğrak yerleri olan kahvehanelerdir.
Organizatörler, davulcu, zurnacı, çalgıcı ve ses sistemi konusunda taraflarla uygun bir fiyatta anlaşmakla görevlerinin en önemli kısmını halletmiş olurlar. Çalgıcılar ise, sokak aralarında salaş dükkânlara astıkları, solistin ismiyle başlayıp saz arkadaşları ibaresiyle biten levhalarla icrayı sanat ederler.
Düğün yerinin dört etrafına, seyyar kablolara iliştirilmiş ampullerle aydınlatılmasını sağlayacak tesisat ile “çalgıcıların” amplifikatör, hoparlör ve mikrofondan oluşan cihazlarını çalıştırmak için kullanacakları prizler, mahalle elektrikçisine yaptırılır.
Oturma grubunu oluşturacak “kürsüler” ve sehpa yüksekliğindeki küçük masalar, müdavimlerinin o akşam zaten düğünde olacağı mahallenin kahvehanelerinden ödünç alınır.
Masa ve kürsüler, orta yeri oyun pisti olacak şekilde alanın dörtkenarına yan yana gelecek şekilde dizilir, başköşeye de çalgıcı masası yerleştirilerek oturma düzeni oluşturulur.
Çoğunluk bayramdan bayrama giydikleri en yeni elbiselerini kuşanmış misafirler, aile büyükleri ile damat tarafından kapıda karşılanırlar. Aileye ve damada yakınlık derecesine göre de başköşeden başlamak üzere kürsülerde yer gösterme işi, ailenin gençlerinin görevidir
Düğüne daha erken gelmiş olanlar, kendilerinden sonra gelenlere yanlarında yer göstererek bir anlamda ev sahipliği de yaparlar.
Bütün düğünlerin davetli misafirleri kadar bir de davetsiz misafirleri vardır. Davetsiz misafirler, meydan düğünlerinde doğal olarak daha fazladır. Davul zurna seslerinin ulaştığı mahallelerin, düğün olsa da halayda kendimi göstersem derdinde olan hevesli gençleri, şalvar ve yeleklerinin üzerine kuşaklarını sararak konçlu sivri burun kunduralarını kuşanıp davet edilmedikleri bu düğünlerde yerlerini alırlar.
Meydan düğünleri, dışardan sarhoş gelmiş kimi davetliler olmuş olsa bile içkisizdir ve daha çok mahallenin gençlerinin kan ter içinde kalarak halaya durmalarıyla gündüzden başlar.
Çalgılı düğünler, aile büyüklerinin “Bax bi damla içki içildıxıni göreyim dügıni daxıtirem.” tehdidiyle kesinkes yasaklanmış olmasına rağmen, içki şişelerini masa altına gizlemek marifetiyle dahi olsa genelde içkilidir.
Çalgıcılar, akşam karanlığında dönemin meşhur şarkı ve türkülerini çalıp söyleyerek düğünü başlatırken masaların altına gizlenmiş rakılar çay bardağına doldurularak içilmeye başlanır. Tehditle yasaklandığı halde içki içildiği fark edildiğinde “Bişê olmaz dügındır.” diyerek görmezlikten gelinir.
Düğünü düğün yapan “Ki zava, ki zava?”(*) nidalarıdır. Damadın ismi zikredilerek “….. zava hala hala hêee!” mütemadiyen tekrarlanır.
Düğünü komşu damlarda küçük kardeşlerini siper ederek izleyen mahallenin kızları, başta çalgıcılar olmak üzere bekâr gençlerin bakışlarının hedefi olurlar.
Kendisini ünlü gazinoların assolisti sanan şarkıcı, sağ elinde yan tuttuğu mikrofonu ağzına yaklaştırıp, şövalye yüzüğü takılı serçe parmağını havaya kaldırarak “Dama çıkmış bir güzel, damın etrafın gezer…” türküsünü söylerken bakışlarını damdaki kızlara da çevirmeyi ihmal etmez. Bakışlardan rahatsız olan kızların, seslerini ulaştıramayacaklarını bildikleri hâlde “Qebrax ya da qebraxın oxli ne baxisen?” diye tepki vermeleri Allahın emridir. Sırf bu nedenden dolayı, kebrax lakabını almış çalgıcılar vardır. Kebrax Şino nam kişi gibi..
