Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü > Genel Kültür

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 18-10-2007, 10:03 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Dec 2006
Konum: "Toprağın Kalbinden"
Mesaj: 7,776
Üye No: 44844
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 25608
Rep Puanı : 2559912
Rep Derecesi
zîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond reputezîvûzêr has a reputation beyond repute
Question Delilik ve Sanat


Bipolar bozuklukları, sanatsal yaratıcılığı kışkırtıyor...

Aşağıdaki yazıyı, Yusuf Ziya AY’ın bir yazısından alıntıladım. Delilik ve Sanat üzerine çarpıcı bir inceleme.

Yapılan araştırmalar, nevrotik kişiliğin sanata çevrilebildiğini, iki uçlu duygu durumu bozukluklarının sanatsal yaratıcılığın önünü açtığını, akıl hastalıklarının sanatla tedavi edilebildiğini gösteriyor.

Geçirdikleri depresyonlarda çektikleri dayanılmaz acılarını ölümsüz
resimlerine yansıtan Van Gogh ve Munch. Çağının kaos dolu altüst
oluşlarında, insanın coşkun öz varlığını bilinçdışında ve akıldışında arayan
Dali ve gerçeküstücüler.

Ruhsal bozukluklar ya da akıl hastalıkları, sanatsal yaratıcılığı kışkırtıyor mu? Bilinçdışında olup bitenler, sanatsal yaratma sürecinin kaynağı mı? Farklı bilinç düzeyleriyle algının kapılarını ardına kadar açıp, eserleriyle gerçekliği ve düşleri bize de algılatan sanatçı ve onun aykırı kişiliği... Bu aykırı kişilik hiçlikle yüzleşerek mi sanatı yaratıyor? Yapılan araştırmalar, nevrotik kişiliğin sanata çevrilebildiğini, iki uçlu duygu durumu bozukluklarının sanatsal yaratıcılığın önünü açtığını, akıl hastalıklarının sanatla tedavi edilebildiğini gösteriyor.

Psikiyatr Dr. Cem Mumcu'nun araştırması, bipolar duygu durum bozukluğunun, sanatsal
yaratıcılığa yöneltici etkisi olduğunu gösteriyor. Birçok psikiyatr ve sanat felsefecisine göre sanatçı, çağının ötesine seslenebilen sanat eserini yaratırken bilincinden ötede aşkın duygulanımlar yaşıyor. Bu duygulanımlar, sanatçıyı algi düzeyinde hiçlikle karşılaşıp
varlığını ortaya koymaya zorluyor. Sanatçının zihninde yaşadığı duygusal-düşünsel karmaşa, onu toplumun geçerli ölçütleriyle "normal"in dışına itebiliyor. "Normal" yanlısı
psikolojik kuramlar, normalden niteliği gereği normalden sapan sanatçıyı
hasta ilan edebiliyor.

Çağdaş varoluşçu psikiyatri ise normalden sapmanın yaratıcılığın gereği
olduğunu kabul ediyor. Örneğin Otto Rank ve Rollo May, sanatçıyı
psikanalizin hasta yorumundan kurtarıyor. Rank, nevrotik hastanın normale
doğru değil, yaratıcı sanatçıya doğru yöneltilmesine yardım etmekten yana.
Kişinin 'öteki' ile ilişki kurmasını amaçlayan sanatla terapi yöntemleri de
bilinçdışıyla kurulan ilişkinin bilinci tedavi edilebildiğini ortaya
koyuyor.

Yaratıcılıkla ruh hastalıkları ve delilik ilişkisi üzerine bugüne kadar
çok sayıda inceleme yapılmış. Daha çok biyografik nitelikteki bu
çalışmalarda yaratıcılıkla akıl hastalıkları arasında bazı ilgiler kurulmuş.
Psikiyatr Dr. Cem Mumcu da yaptığı bir araştırmayla manik-depresif duygu
durum değişimlerinin, sanatçıların yaratıcılığında etkili olduğunu saptamış.
Mumcu, sanatsal yaratıcılıkla iki uçlu duygu durum bozuklukları spektrumu
(manik-depresif bozukluk yelpazesi) arasındaki ilişkiyi sınadığı araştırmasıyla benzer araştırmaları yapan Rush, Andreasen, Jameson gibi birkaç psikiyatr arasında yer alıyor.


SANATÇILARDA DUYGU DURUM BOZUKULUGU
Dr. Cem Mumcu, farklı algi düzeyleri gerektiren yaratıcılığın, çan
eğrisinin dışında olmakla ilgisine dikkat çekiyor. Mumcu'nun verdiği bilgiye göre, iki uçlu duygu durum bozuklukları sanatsal yaratıcılığı kamçılıyor.

