Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Yıllık Ödevler, Eğitim Konuları > Dersler,Yıllık Ödev, Tez > Coğrafya

Kayıt Ol SSS

 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 06-08-2006, 06:03 PM   #1 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: 2. periyot 7A grubu
Mesaj: 811
Üye No: 2415
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 745
Rep Puanı : 74106
Rep Derecesi
hezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond repute
Varsayılan Mardin' in Tarihi***İLGİLENENLER***


Mardin'in TarihiMardin,Mimari,Etnografik,Arkeolojik,Tarihi ve görsel değerleri île zamanın durduğu izlenimini veren Güneydoğunun şiirsel kentlerinden biridir. Bölgede yapılan kazılarda MÖ.4500'den başlayarak klasik anlamda yerleşim gören Mardin; Subari, Hurri, Sümer, Akad, Mitani,Hitit,Asur,İskit,Babil,Pers,Makkedonya,Abga r,Roma,Bizans,Arap,Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı dönemine ilişkin bir çok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir. Şehirde bilimsel kazı yapılacak pek çok önemli alanı vardır. Bunun sonucunda şehrin tarihinin daha iyi ortaya konulması imkanı yaratacaktır.
UYGARLIKLAR ŞEHRÎ MARDİN'İN TARÎHTEKÎ ROLÜ:

Mardin'in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyorsa da kuruluşu eski yakın doğu tarihine göre Subariler zamanına kadar dayanmaktadır. Alman Arkeologu Baron Marva Oppenheim'in 1911-1929 yılları arasında yaptığı kazılardan elde edilen sonuçlara göre: Subariler'in Mezopotamya da (MÖ.4500- 3500) yaşadıklarını bu tespite sebep olarak da Sümer ve Babil katları arasında buldukları kiremitleri göstermiştir. Gırnavaz örenyerinde 1932 yılında başlayıp 1991 yilina kadar sürdürülen Arkeolojik kazı ve araştırmalar sonucunda Gırnavaz'ın MÖ.4000'den M.Ö 7. yüzyıla kadar sürekli olarak yerleşme alanı olduğu anlaşılmaktadır.MÖ.4000 sonlarına tarihlenen Geç Uruk Devri, Gırnavaz kalıntılarının en alt kültür tabakasını oluşturmaktadır.Bu Kültür tabakasının üzerinde yer alan Er Hanedanlar Devri Mimari tabakaları daha çok ölü gömme adetleri açısından araştırılmış ve değerlendirilmiştir. Tespit edilen mezarlara göre ölüler bu devirde eski Mezopotamya geleneklerine göre açılan çukurlara dizler karınlarına çekik olarak yatırılmakta daha sonra yakılan hafif ateşle manevi temizlik sağlanarak dünyevi ilişkiler kesilip çukurlar kapatılmaktadır.Mezar içinde şahsi eşya olarak metal silahlar, Metal süs eşyaları ve mühürler kült ve seramik kap örnekleri çok sayıda tespit edilmiştir.

Sümer Kralı Lugarzergiz MÖ.2850 yılında Akdeniz'e kadar uzandığı seferinde Mardin'i hükmü altına almıştır. Şehircilik,sulama ve tarım alanında ileri bir seviyeye ulaşan Sümerler, geniş fetihler sonucu güçlerini kaybedince 30 yıl sonra Mardin'i Akadlar'a bırakmışlardır (MÖ.2820). Akadlar,MÖ.2500 yıllarında Sümerler'le anlaşarak Akad-Sümer Devletini kurmuşlardır. Prof..Dr Ekrem Memiş'in "Eski Çağ Türkiye Tarihi" adlı kitabında: "Mezopotamya'da büyük imparatorluk vücuda getiren Sami Kökenli Akadlar'ın vesikalarından anlaşıldığına göre,MÖ.3000 sonlarında Mardin Merkez olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesi ile Kuzey Mezopotamya'daki Musul ve Kerkük dolaylarında Hurriler adı ile anılan bir kavim oturuyordu" diye yazar. Mardin,MÖ.2230'lu yıllarda Elam şehri oldu. Amuri ailesinin altıncı ferdi olan Hamurabi, Sümer topraklarınıı Babil'in idaresi altına alınca bu kez de Babil Devleti'ni kurmuş, ardından Yukarı Mezopotamya'ya saldırınca Mardin'i istila ederek topraklarına katmıştır.(MÖ.2200-1925).

