Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kürtçe Forum > Foruma Kurdi > Dirok

Kayıt Ol SSS







 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 09-02-2008, 12:46 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mesaj: 2,775
Üye No: 2423
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 7060
Rep Puanı : 705526
Rep Derecesi
ByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond reputeByMeD has a reputation beyond repute
Varsayılan Kürt Tarihinden Önemli Olaylar...

[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Mustafa Kemal, kendi emriyle kurulan Umum Müfettişliği’ne atadığı İbrahim Talî Öngöre ile birlikte (1927).
1925′te Şeyh Said Efendi liderliğinde başlatılan ve 46 kişinin idam edilmesiyle son bulan Kürt isyanı sırasında Türkiye Cumhuriyeti, Kürt illerine karşı sert yaptırımlara başladı. Kürt illerine müdahale etmek istemeyen Fethi Okyar başkanlığındaki hükümetin feshedilmesi ve yerine İsmet İnönü başkanlığındaki kabinenin getirilmesiyle başlayan süreç, 24 Mart 1925′te Takrir-i Sükûn ve İstiklal Mahkemeleri’nin Kuruluşu Yasası’nın kabülüyle devam etti. Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Dersim mebusu Feridun Fikri Bey’in ısrarla karşı çıktıkları yasa tekliflerinin oylamasında, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın 15 milletvekilinin tamamı olmak üzere 60 kişi oylamada ret oyu kullandı.

[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





19. yüzyıl dünya dengelerinin değiştiği ve haritaların uzun bir aradan sonra değişmeye başladığı bir yüzyıl oldu. 20. yüzyılın ilk çeyreği özellikle, Kürtlerin de bulunduğu Ortadoğu’yu değiştirdi ve Osmanlı gibi büyük devletler küçük ülkelere bölündü. Sadece Ortadoğu’da 28 yeni ülkenin kurulduğu bu yüzyılda birçok halk gibi Kürtler de bağımsızlıkları için çeşitli ayaklanmalara başvurdular. Birinci Dünya Savaşı sonrası gelişen politik ve diplomatik süreçte düşündükleri kazanımları elde edemeyen Kürtler, bir yüzyıl boyunca mücadele etmekten de geri durmadılar. Coğrafyları resmî olarak dört parçaya bölünen ve kimi zaman otonomik haklar elde eden Kürtler, 1900′lerin ilk yarısında kısa ömürlü de olsa bir Kürt Cumhuriyeti kurmayı başardılar.


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





1514’te Çaldıran Savaşı ile büyük bir kısmı Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçen Kürdistan coğrafyası, 1639’da Osmanlılar ile Safeviler arasında imzalanan Kasr-ı Şirin ile ikiye bölünmüştü.Idrîsê Bedlîsî, Mehemed Paşayê Bekrî (Bıyıklı Mehmed Paşa), Şerefxan ve Bedirxan gibi beyler tarafından Kürdistan eyaletinde yönetilen Kürtler, Osmanlı’nın yıkılışına doğru çeşitli siyasî örgütlemelere gittiler ve Osmanlı’daki diğer halklar gibi bağımsızlık istemlerinde bulundular. Bu istemlerini resmî örgütlerle duyuran Kürt halkının Osmanlı’daki ilk yasal örgütü, 1900 yılında İstanbul’da kurulan Kürdistan Azm-i Kavî Cemiyeti‘dir. Cemiyetin kurucusu Diyarbekirli Fikri Efendi, en aktif üyesi ise 1910 yılında kurulan ve Kürt çocuklarının gittiği Meşrutiyet Mektebî’nin müdürü Kürdizade Ahmed Ramiz’dir.
Kürdistan’da kurulan ilk cemiyet ise 1908 yılı Mayıs ayında Diyarbekir’de kurulan Osmanlı Kürt İttihat ve Terakki Cemiyeti’ydi. Bu cemiyetin, 21 Mayıs 1889’da II. Abdülhamit’e karşı gizli olarak kurulan ve o tarihlerde Türkçülerin eline geçmiş olan Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti’nden ayrılmış Kürtler tarafından kurulduğu ve kısa bir süre sonra kapatıldığı bilinmektedir.


