Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Diğer Dersler

Kayıt Ol SSS
Eski 29-03-2008, 05:54 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: ...Wenda...
Yaş: 26
Mesaj: 4,316
Üye No: 166110
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 73919
Rep Puanı : 7391378
Rep Derecesi
Cıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond reputeCıwann has a reputation beyond repute
Unhappy Yetişkinlik - Yaşlılık - Ölüm


İ. GELİŞİM PSİKOLOJİSİ

Psikoloji, genellikle, insan davranışının ve zihin süreçlerinin bilimi
olarak tanımlanır. Bu geniş alanın incelenmesi birtakım alt dalların
ortaya çıkmasını gerektirmiştir. İşte gelişim psikolojisi de bu temel
uzmanlık alanlarından biridir. Ayrıca, gelişim psikolojisinin de hem temel
araştırma, hem de uygulama dalları vardır. A. T. Jersild'e (1979)
göre, gelişim psikolojisi alanındaki çalışmalar başlıca iki bölümde
toplanabilir. Birincisi, insan gelişiminin çeşitli yönlerini ele alan ve
betimleyen araştırmalardır. İkincisi, gelişime ilişkin temel kavramları,
ilkeleri, kuramları ortaya koyan incelemelerdir. Gelişim alanındaki en
yararlı çalışmalar, kuşkusuz, olgu ile kuramı birleştiren, böylece insan
bilimlerine katkısı olan çalışmalardır. Bu açıdan, insan gelişimine
ilişkin çalışmalar biyoloji, sosyoloji, antropoloji, tarih gibi diğer bilim
dallarını da ilgilendiren çok disiplinli ve disiplinlerarası bir alana
yayılmaktadır. Bu nedenle günümüzde gelişim psikolojisi çok yönlü
bir araştırma ve inceleme alanı olmak durumundadır.

:::::::::::::::::

1. Gelişim Psikolojisinin Tanımı

İlke olarak, geçmişi bilmek şimdiyi anlamamıza, şimdiyi anlamak
da geleceği kestirmemize yardımcı olur. Bu genel ilke embriyoloji,
jeoloji, coğrafya, tarih, gelişim psikolojisi gibi bütün gelişim bilimlerinde
geçerlidir. Kuşkusuz, değişimin konusu ve zaman evreleri
bütün bu bilimlerde aynı değildir; fakat hepsinde ortak olan nokta,
birşeylerin zaman düzeni içinde geliştiği ve bu sistemli değişimin
nedenlerinin bulunabileceği inancıdır. Gelişim psikolojisinde zaman periyodu
insan ömrünü içerir ve değişen şey bireydir. Şu halde, gelişim psikolojisinin
konusu bireyin fiziksel ve ruhsal yapısının ve davranışının değişimidir.

Gelişim Psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği değişimlerin
betimlenmesi ve açıklanmasıyla ve aynı zamanda bireyler arasındaki
değişim benzerlik ve farklılıklarıyla uğraşır. Gelişim psikologları
gelişimi betimlemek isterler, dolayısıyla gelişim normlarıyla ilgilenirler.
Fakat aynı zamanda gelişim süreçlerini açıklamak da isterler;
yani gelişimin neden belirli bir yolda ilerlediğini ve gelişim yolunda
bireylerin neden birbirinden farklılaştığını bulmaya çalışırlar.

Modern gelişim psikolojisi oldukça yeni bir bilim dalıdır. En
azından 1960'lara kadar bebek, çocuk ve ergen konusundaki psikolojik
araştırmalar "çocuk psikolojisi" adıyla biliniyordu. Bugünkü psikolojik
gelişim anlayışı -bazı büyük kuramcılara karşın- şimdiki biçimiyle
son on yıllara kadar ortaya çıkmış değildi. Bütünleşmiş bir gelişim
anlayışının daha önce ortaya çıkmayışının nedenlerinden biri,
alanın 1950'lere kadar değişimleri açıklamaktan çok betimlemeye yönelmiş
olmasıdır. İlk gelişim psikologları çocuğu doğum öncesinde,
ilk haftalar ya da aylarda, ilk çocukluk, orta çocukluk dönemlerinde
-olduğunca eksiksiz biçimde- betimlemekle yetiniyorlardı. Ancak betimsel
bilgi araştırmacılar için giderek çekici olmaktan çıkmaya başladı.
Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde 1938'de çocuk gelişimi
konusunda yaklaşık beşyüz yayın çıktığı halde, 1949'da bu sayı yarısına
inmişti. Daha sonra, 1950'lerin başlarında gelişim psikolojisi yeniden
canlandı. Bu gelişmeye katkısı olan pek çok etken arasında en
önemlisi, gelişim psikologlarının yeni bir yaklaşım kabul etmeleriydi;
artık ilgilerini gelişimin temelini oluşturan süreçlere yöneltmeye
başlıyorlardı (Liebert ve Wicks-Nelson, 1981).