MÖ. 1925 yıllarında Mardin'i işgal eden Hititler bir vıl sonra şehri terketmişlerdir.İran dolaylarından gelen Ari Irkından Midiller, Mardin ve çevresini ele geçirmiştir. 500 yıl hüküm süren Midiller bilinmeyen bir sebepten Mısır'lılara vergiye bağlanmışlar ve bir Midil prensesini de Mısır Firavunu île evlendirmişlerdir. MÖ. 1367 yılında Midiller arasında iç savaş çıkmış, bunu fırsat bilen Asur Kralı Asuri Balit Mardin ve çevresini topraklarına katmıştır. MÖ. 1190'da Anadolu'dan gelen bazı Ari ırk kavimleri Mardin'i almışlardır. 60 yıl sonra I.Tıplalpalasır, Sincar, Nusaybin ve Mardin'den geçerek 20 bin Maşiki kuvvetinin Koruduğu Kemecin'e' saldırıp onları yendikten sonra Mardin ve çevresini tekrar ele geçirmiştir. MÖ.1060'da I.Asurnasırbal zamanında Hititler birleşerek Gılganuş yakınlarında Asurlular'ı yenmişlerdir.Asurluların tekrardan kuvvetlenmeleri üzerine,Mardin Asur hakimiyetine girmiştir.MÖ.800 yılına kadar Asurluların elinde kalan Mardin daha sonra Urartu Krallığı egemenliğine geçmiştir.Urartu Kralı Mimes zamanında Mardin 50 yıl Urartu idaresinde kalmıştır.

MÖ.612 yılına kadar Sityaniler,MÖ.618 yılında ise İran'dan gelen Midiler buraları ele geçirmiştir. MÖ.335 yıllarmda Büyük İskender Mısır'ı aldıktan sonra Mezopotamya'ya gelerek İran'a gitmek için Mardin'den geçer. Buraları da istila eden İskender'in MÖ.323 yılının 28 Mayıs'ında Babil'de ölümünden sonra komutanları arasında devlet pay edilir ve Mardin doğu bölümünde kaldığı için Nikanır denilen General Slevkos'un payına düşer. (MÖ.311) MÖ. 131'de Mardin ve çevresi Urfa Krallığı (Abgarlar) topraklarına katıldı. MS.249'da Roma Hükümdarı Filibos saltanatının 5.yılında bir isyan başlatıp IX. Abgar'ı memleketten kovmuştur. Şehrin Valiliğine de Hapsioğlu Uralyonos tayin edilmiştir..Bu arada Mardin'de Urfa'ya bağlı olduğu için Roma egemenliğine girmiştir.MS.250 yılında Dakiyos, Pers ülkesini zaptetmiştir.Bu sırada tahribat gören Nusaybin'i onarmıştır. 330 yılında ateşe ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral Mardin Kalesinde rahatsızlığı nedeniyle kalır. Kalede kaldığı süre içerisinde iyi olunca kendisine kasır yaptırıp 12 yıl boyunca burada yaşar. Daha sonra Kral, memleketi Pers'ten birçok asker ve sivil getirip onları Mardin'e yerleştirir.442 yılına kadar getirilen insanlar vasıtasıyla şehirde birçok gelişme olur. 442 yılında halkıı kasıp kavuran amansız bir veba salgını şehri yaşanmaz hale getirir. Yaklaşık 100 sene sonra Ursiyanos adlı Romalı bir; kumandan büyük bir ekiple Mardin'i 47 yılda inşa etmeyi başarır ve halkın tekrar buraya gelmesini sağlar. Bu süre içinde Persler'in ünlü merkezleri olan Dara yeniden inşa edilmiştir. Mardin'e Bizanslar 640 yılında Hz-Ömer'in kumandanlarından İlyas Bin Ganem'in işgaline kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Mardin ve çevresi, 692'de Emeviler'in, 824'te Halife Memnun zamanında Abbasilerin hakimiyetine girmiştir.Bu dönemde islamiyet hızla yayılmıştır. 885-978 yılları arasında buralarda hüküm süren Hamdaniler'in kaleyi kesin olarak zaıptedişleri 895 yılına rastlar. Doğal olan kalenin bazı yerlerine surlar yaptırarak bazı yerlerini de onararak günümüze kadar dimdik kalmasını sağladılar. 990 yılında ancak Musul'da tutunabilen Hamdaniler'in topraklarını birer birer ele geçiren Mervaniler, Mardin'i zapt ederler. Mardin ve çevresinde çarşılar, camiler yaparak onarımlarla ipek yolu üzerinde bulunan bu önemli şehri ticari açıdan canlandırırlar.. Alparslan'ın Malazgirt zaferinden sonra Türkler'in Anadolu'ya ulaşan akınları neticesinde gittikçe zayıflayanı Mervaniler Devleti Nusaybin'de 1089'da Selçuklular'a yenilerek onların hakimiyeti altına girer. Artuklular'dan İl Gazi Bey Mardin'i l105'te ele geçirerek devletin başkenti yapar.Halep'i aldığı gibi Haçlılara karşı giriştiği mücadeleler dolayısıyla İl Gazi Bey büyük ün kazanır. Antakya Haçlı Prensi Roger'i yenerek Silvan'ı ele geçirir, İl Gazi' nin ölümünden sonra oğulları ve yeğenleri devletin basına geçerek Diyarbakır, Harput Kalesi ve civarına hakim olup, Haçlıları, Frankları, Urfa Kontu'nu, Bilecik Haçlı Senyör'ünü ve Kudüs Kralı Bodven'i yenerek büyük başarı kazanırlar. Böylece Artuklular bölgede büyük devlet kurarlar. Bu devletin 304 yıllık egemenliği sürecinde çok sayıda tarihi camii, Medrese, hamam ve kervansaray yapılmış, birçok cami, medrese ve manastır onarılmıştır.