Duygu durum bozukluklarından mani, depresyonun tersi. Aşırı neşeli,
konuşkan, cinsel istekte artış görülen, aşırı alışveriş yapma, yerinde duramama, kendini çok güçlü ve önemli hissetme durumu. Hipomani ise maninin daha az şiddetli olanı. Manik-depresif hastalık olarak bilinen duygusal bozuklukta bir duygu durum spektrumu var. Aşırı neşelilik (mani) ve aşırı tükenmişlik, mutsuzluk (depresyon) fazları arasında gidip gelen geniş bir duygusal yelpaze bu. Bu yelpazede depresyon, hipomani ve siklotimi de bulunuyor.

Manik-depresif hastalık bu spektrum içinde küçük bir yer tutuyor.
Hastalık olarak nitelenen bu manik depresif faza Bipolar (iki uçlu) 1
deniliyor. Bu hastalık, mani ve depresyonla birlikte seyrediyor. Sadece
depresyonla seyrederse bu türüne Unipolar (tek uçlu) adı veriliyor.

Siklotimi ise küçük maniler ve depresyonlarla hızlı seyreden bir durum.
Histomi denilen hiç maninin olmadığı, kronik depresif bir halin çok uzun
sürdüğü bir türü daha var. Bunların hepsi duygu durum spektrumunun değişik
yerlerinde bulunuyor.

Mumcu, bu yelpaze ile sanatsal yaratıcılık arasında bir ilişki olduğu
varsayımıyla 57 yaratıcı sanatçı üzerinde yaptığı araştırmada, sanatsal
yaratıcılarda, normal insanlara göre belirgin bir duygu durum bozukluğu
bulguladığını söylüyor.

Mumcu, araştırmasında yaratıcıların çok yüksek bir oranda mani, depresyon, hipomani ya da siklotimi gösterdiklerini ortaya koymuş.


AİLELERİNDE DE VAR
Yaratıcı sanatçıların ailelerinde de duygu durum sorunlarının daha fazla olduğunu belirleyen Dr. Mumcu, şunları söylüyor:

"Diyelim ki anne tarafında yaratıcılık çok fazla. Dayı büyük bir ressam,
anneanne büyük bir şair. Yaratıcılığın kümelendiği taraf anne tarafıysa
duygu durum bozuklukları da anne tarafında kümeleniyor. Baba tarafında ne
duygu durumu bozukluğu var, ne de yaratıcılık var. Yaratıcılıkta, aile içinde
sosyal öğrenmeden öte genetik bir geçiş var. Duygu durumu bozuklukları olan
kişilerde sanatsal yaratıcılık da fazla görülüyor."


YARATICI YAPAN BOZUKLUK
Cem Mumcu, duygu durum bozukluklarıyla yaratıcılık süreci arasında bir
ilişki olduğunu belirtirken, mani ve hipomaninin, yaratıcılığa daha fazla
yol açtığını vurguluyor: "Bipolar 2 denilen durum, ağır depresyonlar ve
hipomanilerle seyrediyor. Bunun yaratıcılıkla çok ilişkisi var. Bipolar 2
olan insanlarda yaratıcılık çok daha fazla görülüyor. Maninin en aşırı
halinde çağrışımlar daldan dala konar, çok hızlanır ve bir şey yaratmak
mümkün olmaz. Hipomani durumu ise yaratıcılık için çok uygun bir seyir
dönemidir."

Sezare Pavase, Virginia Woolf, Tolstoy, Ziya Gökalp, Tezer Özlü, Robin
Williams gibi birçok sanatçıda duygu durumu bozukluğu var; yani onlar da bipolar. Dali'de ise farklı bir durum olan kişilik patolojisi olduğu söyleniyor.

YARATARAK TEDAVİ OLUYORLAR
Mumcu, bipolar bozukluğu olan sanatçıların, inişli çıkışlı duygu
dalgalanmalarıyla hem sanat eseri yarattıklarını, hem de yaratma sürecinde
bu dalgalanmalarını dengelediklerini de saptamış. Mumcu'ya göre bipolar
sanatçılar, duygu durum bozukluklarını yaratarak tedavi edebiliyorlar.


GENETİK BİLİMİ, SANATA TEHDİT...
Dr. Mumcu, klasik psikiyatrinin ve psikolojinin normal kabul edilenin
dışına çıkanları hasta kabul etmesini eleştiriyor. Mumcu, farklı duygusal ve
düşünsel algılaması olanların barındırdığı yaratıcılığın, psikiyatrinin
indirgemeciliğiyle önünün tıkandığını düşünüyor.

Ona göre bilinçdışı sezgi alanı psikiyatrinin kendini kapattığı bir alan
durumunda ve herkesi sınıflandırıyor:

"Sanatçının topluma mesaj vermesi gibi bir düşünce yanlıştır. Sanatçının
istemeden de olsa eserinde barındırdığı mesaj çağına değildir. Bilinçaltı
sanat yaratır. Öznel duyumlar çok önemli. Akıl hastası kişi, kendi
durumundan rahatsızsa tedavi edilmelidir. Yaşamla bağını kopardıysa, gerçeği
değerlendirme yetisi tümüyle yıkılmışsa ona bir şekilde yardım etmek
gerekir. Bunun sınırları da kaygan. Genetik, depresyon ve maninin yok
edilmesini hedefliyor. Çünkü geçerli toplum düzeni, depresyonu ekonomiye
zarar verici görüyor.

