Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Yıllık Ödevler, Eğitim Konuları > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Felsefe

Kayıt Ol SSS

 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 24-06-2006, 11:15 PM   #6 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesaj: 3,199
Üye No: 5196
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 1457
Rep Puanı : 145032
Rep Derecesi
paradox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond reputeparadox has a reputation beyond repute
Varsayılan



Elli yıldır tekrarlanmakta olan çocukça bir soruya gelecek olursak: "Hoş olmayan [arzulanmayan] işleri kim yapacak?"; bilginlerimizden hiçbirisinin, yaşamının sadece tek bir gününde bile bu sorunu ele almamış olmasından samimi olarak üzüntü duyuyorum. Eğer hala ortada gerçekten de hoş olmayan işler varsa, bunun tek sebebi bilim adamlarımızın bunu [bu işi] daha az [hoşa gitmeyecek] kılacak araçlar üzerinde düşünmeye aldırmamış olmasıdır. Bu [tip hoşa gitmeyen işleri] günlüğü birkaç peniden yapacak açlık çeken insanlar olduğu hep biliyorlardı.
Toplumun yasalarını ihlal edecek olanları cezalandırmak için hükümetin gerekeceğinin savunulduğu üçüncü --esas-- itiraza gelince; kazayla da olsa bahsedilebileceklerden çok daha fazla söyleyecek şey var. Soruna daha fazla eğildikçe, [toplumun] bağrında [bu gibi] toplum karşıtı eylemlerin icra edilmesinden toplumun sorumlu olduğu; ve hiçbir cezalandırmanın, hapse atmanın, cellatın bu gibi eylemlerin sayısını azaltamayacağı sonucuna ulaşırız; [yani] toplumun bizzat kendisinin yeniden örgütlenmesinden daha kısıtlı hiçbir şey [bu gibi eylemlerin sayısını azaltamayacaktır]. Her yıl mahkemelerimizin önüne gelen olayların dörtte üçü, doğrudan veya dolaylı olarak, --insan doğasının sapıklığından [sapkınlığından] değil-- refahın üretimi ve bölüşümü bağlamında bugünkü düzeni bozuk toplumsal durumdan kaynaklanmaktadır. Ayrı ayrı bireylerin toplum karşıtı eğilimlerinden kaynaklanan az sayıdaki toplum karşıtı eyleme gelince, hapishanelere ve hatta cellatlara başvurmakla bunların sayısını azaltamayız. Hapishanelerimizle onları çoğaltıyoruz, onları daha da kötü yapıyoruz. Detektiflerimizle, "kan bedeli"yle, infazlarımızla ve hapishanelerimizle; toplum içinde öylesine yalın tutkular ve alışkanlıklar yayıyoruz ki; bu kurumların etkilerinin tam anlamıyla farkına varan birisi toplumun ahlâğı koruma bahanesiyle yaptıklarından korkuya kapılacaktır. Başka çareler, çoktan beridir işaret edilen başka çareler aramalıyız.
Tabii ki şimdi, çocuğu için yiyecek ve kalacak bir yer arayan bir anne tam bir oburluğa has zerafetle dolu dükkanların önünden geçmek zorundayken; en göz kamaştırıcı ve küstah lüks şeyler, en berbat sefaletle yan yana sergilenirken; zengin bir adamın köpeği veya atı, bir madende veya bir tezgahta acınacak bir ücretle çalışan annelerin milyonları bulan çocuklarından çok daha iyi beslenirken; bir hanımfendinin her bir "mütevazi" gece elbisesi, sekiz aylık veya bir yıllık insan emeğine denk düşüyorken; bir başkasının harcanması pahasına zenginleşmek "yüksek sınıf"ın ilan edilmiş amacıyken; ve namuslu ile namussuz para kazanma yolları arasında hiçbir belirgin sınır yokken; işte o zaman, mevcut durumu devam ettirmenin tek yolu zor [kullanımı] olacaktır. Böylece de polis, hakim ve cellat orduları birer gerekli kurum haline gelir.
Ama eğer tüm çocuklarımız --tüm çocuklar bizim çocuklarımızdır-- sağlam bir öğrenim ve eğitim alırlarsa --ve eğer biz bunu sağlayacak araçlara sahip olursak--; eğer her aile nezih bir evde yaşarsa --ve bunu mevcut yükselen üretim tempomuzla yapabilirlerse--; eğer her genç erkek ve kadın bir el sanatı öğrenirken aynı zamanda da bilimsel öğretim alırsa, ve el emeğiyle refah üretenler aşağılık timsali olarak düşünülmezse; eğer bir insan bir diğeriyle yakın ilişkiler içinde yaşarsa, ve şimdi bir azınlığın yaptırımı altında olan kamusal işler[in halledilmesi] için ilişkiler [daha da] geliştirirse; ve eğer daha yakın ilişkilerin sonucu olarak, komşularımızın zorluklarına ve acılarına karşı, daha önce akrabalarımızınkilere gösterdiğimiz gibi ilgi gösterirsek; işte o zaman polisleri, hakimleri, hapishaneleri ve infazları ayıklayıp bir kenara bırakmalıyız. Toplum karşıtı eylemler cezalandırılmayacaktır, kökünden halledilecektir [çözülecektir]. Az sayıdaki zıtlaşma arabulucular sayesinde kolayca çözümlenecek ve kararların uygulanmasında, bugün Çin'deki aile mahkemelerinin kararları uygulanmasında kullanılandan daha fazla bir zor [kullanımı] gerekmeyecektir.

