|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Avrasya’daki çağdaş sanatçılara ve onların eserlerine daha büyük ve geniş bir platform sunmak üzere üç yıl önce oluşturulan ‘Kervansaray Projesi’, tarihi İpek Yolu üzerindeki kültürleri buluşturma çabasında. İlki 2003 yılında gerçekleştirilen ‘Kervansaray Projesi’, Türkiye’de bu yıl, İstanbul Karşı Sanat Çalışmaları’nda izleyicileriyle buluşuyor. İpek Yolu boyunca binlerce yıldır var olan bağları yeniden kurmak ve çağdaş sanatçılara, ataları tarafından açılan bu yolu tekrar izlemeleri için bir olanak yaratmayı amaçlayan sergide, sadece bu tarihi yolda bulunan isimlerin değil, Avrupa’dan da çok sayıda sanatçının çalışmaları yer alıyor. Bilindiği gibi, sanatın önemli işlevlerinden biri de, toplumlar arasındaki önyargıları kırmaktır. Küratörlüğünü Shalva Khakhanashvili ve Denizhan Özer’in yaptığı bu serginin en ilgi çekici yanı da, bu önyargıların kırılması konusundaki samimi tavrıdır denebilir. İlki Paris-Tiflis arasında gerçekleşen ‘Kervansaray Projesi’, geçen zamanla beraber çok destekli, çok katılımlı bir projeye dönüştü. Projenin sonuncu ayağı, bu anlamda daha büyük bir zenginliğe ulaşmış. Çünkü burada, Avrupalı ve Doğu Avrupalı sanatçıların yanında, Orta Asyalı ve Türkiyeli sanatçıların da eserleri bulunuyor. Dolayısıyla projenin, tarihi İpek Yolu üzerindeki kültürleri birbiriyle buluşturma çabasının, sanat yoluyla başarıya ulaştığı söylenebilir. Dünyayı kuşatan yol Yukarıda söylediğim gibi, ‘Kervansaray Projesi’ ilk olarak 2003 yılında başlamıştı. Fakat gelinen aşamada, proje iki ülke arasındaki kısmi sanatsal alışverişten sıyrılarak, birçok ülkenin katıldığı çoklu bir projeye dönüştü. Zira sergide yer alan ülkelerin sayısı, tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ülkeleri de aşmış durumda. Başlangıçta sadece iki ülkeyi kapsayan proje, işbirliğini genişleterek Avrasya’daki çağdaş sanatçılara ve onların eserlerine daha büyük ve geniş bir platform sunmak üzere İstanbul, Bakü, ve Taşkent’i de bünyesine aldı. Proje daha sonra, bu üç yeni şehrin eklenmesiyle de yetinmeyerek, Almanya, Yunanistan, Rusya, Kazakistan, Ukrayna, Mısır, Kore ve Japonya gibi, coğrafik anlamda birbirinden uzak ülkeleri kapsamaya başladı. ‘Kervansaray Projesi’, uluslararası platformda yer alabilmeleri için çeşitli olanakların yolunu açarak, Doğu Avrupa ülkeleri ve eski Sovyet cumhuriyetlerinde kültürel ve sanatsal alt yapının kurulmasına destek olmayı hedefliyor. Programın en önemli görevi, ilk önce Fransa ve diğer Avrupa ülkelerindeki potansiyelleri ortaya çıkarmak ve bölgedeki sanatçılar arasında mübadelelerin yapılabildiği platformlar yaratmak. Aynı zamanda bu program, Baltık Denizi (Litvanya, Latvia, Estonya), Doğu Avrupa ülkeleri (Polonya, Belarusya, Ukrayna ve Moldova), Karadeniz’e kıyısı olan devletler (Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan), Kafkaslarda bulunan ülkeler (Ermenistan, Azerbaycan, ve Gürcistan) ve son olarak da, Hazar Denizi ve Orta Asya’daki ülkeler (Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgizistan, ve Tacikistan) arasında bağlar kurarak, sanatçılar ağını ve sanat üretimini desteklemeyi hedefliyor. Doğu’nun ve Batı’nın şehirleri ‘Kervansaray Projesi’nin bu yılki teması ise ‘Şehir Bağları’ olarak belirlenmiş. Fakat bu tema, sadece salt bir mekanı tarif etmekten çok, en geniş kesimlerin, şehir alanında nasıl bir arada yaşayabileceğini sorgulamayı amaçlıyor. Projeye dünyanın farklı kesimlerinden katılan sanatçılar, dünyanın farklı bölgelerindeki şehirlerin ekoloji, şehirleşme, politika ve kültür gibi sorunlarına odaklanıyor. Tüm şehirlerin kısmen farklı olmakla beraber, hemen hemen ortak sorunlara sahip olmaları da, sergideki çalışmaların belki de en önemli ortak yönü. Geri kalmış şehirler ile modern kentlerin içinde bulunduğu kaotik durum, sergi mekanında, birbirinin içine geçmiş şekilde yer alıyor. Dolayısıyla izleyen için de, hem Doğu’nun hem de Batı’nın şehirlerini yan yana görme ve aynı zamanda bunların kültürel farklılıklarını da karşılaştırabilme imkânı sunulmuş oluyor. Projenin Türkiye ayağı olarak İstanbul ise kuşkusuz şehrin tarihsel bir buluşma noktası olmasıyla ilgili. Fakat İstanbul’un proje kapsamında bulunması, aslında çok daha geniş amaçlara da hizmet ediyor. Çünkü proje temelde, ülkeler arasında soğuk savaş döneminde kopan diyalogu, tarihi bir yol imgesi üzerinden, yeniden canlandırmayı amaçlıyor. Bunun İstanbul açısından önemi, böylesi bir yakınlaşmanın Türkiye’nin AB’ye girme sürecine de katkıda bulunmayı amaçlamasıdır. ‘Kervansaray Projesi’, İstanbul’dan sonra Çanakkale’de gerçekleştirilen ‘Uluslararası Troia Sanat Festivali’ni, daha sonra komşu ülkeleri, Gürcistan’ı, Azerbaycan’ı, Özbekistan’ı ve son olarak da Hazar Denizi’nin diğer yanını ziyaret edecek. Projeye Türkiye’den şu isimler katılıyor: Gül Ilgaz, Nadir Ede, Denizhan Özer, Murat Germen, Nurettin Erkan, Nazan Azeri, Sıtkı Kösemen, Merih Akoğul, Aslı Özok ve Ömer Serkan Bakır. |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Far Cry de geçemediğiniz Bölüm warsa Buraya BAKMANIZ yeterliii...!!! | sofya | Oyun, Şifre, İlaçlar | 4 | 27-05-2008 03:01 PM |
| Sanatçıların İpek Yolu | PCkopat | Genel Kültür | 0 | 03-09-2007 10:37 AM |
| ipek yolu hakkında herşey | MÊVAN | Genel Kültür | 0 | 03-04-2007 02:16 AM |
| İpek Yolu | Roj73 | Genel Kültür | 1 | 08-03-2007 11:08 PM |
| Donanim Hakinda HerŞey | ariya | Bilgisyar Donanım Desteği | 16 | 08-09-2006 06:02 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.