Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Diğer Dersler

Kayıt Ol SSS
Eski 05-12-2006, 07:00 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: rêwî
Mesaj: 9,972
Üye No: 3220
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 25872
Rep Puanı : 2586029
Rep Derecesi
berxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond reputeberxwedan has a reputation beyond repute
Lightbulb Dijital Fotoğraf Makineleri


Gülümseyin...

İşe dijital fotoğraf olayının temellerini gözden geçirmekle başlayacağız, bu bazılarımız için sıkıcı olabilir ama en azından herkesin aynı seviyede olduğundan emin oluruz.Dijital resimler piksellerden yada sıradan insanların diliyle noktalardan oluşur (piksel sözcüğü İngilizce'de piksel olarak yazılır ve 'Picture cell' resim hücresi sözcüklerinin birleştirilmesi ile elde edilmiştir; 'Picture cell' önce pic cell daha sonra da 'pixel' olmuştur). Her pikselin, iki tabanlı bir sayı ile tanımlanan bir renk değeri vardır ve bu sayıyı ifade etmek için ne kadar çok bit kullanılırsa o kadar çok renk elde edilir ve renkler bir o kadar daha gerçekçi görüntülenir. Basit, bir bitlik bir resim 1 ve 0’lardan oluşan (açık/kapalı) bir dizi pikselden oluşur ve elde edilen renkler yalnızca siyah ve beyaz olur. Tam renkli bilgisayar resimlerinde her bir piksel için 24 bit kullanılır böylece ana renkler olan kırmızı, yeşil ve mavi için 8’er parçalı 3 bölüm oluşturulur. Basit bir eşlem resminde resmin boyutları piksel olarak belirlenir (örneğin 640 x 480 piksel) ve bu toplam 307200 pikselin her birinin rengi 24 bitlik bir sayı ile tanımlanır. Sonuç, 900 Kb’lık bir dosyadır ve oldukça büyük olmasına karşın bu dosyada, resmi bilgisayar ortamında görüntülemek için gerekli olan tüm veriler bulunur.


Dijital fotoğraf makinesi esas olarak görüntü yakalayan bir cihazdır. Analog – dijital dönüştürücüsü sayesinde algılanan veriler yukarıda açıklanan bilgisayar ortamına uygun biçime dönüştürülür ve fotoğraf makinesinin depolama sisteminde saklanır. Daha sonra bu veriler bağlantı araçları ile bir takım harici cihazlara aktarılır. Genellikle bir bilgisayara ancak isterseniz dijital bir yazıcıya yada televizyona da aktarabilirsiniz. Görüntüyü yakalama işini bir çeşit silikon yongası yapar: CCD (Charge Coupled Device ) Silikondan üretilen her şey gibi CCD’ler de her geçen gün daha da küçülüyor ve ucuzluyor. Dijital fotoğraf makinesinin piyasaya çıktığı ilk günlerde CCD’lerin sağladığı çözünülürlük genellikle 493x 373 pikseldi (183889 piksel) ki bu çözünürlükte resimler bilgisayar ekranında dahi çok şahane görünmüyorlardı.



Peki bu CCD’ler tam olarak nedir?

CCD 1969 yılında Bell Laboratuvarlarında George Smith ve Willard Boyle tarafından geliştirilen hepsi birbirine bağlı birçok yarıgeçirgen kapasitörden oluşan bir cihazdır. Kapasitörlerden akım geçiyor, bu kapasitörler çiftler halinde bulunuyor, bu nedenle cihazın adı Charge Coupled Device (ikili akım cihazı ). Her bir kapasitörde ayrı bir akım vardır ve bir de akımı bir kapasitörden diğerine zaman kontrollü olarak aktarmaya yarayan bir kontrol devresi bulunur. Papaz kaçtı oyununa benziyor. Herkesin bir akımı var ve bir sinyal ile herkes elindeki akımı bir sonrakine verirken bir önceki akımı kabul ediyor. Dijital fotoğraf makinalarında iki karşılıklı sıra halinde CCD’ler bulunur. Üstteki sırada ışığa duyarlı kapasitörler yer alır (foto diyot olarak da anılan katı MOS kapasitörler ) ve bunların herbiri diğer sıradaki karşılığına bağlıdır. Her çift görüntünün bir pikselini oluşturur. Işığa duyarlı kapasitörler üzerlerine odaklanmış olan bir mercek aracılığıyla ışınlara maruz bırakılır ve böylece bir akım oluşturulur. Ne kadar çok ışına maruz bırakılırsa o kadar çok akım oluşur. Akım ikinci sıraya geri aktarılır ve burada CCD dizisinden geçen akım paketleri teker teker dışarı bir akım-gerilim dönüştürücüsüne gönderilir. Böylece analog elektrik sinyallerinden oluşan bir resim elde etmiş olursunuz. Elde edilen veriler bir analog-dijital dönüştürücüden geçirildikten sonra dijital biçime girer ve artık bu verileri sıkıştırabilir depolayabilir ve genellikle üzerlerinde değişiklikler yapabilirsiniz.