Yaşamboyu gelişim psikolojisi (life-span developmental psychology)
gelişimi incelemede yeni bir yönelimdir ve iki temel sayıltıya
dayanır. Birincisine göre, gelişim döllenme ile başlayan ve ölüm ile
sona eren yaşamboyu bir süreçtir. Bu bakış açısı, bebeklik, çocukluk,
ergenlik gibi bedensel büyümeye bağlı yaş dönemlerini kendi araştırma
alanları sayan gelişim psikologlarının görüşlerinden ayrılmaktadır.
İkinci sayıltıya göre, gelişim büyümenin sonlanması ya da olgunlaşma
ile sona ermez. Tam tersine, yaşamboyu gelişim psikologları
yetişkinlik ve yaşlılık yıllarıyla büyük ölçüde ilgilenirler. Yaşamboyu
gelişime duyulan ilgi 1970'lerde başlamış ve 1980'lerde artarak
sürmüştür. Yaşamboyu gelişim yaklaşımının ele aldığı temel konular
"gelişim sırasında ortaya çıkan değişimlerin doğası" ve "bu değişimleri
hangi etkenlerin belirlediği" sorunlarıdır (Honzik, 1984).
Paul B. Baltes'e (1987) göre de, yaşamboyu gelişim psikolojisi, yaşam
akışı boyunca davranışta ortaya çıkan sabitliğin ve değişimin araştırılmasını
içerir. Bu psikolojinin amacı, yaşamboyu gelişimin genel ilkeleri,
gelişimde bireylerarası farklılıklar ve benzerlikler hakkında,
aynı zamanda gelişimde bireysel esnekliğin ya da değişebilirliğin derecesi
ve koşulları hakkında bilgi elde etmektir.

Perlmutter ve Hall (1992), gelişime ve yaşlanmaya ilişkin sayıltıların,
araştırmacıların sorduğu soruları, bulguları yorumlama biçimlerini
ve ileri yaşlardaki yaşamın doğasına ilişkin sonuçlarını etkilediğini
belirtmektedir. Otuz yıl önce yaşlılığın doğasına ilişkin soruları
yanıtlamak çok kolaydı; çünkü herkes gelişimi gençlikle özdeş tutuyordu,
yetişkinlerin gelişmediği varsayılıyordu. Oysa araştırmalar olgunlaşmadan
sonraki bütün değişimlerin bozulma ya da düşüş içermediğini
göstermektedir. Örneğin, zekanın bazı yönlerinde ilerlemeler
yaşamın ikinci yarısında da sürmektedir. Araştırmacılar farklı sistemlerin
farklı oranlarda yaşlandığını ve gelişimin yönünün değişebileceğini
de buldular. Yaşlanma, hangi işlevin incelendiğine bağlı olarak
kararlılık, artma ya da azalma içerebilir. Örneğin, zekanın bir yönünde
ilerleme gösteren bir yetişkin bir başka yönünde gerileme gösterebilir.
İşte bu tür bulgular araştırmıacıları sayıltılarını yeniden gözden geçirmeye
zorlamıştır. Gelişimi döllenmeden olgunlaşmaya kadar izleyen
ve fetus, bebek, çocuk ve ergenle sınırlı tutan eski tanım işe yaramaz
olmuştur. Böylece, yaşamboyu gelişim yaklaşımında gelişim, döllenmeden
ölüme kadar bedende ya da davranışta ortaya çıkan yaşa bağlı
değişimler olarak tanımlanmaktadır (Perlmutter ve Hall, 1992).

Cıwann is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Sivas Şehitlerini Otopsi Raporlari Ersin Alevilik 12 09-06-2008 11:52 AM
gelişim psikolojisi lorinn Dersler,Yıllık Ödev, Tez 16 11-02-2008 04:55 PM
ölüm,üç nokta... ezel İslami Sohbet 0 08-09-2007 03:57 PM
Ölüm nedir Global Genel Kültür 9 03-06-2007 08:08 PM
Ölüm Kapıyı Çaldı Anne tubiranes Şiirler 0 10-04-2007 03:31 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:38 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.