|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
"Kürtler ancak iki silahı: Yani kalem (edebiyat dili) ve Kılıcı (devlet gücü) elde ederse Özgürlüğe kavuşurlar." (Ehmedê Xanî)
Yazıyor… Yazıyor… Yazıyor… Duyduk duymadık demeyin! Tüm baskılara, engellere, politik kısıtlamalara, ekonomik imkansızlıklara, sansüre ve sürgünlere rağmen "Kürt Basını 109" yaşında… Kürt dilinin ve edebiyatının gelişmesine ve bugünlere kadar gelmesinde büyük katkıları olan Feqiyê Teyran, Ehmedê Xanî, Melayê Cizîrî, Hecî Qedrê Koyî ve bütün imkansızlıklara ve zorluklara rağmen Kürt diline katkı sunan herkesi saygıyla anıyorum. Gelişmiş bir dil bağımsız ve uygar bir ulusun göstergesidir. Bu sebeple ulusların tarihi içerisinde oynadıkları rolü belirleyen önemli unsurlardan biri de dildir. Zira bir halkı kendi özüne döndürmek için gerekli bir organizmadır dil. Bir dilin gelişmesini sağlayan en önemli araçlardan biri de basın ve yayıncılıktır. Çünkü; Basın, örgütleyicidir. Basın, politik ve kültürel olarak ulusal/toplumsal direnmenin ve yenilenmenin yapı taşıdır. Basın, asimilasyona karşı, kültürel ve ahlaki bir mevzi oluşturmasında katalizör işlevi görür. Basın, -gerçek işleviyle- haberleşmeyi hızlı ve doğru gerçekleştirerek toplumun refleks ve hareket yeteneğini ortaya çıkaran özelliklere sahiptir. Bu da; kitap, dergi, gazete vb. yayınların zenginliğiyle paralel bir şekilde gelişir. Kürdistan'da basın ve yayıncılık değerlendirildiğinde ne yazık ki iyi bir tablo ortaya çıkmıyor. Tabi bunun birçok sebebi vardır. Birincisi ve en önemli sebep, devletsizliktir. Devletleşmeyi yaşayamamış bir halk ne kadar istese ve çalışsa da, dil gelişimini tam olarak sağlayamaz. Bunun bir kolu olan basın ve yayıncılıkta da bu durum geçerlidir. Zira sömürgeci güç ve asimilasyon politikası gereği o halkın kendi dilinin gelişmesini engelleyecektir. Bu yüzden Türkleştirme, Farslaştırma, Araplaştırma politikaları yoğun bir şekilde devam ederken aynı zamanda bir "dil vahşeti, dil katliamı" yaşanmaktadır. İkinci olarak, yukarıdaki olumsuzluğa paralel olarak Kürt basın ve yayıncılığı birçok zorluğu yaşamıştır. Sıralayacak olursak: Kalıcı gazetelerin yokluğu, dolaşım ve dağıtım yetersizliği, abone ve tek nüsha satışlarına bağımlı olma, reklam gelirlerinin olmaması, kötü basım tesisleri, gazete, kağıt kıtlığı vb. zorluklar ve engellerle karşılaşılmıştır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi diğer taraftan politik sınırlamalar ve baskılar. Bunlar sonucu uzun süreli ve doğru dürüst bir yayıncılık yapılamamıştır. Hatta 1923'ten sonra yayınlanmış 65 gazetenin çoğunluğunun gizli yollarla basılmış olması ve çalışmalarını bu şekilde devam etmesi, Kürt basınının neden olması gereken yerde olmadığının cevabıdır. Tüm bu politik engellere, ekonomik sıkıntılara, baskılara, sürgünlere rağmen büyük bir aşkla, emekle, fedakarlıkla, azim ve kararlılıkla Kürt Basını da kendi sorumluluklarının ve öneminin bilincinde olarak tarih sayfasında kendi yerini onurluca almıştır. Bu noktada Kürt aydınlanmasının önemli bir adımı ve belirtisi olan "Kürdistan gazetesi", Kürt basın tarihinde ilk olması hasebiyle bizler için büyük bir önem arz etmektedir. 