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti’nin Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile bağlantısı kesildi ve ateşkes istemek durumunda kaldı. 30 Ekim 1918′de İtilaf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında Limni adasının Mondros Limanı’nda Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bahriye Nazırı Rauf Bey’in (Daha sonraları Orbay soyadını aldı) imzaladığı bu anlaşmanın, “Müttefikler, güvenlerini tehdit edecek bir durum ortaya çıktığında herhangi bir stratejik noktayı işgal hakkına haiz olacaklardır” hükmünü içeren 7. maddesi gereğince Fransa, 7 Aralık 1918′de Kürtdağı, Antakya ve İskenderun’a çıkardığı askerlerle Güneybatı Kürdistan’ı ve Suriye’yi resmen işgal etti.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]






17 Aralık 1959′da çoğu Ankara ve İstanbul’da oturan 40 Kürt aydını, ev ve işyerlerine aynı anda düzenlenen baskınlar sonrasında tutuklandı. “Yabancı devletlerin müzahereti ile Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek”le suçlanan 40 Kürt aydınının davasına tutuksuz 10 sanık daha dahil edildi. İstanbul Merkez Kumandanlığı’nın Harbiye’deki binasında tutuklu bulunan bu aydınlardan Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisi Mardinli Mehmet Emin Batu’nun hücresinde ölü bulunması üzerine toplam sanık sayısı 49 olunca, dava “Kırkdokuzlar Davası” olarak adlandırıldı. Daha sonra dava dosyasına biri tutuklu iki kişi daha eklendiyse de, dava hep aynı adla anıldı. Aralarında Musa Anter, Sait Kırmızıtoprak, Şerafettin Elçi, Naci Kutlay ve Kemal Burkay gibi Kürt aydınlarının da bulunduğu davanın yargı süreci yaklaşık 8 yıl sürdü. Bu davanın savunmaları Kuzey Kürtleri’nin ilk resmi kamusal talepleri olarak kayıtlara geçti.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





1918 yılının ekim ayında İstanbul’da bir grup Kürt vatanseveri tarafından kurulan Jîn Dergisi, yayın hayatına başladı. Çıkış amacı Siverekli Hilmi’nin “Kürt Gençliğine Hitap” başlıklı yazısında “yüzyıllardan beri ihmal edilen Kürt halkının tarihsel yaşamına, ulusal haklarına, edebiyat ve sosyolojisine ilişkin yayında bulunmak” olarak belirtilen dergi toplam 25 sayı yayımlandı.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





The Illustrated London News adlı İngiliz dergisinin 22 Nisan 1854 tarihli baskısı, Maraşlı aşiret reisi Fata Reş Xanim’in İstanbul ziyaretine geniş yer ayırdı. Haberde bu Kürt kadınının 300 savaşçısıyla birlikte İstanbul’a Osmanlı sultanlığına bağlılığını bildirmek üzere I. Abdülmecid ile görüşmek için geldiği belirtiliyordu. Habere göre Fata Reş, ilgiyle karşılanmış ve sultan tarafından sarayda ağırlanmıştı.


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





3 Mart 1924′te TBMM, ‘öğretimin birliğini sağlamak’ gerekçesiyle Tevhid-i Tedrisat kanununu çıkardı ve bu kanunla yüzyıllardır bir gelenek halinde süren ve Kürt bilinci için bir tür ‘ocak’ işlevi gören Kürt medreseleri yaşadışı sayıldı. Şeriye ve Evkaf Bakanlığı’nın da kaldırıldığı oturumda bütün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Bu kanundan en olumsuz biçimde etkilenen Kurdistan coğrafyası oldu. Daha sonra Güneydoğu ve Doğu Anadolu olarak kabul edilecek olan bölgede o tarihte resmi rakamlara göre 8347 medrese vardı. 1924′ten itibaren aşama aşama kapatılan bu medreselerden çok azı geleneğini farklı biçimlerde sürdürebildiyse de bu tarihten itibaren Kurdistan coğrafyasının eğitim-öğretim hayatı adeta karanlığa gömüldü. Felsefe, mantık, içtimaiyat (sosyoloji), fen, matematik, fıkıh, kelam (islam düşüncesi), akaid (dinsel kurallar) gibi diğer din derslerinin de işlendiği medreslerin yerine ancak kanunun çıkarılmasından 27 yıl sonra, 1951′de ilkokullar açılabildi.