Timur, Artuklular döneminde 1393'te Mardin Kalesini kuşatıp işgal etmeye çalışsa da başarılı olamaz. Timur 1395 yılının Ramazan ayında Mardin'i almak için yeni bir kuşatma hazırlıklarına Kızıltepe'de otağı kurarak başlar. Mardin halkı kaleye sığınarak Timur'un şiddetli hücumlarına karşı koymak suretiyle o zamanın en büyük ordusu ve hükümdarlarını başarısızlığa uğratmıştır. Artuklular halkın bu başarısından dolayı Mardin'i onarma faaliyetine girişirler.15.yüzyılda güçlenen Karakoyunlular'ın bu devleti ortadan kaldırmak için Mardin'i 2 ikili kuşatması bu girişimleri aksatır. 1409'da halk bu kuşatmaya daha fazla dayanamayarak yapılan anlaşma gereği şehrin kalesini Karakoyunlulara teslim eder. Mardin Karakoyunlular'ın egemenliğinde 61 yıl kalır. Bu süreç içerisinde aşiretler ayaklanarak Karakoyunluların rejimine karşı koyarlar ve devleti zaman zaman ele geçirirler. Karakoyunluları 1462 yılında yenen Akkoyunlular kalenin egemenliğini de ele geçirirler. Bu dönemde Mardin'e Paşa olarak gelen Kasım Bey, Timur'un yakıp yıktığı şehri ve kaleyi onarmaya girişir. Bu çalışmasının ve başarısını taçlandıran bu güne kadar ihtişamla ayakta durmayı başaran ve tarihe meydan okuyan Kasın Paşa Medresesini yaptırır. 16.yüzyılın başında Akkovunlular'ı egemenliğine alan Şahı İsmail güçlü bir Şii devleti kurmayı başarır. Bu dönemde Anadolu'ya girip Şiiliği kabul etmeyenleri zalimce öldürmekten geri kalmaz. Bu durumu gören Mardin hakimi, şehri zulme ve yağmaya karşı, halkı korumak için kalenin anahtarını kan dökmeden Şah İsmail'e teslim eder. . Mardin'in kesin olarak Osmanlılar'ın eline geçmesi Mısır seferini düzenleyen Yavuz Sultan Selim döneminde gerçekleşmiştir. Diyarbakır (Amid) Valisi Bıyıklı Mehmet Paşa ve Kürt Bilgini İdris-i Bitlisi, Yavuz Sultan Selim'in emriyle 1516'da Mardin ve kalesini dokuz aydan fazla kuşatmış, çeşitli illerden gönderilen Osmanlı takviye kuvvetleri, Doğu Anadolu'dan gelen Kürt Beylerinin kuvvetleriyle birleşerek kaleye defalarca saldırılar düzenlemiştir. Ancak halkın kahramanca karşı koyması iki tarafında zor günler geçirmesine neden olmuştur. Kartal Yuvasına yardım beklentisi boşa çıkınca Bıyıklı Mehmet Paşa ve İdris-i Bitlisi 7 Nisan l5l7"de Mısır'da bulunan Yavuz Sultan Selim'e kaleye girmiş olduklarının müjdesini vererek Osmanlı Devletinin ilk halifesini çok sevindirmişlerdir. 1517 yılında Mardin ve yöresi Osmanlı topraklarına katılmış, bir sancak durumunda Diyarbakır Beylerbeyliğine bağlanmıştır. 1518''de Mardin Sancağı: Merkez kazası ile Savur ve Nusaybin nahiyelerinden oluşuyordu. Mardin, uzun müddet Diyarbakır-Bağdat ve Musul'un Sancağı durumunda kalmıştır. Mardin sancağında halk: Göçebe ve yerleşik olarak iki bölüme ayrılmaktaydı. Yerleşik halk inançları açısından: Yahudiler, Hıristiyanlar (Ermeniler, Süryaniler ve Keldaniler),Müslümanlar ve bir kısım Şemsilerden (Güneşe tapanlar) oluşuyordu.




