Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kültür, Sanat, Edebiyat > Kültür Sanat Bölümü > Genel Kültür

Kayıt Ol SSS
Eski 07-10-2007, 02:27 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: <<>> <<>> <<>> Rupee <<>> <<>> <<>> Hayal <<>> <<>> <<>> Dünyası <<>> <<>> <<>> <<>>
Mesaj: 4,125
Üye No: 4389
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 108571
Rep Puanı : 10856269
Rep Derecesi
rupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond repute
Exclamation Yakın dönem Kürt Tarihi üzerine ...


Yakın dönem Kürt Tarihi üzerine ...


Kürt tarihinin, inceleme ve araştırmaya değer önemli dönemlerinden biri 1990 ve sonrasıdır. Türkiye’nin sömürgesi Kürdistan’ın 1990 sonrası yakın dönem tarihi içinde yaşanan siyasal, askeri ve ekonomik olaylar ve olayları yaşayanların anlatım/yazımları ile birlikte, bir çok değişik bilim ve araştırma çevreleri tarafından yazıldı veya görsel-işitsel yayınlarda kamuoyuna sunulmaya çalışıldı. Özellikle Türkiye’nin basın-yayın organları, üniversiteleri, askeri ve sivil kuruluşları, Kürt toplumuna uygulanan insanlık dışı olayları görmezlikten gelerek, bilimsel doğruların dışına çıkarak taraflı bir şekilde Türk resmi idelojisinin istediği biçimde Türk ırkçılığı yaparak, yaşanan tarihi olguları sömürgeci Türk ırkçılığı ile açıklayarak, kamoyunu yanıltmaya çalışmaktadırlar.
Kürt tarihinin bu yakın dönemi, geçmiş dönem Kürt tarihi ile örneklerle karşılaştırdığımızda bir çok yönü ile farklı özellikler göstermektedir. Yakın dönem Kürt tarihini, geçmiş dönem tarihinden ayıran en belirgin özellik, Kürdistan’da yaşanan siyasal ve ulusal olaylar dizininin henüz sürecini tamamlamamış, oluşum halindeki tarih olmasıdır. Diğer bir özellik ise, 1950-80 yılları arasındaki sosyal ve ekonomik ağırlıklı Kürt siyasal istemlerine dayanan düşüncenin yerini, 1990’dan sonra Güney ve Kuzey Kürdistan’da dış ve iç koşulların etkisiyle ulus-devlet olma düşüncesine bırakmış ve aynı zamanda bu siyasal düşünce Kürt aydınları, köylüleri ve tüccarları arasında yaygın bir şekilde tartışılarak zemin bulmuştu. Güney Kürdistanlılar bu düşünsel zemin üzerinde 1990 sonrası dış ve iç koşulları değerlendirerek, Ortadoğu’da bağımsız bir Kürt devletini kurma sürecini hızlandırmaktadırlar. Buna karşılık, Kuzey Kürdistan’da ise devletleşme düşüncesinde günümüzde yaygın bir şekilde siyasal bir yavaşlama görülmektedir. Bu yazının amacı, Kürt tarihinin yakın döneminin inceleme yöntemleri, düşünce ve çalışma disiplini konusundaki sorulara cevap aramayı amaçlamaktadır. Çünkü bu dönem Kürt tarihçileri ve siyaset bilimcileri tarafından henüz detaylı bir şekilde ele alınarak incelenmemiş ve bilim çalışmaları açısından kısmi sonuçları da ortaya çıkarılamamıştır.