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Mustafa Kemal’in Anadolu’daki faaliyetlerinden rahatsız olan İstanbul Hükümeti Mustafa Kemal’i engellemek için çeşitli taktikler geliştirmişti. Bunlardan biri o ve arkadaşları hakkında çıkarılan bir idam fetva ve fermanının Anadolu’da dağıtılması oldu.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




Kürt İstiklal Komitesi, 30 Ekim 1918 Mütarekesi’nden sonra Bedirxan ailesinden Süreyya Bey tarafından Mısır’da kuruldu. Örgütün 13 maddelik programı ve 25 maddelik tüzüğü vardı. Komite, İngiltere’ye başvurdu. 19 Aralık 1918 tarihindeyse Fransızca bir memorandum sundu. Türkiye ve Irak Kürdistanı’nı içeren ve sınırları Kafkasya’ya dayanan bağımsız bir Kürdistan isteminde bulunuldu. Şerif Paşa ile birlikte Paris Barış Görüşmeleri’nde hazır bulunmak üzere Arif Paşa görevlendirildi.


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





1842 yılında Osmanlı Devleti’ne karşı bağımsızlık ilan eden ve statüsünü 1846 yılındaki büyük çarpışmalara kadar koruyan [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]‘in 27 Temmuz 1847′de Eruh Kalesi’nde teslim oluşu ile Kürt birlikleri Osmanlı ordusuna karşı yenilmişti.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





13 Şubat 1925′te Piran’da Şeyh Said Efendi liderliğinde başlayan Kürt isyanı, beraberinde ağır yaptırımlar da getirdi. İsyanın başlangıç döneminde iktidarda Fethi Okyar hükümeti bulunmaktaydı. Mustafa Kemal’in istemiyle Fethi Okyar istifa etmiş, başbakanlık görevi 3 Mart 1925′te İsmet İnönü’ye verilmiş ve bir gün sonra İsmet İnönü’nün kurduğu kabine güvenoyu almıştı. Başbakan İsmet İnönü’nün ilk icraatı, güvenoyu aldığı gün meclisten geçirdiği Takrir-i Sükûn Yasası oldu.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





1847′de Bedirxan Beyin bağımsızlık ilanına sert bir müdahale ile karşı çıkan ve ayaklamayı bastıran Osmanlı, Bedirxan Beyi ve arkadaşlarını aileleriyle birlikte Girit ve Ruscuk’a sürgüne gönderdi. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, bastırılan isyan ardından bölgede çeşitli düzenlemelere gitti ve Vilayet-i Kurdistan’ı yeniden düzenledi. Mustafa Reşit Paşa, bu dönemde İngilizlerden etkilenerek halen devam eden köle ticaretine karşı geldiyse de devlet eliyle, Bedirxan Bey’e destek vermiş Yezidi, Hristiyan, Nesturî ve Yakubî Kürtlerden bir çok tutsak, kadın ve çocuklarla birlikte Diyarbekir, Musul ve Bağdat pazarlarında köle olarak satıldı.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Birinci Dünya Savaşı’nın bitiminden birkaç yıl sonraki fiili durum 24 Temmuz 1923′te imzlanan Lozan Antlaşması ile resmileşti ve daha önce [Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ] (1639) ile ikiye bölünmüş olan Kurdistan coğrafyası bu kez dört ayrı devletin sınırları içinde kalmış oldu.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