Ve şimdi önemli bir soruyu ele almalıyız: bireylerin tam özgürlüğünü tanıyan yasaları olan ve bunu ilan eden bir toplumda ahlâk olacak mı; cevap açıktır. Kamusal ahlâk yasa ve dinden bağımsızdır, [onlardan] daha önce ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar, ahlâk öğretileri dini öğretilerle ilişkilendirildi. Ancak dini öğretinin akıllarda bıraktığı etki son zamanlarda söndü, ve ahlâğın dinden çıkarsadığı yaptırımlar artık eskiden sahip olduğu güce sahip değil. Eski imana sahip şehirlerimizde milyonlar büyüyor. Bu, ahlâğı bir kenara fırlatmamız ve onu ilkel [biçimdeki] evrenin yaradılış kuramına yapıldığı gibi acı bir alaycılıkla davranmamız için bir neden mi?
Tabii ki hayır. Genel olarak kabul edilmiş belirli bir ahlâğı olmayan hiçbir toplum yoktur. Eğer herkes arkadaşlarını aldatmaya alışarak büyürse; eğer başkalarının sözlerine ya da söylediklerine asla güvenemezsek; eğer herkes arkadaşına, her türlü savaş yöntemini kullanmayı mübâh gördüğü bir düşmanmışçasına davranırsa; hiçbir toplum var olamaz. Ve dini inançlardaki çöküşe rağmen, ahlâk ilkelerinin sarsıntıya uğramadan kaldığını görüyoruz. Hatta dinsiz olan kişilerin bile mevcut ahlâk standartlarını yükseltmeye çalıştığını görüyoruz. Gerçek, ahlâk ilkelerinin dini inançlardan bağımsız olduğu, onları öncelediğidir [onlardan önce oluşmuşlardır]. İlkel Tchuktchilerin dini yoktu: sadece batıl inançları ve doğal kuvvetlere karşı [duydukları] korkuları vardı; ve yine de onların Hristiyanlar ve Budistlerce, Müslümanlar ve Yahudilerce öğretilen ahlâk ilkelerinin aynılarına sahip olduklarını görüyoruz. Bundan başka, bazı uygulamaları, bugünkü uygar toplumumuzda ortaya çıkandan daha ileri bir kabile ahlağı standartına sahip olduklarını ortaya koyuyor. Aslında her yeni din ahlak ilkelerini tek gerçek ahlâk stoğundan --insanların kabilelerde, şehirlerde veya uluslarda yaşamak üzere biraraya gelmeleri ile beraber gelişen ahlâk alışkanlıklarından-- sağlar. Belirli bazı karşılıklı dayanışma ahlâki alışkanlıkları ve hatta ortak fayda çıkarına kendinden fedakârlık etmenin gelişmesine yol açmayan hiçbir hayvan topluluğu yoktur. Bu alışkanlıklar yaşama mücadesi içindeki türlerin refahı için gerekli olan koşullardır --türlerin korunması için verilen mücadelede bireylerin işbirliği, çokça bahsedilen yaşama araçları[na sahip olmak] için bireyler arasında [yaşanan] fiziksel mücadeleden çok daha önemli bir etmendir. Organik dünyada en "sıhhatli" olanlar, toplum içinde yaşamaya alışkın olarak gelişenlerdir; ve toplum içinde yaşamak ise mecburi olarak ahlâki alışkanlıkları ifade eder. İnsanoğlu söz konusu olunca, --uzun varoluşu boyunca [insanoğlu]-- insan toplulukları var oldukça ortadan kaybolamayacak toplumsal alışkanlıklar, ahlâki alışkanlıklar nüvesinin içinde gelişmiştir.Ve bu nedenle güncel ekonomik ilişkilerimizin sonucunda şimdi işlemekte olanın aksi yöndeki etkilere rağmen, ahlâk alışkanlıklarımızın nüvesi var olmaya devam eder. Yasa ve din sadece onları açık bir şekilde ifade ederler ve yaptırımları sayesinde onları uygulatmaya çalışırlar.

