|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
![]() Kürdçe Yasax, Şekerim! Biz açıkça milliyetçiyiz. .. ve milliyetçilik bizim yegane birlik unsurumuzdur. Türk ekseriyetinde diğer unsurların (ırkların) hiçbir nüfuzu (etkisi) yoktur. Vazifemiz Türk vatanı içinde Türk olmayanları behemehal (mutlaka) Türk yapmaktır. Türkleri ve Türklüge muhalefet edecek anasırı (ırkları, ögeleri) kesip atacağız. Ülkeye hizmet edeceklerde her şeyin üstünde aradığımız Türk olmalarıdır. (İsmet İnönü’nün 1925’te Türk Ocakları’nda yaptığı konuşmadan) Bu memleketin efendisi Türk’tür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır (Mahmut Esat Bozkurt’un 1930 Ağrı İsyanı akabinde, seçim bölgesi Ödemiş’te yaptığı konuşma). Çiğ eti biraz bulgurla karıştırıp öylece yiyen bu adamların (Kürdlerin) Afrika vahşilerinden ve yamyamlardan hiç farkı yoktur (13 Temmuz tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin 1930 Ağrı İsyanına katılanları tasviri). ŞEKERİM SERBEST KÜRDÇE YASAK!.. [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]!. Kürdçe Yasax, Şekerim! Günlük gazetelere baktığımızda hemen hemen her gün Kürdçe davetiye dağıttığı için veya Kürdçe siyasi konuşma yaptığı için veya Kürdçe dilekçe yazdığı için gibi gerekçelerle haklarında dava açılan insanlarla ilgili haberler okuruz. Bilgisayar programlarından dolayı ceza alanlar da var: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, bilgisayarlarında kullanmak üzere Kürdçe yazılım sistemi hazırlatan Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş hakkında soruşturma başlattı (29 Kasım 2006, Vakit). Kürdlerin varlığını hazmedemeyenler dillerini de kabul etmezler. Şimdiye kadar Kürdçe diye bir dil kabul etmiyorlardı. Kürd varlığını artık kabul etmek zorunda kaldılar. Kürd dilini de bazı ufak tefek pürüzler olsa da kabul ettiler, etmek zorundaydılar. Çok yakın bir gelecekte Kürdçe dili Türkiye’nin ikinci resmi dili olacaktir. Hatta Kürdlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde birinci resmi dil olacaktır. Kürdçe resmi dil olursa ülke bölünür diye ortalığı velveleye veren ırkçılara aldırmayınız. Dünyanın süper gücü olan ABD birçok şehirde İspanyolca’yı ikinci resmi dil olarak kabul ediyor ve bu durum ABD’nin bütünlüğüne bir zararı olmuyor. Bugün Kemalist Türkiye’nin birçok üniversitesinde Sümer, Hitit gibi günümüzde konuşulmayan diller üzerine detaylı çalışmalar yapılabiliyor. Sümerologlarıyla övünüyorlar, ama bir Kürdoloğu hazmedemiyorlar. Türk üniversitelerinde dünyanın hemen hemen bütün dillerini öğreten yüzlerce bölüm var, ama 20 milyonu aşkın Kürd vatandaşı olan bu ülkede Kürdçe öğreten bir tane bile bölüm bulamazsınız. AB’nin baskısıyla Kürdçe kursları açıldı, ama 15 yaşından küçüklerin kurslara kaydolması yasaktır. Çünkü niyetleri Kürdçe öğretmek değil, Batı’nın gözünü boyamak… Şimdiki yasak ve baskılar bugünün veya dünün eseri değil. Kemalist rejimin Kürd varlığına, diline ve kültürüne karşı olan nefreti, inkarı, alerjisi ve hazımsızlığı çok eskilere dayanıyor; Şark İslahat Planı’na, Mecburi İskan’a kadar gidiyor. Önce 1925 Şark Islahat Planı’ndaki ilkel, ırkçı ve yasakçı birkaç maddesine nümune olarak göz atalım: 17. madde: Fırat'ın batısındaki illerin batı bölümlerinde dağınık biçimlerde yerleşik olan Kürdlerin Kürdçe konuşmaları mutlaka yasaklanacak ve kız okullarına önem verilecektir, kadınların Türkçe konuşması sağlanacaktır. 