1774 ile 1934 yılları arasında yaşayan Bitlis (Mutki - Mêydanê köyü) Kürtlerinden Zaro Ağa, dönemimizin bilinen en uzun ömürlü insanı kabul edilir. 1700′lü yılların sonuna doğru Bitlis’ten İstanbul’a gelen Zaro, burada hamallık yaparak geçimini sürdürür. 10 Osmanlı padişahı (I. Abdülhamid, III. Selim, IV. Mustafa, II. Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz, V.Murad, II. Abdülhamid, V. Mehmet Reşat ve Vahdettin) gören bu ünlü Kürt, 7 büyük savaş (Kırım Harbi, Rus Harbi, Plevne, Kafkas Savaşı, Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı, Türk Kurtuluş Savaşı) atlatır. 1900′lerin başında Avrupa medyasının ilgi odağı olunca yaşamı hakkında bilgiler kayıtlara geçti. Medyatik hale geldi ve tanıtım amacıyla 1925 yılında İtalya, 1930 yılında Amerika, 1931 yılında İngiltere’ye götürüldü, buralarda uzun yaşamının sırlarını anlattı insanlara.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]






Yezidiliğin kurucusu Şêx Hadi Bin Misafir (Şeyh Hadi) Güney Kürdistan’ın Laleş şehrinde 1162′de vefat etti. Şêx Hadî, Hakkâri’nin Beytülkar köyünde 1015 yılında dünyaya geldi. Halk arasında El Hekkârî adıyla bilinen Hadi Bin Misafîr, Zerdüştlüğü gözden geçirerek Yezidlik adı altında yeniden düzenledi. Yezidilik inancında olanları da Arapça’da Rab manasına gelen Yezdan sözcüğünden türettiği Yezdenî sözcüğüyle tanımladı. Bu sözcük zamanla tahrif olarak Yezidî, Yezdî ve Ezdî’ye dönüşerek Şêx Hadî’nin yolundan giden Kürt topluluklarına ad olarak verildi.

[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Kürt eğitim örgütü Gîhandinî (yetişme, yetiştirme, olgunlaştırma), 1912 sonlarında Kürt diplomat Abdurezzak Bedirxan ile Kürdistan kahramanlarından Simko’nun (İsmail Axayê Şikakî) çabalarıyla Doğu Kürdistan’ın Xoy (Hoy) kentinde kuruldu. Örgütün görevleri arasında Kürdistan’da okullar kurmak, Kürtçe kitap yayımlamak, gazete ve dergi çıkarmak, Kürtçe alfabeyi düzenleyerek modern eğitim vermek, Kürt gençlerinin seyahati için çeşitli ülkeler ile temas geliştirmek ve bu seyahatleri organize etmek vardı.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Türk tarih yazımında 1919-1922 yılları ‘Türk Kurtuluş Savaşı’ ya da özgün adıyla ‘Milli Mücadele’ şeklinde geçer. Türkiye’de esas olarak bu yıllarda batıda Yunanlılar, doğuda ise Ermenilere karşı bir savaş sürdürülmüştü. Kürtler bu savaşa oturdukları toprakların işgal edilmesi nedeniyle, Mustafa Kemal’in başında bulunduğu ve Heyet-i Temsiliye adıyla bilinen kurulun çalışmalarına ve Müdafaa-i Hukuk ile Kuvayı Milliye müfrezelerine katılmışlardı. Mustafa Kemal, bu dönemde, özellikle etkin Kürtleri ve onların silahlı güçlerini savaşa katabilmek için yoğun çaba harcamıştı. 1916′da tanıdığı Kürt Beylerine özel mektuplar yazdı ve onları, dünya savaşı başlamadan Müdafaa-i Hukuk’a katılmaya ikna etti. Bu yıllar Mustafa Kemal’in ve Milli Türk Hareketi’nin Kürt motifini aralıksız kullandığı yıllardı ve Kürtler de bu savaşta bir motif olarak yer alacaklardı.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