hezann is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 06-08-2006, 06:04 PM   #2 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: 2. periyot 7A grubu
Mesaj: 811
Üye No: 2415
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 745
Rep Puanı : 74106
Rep Derecesi
hezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond repute
Varsayılan


MARDİN ADI NEREDEN GELİYOR?

Mardin isminin nasıl ortaya çıktığı hakkında çeşitli görüş ve rivayetler vardır. Bunlarla beraber kelimenin nasıl ortaya çıktığı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bu konu üzerinde birçok bilim adamı çeşitli görüşler ortaya koymuştur.
1-A.Dupre ve J.Van Hammer Mardin'e Marde denildiğini bu marde adının eski Yunan coğrafyacılarının da kullandıklarını belirterek bu kelimenin orjininin "savaşçı bir kavim olan Marde"lerle ilgili olduğunu, Hammer'e göre ise Mardelerin İran Hükümdarından Arşe (226-241) tarafından buraya yerleştirildiklerini anlatır.

2-Vakidiye göre Din adındaki bir İranlı zahidin Mardin'in bulunduğu dağın tepesine yerleştiği orada ibadetle zaman geçirdiği zamanla şöhretinin Horasan'a ve Doğunun diğer ülkelerine yayıldığını bir gün Heraklius tarafından gönderilen bir kumandanın buraya gelerek zahitle önce dostluk kurup sonrada onu öldürdüğünü bir kale inşa ettirdiğini, daha sonra kızının da bunun karşısına bir kale yaptırdığını Din öldü manasına gelen Arapça "Mete- Din" den, Mardin kelimesinin türediğini ve bunun bir halk rivayeti olduğunu belirtir.

3-İran Hükümdarlarından birinin hasta oğlunun doktorların önerisi üzerine buraya hava değişimi için getirip yerleştirildiği, ondan ilham alarakta bu yere hasta şehzade verilerek Mardin denildiği söylenir..

4-Yakut'a göre Mardin kelimesinin Marid'ten geldiğini ve Marid'in kelimesinin çoğulu olduğu belirtilmektedir. Evliya Çelebide Mardin'den bahsetmiştir. Ona göre burada bulunan bir eyderi Yunus Peygamber öldürülmüş bu sebeple "Kuh-i Şahika" denilen Mardin'in bulunduğu dağda Kur-i Mar ve şehrede Mardin adı verilmiştir. Bu Evliya Çelebi'nin fantezilerinden başka bir şey değildir.


5-Süryaniler Mardin'in halk arasındaki telafuzunu Merdin olduğunu bununda Süryani dininde kale anlamına gelen Mardo'nun çoğulu bildirerek bu havalide bulunan dört meşhur kaleyi sayarlar. Bunlardan ikisi de Mardin'in yakınında güneydoğusundaki Deyrülzafaran manastırının gerisindeki sırtlarda bulunan iki kaledir. Mardin kelimesiyle ilgili izah tarzlarının en mantıklısı bu olmaktadır. Mardin isminin doğuşuyla ilgili rivayetler bunlardan ibarettir. Bunlarla beraber tarihte Mardin için birçok isim kullanılmıştır. Bunlar Erdabe, Tidu, Merdin, Merdö, Merdi, Merda, Kartal yuvası, Kuşlar yuvası ve Mardin'dir. Halk arasında hala Merdin olarak tabir edilmektedir.

TARİHTE ALDIĞI İSİMLER

Tarihte Mardin için birçok isim kullanılmıştır. Bunlar: Erdobe, Tidu, Merdin, Merdo, Merdi, Merda, Merde, Kartal Yuvası, Kuşlar Yuvası, Maridin ve Mardin...

Mardin adı hakkında pek çeşitli söylenceler vardır. J.A.Dupre ve J.Von Hammer Mardin kelimesinin savaşçı bir kavim olan Mardeler'le ilgili olduğunu, Mardeler'in İran hükümdarlarından Ardeşir(226-241) tarafından buraya yerleştirildiklerini anlatır. Şehir ve kavim isimleri arasındaki benzerlik, Mazıdağı yöresinde oturan Yezidilerin şeytana tapmaları, eski bir İran ananesinin devamı olarak şerre(kötülüğe) ibadet eden Mardeler'in bu bölgeye yerleştirildiklerinin delilidir. C.Ritter her ne kadar bu ifadeyi naklederse de bu ifadeye şüpheli bakar.