41. madde: Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Van, Bitlis, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişgezek, Ovacık, Adıyaman (Hısnımansur), Besni, Arga (Akçadağ), Hekimhan, Birecik, Çermik vilayet ve kaza merkezlerinde hükümet ve belediye dairelerinde ve diğer kuruluşlarda, okullarda çarşı ve pazarlarda Türkçe'den başka dil kullananlar, hükümet ve belediye'nın emirlerine aykırı davranmakla suçlanacak ve cezalandırılacaktır... Bu ilkel suçun karşılığı ya dayak ya da para cezasıydı. Satmak icin pazara ürün getiren köylüler, dayak ve para cezasından kurtulmak için müşterileriyle el ve kol hareketleriyle anlaşmak zorunda kalıyorlardı. Kürdlere has çıkartılan bir diğer kanun da Mecburi İskan Kanunu (Zorunlu Yerleşim Kanunu)’dur. Bu kanunun 2. maddesine göre Kürdlerin Akdeniz, Ege, Marmara ve Trakya bölgelerine yerleştirilmeleri öngörülüyordu. 11-A. maddesi: Anadili Türkçe olmayanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, işçi ve sanatçı kümesi kurulması veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi bir işi veya bir sanatı kendi soydaşlarına inhisar ettirmeleri (verilmesi) yasaktır. 13. maddenin 3. fırkası: Türk ırkından olmayanların, serpiştirme suretiyle köylere ve ayrı mahalle veya küme teşkil edemeyecek şekilde kasaba veya şehirlere iskanı mecburidir. Yukarıdaki maddelerden anlaşılacağı üzere hem Şartk Islahat Planı hem de Mecburi İskan Kanunu’nun yegane amacı Kürdleri asimile etmek, kimliklerini ortadan kaldırmak ve dillerini unutturmaktı. Resmi dili konuşamadığı için vatandaşını idam eden başka bir ilkel ve cani rejim gösteremezsiniz. Şark İstiklal Mahkemesi üyesi Süreyya Örgeevren, hatıratında anlatığına göre Şeyh Said Olayı’ndan dolayı kurulan mahkemeye 20-25 yaşlarında hiç Türkçe bilmeyen bir genç getirilir. Binlerce sanıklı mahkemedeki izdiham nedeniyle mahkeme heyetinin, Sorgulamaya bile gerek yok. Türkçe bilmeyen bir adamdan zaten memlekete hayır gelmez diyerek idama karar verdiklerini anlatıyor. Ş. Örgeevren, idam edilen gencin sürekli rüyalarına girdiğini de itiraf ediyor. Yakın tarihimizde Kürdleri tahrik ve tahkir (aşağılama) için başvurulan yöntemlerden bir diğeri de Komando Harekatıdır. Bu konudaki bilgileri Ümit Fırat’ın 3 Haziran 2003 tarihli Virgül Dergisi’ndeki ifadelerinden aktarmak istiyorum: 1980 sonrası gelişmeler, 1970’te başlatılan uygulamaların ve politikaların devamıdır. Silvan’da başlatılan Komando Harekâtları 1970’li yılların tamamı boyunca devam etti. Kasabalar ve köyler önce komando birlikleri tarafından kuşatılıyor sonra özel birlikler evleri boşaltma anonsu yapıyor, evler boşaltıldıktan sonra didik didik aranıyor, genellikle erkekler soyundurularak erkeklik organlarına ip bağlanıp dolaştırılıyor, köy meydanlarında kadınlara ve çocuklara teşhir ediliyordu. Güya suçlu veya aranan kişiler olup olmadığı kontrol ediliyor, silahların yeri soruluyor ve silah bulunmadığı takdirde dayanılmaz işkenceler yapılıyordu… İşte 12 Eylül sonrası Diyarbakır 5 No’lu Askeri Cezaevi’nde yatan gençlerin pek çoğu ya bu köylüler ya da bu köylülerin çocuklarıydılar. Önce gözlerinin önünde anne ve babalarına yapılanları kabullenmeyip kafa tutmanın bir yolunu aradılar. Hesap sormak istiyorlardı. Adalete güvenleri kalmamıştı. Değişik Kürd siyasi grupları içerisinde muhalif faaliyetlere katıldılar, silah temin ettiler. Bir kısmı yakalanıp cezaevine konuldu; bu kez de girdikleri cezaevinin çok ama çok özel koşulları onları bir refleksle daha fazla intikam almaya yöneltti. Felat Cemiloğlu ve benim onlarca arkadaşımın başından geçenler ve aynı zamanda sayıları on binleri bulan, bir kısmı cezaevinde öldürülen, bir kısmı sakat bırakılan bir kısmı da dağlarda ölen gençlerin macerası işte böyle başladı. Malesef, bütün bunlar geçmişte kaldı diyemiyoruz. 