Depresyon geçirenin işe gitmeyeceğinden, verimli çalışamayacağından
korkuyor. Genetik, manik-depresif bozukluğu yok ederse gelecekte sanat
olmayabilir."


DİONİSOS MİTOSUYLA YARATICILIK
Mumcu, bipolar duygu durum bozukluğunu, mitolojideki Dionisos'la
simgeliyor. Mumcu'ya göre sanatsal yaratıcılık, bilgi dışında faklı ölçekler
gerektiriyor. Sürrealistlerin psikanaliz ve rüyaların anlamlarını keşif çabasıyla bilinçdışını resme yansıtmaya çalıştığını anımsatan Mumcu, asıl yaratıcılığın bilinçdışından ortaya çıktığını; deliliğin sanatsal yaratıcılığı kamçıladığını düşünüyor:

"Yaratıcılıkta Apollonier ve Dionisyen olmak üzere iki alan vardır.
Babası tanrı, annesi ölümlü olan ve iki kere doğan Dionisos, bu ikiliği
hayatı boyunca yaşar. Bipolarlardaki yaratıcılık bu ikilikle ilgilidir. Dionisos, yaratıcılığın temelinde olan bilinçdışının, sezgilerin, sarhoşluğun, esrimenin tanrısıdır. Apollon da sanat tanrısıdır, ama bilgiye dayalı bir tanrıdır.. Mitolojik törenlerde de manik depresif fazlarda coşku ve hüzün arasında gidip gelmeler vardır. Sanatçı da yaratma sürecinde sarhoşluk ve aşkınlıkla bilgi arasında gidilip gelir."


DİONİSOS SÖYLENCESİ
Çapkın tanrı Zeus, bir ölümlü insan olan Tebai prensesi güzeller güzeli
Semele'ye aşik olur. Ama Semele Zeus'u istemez. Zeus'un kıskanç karısı Hera,
prenses Semele'den Zeus'a kendisi için her şeyi yapıp yapmayacağını sormasını
ister. Zeus, Semele'ye onun için her şeyi yapacağına dair bir tanrının
edebileceği en büyük yemin olan Sifinks nehri üzerine yemin eder.. Bunun üzerine Semele Zeaus'la birlikte olur ve hamile kalır. Hera, bunun üzerine Semele'ye "Madem senin için her şeyi yapacak. Şimdi onu tanrı yüzüyle görmek istediğini söyle" der. Zeus, bir ölümlü olan Semele'ye tanrı yüzünü gösterdiğinde prensesin öleceğini bilir, ama sözünü tutmak zorunda olduğu için tanrı yüzünü gösterir. Semele ölür ve Zeus, Semele'nin karnındaki çocuğunu alıp onu baldırına diker. Bu çocuk Dionisos'tur ve Zeus'un baldırında gelişip doğar. Dionisos bu nedenle iki kere doğandır; ikiliklerin, sarhoşluğun, esrimenin simgesidir.


YARATICILIKLA DELİLİK İLGİSİZ
Psikiyatrist Doç.Dr. Ali Babaoğlu ise sanatsal yaratıcılıkla akıl
hastalığı arasında bağlantı olmadığını düşünüyor. Bu savın, 19. yüzyılda
ortaya atıldığını ve 20. yüzyılda ilgi gördüğünü belirtiyor: "Dehanın
delilikle, cinnetle aynı şey olduğu iddia edildi. Lombroso, İtalya'daki akıl hastanelerinde hastaların kendilerini dışavurduğu resimleri incelemiştir. Çok ileri gidip bütün yaratıcılıkların akıl hastalığından kaynaklandığını söylemiştir. Bu konuda sonraları birçok yeni sav ileri sürüldüyse de artık delilikle yaratıcı deha arasında ilişki olduğu düşüncesi kabul görmüyor."


Berna YILIN

zîvûzêr is offline  
Eski 18-10-2007, 10:08 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: Jîyan Bîla Bîbore Mîrin Paqîji ye
Mesaj: 7,749
Üye No: 94030
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 93609
Rep Puanı : 9360036
Rep Derecesi
*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute*RoJaVa* has a reputation beyond repute
Varsayılan


heval çok uzun sonra okursam olurmu.. spas paylşasım i
çin...

__________________
*RoJaVa* is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tarİhsel SÜreÇ İÇİnde Postmodernİst SÖylem PCkopat Genel Kültür 5 07-10-2008 01:11 AM
Plehanov'un sanat anlayışı üzerine... marx47 Genel Kültür 2 13-09-2007 10:40 AM
Estetik (sanat FeLsefesi) Global Felsefe 1 27-05-2007 05:17 PM
Resim'e ve Heykel'e Alternatifler xecê Heykel 3 03-04-2007 12:40 PM
Kinetik Sanat xecê Genel Kültür 0 02-04-2007 09:17 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 10:52 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.