1543’de Bitlis’te dünyaya gelen ve 1613’te ölen Kürt hükümdarı Şerefxanê Bedlisî, Kürt tarih yazıcılığının en önemli eseri kabul edilen ve Kürdoloji’de önemli bir kaynak olarak yer tutan Şerefnâme adlı eserini 1597 yılında tamamladı. Şerefxan bu eserde, bir sosyolog gibi Kürtlerin yapıları ve karakterleri üzerinde durmakta, onların tarihleri hakkında bilgiler vermektedir. Yalın bir dil ile yazılan Şerefnâme’de, yazar, Kürtleri, beyleri, aşiret ve Kürtler’le ilgili olayları anlatırken tamamen abartısız ve nesnel bir biçimde davranır. Dehak’a karşı ayaklanan Kawa’nın efsanesiyle başlayan kitapta, Kürt topluluklarının aşırı cesaret sahibi, alabildiğine mert ve cömert olmalarıyla tanındığı, yaradılışlarından kaynaklı son derece mağrur oldukları, onurlarının yüksek ve riyakarlığı sevmedikleri yazılıdır.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




Mayıs 1919′da İstanbul’da Süleymaniyeli Doktor Encum Yamulkî Xanim başkanlığında kurulan Teal-i Nisvan-ı Kurdî adlı cemiyet, 20 Haziran 1919′da okutulan mevlit ile faaliyetlerine başladı. Burada bir konuşma yapan Encum Yamulkî Xanim, derneğin amacını şöyle açıklıyordu: “Kürt kadınlarının çağdaş olarak gelişmelerini sağlamak, aile yaşamında köklü sosyal reformlar gerçekleştirmek, göç ettirme ve kitle halinde öldürmeler dolayısıyla sefalet içine düşen Kürt öksüz ve dullarına iş bulmak ve nakdî yardımda bulunmak.”
(Doktor Encum Yamulkî, Türklerin Nemrut Mustafa olarak adlandırdıkları Kürt Mustafa Paşa Yamulki’nin en büyük kızıdır. Cumhuriyet kurulunca Paris’e yerleşmiş ve orada 1968 yılında ölmüştür. Kaynaklarda adına farklı şekillerde rastlanmaktadır. Encum, Anjoom, Enjom, Anyom, Anjom, Ancom)


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




Bu resim yeniden boyutlandırıldı. Orjinal Boyutta görmek için buraya tıklatın. Resmin gerçek boyutları 1015x783 ve büyüklüğü 511KB.
Hêvî (Umut) adlı Kürt öğrenci örgütü 1912′de Ömer Cemil Paşa tarafından kuruldu. Dernek temel olarak Wilson İlkeleri’nden Kürtlerin de yararlanması gerektiğini savunuyordu. İstanbul’da öğrenciler arasında ve Diyarbakır’da teşkilatlanan örgüt, Kürdistan Teali Cemiyeti’nin kurulmasına da katkıda bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine çoğunluğunu gençlerin ve öğrencilerin oluşturduğu bu derneğin üyeleri askere alındı.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]



Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti, 19 Eylül 1908 tarihinde Şeyh Abdülkadir ve Prens Emin Bedirxan tarafından İstanbul-Vezneciler’de kuruldu. Farklı politik görüşleri birleştiren dernek çok sayıda üyeye sahip oldu. Derneğin programı şöyleydi: Okullar açmak, Kürtleri idarî ve yargı görevlerine atamak, Kürtçe dilini resmi dil olarak kabul ettirmek, Kurdistan’ın muhtelif şehirlerinde üniversiteler açmak, anadilde siyasi gazete ve dergiler çıkarmak, mecliste Kürt temsilcilerinin de sürekli olark bulunmasını sağlamak, Kürdistan’da ekonomiyi canlandırmak…



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





Kurdistan’ı kısmen de olsa kontrol altında tutmaya çalışan Osmanlı sultanı Abdülhamid tarafından 1891′de Kürtlerden oluşan Hamidiye Alayları kurulmaya başlandı. Kürt aşiretlerinin askerî gücünden oluşan bu alaylar Kürt ve Ermeni uyanışı ile Rus saldırılarına karşı kullanıldı. Kurdistan coğrafyasında konuşlandırılan ve her biri 200 süvariden oluşan bu alayların toplam sayısı 36 idi. Alaylar ilk olarak iki etkin Kürt aşiretinden Millî ve Zil aşiretlerinden oluşturuldu. Mirliva rütbesi ile taltif edilerek Milli aşireti reisi İbrahim Begê Millî’nin emrinde 20, aynı rütbeyle Heyderan aşireti lideri Hüseynê Korê Heyderî’nin emrinde de 16 alay, kuruldu.