12 Eylül darbesinden sonra çıkartılan 2932 sayılı yasa ile Cezaevlerinde Kürdçe konuşmak yasaklandı. Cezaevinde bulunan çocuğunu görmeye giden yaşlı analar Türkçe bilmediklerinden çocuklarıyla el işaretleriyle konuşmak zorunda bırakılıyorlardı. Son senelerde Doğu Bölgesi’nde askeri bir zata Kürdçe birşeyler anlatmaya çalışan bir bayanın yüksek rütbeli asker tarafından terslendiğini, Türkçe öğren de gel! denerek aşağılandığını hatırlıyoruz. 1961 ve 1982’de çıkartılan kanunlarla Kürdçe yerleşim yerlerinin adları Türkçeleştirildi. Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun en belirgin hedeflerinden bir tanesi Kürtçe eğitim veren medreseleri kapatmaktı. Kemalist rejimin ırkçı kanunları, ırkçı yöneticilerinin eseriydi. Yöneticiler de, onlara tabi olanlar da, medyası da ırkçıydı. Levent Baştürk’ten alıntıladığım bazı örnekleri aşağıda bilginize sunmak istiyorum. Biz açıkça milliyetçiyiz. .. ve milliyetçilik bizim yegane birlik unsurumuzdur. Türk ekseriyetinde diğer unsurların (ırkların) hiçbir nüfuzu (etkisi) yoktur. Vazifemiz Türk vatanı içinde Türk olmayanları behemehal (mutlaka) Türk yapmaktır. Türkleri ve Türklüge muhalefet edecek anasırı (ırkları, ögeleri) kesip atacağız. Ülkeye hizmet edeceklerde her şeyin üstünde aradığımız Türk olmalarıdır. (İsmet İnönü’nün 1925’te Türk Ocakları’nda yaptığı konuşmadan) Bu memleketin efendisi Türk’tür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır (Mahmut Esat Bozkurt’un 1930 Ağrı İsyanı akabinde, seçim bölgesi Ödemiş’te yaptığı konuşma). Çiğ eti biraz bulgurla karıştırıp öylece yiyen bu adamların (Kürdlerin) Afrika vahşilerinden ve yamyamlardan hiç farkı yoktur (13 Temmuz tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin 1930 Ağrı İsyanına katılanları tasviri). Irkçı Kemalist rejimin yetiştirdiği beyinlerden olan Cenap Osmanoğlu'nun Kürd tanımını da bilginize sunmak istiyorum: Kürdden maksat, dağ köylerinde oturan, cehaleti sebebiyle fırsat buldukça çapulculuk yapan, ancak bu hayattan vazgeçip şehre ve kasabaya indikten sonra Türk payesine (rütbe, derece) eren kimse kasdedilir (Elazığ'da Şeyh Said Olayı, Yeni Fırat, sayı 18, Aralık 1968, s.13). Kürdçe’ye tahammülü olmayan Kemalist rejim, 2007 Eurovisyon şarkı yarışmasına Kenan Doğulu’nun İngilizce Shake it up, Şekerim şarkıyla katılıyor. Çok çirkin bir çifte standard örneği. Cevdet AKBAY/Amerika/Nasname 18 Mart 2007 |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| şekerim top geliyo dikkat et ayyyyyy!!!! | ferhat_73 | Komik Resimler | 1 | 19-06-2007 09:41 PM |
| kürdçe yasax,şekerim! | ezel | Sınırsız Muhabbet Burada | 9 | 16-06-2007 12:47 PM |
| yarım kalsın istiyorum şekerim. | RoJa__WeYSeL | Aşk ve Sevgi | 0 | 23-03-2007 11:31 AM |
| yasax olim anlamir misen | renuma | Komik Resimler | 15 | 24-12-2006 09:59 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.