1898 yılında yayın hayatına başlayan Kürdistan gazetesiyle birlikte Kürt Basını ve yayıncılığı da başladı diyebiliriz. Haklarında bilgiye sahip olduğumuz dergi ve gazeteler aynı zamanda haklarında çok az bilgiye sahip olduğumuz dergi ve gazeteler aynı zamanda yayın hayatına başlarken ve yayın hayatına devam ederken çok sancılı dönemler geçirmiştir. Ortaya çıktığı andan itibaren sıkı bir denetime tabi tutulmuşlardır. Yazar ve kadrolarının sürgün ve zindanlara gönderilmesi, kapatılmaya çalışma girişimleri o dönemde dergi ve gazete çıkarmanın sanıldığı kadar kolay olmadığının göstergesidir. Bedeller ve çekilen cefa sadece bununla sınırlı kalmamıştır. Var olan baskılardan, gazete ve dergi yetkilileri dışında aynı zamanda okuyucu kitlesi de nasiplerini alıyorlardı. Hükümet yetkilileri gazetelerin okunmasına serbestçe izin vermiyor, birinin üstünde arayıp bulduklarında sorgusuz sualsiz onu cezaevine bırakıyorlardı. Bu bedellere, gazete ve dergilerin matbaada karşılaştıkları birçok sorun ve sıkıntı da ekleniyordu. Sıkıntılardan biri matbaanın ruhsat alma sorunuydu. Bağdat'ı ziyaret eden biri 1985'te şunları yazıyordu: "Burada satılık hiçbir daktilo bulamazsınız, Irak'tan bir tanesini satın almak için ise özel izin gerekiyor. Zira bu daktilo devrimci makale ve bildirileri basmak için kullanılabilirdi." Kürt gazetesini yayımlayan hiçbir yayıncı kâr yapma olasılığını aklından bile geçirmemiştir. Kürdistan'da matbaa sahipleri hiçbir zaman kâr sağlayamamıştır. Bırakın harfleri kalıbına dökmeyi, aşınmış harfleri bile değiştiremiyorlardı. Yedek parçaların ya da aşınmış harflerin satın alınması çoğu kez bağışla sağlanıyordu. Fonetik işaretlerini ekleyemeyen matbaacı ve yazarlar harfleri çift olarak kullanmak zorunda kalıyorlardı. Ve bazı harflerin fonetik işaretlerini tamamlamak için bütün nüshalar üzerinde elle düzeltme yapmak zorunda kalıyorlardı. Zarî Kurmancî (Kürt Çığlığı) Gazetesi'nin sahibi Hevznî (Huznî Mukriyanî) gazetesini yayınlamak için önce harfleri elle diziyor. Dağ yamaçlarından getirdiği meşe ağacından küçük bloklar halinde parçalar kesiyor. Bunları rendeleyip düzelttikten sonra üzerlerine gazetesi için şekilleri oyuyor. Bu tahta levhaların üzerine mürekkep döktükten sonra ilkel baskı makinesini elde ediyor. Sonra aylık dergisini çıkarmak için kayıtları bir araya getirip ciltliyor. Derginin bir nüshası yüksek komisere, bir diğeri Cenevre deki Milletler Cemiyeti'ne gidiyor. Bu kadar emek ve zorlukla çıkan dergi hükümeti korkuttuğu için yasaklanıyor. Bir çok yazar (Huzni ve Pîrê Merd gibi) gazete ve dergi çıkarmak ve bunları Kürt halkına ulaştırmak için çok büyük çabalar ortaya koymuşlardır. Bu yayıncılar; hem yazar, tarihçi, gazeteci, dil reformcusu hem de matbaacı, kitap satıcısı ve dağıtımcıydılar. Matbaa çalışanları da büyük bir yurtseverlik aşkıyla çoğu zaman hiç maaş almadan gazeteleri zamanında çıkarmak için gecelerini gündüzlerine katarak çalışıyorlardı. Evet yukarıda ifade edilen sıkıntılar, Kürt Basını'nda yaşanan çok küçük birkaç örnek sadece. Anlatılamayan tarih sayfalarına yansımayan ve yansıtılmayan, ancak yaşandıkça zorluğu hissedilebilen sayısızca olay da elbette ki mevcut. Kürt Basın Tarihi'nden bahsederken Kürt basınına öncülük etmiş ve potansiyel suçlu(!) olan birkaç gazete ve dergiden de bahsetmeden geçmek istemiyorum. Onlarla ilgili alınan kararları tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Adı: Kürdistan Gazetesi Çıkış Tarihi: 22 Nisan 1898 Kapatılış Tarihi: 14 Nisan 1902 Basım Yeri: Kahire, Cenevre, Avrupa Kurucusu: Mithat Bedirxan Basılan Adet Sayısı: 31 Önemi: İlk Kürt gazetesi Çağrısı: Kürdistan sizindir, Kürdistan Kürtlerindir. Suçu: Kürtleri uyandırmak, sanat