Yakın dönem Kürt tarihçileri, sürecini tamamlamış tarih ile ve henüz tamamlanmamış oluşum halindeki tarihi olayları, uzun vadede tesirleri olacağına inandıkları faktörleri, hareketleri, olayları ve sömürgeci ulus yöneticilerinin Kürt meselesine yönelik yaptıkları açıklama ve kanuni uygulamaların, sömürge ulus için önemini araştırarak, devam eden olaylar sürecinin açıklanmasında katkılarda bulunabilme imkanlarına sahiptirler. Bunu yaparken da yanılan en önemli nokta, olayların gelecekteki durumu hakkında tahminler yürüterek ve bu tahminler, muhakkak şeyler değil, yalnızca varsayımlar olduğu ve farklı varsayımlar günümüzün farklı yorumlarına yol açtığı için, yakın dönem Kürt tarihinin geçici mahiyette olduğu kabul edilmelidir düşüncesindeyim. Örneğin; 1990 yılını ve bu yılda Amerika-Irak arasında yapılan, Körfez Savaşı'nı hatırlayalım. Körfez Savaşı fili olarak birkaç ayda bitmişti. Birinci Körfez Savaşı sonrasında Güney Kürdistan’ın uluslararası güvenlik korunması altına alınarak, Arap ordularından arındırılarak, Kürt peşmergelerine teslim edilmişti. Bu durumda 1990 başlarında başlayan Körfez Savaşı’nın sona erdiğini söylemek mümkün değildir. Çünkü ABD 1998’den itibaren, Irak ile ortaya çıkan gerginliği 2003’te İkinci Körfez Savaşı ile devam ettirerek, Irak rejimini ve diktatör Saddam Hüseyin’i devirmişti. İkinci Körfez Savaşı Güney Kürdistan’da, bir Kürt yönetiminin ortaya çıkmasına yol açmış ve 1990-2003 yılları arasında yaşanan olaylar dizini beraberinde Kürt meselesinin ulus-devlet biçiminde çözülmesini uluslararası siyasal kurumlara taşımıştır. Ortadoğu’da körfez savaşları ile ortaya çıkan siyasal sürecin hala devam ettiğinin en iyi örneğini, İran ve Suriye ile süren siyasal gerginliğin boyutlarında görmekteyiz. Kürdistan’nın sömürge olduğu bölgenin merkezinde, savaş hali devam ederken, savaş hali hakkında yazılabilir, fakat sonucu henüz belli değildir. Olayların kısa, orta ve uzun vadede nelere yol açacağını şimdiden tam olarak bilmemek ile birlikte, Kürt toplumu açısından önemli siyasal sonuçların ortaya çıkabileceğini tahmin etmek mümkündür.

Ortadoğu ve Kürdistan’daki bu geçici siyasal sürecin mahiyeti böyle kabul edilirse ve üzerine dayandığı tahminler açıkça belirtilirse, yakın dönem Kürt tarihi, günümüz ve gelecek hakkındaki düşüncelerimize gerçek katkıda bulunabilir. Örneğin 15 yıldır, Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamının en üstünde bulunanlar, Kürt toplumu arasında 1990’dan sonra gelişen ulus-devlet düşüncesini yoketmek ve oyalamak için, 1990’ların başından itibaren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz ve günümüzde ise R.Tayyip Erdoğan “Kürt gerçeğini tanıyoruz ve belli siyasal haklar” verilmelidir biçiminde açıklamalarda bulunmuşlardı. Yaklaşık 15 yıldır “Kürt gerçeğini tanıyoruz” denilen süreç hala devam etmektedir. Bu oyalama ve yoketme taktiğinin daha ne kadar zaman devam edeceğini şimdiden tahmin etmek mümkün değil. Ayrıca bu sözlerin söylendiği dönemlerin detaylı araştırılması, Kürt tarihçileri için çok önem arz etmektedir. Kısacası Turgut Özal, Kürdistan’da gelişen halk ayaklanmalarını pasifleştirmek için, Süleyman Demirel, Kürt aydın, öğrenci ve siyasetçilerinin yoğun olarak devlet tarafından öldürülmelerini gizlemek için, Mesut Yılmaz ve R.Tayyip Erdoğan ise AB’ye girebilmenin siyasal yolunu kolaylaştırmak için, bu taktiksel açıklamalara başvurmuşlardı. Bu açıklamaların bir diğer önemli yönü ise, Türk sömürgeciliğinin Kürdistan’daki ömrünü uzatmayı da esas alıyordu/alıyor. Kürdistan’da görev yapan sömürge memurları ve askerleri ise zaten Kürtleri katlederek görevlerini icra ediyorlar. Örneğin; 1985 yılında Kürt yurtseveri Sıddık Bilgin’i, Bingöl’de köy meydanında işkence ederek öldüren yüzbaşının bir üst rütbeye terfi edilmesi ile Şemdinli olayından dolayı Tokat’a tayin edilen Valinin “ben buraya terfi ettim” demesi arasında pek bir fark yoktur.
Sonuçta, Kürt tarihçileri ve siyaset bilimcilerinin daha henüz geniş bir şekilde ele almadıkları, 1990 sonrasında Kürdistan’da yaşanan siyasal olaylar dizini, işlemeyi bekleyen hammadde olarak karşımızda durmaktadır.

Ali Haydar KOÇ


rupeenas is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Bedirhan bey bervan21 Dirok 1 09-01-2008 06:43 PM
Kürt dili uydurma mıdır? sersiya Sınırsız Muhabbet Burada 5 20-07-2007 05:58 PM
KÜrt Basininda 108. Yil MÊVAN Genel Kültür 18 01-06-2007 10:59 PM
KÜRT KADINLARI Teâli Cemiyeti’nden günümüze.... PCkopat Genel Kültür 31 03-05-2007 04:06 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 03:35 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2010 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved



Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.