RENKLENDİRME

Aslında şu ana kadar elde edilen tek renkli bir resim. Renkli görüntüler elde etmek için bunun üzerine biraz daha çalışmak lazım. Bunu yapmanın en kolay yolu, ancak en pahalı ve çok karmaşık sisteme ihtiyaç duyulan yolu, gelen ışığı bir prizma ve bir filtre düzeneği aracılığıyla açtırmak ve kırmızı, yeşil ve mavi renk bileşenlerini ayrı CCD’lere göndermek. Ancak çok karmaşık bir sistem olduğundan ve dolayısıyla çok pahalı olduğundan bu üçlü CCD sistemi genellikle yalnızca profesyonel video kameralarda ve çok gelişmiş sabit kameralarda kullanılıyor. Daha mütevazı bir çözüm ise tek CCD kullanmak ve her bir piksel biriminin önüne minyatür bir renk filtresi yerleştirmektir. Böylece bir dizi dikey kırmızı, yeşil ve mavi şerit elde edilir. Pikseller üçlü gruplar halinde toplanır ve her bir pikselin kendi açıklık/karanlık değeri olmasına karşın oluşan renk üçünün ortalamasıdır. Mavi piksel azami düzeyde, kırmızı ve yeşil pikseller sıfırdaysa her üç piksel mavi sayılır. Ancak diğer iki piksel sayesinde ton farkı sağlanır. Ortaya çok garip sonuçlar çıkabiliyor ancak dijital fotoğraf makineleri daha iyi çözünürlük sağladıkça ve her bir dikey şerit daha az yer kapladıkça bu durum sorun olmaktan çıkıyor.

Nasıl Kullanırım?

Dijital fotoğraf makinelerini kullanmak genellikle çok basittir. Flaş bildiğimiz elektronik flaşlar gibidir, kocaman bir kapasitör yüklenir ve düğmeye basıldığında büyük bir akımı küçük flüoresan bir tüp içinden serbest bırakır. Fotoğraf makinesi, yeterince aydınlık olduğunu yada flaşa gerek olmadığını düşünse de siz flaşın gerekli olduğunu görüyorsanız flaşı makinenin rızası olmasa da kullanmanızı sağlayan bir seçenek hep vardır. Çok aydınlık olmayan bir ortamda fotoğraflarını çektiğiniz kişilerin göz kapakları sonuna kadar açıktır ve bu durumda flaşın göz retinasından yansıması sonucu kırmızı gözlü arkadaşlarınız olur. “Kırmızı göz önleme” sistemi ise esas flaş patlamadan önce bir dizi küçük flaş patlatılır ve böylece fotoğrafı çekilen kimselerin hafifçe gözlerini kapatmalarına neden olur. Bir çok dijital fotoğraf makinesinde klasik vizörün yerini likit kristal (LCD) ekranlar almıştır. Bu ekranların bir çok avantajı vardır. Birincisi tam olarak fotoğraf makinesinin gördüğünü görürsünüz; klasik fotoğraf makinelerinde sizin gördüğünüzle makinenin gördüğü açı hafif de olsa farklıdır ve yakın mesafelerde bu farklılık daha da belirginleşir. Diğer bir avantajı ise fotoğraf makinesini suratınıza yapıştırmadan fotoğraf çekebilmenizi sağlamasıdır. Tepeden bir poz almak ve köşenin öbür tarafını çekmek için çok avantajlı değil mi? Ancak LCD ekranın dezavantajları da vardır. Bunu önlemek için büyük çabalar harcanmasına karşın parlak gün ışığında LCD ekranda herhangi bir şey görmek mümkün değil. En güzel ve renkli fotoğraflar çekebileceğiniz ortamlarda neyin fotoğrafını çektiğinizi maalesef göremiyorsunuz. Diğer bir sorun ise çok fazla pil yemeleri. Yalnızca ekranı çalıştırırsanız durumu idare edebilirseniz ancak ekranın arka plan ışığını yaktığınız takdirde pilleriniz büyük bir hızla tükenecektir.