Ahlâk kuramlarının çeşitleri ne olursa olsun, bunların hepsi üç ana kategori altında toplanabilir: dinsel ahlâk; faydacı ahlâk; bizzat toplum içinde yaşamanın gerekliliklerinden kaynaklanan ahlâk alışkınlıkları kuramı. Her dinsel ahlâk, emirlerini vahiylerden kaynaklanıyor göstererek kutsallaştırır; ve şimdiki ya da gelecekteki yaşamda ödül veya ceza vaadiyle öğretilerini zihinlere yerleştirmeye çalışır. Faydacı ahlâk ödül fikrini savunur, ancak bunu insanın kendisinde bulur. [Faydacı ahlâk] insanı hazları incelemeye, onları sınıflandırmaya ve en yoğun ve en sürekli olanlarına öncelik vermeye çağırır. Her ne kadar bir takım etkiler gösterdiyse de, bu sistemin insanoğlunun büyük bir kısmı tarafından fazlasıyla suni olarak değerlendirildiğini fark etmemiz gerekir. Ve en nihayetinde, --çeşitleri ne olursa olsun-- üçüncü bir ahlâk sistemi ahlâki fiillerde --toplum içindeki yaşamında insanı en sağlıklı kılmakt en güçlü olan ahlâki fiillerde--, kardeşlerinin neşesiyle neşelenen, bazı kardeşleri acı çekerken acı çeken bir bireyin saf gereksinimini; toplum içindeki yaşam tarafından yavaşça işlenen ve mükemmelleştirilen bir alışkanlığı ve bir ikinci doğayı görür. Bu insanoğlunun ahlâğıdır; ve bu aynı zamanda anarşizmin ahlâğıdır. İşte bunlar, çok kısa bir özet halinde, anarşizmin önde gelen ilkeleridir. Bunların her biri pekçok önyargıyı yaralar, ve yine bunların her biri bizzat insan topluluğunca sergilenen eğilimlerin incelenmesinden kaynaklanmıştır. Bunlardan her biri sonuçları açısından oldukça zengindir ve birçok güncel görüşün baştan aşağı revize edilmesini ima eder. Ve anarşizm yanlızca uzak bir geleceğe ilişkin anlayış değildir. Halihazırda, bireyin eylem alanı ne olursa olsun, [birey] ya anarşist ilkeler doğrultusunda veya zıttı bir çizgide davranabilir. Ve bu [anarşist ilkelerle uyumlu] doğrultuda yapılacakların hepsi, daha fazla gelişmenin geleceği bir doğrultuda yapılacaktır. Aksi doğrultuda yapılacakların tümü ise, insanlığı gitmeyeceği bir doğrultuda gitmeye zorlama teşebbüsü olacaktır.


Bu mesaj en son " 01-07-2006 " tarihinde saat 03:23 AM itibariyle paradox tarafından düzenlenmiştir....
paradox is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 24-06-2006, 11:16 PM   #7 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: 2. periyot 7A grubu
Mesaj: 811
Üye No: 2415
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 745
Rep Puanı : 74106
Rep Derecesi
hezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond repute
Varsayılan


eline sağlık paradox baya geniş bir paylaşım olmuş....


__________________
hezann is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 25-06-2006, 02:43 AM   #8 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesaj: 1,039
Üye No: 3293
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 350
Rep Puanı : 34539
Rep Derecesi
death has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond repute
Varsayılan


dostum uzun görünmekle birlikte,biraz göz yorunca anarşizmi anlaşılır bi şekilde anlattığını... diğer-sosyalizm,kominünizm- rejimlerden farkını-bi rejim olmayışını- çok güzel anlatmış... aslında bazı şeylerin ütopik olmadığını da anlıyoruz...

ellerine sağlık paradox.........

death is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 25-06-2006, 02:45 AM   #9 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: Meksika Sınırı
Mesaj: 2,030
Üye No: 2994
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 1801
Rep Puanı : 179509
Rep Derecesi
orphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond reputeorphales has a reputation beyond repute
Varsayılan


helal paradox,
nie yalan sölim senden böle bir çalışma bekliyordum aslında dünkü fikir alışverişlerinden sonra

__________________
orphales is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 25-06-2006, 02:49 AM   #10 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesaj: 1,039
Üye No: 3293
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 350
Rep Puanı : 34539
Rep Derecesi
death has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond reputedeath has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
orphales tafarından gönderildi
helal paradox,
nie yalan sölim senden böle bir çalışma bekliyordum aslında dünkü fikir alışverişlerinden sonra
yapar yapar....o böle şeyler.........
bence de helel olsun....:K

death is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Belli Başlı Anarşist Düşünürler Kimlerdirr? **** kaosdr Felsefe 3 22-12-2007 04:39 AM
Max Stirner ve (Bireyci) Anarşistler ********* paradox Filozoflar 9 19-08-2006 11:17 PM
Anarşist Komunizm ******** kaosdr Felsefe 8 30-05-2006 01:45 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 04:51 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved



Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.