Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Very Important Person Area > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Diğer Dersler

Kayıt Ol SSS
Eski 05-02-2008, 11:58 AM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: Azadi û Jiyan / Güneşin Ülkesi
Yaş: 29
Mesaj: 3,231
Üye No: 168268
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 42577
Rep Puanı : 4257293
Rep Derecesi
zilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond repute
Varsayılan Fatura Düzenlenirken Sorumluluklar Nelerdir?


Fatura Düzenlenirken Sorumluluklar Nelerdir?
Rüknettin KUMKALE
Yeminli Mali Müşavir

Faturanın düzenlenmesinde yasalar tarafından gösterilen usul ve esaslara uyulmaması vergi suçunu doğurmaktadır. Bu nedenle faturanın düzenlenmesinde bir sorumlunun bulunması doğaldır. Sorumluluk çeşitli yasalarla, mükelleflere verilmiştir. Bu hükümler, Vergi Usul Yasası’nda, Türk Ticaret Yasası’nda bulunmaktadır. Bundan ayrı olarak kooperatifler ile ilgili sorumluluk 1163 sayılı Kooperatifler Yasası ile, dernekler ve vakıflar ile ilgili sorumluluklar ise gene kendi yasalarında konu edilmiştir.

Faturanın düzenlenmesinde ki sorumluluk olgusunu, genel olarak, Vergi Usul Yasası’nda hüküm altına alınmış olan sorumluluktan aynı düşünmenin olanağı yoktur. Vergi Usul Yasası’ndaki sorumluluk ile ilgili hükümleri şu şekilde gösterebiliriz.

Mükellef ve Vergi Sorumlusu
Madde 8- Mükellef, Vergi Kanunları’na göre kendisine vergi borcu terettübeden (terettüp etmek: ödev olarak üzerine düşmek) gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

Vergi Kanunları’yle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveler vergi dairelerini bağlamaz. Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen “mükellef” tabiri vergi sorumlularına da şamildir. (Ek: 24.06.1994 – 4008/1 md., Değişik: 25.05.1995 – 4108/1 md.)

Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Vergi Ehliyeti:
Madde 9- Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.

Madde 10- Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların. Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. (Değişik: 03.12.1988 – 3505/2 md.) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığında tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye’de bulunmayan mükelleflerin Türkiye’deki temsilcileri hakkında da uygulanır.Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilirler.Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.

Cezalar:
Madde 331- (Değişik: 30.12.2365/58 md.) Vergi Kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi zıyaı (...) ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılır.

Küçüklerin ve Kısıtlıların Ceza Muhatabı Olmadığı Haller:
Madde 332- Velayet ve vesayet altında bulunanlar veya işlerinin idaresi bir kayyıma tevdi edilmiş olanlar, kendilerine izafeten veli vasi veya kayyımın vergi kanunlarına aykırı hareketlerinde dolayı cezaya muhatap tutulmazlar. Bu hallerde cezanın muhatabı, veli, vasi veya kayyımdır.

Tüzel Kişilerin Sorumluluğu:
Madde 333- Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanunu’na aykırı hareketlerden tevellüt vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir. Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkındaki bu kanununun 10. maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır. (Ek: 30.12.1980 – 2365/59 md.; Değişik : 22.07.1998 – 4369/81 md.) Bu Kanunun 359. maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360. maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.

1. Gerçek Kişilerde Sorumluluk
Gerçek kişilerde sorumluluk, 213 sayılı Vergi Usul Yasası’nın 8/1 maddesindeki “Mükellef, Vergi Kanunları’na göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişidir” hükmüne göre, gerçek kişinin kendisidir. Diğer bir anlatımla gerçek bir kişi işlerini vekaletname ile yetkili kıldığı başka kişiler aracılığıyla yürütüyor olsa bile, vergi idaresi açısından sorumluluktan kurtulmasına olanak yoktur. Ancak ceza hukukundaki “cezaların şahsiliği” ilkesinden dolayı, gerçek bir kişinin işlerini vekaletname ile yürüten kişi tarafından bir vergi suçu işlenmesi halinde, bu durumda oluşacak cezanın muhattabı mükellef değildir, suçu işleyen kişidir. Bir şahsın işlerini vekaletname ile yetkili kıldığı bir başka kişiler aracılığıyla yürütmesinde dikkati çeken noktalar bulunmaktadır.