ve gelişmeye özendirmek. Karar: KAPATILSIN Adı: Kürt Teavun ve Terakki Gazetesi (Kürt Yardımlaşma ve İlerleme Gazetesi) Çıkış Tarihi:5 Aralık 1908 Kapatılma Tarihi:1909 Basım Yeri: İstanbul Kurucusu: Pirê Merd Amacı: Kürtlerin ulusal haklarını dile getirmek. Kürt halkını kendi tarihi hakkında bilgilendirmek. Suçu: Kürt halkında tarihsel bilinç oluşturma. Kürt halkının birliğini sağlamaya çalışma, onları ilerletme… Karar: Yayıncıları tutuklansın ve Gazete KAPATILSIN. Adı: Rojî Kurd Çıkış Tarihi:1912 Kapatılma Tarihi: 1912 Kurucusu: Hevî Cemiyeti Basılan Adet Sayısı:4 Amacı: Kürt halkının aydınlanması, en büyük düşmanın cehalet olduğunu dilin önemi, Kürtlerin birliği ve yurtseverlik… Suçu: Kürt halkını cehaletten kurtarma. Kürt yurtseverliğini besleyici faaliyet yürütme. Karar: Yazarlar tutuklansın ve Gazete KAPATILSIN. Adı: Jîn Dergisi Çıkış Tarihi:1918 Kapatılma Tarihi:1919 Kurucusu: Kürdistan Teali Cemiyeti Basılan Adet Sayısı:25 Amacı: Zulüm altında olan Kürtlere ışık olmak Suçu: Kürt halkına ışık olmak. Onları karanlıktan aydınlığa çıkarmak. Karar: KAPATILSIN Adı: Hawar Çıkış Tarihi: 15 Mayıs 1932 Kapatılış tarihi:1943 Basım Yeri: Şam Kurucusu: Celadet Bedirxan Basılan Adet Sayısı: 57 Amacı: Hawar, bilginin sesidir. Bilim ve bilgi, kendini tanımadır. Kendini bilme, bilinçte iyiliğin ve kurtuluşun yolunu açar. Kendini bilen ve bilinçlenen herkes kendini tanıtabilir. Bizim Hawarımız her şeyden önce dilimizin varlığını tanıtacaktır. Çünkü dil varolmanın ilk koşuludur. Suçu: Kürt dilini, Kürt kültürünü geliştirme ve öncülük etme. Karar: KAPATILSIN Adı: Roja Nû Gazetesi Çıkış Tarihi: 1943 Kapatılma Tarihi: 1946 Basım Yeri: Beyrut Kurucusu: Kamuran Ali Bedirxan Amacı: Kürt Edebiyatını ve Folklorunu geliştirme, Kürt Halkının sesini her yere duyurmak. Suçu: Kürt halkının sesini her yere duyurmaya çalışması Karar: KAPATILSIN Evet, yukarıda isimlerini sıraladığımız ve sayamadığımız birçok Kürt dergi ve gazetesi, Kürt Halkının birliğini oluşturdukları, umut ve direniş tohumunu aşıladıkları için faaliyet yürütmeye başladıkları anda veya başlamadan potansiyel suçlu sayılıp hemen kapatılmışlardır. Kürt Halkı yaşamının her karesinde olduğu gibi, Kürt basın ve yayıncılık faaliyetlerini yürütürken Akıl, mantık ve bilim dışı uygulamalara maruz kalmıştır. Yayıncısı, yazarı ve okuyucusuyla "basın özgürlüğü", "ifade özgürlüğü" sloganlarıyla ortaya çıkanlar, "Kürt Basını" denildiğinde bu söylediklerini adeta yutup yapılan uygulamalara hiçbir tepki koymadılar. Hatta "vatan elden gidiyor" kaygısıyla uygulamalara bizzat kendileri katıldılar. Kısacası 20. yy. 'da Kürt basını denildiğinde akılda kalan "KAPATILSIN" kararı yasakçı zihniyetlerin kara bir lekesi olarak tarih sayfalarına kaydedilmiştir. Ama unuttukları bir nokta var ki; her "KAPATILMA" kararı yüreklerde varolan umudu bitirmeye yetmemiştir. Biliyoruz ki bugünlere öyle kolay gelinmedi. Ve o günlerde atılan tohumlar bugün filizlenip çiçek açmıştır. Bunun içindir ki Kürt Basını denince akla; "EMEK, AZİM, UMUT ve FEDAKÂRLIK gelir… Rojda MUNZUR |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Türkiyeli aydının Kürtlere ve Kürt kültürüne bakışı | MÊVAN | Genel Kültür | 26 | 04-05-2008 08:38 PM |
| Avrupa Kürtleri | MÊVAN | İlginç Konular | 5 | 06-03-2008 01:40 PM |
| Kürt sanatında üretim krizi | MÊVAN | Müzik Sohbet | 0 | 02-05-2007 01:37 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.