11-08-2006, 10:33 PM
|
#1 (permalink)
|
Giriş Tarihi: May 2006 |
Konum: rêwî |
|
Mesaj: 9,972
|
|
Üye No: 3220
|
|
Cinsiyeti : Bay
|
İtibar Gücü: 25872
| Rep Puanı : 2586029
| |
|
| |
|
Gılgameş Destanı rölyefi Amed’de
Orjinaline uygun olarak tasvir edilen Gılgameş Destanı rölyefi, Ekim ayında Amed’de yapımı süren Ayşenur Zarakolu Özgür Kadın Parkı’nda dikilecek. İranlı Kürt sanatçı Babek Sobhi ve ekibi tarafından yapılan Gılgameş rölyefinin ana hatları ortaya çıktı.
Sümerpark’taki Taş Ev Atölyesi’nde çalışmalarını sürdüren heykeltıraş Babek Sobhi ile resim, heykel ve sanat bölümü öğrencilerinden oluşan 8 kişilik ekibi, 12 kitabeden oluşan destan için her biri 50 kilo ağırlığında olan 700 torba kilden yapılmış çamur kullandı. Çamuru yoğuran “Gılgameş ekibi”, daha sonra bunu üzerine bez serilmiş tahta tabakalara yayıyor. Ardından kenarlarını spatula ile üstünü de telle kesip ve “biskivi” adını verdikleri yontulmayı bekleyen çamur tablalar oluşturuyor. Biskivileri bir süre kurutan ekip, ardından da 12 kitabeden oluşan Gılgameş Destanı’na uygun bir şekilde rölyef için daha yaşken yontuyor. Amed sıcağında kurutulan biskivilerin üzerindeki kabartmaların ince işleri yapılıyor. Genç sanatçılar, ince aletlerle tasvir edilen canavarın pullarını işlerken, kadın sanatçılardan Ümran, sanki güzellik salonundaki müşterilerinin el ve ayak bakımını yapar gibi destan kahramanının tırnaklarına manikür-pedikür yapıyor.
Babek Sabhi, hazırladıkları 40x40 santimetre karelik tabloları önce normal ateşte, daha sonra bir seramik fabrikasında yüksek ateşte pişireceklerini belirterek, en son eskitmesini yapacaklarını söyledi.
‘Özgürlüğe gitme arayışı’
Sanatçı Sabhi, Gılgameş Destanı’nın ilk versiyonunun Sümerler tarafından yazıldığını sonra Babiller tarafından geliştirildiğini ve Asurlar tarafından da bugünkü suratıyla bize geldiğini belirtiyor. Sabhi, “Gılgameş Destanı 12 kitabeden oluşuyor ve her kitabe de 330 satır çivi yazısıyla yazılmış pişmiş toprak kitabelerden oluşmuş bir destan” diyor. 7 bin yıl öncesine giden destanın, kendisine “Özgürlüğe gitme arayışı” kavramını çağrıştırdığını ifade eden Babek Sabhi, şöyle devam ediyor: “Gılgameş, arkadaşının ölümünden sonra fani olduğunu anlayınca ölümsüzlüğü aramaya başlıyor. Büyük bir sefere çıkıyor, yıllar sonra kendi yarattığı şehre dönüyor. Anlıyor ki aslında ölümsüzlük bedenin ölmesiyle değil bıraktığı eserlerle mümkün. Uloka surlarının ihtişamını daha fazla ön plana çıkarıyor. Bütün gençleri çalıştırıyor, tapınaklar yapıyor, halkının refahı için çalışıyor.” Sabhi, destandan “Eserlerimizle ölümsüzleşiyoruz” anlamını çıkardığını söylüyor.
40 metre çapında olacak
40 metre çapında alyans şeklinde olacak olan Gılgameş Destanı rölyefinin yerden yüksekliği 2 metre olacak. Rölyef çelik halkalara yerleştirildikten sonra yerden toplam yüksekliği 4 metreyi bulacak. Alyansın iç tarafına Gılgameş Destanı rölyefi, dış tarafına da Sümer, Med, Babil ve Pers uygarlıklarından esinlenerek yapılmış serbest rölyefler yerleştirilecek.
Lice dağlarında özel olarak kesilip getirilen 50 ton ağırlığındaki mermer de Taş Ev Atölyesi’nde birbirine yaslanmış iki güvercin heykeli için yontuluyor. Kürt kültüründe önemli bir yere sahip olan güvercinlerden biri Dicle’yi, diğeri Fırat’ı simgeleyecek. Güvercin heykeli Ayşenur Zarakolu Özgür Kadın Parkı’nda Gılgameş rölyefinin ortasına yerleştirilecek. 6 metre yüksekliğinde olacak güvercin heykeline dışarıdan bakıldığında üst taraftan 2 metresi görülebilecek.
|
|
|