• Her şeyden önce şunu belirtmemiz gerekmektedir ki, şahsen cezai sorumluluktan kurtulabilmesi için işlerinin yürütülmesinin başka kişilere devredildiğinin yasalar önünde açık olarak ispatlanabilmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla kişinin, vekaletname vermeksizin işlerini yürüten kişiye cezai sorumluluk yüklemekte zorluk vardır. Yani, mükellefin “bu faturayı ben tanzim etmedim, yanımda çalışan x kişi tarafından düzenlenmiştir” ifadesi, sözü edilen kişiye vekaletname verilmemiş ise ortada kalacaktır.

• Mükellef tarafından verilen vekaletnamenin süresi bittiği tarihten itibaren, sorumlulukta vekalet verene geri gelecektir. (Burada sözü edilen cezai sorumluluktur. Çünkü vergisel sorumluluk mükelleften ayrılamamaktadır) Bu sebeple sorumluluk belli edilirken verilen vekaletnamenin süresi önemlidir.

2. Adi Ortaklıklarda Sorumluluk
Vergi Usul Yasası’nın 10. maddesinde bulunan, “... tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri iade edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir” hükmüne göre adi ortaklıkları idare edenler bunlara düşen ödevleri de yerine getirirler. Adi ortaklıklar, ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından idare edilebileceği gibi idare ortaklar tarafından vekaletname ile belirlenen bir kişiye de bırakılabilir.

3. Tüzel Kişilerde SorumlulukVergi Usul Yasası’nın “kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinin 1 fıkrasında bulunan “tüzel kişiler (...) mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler, kanuni temsilcileri (...) tarafından yerine getirilir” hükmüne göre; ve “tüzel kişilerin sorumluluğu” başlıklı 333. maddede bulunan “Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde vergi kanununa aykırı hareketlerden tevellüt (tevellüt: doğan) edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir. Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkında bu kanunun 10. maddesi hükmü vergi cezaları hakkındada uygulanır. Bu kanunun 359. maddesinde yazılı fiillerden işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360. maddelerde ön görülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.”
Hükümlerine göre, sorumluluk, tüzel kişileri yasal olarak temsil eden kişilere aittir.

3.1. Anonim Şirketlerde Sorumluluk
Türk Ticaret Yasası’nın, anonim şirketlerde sorumluluğu hüküm altına alan 317, 319 ve 321. maddeleri konuya açıklık getirmek açısından aşağıya alınmıştır. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, Anonim şirketler yönetim kurulu tarafından temsil ve idare olunmaktadır, diğer bir hükme göre ise (Md: 319) anasözleşme ile idare ve temsil görevinin yönetin kurulu üyeleri arasında paylaştırılıp paylaştırılmayacağı ve paylaştırılacaksa bunun ne şekilde yapılacağı tespit olunur.

Anasözleşme ile şirketin temsil yetkisi ile idare işlerinin hepsinin veya bir kısmının yönetim kurulu üyesi olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zorunlu bulunmayan müdürlere bırakılabilmesi için genel kurula veya yönetim kuruluna yetki verilebilir.

Ancak anasözleşmesinde şirketin temsil yetkisi ile ilgili yukarıda sözü edilen açıklamalar yoksa yani şirketin temsil yetkisi yönetim kurulu dışında ki kimseye verilmemiş ise Türk Ticaret Yasası’nın 317. maddesi hükümlerine göre şirket, yönetim kurulu tarafında idare ve temsil olunacaktır.

Madde 317- Anonim şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur.

Madde 319- Esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilemeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tespit olunur. İdare meclisinin en az bir azasına şirketi temsil selahiyeti verilir.

Esas mukavele ile temsil selahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası, olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine selahiyet verilebilir. Bu gibi kayıtlar bulunmadığı taktirde 317.madde hükmü tatbik olunur.

Madde 321- Temsile selahiyetli olanlar şirket maksat ve mevzuuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler.

Temsil selahiyetinin tahdidi, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil selahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditler muteberdir.

Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için, aksine esas mukavelede hüküm olmadıkça temsile selahiyetli olanlardan ikisinin imzası kafidir.Temsile selahiyetli olanlar tarafından yapılan muamelenin esas mukaveleye veya umumi heyet kararına aykırı olması, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahısların o muameleden dolayı şirkete müracaatına mani olamaz. Temsile veya idareye selahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirket mesul olur. Şirketin rücu hakkı mahfuzdur.

3.2. Limited Şirketlerde SorumlulukLimited şirketlerde sorumluluk aksi kararlaştırılmadıkça, ortakların tamamına müdür sıfatı ile verilmektedir. Bu hüküm Türk Ticaret Yasası’nın 540. maddesine göre verilmiştir. Şirket anasözleşmesi veya genel kurul kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya bir kaçına bırakılabilir. Ayrıca anasözleşme veya ortaklar kurulu kararı ile şirketin idare ve temsili ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Türk Ticaret Yasasının bu konu ile ilgili maddeleri şu şekildedir.

Madde 540- Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.

Kuruluştan sonra şirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur değildirler. Limitet şirketin temsilcileri arasında bir hükmi şahıs bulunduğu takdirde, ancak o hükmi şahıs adına limitet şirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki şahıs limitet şirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir.

Madde 541- Şirketin mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsili, ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin selahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur.

Madde 542- Müdürlerin haiz oldukları temsil selahiyetinin şümul ve tahdidi hakkında, anonim şirketin idare meclisine dair olan 321.madde hükmü tatbik olunur. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa’nın 1998 yılında çıkartılan 4369 sayılı Yasa’nın 21.maddesi ile değiştirilen 35.maddesinin yeni hükümlerine göre “Limited şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu yasa hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” Bu yasa hükmüne göre, Limited Şirkette bütün pay sahipleri şirketin amme borcundan dolayı doğrudan doğruya, yani bütün varlıklarıyla sorumlu olmaktadırlar.

Şirketin amme borcunun dışında kalan borçlarından dolayı şirket ortaklarının ne şekilde sorumlu olacakları hakkında 6183 sayılı yasaya getirilen bu yeni hükümde bir açıklık bulunmamaktadır.

Örneğin, 5.000,- YTL. sermayeli bir limited şirketinin 25.000,- YTL. amme borcu olduğunu düşünelim. Bu limited şirketin iki ortağının pay oranları da %99 ve %1’dir. %1 paya sahip olan ortak, şirkete 50,- YTL. vererek ortak olmuştur. Ancak 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Tahsil Usulü Hakkında Yasanın yukarıda sözü edilen hükümlerine göre şirketin 25.000,- YTL. olan borcundan dolayı %1 payı oranında sorumlu olacaktır. Buna göre, şirkete 50,- YTL. vererek ortak olan %1 paya sahip kişi, 250,- YTL amme borcundan sorumlu olmaktadır.

3.3. Kollektif Şirketlerde Sorumluluk
Türk Ticaret Yasası’nın kollektif şirketlerde sorumluluk konularını işlediği 160, 175 ve 176. maddeleri şu şekildedir.

Madde 160- Ortaklardan her biri ayrı ayrı şirketi idare hak ve vazifesini haizdir. Şu kadar ki; şirket mukavelesiyle veya ortakların ekseriyeti ile idare işleri, ortaklardan birine veya birkaçına yahut hepsine verilebilir. Ticari mümessiller ve diğer ticari vekiller hakkındaki hükümler mahfuzdur.

Madde 175- Şirketi ortaklara ve üçüncü şahıslara karşı temsil selahiyet ve vazifesi, tescil ve ilan edilen mukavelede aksine hüküm olmadıkça, 160.madde gereğince şirket işlerini idare hak ve vazifesini haiz olanlara aittir.

Madde 176- Şirketi temsile selahiyetli olan kimse, şirketin gayesine dahil olan her nev’i iş ve hukuki muameleleri şirket namına yapmak ve şirketin unvanını kullanmak selahiyetini haizdir. Bu selahiyeti tahdit eden her şart, hüsnüniyetle hareket eden üçüncü şahıslara karşı hükümsüzdür. Ancak şirket mukavelesinin tescil ve ilan edilmiş olan kısmına göre şirketin ilzam edilebilmesi için müteaddit ortakların imzası şart kılınmışsa, bu şart, üçüncü şahıslara karşı da muteberdir.