Damdaki kızların arasında âşık olduğu kız yani davası olan bir davetli varsa, kürsüsünü düğün boyunca davasını görebileceği en uygun yere yerleştirerek davasını süzer.
Halay çekenlerin üzerine savrulan paralar, davul ve zurnacının olduğu gibi çalgıcının bahşişleridir. Bahşişlerin az olması hâlinde “damadı, damat ve arkadaşlarını ya da damat ve babasını çiftetelliye kaldırıyoruz.” gibi bahanelerle onları oyuna kaldıran çalgıcının bu taktiğine karşın zurnacı, damadın başında zurnasını çalarak damadın halaya kalkmasını sağlar. Ayrıca damadı oyuna kaldırınca “Çepık çalmayanın qeynanasi ölsın!” bedduasını da eksik etmez. Kaynanasının ölmesini istemeyenlerin alkışlarıyla birlikte damadın annesi ya da aileden başka kadınların zılgıtlarıyla da düğün şenlendirilir.
Misafir masalarını gezerken, masaların altına saklanmış rakılardan almış olduğu birer yudumdan hafif sarhoş olmuş damat, çalan oyun havası eşliğinde oynamak da isteyebilir. Bu durumda yanında oturduğu arkadaşının dizine diziyle dokunarak kulağına ,“Ben bu oyıni oynaram.” diyerek oyuna kaldırılmasını da sağlayabilir. Ancak bunun için sarhoş olması gerekir. Çünkü damadın kendiliğinden oynaması ayıptır ve damat dediğin ağır olmalı, zorlama olmadan oyuna kalkmamalıdır.
Düğünde içki içilmesini kesinkes yasaklamış olan damadın babasına rağmen masa altından gizlice içilmesine en çok sevinen çalgıcı olur. Damadın her oynamaya kalkışında havaya savrulan paralar sarhoşlukla doğru orantılıdır.
Düğünlerde “delilo, gırani (esmer) çaçan” gibi oyun havaları çalınırken ekipler, yaş gruplarına göre kendiliğinden oluşur. Biraz daha yaşlılar gençlerin ekibine, gençler de yaşlıların ekibine katılmazlar. Ekip başına genelde iyi halay çeken, köçeğe çıkarken davulun ritmine uygun figürleri kusursuz gerçekleştirenler geçirilir. Hiç de iyi oynamadığı bilindiği hâlde destursuz halay başına geçecek birileri de olabilir. Bu gibi durumlarda ekip başı, köçeğe çıkıp davulun etrafında dönmeye başladığında alkışla tempo tutması gereken ekip, kürsülere oturarak ekip başını orta yerde bırakmış olur.
Halaya çoktan niyetli olduğu hâlde, kendisine ısrar edilip halay başına geçirilmeyi bekleyenlerin sabrı azaldığında yanında oturana ekip başını işaret ederek “Ma bu da oyın bili? Sebehtendir baxiyem hepi yanlış oyni.” diyerek oyuna kaldırılmayı beklediğini bu eleştirisiyle ima etmiş olur. Bu mesajı alan kişi, oturanları kaldırmaya çalışan mihmandara kaş göz ederek yanındaki kişiyi halaya kaldırmasını ister. Halaya türlü ısrarlarla kaldırılanların çoğu, düğün sonuna dek her çalınan halaya eşlik eder.
Halaya duranların dinlenip soluklanması için çalgıcılar şarkılar söylerken altın dişli davul ve zurnacılar ise havaya savrulmuş kırışık bahşişlerini düzeltip hasılatı hesap ederler.