[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]





17 Mayıs 1639′da Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasında imzalanan Kasr-ı Şirin anlaşmasıyla Kürdistan coğrafyası iki parçaya bölündü. Kerkük’ün güneydoğusundaki Kasr-ı Şirin’de imzalanan anlaşmayla, 1624′te Bağdat’ın Safeviler tarafından işgaliyle başlayan ve on beş yıldan fazla süren Osmanlı-İran savaşını da sona erdirdi. Anlaşma her iki devletin savaştan önceki sınırlara çekilmesini öngörüyor ve genel olarak bugüne kadar gelen İran-Türkiye sınırını belirliyordu.


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]
Son hükümdarı Ebul Mansur’un ölümünden sonra içerden bir hayli zayıflayan Hasanveyh Devleti, 1015′de kendiliğinden dağıldı. Bu devletin hükümdarlık dönemi toplam 171 yıl sürdü. Devlet, Barzikanî-Barûnî aşireti lideri Hasanveyh bin Hüseyin tarafından 959 yılında kuruldu. Egemenlik sahası, Şehrozor, Dinawer, Hamedan ve Nihawend bölgeleriydi. Devletin başkenti Behiştun Dağı’nın güneyine düşen Sermeç kentiydi. Hasanveyh’in 979 yılında ölmesi üzerine, yerine oğlu Bedir geçti. Devletin sınırları bu dönemde, Ahvaz, Huristan, Berucerd ve Esadabad’ın katılmasıyla genişledi. (Fotoğraf: Sermaç şehri kalıntıları)


[Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir... ]




.
Şeddadî Devleti, Kürt Revvadî aşiretinden (Selahaddinê Eyyûbî de bu aşirettendir) Muhammed Şeddad tarafından kuruldu. Bu devletin merkezi ilk kurulduğunda Dubeyl Divin’di fakat daha sonra Gence başkent yapılmıştır. Egemenlik alanı Ravvadî aşiretinin yönetimindeki Arran (Güneyde Aras ile kuzeyde Kura ırmakları arasında kalan yer) bölgesi, Nahçîwan, Gence, Berba, Dubeyl ve Beylekan bölgelerinden oluşuyordu. Şeddadî Devleti, 1072′de Anî ve Gence olmak üzere ikiye ayrıldı, 1164′te ise Selçuk kralı Melikşah tarafından ortadan kaldırıldı. (Yukarıda, Şeddadi sultanlarından Fadl Bin Muhammed dönemine (983-1031) ait bir gümüş dirhem.)
ByMeD is offline  
Eski 09-02-2008, 01:00 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesaj: 788
Üye No: 18095
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 2304
Rep Puanı : 230154
Rep Derecesi
Devrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond reputeDevrimci_72 has a reputation beyond repute
Varsayılan

spas heval bizi bilgilendirdiğin için ama bunların hepsinin (birçoğunun doğruluğu kesindir)doğru olduğuna emin misin?
__________________
Devrimci_72 is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Geleneksel KÜrt MÜzİĞİne Genel Bİr BakiŞ MÊVAN Müzik Sohbet 11 07-01-2008 04:22 PM
2007'de Kürt kültüründeki hareketler MÊVAN Genel Kültür 4 03-01-2008 09:37 AM
Kürt Tiyatrosu zîvûzêr Tiyatro 1 25-10-2007 10:31 AM
KÜrt Dİlİne Sahİp Çikma MÜcadelesİ ArzeN Genel Kültür 22 17-05-2007 09:55 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 10:00 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.