3.4. Komandit Şirketlerde SorumlulukTürk Ticaret Yasası’nın komandit şirketlerde sorumluluk konularını işlediği 256 –257 maddeleri şu şekildedir.

Madde 256- Şirket ve ortakların üçüncü şahıslarla olan münasebetlerinde, bu kısımdaki hususi kaideler mahfuz kalmak şartıyla kollektif şirkete dair 174-184. maddelerinde hükümleri tatbik olunur.

Madde 257- Komandit şirketlerin idare ve temsili komandite ortaklara aittir. İdare hakkının ve temsil selahiyetinin hududu kollektif şirketler hakkındaki hükümlerle muayyendir. Komanditer ortaklar, şirketi temsil ve idare selahiyetini haiz değildirler. Şu kadar ki, şirket mukavelesinde aksine hüküm olmamak şartıyla komanditer ortak, yalnız ticari mümessil, ticari vekil veya ticari memur olarak tayin edilebilir.

zilan_80 is offline  
Eski 05-02-2008, 11:58 AM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Konum: Azadi û Jiyan / Güneşin Ülkesi
Yaş: 29
Mesaj: 3,231
Üye No: 168268
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 42577
Rep Puanı : 4257293
Rep Derecesi
zilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond reputezilan_80 has a reputation beyond repute
Varsayılan


Fatura Düzenlenirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Rüknettin KUMKALE
Yeminli Mali Müşavir

Fatura,
- Türk Ticaret Yasası’nın 23. Maddesi’nde ve

- Vergi Usul Yasası’nın 229-232 Maddeleri’nde konu edilen, müşteri ile satıcı arasında meydana gelen ticari ilişkiyi belgelendirmeye yarayan bir araçtır. Türk Ticaret Yasası’ndaki ve Vergi Usul Yasası’ndaki fatura ile ilgili hükümleri bir arada düşünmemiz ve buna göre Mali ve Hukuki açıdan faturayı tanımlamamız yerinde olacaktır.

24.12.2003 tarih ve 25326 sayılı Resmi Gazetede yayınlan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel kurulu’nun E: 2001/1, K: 2003/1 Sayılı kararında fatura “ Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir. “ şeklinde tarif edilmiştir.

- Her şeyden önce şunu söylememiz gerekmektedir; bir alış-veriş sonucunda oluşan ticari münasebet neticesinde faturanın malı veren veya hizmeti sunan tarafından düzenlenmesi, bunun karşılığında malı alan veya kendisine hizmet sunulan tarafında faturayı istemesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Yasalarımız açısından faturanın verilmemesi yanında faturanın alınmaması da suçtur. Ayrıca faturada gerçek alış-verişi göstermeyecek bilgilerin yazılı bulunması da suç oluşturmaktadır.

Yukarıdaki her iki durumda da faturayı alan ve veren taraf Vergi Usul Yasası’nın 353. Maddesi’ndeki özel usulsüzlük cezası ile cezalandırılmak durumunda kalacaklardır. Bunlardan ayrı olarak fatura vermeyen veya eksik tutarda veren taraf olan satıcı için gelirini eksik gösterdiği ve Katma Değer Vergisi’ni eksik tahakkuk ettirdiği için matrah farkı doğacaktır. Bütün bunlardan ayrı olarak, vergi ziyaı oluşacağından, Vergi Usul Yasası’nın 341 ve 344. Maddeleri’ndeki vergi zıyaı cezası ile de karşılaşılabilecektir.

- Bir faturanın düzenlenebilmesi için satıcı tarafından, müşteriye bir emtianın satılmış olması veya bir hizmetin verilmiş olması gerekmektedir.

- Fatura, alınan emtia veya yaptırılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı gösterir. Fatura tutarı müşteri tarafından ödenmiş ise müşteri bu durumun faturada gösterilmesini isteyebilir. (Türk Ticaret Yasası Md. 23). Diğer bir anlatımla fatura tutarı ödenmiş ise müşteri bu faturanın piyasa koşulları çerçevesinde kapalı olarak kesilmesini yani bedelinin ödenmiş olduğunun üzerine yazılmasını isteyebilir.