Hasılatların beğenilmediği durumlarda bu dinlenme araları sıklaştırılır. Bundan rahatsız olan gençlerin misillemesi gecikmez. Solistin şarkı söylemesi esnasında cihaz fişinin fark ettirilmeden çekilmesi ya da elektrik sigortasının indirilmesi gibi hafif paniğe neden olacak muziplikler yapılır. Meydan düğünlerinde ise kazara ayağı çarpmış gibi davulun patlatılması söz konusu olabilir. Elindeki limonu zurnacının karşısında dişlerinde ezerek ağzının sulanmasını sağlayarak hoş olmayan sesleri çıkartmasına neden olmak da bu misillemelerden sayılabilir.
Solistin canhıraş bağırışla söylediği acılı arabesk şarkılar, düğün yerine bir hüzün bulutu çökmesine neden olur. Düğünün sonlarına doğru oluşan bu hüzün ve kasveti, bıçakla oynanan “aware” oyununu oynamak üzere ceketini omzuna atmış, elinde ekmek bıçağı bulunan bir kişi sahneye fırlayarak dağıtır. “Aware çocıxi, boynında boncıxi.” sözlerinin de olduğu bu oyunun ritmik melodisini meydan düğünlerinde zurnacı yeterince bahşiş toplamış, keyfi yerindeyse ancak çalar.
Müziğin ritmi eşliğinde elindeki bıçağı gâh kendine saplayacak havası vererek gâh yere sürterek dans eden oyuncu, çalgıcının “Aware çocıxi, boynında boncıxi.” sözlerini tamamlamasıyla elindeki bıçakla işaret edip müziği durdurma komutu verir ve;
“Elli elli yüz bız şehır çocıxiyiz,
Anami kesen bennn, babami kesen bennn”
tekerlemesini söyleyerek yeniden çalgıcıya döner “Çal kekê çal!” komutuyla yeniden müziği başlatır. İçtiği içkinin de etkisiyle hafif sendeleyerek bıçağını sağa sola savurarak dansını sürdüren kişi, okuyucunun “Awere çocuxi, boynında boncıxi.” sözleriyle bir daha müziği durdurma komutu
Bekçi polês çıraxımızz..”
Aware oyunu da oynanmıştır. Gece yarısına doğru sahnenin orta yerine kurulan sandalyeye damat oturtulur. Üzerine mumların dikildiği kına tepsisi, “Qınayi getır anê…” türküsü ile getirilir. Kına tepsisi damadın başının etrafında gezdirilir. Bir yandan “bir mumdur, iki mumdur…” türküsü söylenirken bir yandan meydan düğünlerinde zurnacı bu türküyü çalar ve oyuncular şarkının sözlerini söyleyerek damadın etrafında dönerler. Damadın kınasını yakmak üzere sağdıç çoktan hazırdır. Damadın serçe parmağından orta parmağına gelecek şekilde sağ elinin ayasının yarısına kına sürülerek beyaz bir mendil ile bağlanır.
Damadın kınası yapıldıktan sonra terzi çırağına yüklü bir bahşiş verilerek teslim alınmış damatlığı getirilir ve giydirilir. Her düğünün sonuna doğru gerçekleşecek takı merasimi başlar. Davetlileri isimleriyle tanıyan biri, mikrofonu eline alarak kim ne takmışsa ismini söyleyerek “….. bir bilezig hala hala hêêe!” ne takmışsa ilan eder. İsmi söylenmeyen ya da ismi o an anımsanmayan kişi çoğu zaman kendi ismini söyleyerek ilan edilmesini sağlar.
Düğün, takı merasiminden sonra dağılır.
Misafirler arasında içkiyi fazla kaçırmış gençlerden biri, aware oyununu oynayan kişiye özenip, ekmek bıçağını duvara sürtüp ateş çıkartarak:
“Ulaannnn ayaxı yerde olanınnn…” diye nara atarak evine doğru yollanır.

[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Alıntıdır

zilan_80 is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 10:14 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.