Çoğu kaynaklarda Mardin'in gerçek adı "Merdin" diye geçer. Zira halkın çoğu da bugün böyle demektedir. Bu ad "Kaleler" anlamına gelir. Şehirde bir çok kalenin varlığı, şehrin bu şekilde isimlendirilmesini sağlamıştır. Mardin'in kale kavramlarıyla adının bu kadar sık geçmesinin en önemli nedeni de birbirini koruyup kollayan doğal savunma ve gözetleme faaliyetlerini icra eden korunaklı yapıların varlığındandır. Bunlardan bir kaçı: Mardin Kalesi(Kuşlar Yuvası, Kartal Kalesi veya Kartal Yuvası), Eskikale Köyünde bulunan Kalat'ül Mara, Deyrü'zzafaran Manastırının kuzeydoğusundaki Arur Kalesi ve Erdemeşt Kalesi'dir.

Arap Tarihçilerinden Vakidi ise, Mardin adının Mate Dinden geldiğini ifade eder. Din isminde Mardin Kalesinde yaşayan ünlü bir rahip, kale komutanı ile dost olur. Komutanla dostlukları uzun sürmeyen rahip, Heraklüs tarafından gönderilen bir kumandan tarafından öldürülür. Kaleye Din öldü anlamına gelen "Mate Din" adı verilmiştir. Vakidi'nin bir başka rivayetine göre, İran Hükümdarlarından birinin Mardin ismindeki hasta oğlunun hava değişimi için geldiği bölgede iyleşmesi nedeniyle Mardin isminin bölgeye verildiğini ifade etmektedir. Bilgilere göre şehrin isminin doğrusuna en yakın rivayet budur. Süryaniler'in elde mevcut el yazma kaynaklarında da bunlara yakın söylemler mevcuttur. ..

VII.yüzyılda İmparator Maoricius(1582-602) devrinin tarihçileri: Theophilaktas, Simotkattes, Procopius ve aynı devir coğrafyacısı Georgius Cyprius başta olmak üzere Mardin adının tarihteki gelişimi için benzer ifadeler kullanmışlardır. Bunların dışında Ermenice kaynaklarda şehrin isminin Merdin, Süryanice kaynaklarında Merdo, Merdi, Marda ve Mardin okunuşlarına rastlanıldığı, Süryani imla farklarının bu kelimenin belirli belirsiz ve çoğul şekillerindeki ayrılıklarından doğduğu ifade edilmektedir. Arap kaynaklarında ise şehir Maridin olarak anılır.....

__________________
hezann is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 06-08-2006, 06:08 PM   #3 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: 500'ün üstünde Konum Var :)
Yaş: 5
Mesaj: 4,273
Üye No: 3646
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 80258
Rep Puanı : 8025037
Rep Derecesi
ByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond repute
Varsayılan


ellerin dert görmesin tşk ederim +2rep

__________________
ByMixture is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 06-08-2006, 06:12 PM   #4 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: 2. periyot 7A grubu
Mesaj: 811
Üye No: 2415
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 745
Rep Puanı : 74106
Rep Derecesi
hezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond reputehezann has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alıntı:
By Mixture tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
ellerin dert görmesin tşk ederim +2rep
önemli değil heval..mardine daha yolum düşmedi ama çok merak ediyorum.. rep için sağol..

__________________
hezann is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 06-08-2006, 06:15 PM   #5 (permalink)
 
Giriş Tarihi: May 2006
Konum: 500'ün üstünde Konum Var :)
Yaş: 5
Mesaj: 4,273
Üye No: 3646
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 80258
Rep Puanı : 8025037
Rep Derecesi
ByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond reputeByMixture has a reputation beyond repute
Varsayılan


yaw mardin benim memleketim bu arada inşallah isteğine kavuşursun hezann dost

__________________
ByMixture is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mardin (Merdîn) Tarihi Bendewelat Güneydoğu Anadolu Bölgesi 3 28-07-2008 03:51 PM
Mardin Genel Bilgi... Cıwann Genel Kültür 2 15-04-2008 10:06 PM
Mardin dojehist Coğrafya 3 17-12-2007 11:34 PM
Mardin Hakkında Herşey! rêwî Genel Kültür 10 14-11-2007 08:00 AM
mardin keyakser Tarih 0 17-04-2007 11:36 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:09 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.