- Fatura emtiayı satan veya hizmeti sunan tüccar hüviyetindeki hakiki veya hükmi kişi tarafından düzenlenebilecek bir vesikadır. Diğer bir anlatımla, (Vergi Usul Yasasının 232. Maddesi’nde sözü edildiği şekilde) fatura, vergi mükellefi olan, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler tarafından düzenlenmektedir.

- Faturanın belli bir şekli (Vergi Usul Yasası Md. 230) bulunmaktadır.

- Faturada düzenlenme tarihi ile seri ve sıra numarası bulunmalıdır.

- Faturanın üzerinde, bunu düzenleyen yani satıcının, adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi sicil numarası bulunmalıdır.

- Faturanın üzerine müşterinin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi sicil numarası yazılmalıdır.

- Faturanın açıklaması olmalı, satılan malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı yazılmalıdır.

- Faturanın üstüne satılan malın teslim tarihi ile irsaliye numarası yazılmalıdır.

- Faturanın düzenlenmesinde belli kaidelere uyulması zorunlu bulunmaktadır. (Vergi Usul Yasası Md. 231)

- Faturaların sıra numarası takip etmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla 12 no.lu faturayı 24.05.2007 tarihinde düzenlemiş iseniz 13 no.lu faturaya 23.05.2007 tarihini yazamazsınız.

- Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında fatura düzenlemesi yapılıyor ise ve her şube veya kısımda düzenlenen faturaların her biri aynı numara ile başlamak üzere kullanılıyor ise bu faturaların üzerine kullanıldıkları şube veya kısımları gösterici yazı veya işaretlerin konulması gerekmektedir.

- Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalem ile doldurulmalıdır. Bundan amaç; faturanın üzerine yazılan yazıların silinmemesini temindir.

- Faturanın en az bir asıl bir örnek olarak düzenlenmesi gerekmektedir. İrsaliyeli faturalar ise en az üç nüsha olarak düzenlenmektedir. Bu faturanın ilk iki nüshası müşteriye verilir. Tavsiyemiz: faturanın bastırılırken bir nüsha fazla bastırılması yönündedir. Bastırılan fazla nüsha muhasebe fişinin altına konulmalı, diğer nüsha ise sıra numarası halinde ayrıca muhafaza edilmelidir. Faturanın birden fazla olarak düzenlenmesi halinde her bir örneğe kaçıncı örnek olduğu yazılmalıdır.

- Faturanın baş tarafına iş sahibi veya iş sahibi adına hareket etmeye yetkili kişi tarafından imza atılmalıdır.

- Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en çok yedi gün içinde düzenlenmelidir. Burada, muhasebedeki dönemsellik ilkesi dolayısıyla malın teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile faturanın düzenlenme tarihi arasındaki ilişki çok önemlidir.

Örneğin, 27.05.2007 tarihinde teslim edilen bir malın faturasını dönemsellik ilkesi gereği 02.06.2007 tarihinde düzenleyemezsiniz. Bu malın faturasını en geç 31.05.2007 tarihinde düzenlemeniz gerekmektedir. Ancak düzenlenme tarihi, 27.05.2007 tarihini taşıyan bir irsaliye muhteviyatı malın teslim tarihi 01.06.2007 tarihi ise ve irsaliyenin üzerinde teslim tarihi olarak bu tarih bulunuyor ise bu mal ile ilgili faturayı 08.06.2007 tarihinde düzenleyebilirsiniz. Çünkü satıcı tarafından düzenlenen irsaliye her ne kadar 27.05.2007 tarihini taşıyorsa da mal satıcı tarafından müşteriye 01.06.2007 tarihinde teslim edilmiştir. Yani, 31.05.2007 tarihinde yapılan sayımda müşteriye teslim edilmediği için bu mal satıcının envanterinde kayıtlı bulunmaktadır.