FOTOĞRAF MAKİNESİNDEN BİLGİSAYARA

Hikaye şu: Fotoğraf çekmeye hazır olduğunuzda, fotoğraf makinesi odaklanamaya karar verir ve gerekli ayarı yapar, mevcut aydınlanmayı ölçer ve mercek açılımını ve beyaz dengesini ayarlar, flaşı yükler, CCD’yi yükler ve görüntüyü CCD ile yakalar, analog sinyali dijitale çevirir, dahili bir geçici belleğe kaydeder, verileri sıkıştırır (genellikle JPEG olarak) ve uzun süre saklanacakları bir flaş bellek sistemine (genellikle Smart Media, Compact Flash ya da Sony Memory Stick gibi uygun bir ortama) aktarır. Ve siz fotoğrafı çektikten sonra neden bir bekleme süresi olduğunu merak edersiniz! Flaş bellek, bu arada, akıllı kredi kartları, Cine5 Decoder kartları ya da bunlar gibi sistemlerde kullanılan kalıcı bir bellek sistemidir. İçeriğini saklamak için harici bir enerji kaynağına ihtiyaç duymaz, küçüktür ve sağlamdır.

Bu bağlamda, yapacağınız tek şey resimleri bir bilgisayara aktarmak olacaktır. Birçok dijital fotoğraf makinesi, gerekli yazılım ve donanım ile birlikte satılır. Bilgisayarınız için gerekenler; yazılım ve makineniz ile bilgisayarınızı birbirine bağlamanıza yarayan kablo. Bağlantı, genellikle kişisel bilgisayar yada Macintosh seri kablo ile sağlanır, ancak dijital fotoğraf makinesi üreticileri artık USB (tüm yeni Macintosh ve kişisel bilgisayarlarda bulunan ‘universal serial bus’ yuvası) bağlantısını tercih ediyorlar. Smart Media kartlarını kullanabileceğiniz disket adaptörleri de var, kartı disket sürücüsüne sokarak verileri okutabilirsiniz. Ayrıca, dijital fotoğraf makinelerinin dışında da flaş bellek kullanan cihazlar kullanılmaya başlanılmasının sonucu olarak (MP3 çalarlar örneğin), piyasada artık tek başına satılan flaş kart okuyucuları bulmak mümkün.



CCD, SUPER CCD Ve Ötesi

Mevcut teknolojinin elektronik anlamda sınırları var, bunu anlamı ise CCD’lerin hiçbir zaman üç milyon pikselden fazla (4’e üçlük bir orantı ile 2000x1500) çözünürlük sağlamasının pek mümkün görünmediğidir. Üç milyon pikselin üzerine çıkıldığında, CCD’nin duyarlılığı, dinamik ölçütleri ve sinyal/parazit oranı bozuluyor. Fujifilm bu sorunu,piksel dağılımını yeniden tasarlayarak ve ışığa duyarlı kapasitörlerin (yada fotodiyotların) şeklini değiştirerek çözmüş bulunuyor. CCD ızgarasını bir arı kovanına benzeten ve üst sıradaki fotodiyotların şeklini kareden sekizgene dönüştüren Fuji firması, yarattığı Super CCD’nin, iki milyon piksel bir CCD kullanarak 4.3 milyon piksel (2400x1800) etkin çözünürlük sağladığını iddia ediyor. Bu müthiş bir şey, ancak ortalama bir fotoğraf makinesinden elde edilen fotoğrafta yaklaşık 20 milyon piksel olduğu düşünülürse (daha geniş renk yelpazesi de cabası), en azından profesyonel kullanımda, CCD’nin film şeridini tahtından indirme olasılığı daha uzun süre olmayacak gibi. Mevcut yapısı ile dijital fotoğraf makinelerinin geleneksel film şeridi kullanan makinelerin yerini alması mümkün değil; film banyosu günlerinin resmen sona erdiğini ilan edebilmemiz için dijital görüntüleme teknolojisinin bir sıçrama yapmasını bekliyoruz.


berxwedan is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Dijital Fotoğraf Terimleri berxwedan Diğer Dersler 1 01-11-2007 02:04 AM
DİJİTAL KAMERALAR Önemli Özellikleri bLackS Digital Dünya Hakkında Herşey 5 18-09-2006 05:44 PM
Dijital Video Sıkıştırma Tekniğinin Temelleri berxwedan Digital Dünya Hakkında Herşey 2 18-09-2006 02:18 PM
Bir Fotoğraf Çekerken Dikkat Edilmesi Gereken 10 Altın Kural... Mete_ Sınırsız Muhabbet Burada 3 17-09-2006 11:13 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:47 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.