|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Merhabalar,
Afyonkarahisar'a Ermeniler 1590 lı yıllarda, mevlevilerin daveti üzerine gelmişler ilk kez. Tabi daha evvel de bir kaç tüccar gelmiş olabilir ancak kesin kayıtlar (şeriye sicilleri) yukarıdaki tarihi veriyor.. daha sonra 1915 li yıllarda büyük kısmı sürgüne yollanmış. yani yaklaşık 300 yıl o topraklarda yaşamışlar. Afyonkarahisarda benim tespit edebildiğime göre tek bir Ermeni dahi günün politik olayları nedeniyle hayatını kaybetmemiş. Ben amatör bir tarih araştırmacısıyım. Afyonkarahisar Ermenileri ile ilgili araştırma yapıyorum. Bilgisi, belgesi, ilgisi olanların lütfen beni yönlendirmesi ve yardımcı olmasını rica ediyorum Saygılarımla |
|||||||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
yahu hele bi selam ver, bi soluklan..
ondan sonra maruzatını arzet.. bu ne acelecilik bu ne telaş azizim.. bi xêr hatî / hoşgeldin..
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | ||||||||||||
|
Alıntı:
Afyonkarahisar/Աֆիոն Գարահիսար sancagi Efsanelere gore Truva savaşindan sonra Makedonyalilar tarafindan kurulan Afyon, isminden de anlaşilacaği gibi Afyon uretimi ile meşhurdu.1914 yilinda 6.550 nufuslu Ermeni cemaatinin, Surp Asvadzadzin ve Surp Toros adli iki kilisesi vardi.Ayrica Sahakyan adini taşiyan iki lise ve dort ilkokulu olan cemaat, yunculuk, demir ve mermer madenciliği ,haşhaş yagi uretimimiyle uğraşiyordu.Afyon Ermeni cemaati, gumuş motiflerle suslu ev yapimiylada unlenmisti. Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi'le taninan Muslice halkini ve Sandikli'yi da katarsak bolgede yaşayan Ermeniler'in sayisi 7.448'e ulaşiyordu. Afyonkarahisar kokenli Khachadur Tonelian ![]() O korkunç manzaraları üzüntüyle hatırlayan soykırımdan kurtulmuş Afyonkarahisarlı Arpine Bartikyan (1903 doğumlu) da gördüklerini anlattı: “…Bir de milli hareket baş gösterdi. İzmir’i ateşe verdiler. İlkönce Ermeni mahallesini yaktılar. Aziz Stepanos Kilisesi’ni ateşe verdiler; çünkü bütün Ermeniler korunmak için o kiliseye sığınmışlardı. Sonra biz Ermeniler kaçtık; deniz kenarına gittik. Denizde bir sürü kayık vardı; ama Türkler, kayıklar su alsın ve Ermeniler kurtulamasın diye diplerini önceden delmişlerdi. Zavallı Ermeniler kayığa biniyorlardı; kayık biraz yol aldıktan sonra içine su doluyor ve bütün Ermeniler denize dökülüyordu; denizin yüzeyinde bir sürü şişmiş ceset vardı. Bizi Balçova’ya götürdüler ve kıyıya yakın ahşap kulübelere doldurdular. Başladılar bizi gözden geçirmeye. Güzel kızları tutup, sürükleye sürükleye götürüyorlardı. Ben ufak tefek bir kızdım; kadınların eteklerinin altına gizlendim. Bizim Mari’nin yüzüne kurum sürmüşler, saçlarını da kırkmışlardı; acayip bir görünümü vardı. Ona bakıp beğenmediler: ‘yaramaz’ dediler ve bıraktılar. Biraz ilerde bizi kesmek için bıçaklarını bileyen Türklerin sesleri duyuluyordu. Bir Ermeni kızı sıranın kendisine geleceğini görünce, pencereden atladı; ama ölmedi: aşağıda Türk askerler varmış… birkaç gün sonra onu geri getirdiler; o zaten tanınmaz bir haldeydi…” [Sv. 2000. Gth. 197, sayfa 334]. Deir-es-Zor sürgünü anılarından tanıdığımız Afyonkarahisarlı Sümbül Berberyan (1909 doğumlu) aynı üzüntü ve gözyaşlarıyla İzmir Faciası sırasında kendi gözleriyle gördüklerini de hatırladı: “…Ermenileri, Rumları denize atıyorlardı. Genç, yaşlı, anne, çocuk farkı gözetmiyorlardı. Türk askerleri herkesi süngülerle delik deşik ediyordu; çocukları, büyükleri tutup denize atıyorlardı. Denizde bir sürü ceset vardı; öyle ki suyu göremezdin. …Sonra başka Türk askerleri gelip bizi buldu. Hepimizi yan yana dizdiler; aramızdaki iki erkeği bizden ayırdılar; onları yere yatırıp derilerini yüzmeye başladılar ve gülerek ‘inek kesiyoruz’ dediler. Adamların derilerini zorlukla yüzdüler. O zavallılar bangır bangır bağırıyorlardı. Sonunda derileri yüzüldü. …Bir yerde Türkler büyük bir ateş yakmış, Ermenileri o ateşin içine atıyorlardı. Annemi tutup ateşe attılar. Biz, ben ve ablam başladık bağırmaya; annemi ateşin içinden kurtaramadık…” [Sv. 2000. Gth. 200, sayfa 336-337]. Ondan sonra, soykırımdan kurtulan bu kişi aynı üzüntü ve gözyaşlarıyla, hıçkıra hıçkıra kendi bestelediği uzun ağıtı söylemeye başladı; biz bu ağıttan bir bölüm aktarıyoruz [orijinali Ermenicedir]: Afyon’dan çıktık, İzmir şehrine geldik, Sevgili anamı bulamadım, Hüngür hüngür ağladım. Ah sevgili anacığım! Bizi aldattılar, Beni senden ayırdılar, Seni de ateşe attılar, Cayır cayır yaktılar!… Armenians killed by Kemalist troops at Afion Karahisar. Kemalistler tarafindan katledilmis Ermeniler. |
||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Varto Kazası Ermenileri / Վարդո Kazasi | Avedis | Genel Kültür | 6 | 27-04-2008 08:53 AM |
| Ermenileri Kürtler mi kesti? | MÊVAN | İlginç Konular | 0 | 26-04-2008 07:23 PM |
| Kentlerin Tarihçesi!.. | MÊVAN | Tarih | 24 | 03-02-2008 03:19 PM |
| Mersin,Içel,Tarsus/Տարսոն Kazasi Ermenileri | Avedis | Genel Kültür | 1 | 22-01-2008 11:19 AM |
| İtalya, Ermeniler'i kırmamak için Türkiye’yi hiçe saydı | Avedis | Sınırsız Muhabbet Burada | 0 | 19-04-2007 03:49 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.