- Faturayı düzenlemek zorunda olanlar yani satıcılar müşterinin adı ve soyadı ile bağlı bulunduğu vergi dairesi ve vergi sicil numarasının doğruluğundan sorumlu bulunmaktadırlar. Bu sebeple faturayı düzenlemek durumunda olan, malı teslim eden veya hizmeti yapan satıcının, müşterinin kimliğini ve bağlı bulunduğu vergi dairesi ile vergi sicil numarasını gösteren bir belgeyi müşteriden istemesi halinde müşterinin böyle bir belgeyi ibraz etme mecburiyeti bulunmaktadır.

- Faturayı alan müşteri, bu faturanın münderecatı (içeriği) hakkında sekiz gün içinde satıcıya itirazda bulunmamış ise faturanın münderecatını kabul etmiş sayılmaktadır. (Türk Ticaret Yasası Md. 23) Bu sebeple, düzenlenen faturanın alınan mal veya hizmet ile karşılaştırılması, faturada yazılı olan tutarların satıcı ile anlaşılan tutar olup olmadığına bakılması, bir tutarsızlık var ise faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak satıcı nezdinde itirazda bulunulması gerekmektedir.

- Ticari ilişkinin kurulması sırasında var olmayan ve sonradan sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran hükümlerin faturanın mutad münderecatından kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.

- Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, serbest meslek erbabı, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlar, defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler ile vergiden muaf esnaf dışında kalanların birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (2007 yılı için) 560,00 YTL’yi geçmesi veya bedeli 560,00 YTL’den az olsa dahi istemeleri halinde fatura verilmesi mecburidir. ( Bu tutar her yıl Bakanlar Kurulu kararı ile veya yeniden değerleme oranında artmaktadır .)

- Düzenlenen faturanın muhteviyatı olan malın, satıcının envanterinde bulunması zorunludur. Diğer bir anlatımla düzenlenen fatura muhteviyatı olan malın satıcının stoklarında bulunmaması halinde, satıcı kendisi tarafından alınmamış olan bir malın satışını yapmış olacaktır ki; böyle bir durumun olanaksızlığı sebebiyle, düzenlenen fatura gerçeği yansıtmayacağından vergi yasalarındaki ceza gerektiren durumlarla karşı karşıya kalınacaktır.

- Faturanın üzerine matbu olarak veya sonradan ilave edilen “Fatura bedeli’nin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir” anlamında bir ifade ile ilgili olarak 24.12.2003 tarih ve 25326 sayılı Resmi Gazetede yayınlan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel kurulu’nun E: 2001/1, K: 2003/1 Sayılı kararının özeti şu şekildedir : “Taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.nun 23/2. Maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğine"

__________________
zilan_80 is offline  
Eski 11-03-2008, 01:15 PM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Konum: sahil kasabasında...bulutların ardına gizlenen yağmur tanesiiii
Yaş: 21
Mesaj: 3,399
Üye No: 139169
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 21929
Rep Puanı : 2192477
Rep Derecesi
djbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond reputedjbaykim has a reputation beyond repute
Varsayılan


fatura ile ilgili tek şey bilirim oda başıma bela olmasıdır...

__________________
djbaykim is offline  
Eski 15-03-2008, 11:09 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Konum: <<>> <<>> <<>> Rupee <<>> <<>> <<>> Hayal <<>> <<>> <<>> Dünyası <<>> <<>> <<>> <<>>
Mesaj: 4,012
Üye No: 4389
Cinsiyeti : Bayan
İtibar Gücü: 60468
Rep Puanı : 6046116
Rep Derecesi
rupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond reputerupeenas has a reputation beyond repute
Varsayılan


az kesmedim fatura.. amannn bi yanlış olacak diye ikide bir muhasebeci aranırdı ..

__________________
rupeenas is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Sorulu Cevapli Dini Bilgiler (itikat) çar gav İslami Sohbet 8 19-08-2008 02:00 AM
Ön Muhabese ahmedo Eğitim Programları 18 12-03-2008 01:01 PM
Ticari Programlar Full (Stok, cari , Fatura , Barkod , Muhasebe) rojekanu Program Download 8 30-12-2007 11:30 PM
Orjinal Fatura binevşa Diğer Dersler 0 05-12-2007 10:42 PM
Fatura Takip Programı 0.3 achar Program Download 9 19-03-2007 12:11 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 12:57 AM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.