|
|
#11 (permalink) | ||||||
|
3- ŞİMDİKİ ZAMANIN HİKAYESİ (DEMA BORIYA BERDEST YADA ÇÎROKIYA DEMA NIHA)
Bu zamanda iki zaman karışıktır. Geçen derste görmüş olduğumuz şimdiki zaman öneki olan 'di' ve di'li geçmiş zamanın fiil kökü ile şimdiki zamanın hikayesi oluşur. Örnek olarak girtin (almak) fiilini kullanalım. Girtin fiilinin di'li geçmiş zamanda kökü 'girt' tır (aldı). Başına 'di' ekini getirdiğimizde 'digirt' oluşur. (Digirt: alıyordu). Cümlenin olumsuzluk halinde 'ne' öneki, 'di' önekinden önce gelir. Yardımcı fiillerin olduğu kelimelerde 'di' öneki esas fiil ile yardımcı fiil arasına konur. Hakeza olumsuzluk öneki 'ne' yine 'di' dan önce gelir. Geçen ders yaptığımız örnekler üzerinde gösterelim ki hem geçen ders tekrar edilmiş olur hem de kıyaslama noktada daha rahat olsun. Geçen ders ki örneklerle takip ederseniz daha iyi olur. Min gellek derd dikişand: ben bir çok dert çekiyordum. Te digot çi?: sen ne diyordun? Wî tiştek nedidît: o (er) bir şey görmüyordu Wê erebe digirt: o (d) araba aldı Me rê diguhert: biz yolu değiştirdik. We xwarin dixwar?: siz yemek yediniz mi? Wan qeza dikir: onlar kaza yapıyordu. Min tu dixwest: ben seni istiyordum. Te ceh nedida?: sen arpa vermiyor muydun? Wî çi dikir?: o (er) ne yapıyordu. Wê digot werin: o (d) gelin diyordu. Me nan çêdikir: biz ekmek yapıyorduk. We sêv dixwar: siz elma yiyordunuz. Wan xwe dişûştin: onlar yıkanıyordu. 4- Dİ'Lİ GEÇMİŞ ZAMANIN HİKAYESİ (ÇÎROKIYA DEMA BORIYA TÊDEYÎ/SADE) Bileşik bir zamandır. Bûyîn (olmak) fiilinin yardımcı fiil olarak kullanıldığı 'bûn' formunun kullanılmasıyla oluşur. Miş'li geçmiş zamanda kullanılan 'iye', 'ine' yerine 'bûn' fiilini getirdiğimizde di'li geçmiş zamanın hikayesini elde etmiş oluruz. Yine geçen ders miş'li geçmiş zaman ile ilgili yapmış olduğumuz örnekler üzerinden gidersek: Wî em kuştibûn?: o (er) bizi öldürdüydü. Te ew nekuştibûn: sen onları öldürmediydin. Min tu kuştibû: ben seni öldürdüydüm. Wan qeza kiribû: onlar kaza yaptıydı. Wê tiştek nedîbû: o (d) bir şey görmediydi. Me rê guhertibû: biz yolu değiştirdiydik. We xwarin xwaribû?: siz yemek yedi miydiniz? Te gotibû çi?: sen ne dediydin? Wê erebe girtibû: o (d) araba aldıydınız. Ew nexweş neketibûn: onlar hastalandılardı. Tekil durumlarda 'bû' çoğul durumlarda da 'bûn' kullanılır. Geçişsiz fiiller bitişik zamirlerin soneklerini alırlar. Ez pîr bibûm: ben yaşlandıydım. Tu rabibûyî: sen kalktıydın. Ew pirtûk xwendibû?: o kitap okudu muydu? Me daran nebirîbûn?: biz ağaçları kesmedi miydik? We kî û kê biribûn?: siz kimleri götürdüydünüz? Ew neçûbûn Amedê: onlar Amed'e gitmedilerdi. Bûn fiilinin yardımcı fiil olarak kullanıldığı durumlarda 'bûn' ekini getirdiğimizde 'bûbûn' yerine 'bibûn' yazılır. 5- MİŞ'Lİ GEÇMİŞ ZAMANIN HİKAYESİ (ÇÎROKIYA DEMA BORIYA DÛDAR /ÇÎROKÎ) Bu zaman da bileşik bir zamandır. Di'li geçmiş zamanın sonuna 'e' takısını getirdiğimizde miş'li geçmiş zamanın hikayesini elde ederiz. Yukarıdaki örnekler doğrultusunda hareket edecek olursak Ez pîr bibûme: ben yaşlanmıştım. Tu rabibûye: sen kalkmıştın. Ew pirtûk xwendibûye?: o kitap okumuş muydu? Me daran nebirîbûne?: biz ağaçları kesmemiş miydik? We kî û kê biribûne: siz kimleri götürmüştünüz? Ew neçûbûne Amedê: onlar Amed'e gitmemişlerdi. ALIŞTIRMALAR 1-Aşağıdaki cümleleri çeviriniz Ez jixwe radibûm:................ Tu dernediketin:.................... Ew nediçû malê:.................... Em li derve digeriyan:........... Hûn ranediketin?:.................. Ew dixwestin werin:.............. Uçak uçuyordu:...................... Kimseye demiyordu:.............. Ben okuyordum:..................... Siz geliyor muydunuz?:.......... Kediler kaçmıyordu:............... İnsanlar iyilik yapıyorlardı:... Ew kompîturê şixulandibû:..... Me dewên xwe vexwaribûn:... Ez bi lez meşiyabûm:............. Kî nenivîsandibûn?:................ Gur pezan kuştibûn:............... Cotkar erd neajotibûn:........... Hemî rûniştin?:...................... Kimler savaşmıştı?:...................... Kuşlar gelmişti:............................ O arabasını getirmişti:.................. Kendi kolunu incitmişti:.............. Hiç kalp kırmamıştı:..................... Şiir güzel yazılmıştı:..................... Acısı hala dinmemiş miydi?:........ O gün gelmediydi at hızlı koştuydu kitabı çabuk bitirdiydi okul güzel geçti miydi? artık öğretmen uzaklaştıydı biz hemen okumadı mıydık? Kimler konuştuydu? Ben vermediydim: Seni okula almadıydı Ayşe güldü müydü? Bîz yemedi miydik? Azad camı kırdıydı: 2-Aşağıda verdiğimiz örnek çerçevesinde verilen zamana uygun çekimler yapınız ve Türkçe karşılığını yazınız. derketin (çıkmak) xwarin Ez radibûm: ben kalkıyordum Tu radibûy : sen kalkıyordun. Ew radibûn: o kalkıyordu Em radibûn: biz kalkıyorduk Hûn radibûn: siz kalkıyordunuz Ew radibûn: onlar kalkıyordu Min nedisitend: ben satın almıyordum Te…………… Min nimêj dikir?: ben namaz kılıyor muydum? Te……………... Ez firiyabûm: ben uçmuştum Tu................. Min nebirîbû: ben kesmemiştim Te................. Min nîşandabû?: ben göstermiş miydim? Te.................... EZBERLENMESİ GEREKEN KELİMELER: Mêvan:Misafir Cîran:Komşu Hogirost Hevsal:Akran Dewlemend:Zengin Xizan:Fakir Qaz:Kaz Werdek:Ördek Mirîşk:Tavuk Dîk:Horoz Elok:Er.Hindi Şamik.Hindi Pola:Çelik Sifir:Bakır Hesinemir Zîvümüş Zêr:Altın Mefreq:Bronz Şûr:Kılıç Mertal:Kalkan Rim:Mızrak Tîr:Ok Kevan:Yay Çek:Silah Zinar:Kaya Kevir:Taş Dar:Ağaç Şax:Ağaç dalı Reh/Kok:Kök Av:Su Tirsîn:Korkmak Hînbûn:Öğrenmek Guhdarîkirininlemek Temaşekirin:İzlemek Qalkirin:Anlatmak GEÇEN AYIN CEVAPLARI Ben öğrenmek üzereyim: Ez dikim hîn bim. Sen bitirmek üzereyim: Tu dikî biqedînim. O taşınmak üzere mi?: Ew dike bar bike? Biz yazmak üzereyiz: Em dikin binivîsin. Siz okumak üzere misiniz?: Hûn dikin bixwînin. Onlar konuşmak üzere: Ew dikin biaxivin. Ben seni bağışladım: Min tu bexşandî. Sen bizi öldürdün mü?: Te em kuştin? O diğerini görmedi: Wî yên dinan nedît. Biz onların evine gittik: Em çûn mala wan Siz onu yolladınız mı?: We ew şiyand? Onlar böbreklerini bağışladı: Ew gurçikên xwe bexş kir. Ben toprağı sürmüşüm: Min erd ajotiye. Sen buğday biçmişsin: Tu genim çiniye. O ne zaman gitmiş?: Ew kengê çûye? Biz arpa ekmemişiz: Me ceh neçandiye. Siz taşı kaldırmamış mısınız?: We kevir ranekiriye? Onlar Urfa'ya gelmiş mi?: Ew hatine Ruhayê? |
|||||||
|
|
|
|
#12 (permalink) | |||||||||||
|
SAYILAR
Sayı adları bazen asıl sayı olarak, bazen sayı sıfatı olarak kullanılır. 1-ASIL SAYILAR: 1- yek 2- du,dudu 3- sê, sisê 4- çar 5- pênc 6- şeş 7- heft 8- heşt 9- neh 10- deh 11- yazdeh 12- diwazdeh 13- sêzdeh 14- çardeh 15- pazdeh 16- şazdeh 17- hevdeh 18- hejdeh 19- nozdeh 20- bîst 30- sî 40- çil 50- pêncî 60- şêst 70- heftê 80- heştê 90- nod 100- sed 500-pêncsed 1000- hezar Sekiz yüz otuz beş; heştsed û sî û pênc, beş yüz on dokuz; pêncsed û nozdeh Bir milyon iki yüz elli yedi bin dört yüz altmış sekiz; milyon û dused û pêncî û hefthezar û çarsed û şêst û heşt Sana on bin defa dedim o kadar abartma; Ez dehhezar car ji te re gotim, ew qas pirole meke. Bu okulda iki bin beş yüz yetmiş dokuz öğrenci var; di vî dibistanê de duhezar û pêncsed û heftê û neh xwendekar heye. ASIL SAYILAR EK ALDIKLARINDA Bir (yek) dişil ek alırken, diğer sayılar (birden büyük olanlar) çoğul ek alırlar Al birini vur ötekine: yekê bigre li yê din bixe. Birden fazla evi var: ji yekê bêtir xaniyên wî hene. Dörde anlaştılar: bi çaran li hev kirin. Binlerce ağaçları var: bi hezaran darên wan hene. Beşten sonra saymasını bilmiyor: ji pêncan wêda nizane bijmêre. Sekizini de yedi: her heştan jî xwar. Milyarlarca (lira) para harcadılar:Bi milyaran pere mesref kirine. Saat beşi on dört geçiyor: seet ji pêncan çardeh deqe derbas dibe. Yada: seet pênc û çardeh e. Saat dokuza yirmi beş var: seet ji nehan re maye bîst û pênc deqe. Hz. Muhammed beş yüz yetmiş bir yılında dünyaya geldi:Hz. Muhemmed (S.X.L) di sala pêncsed û heftê û yekan de hat dinê. Rakam ile yazılışı şöyledir: di sala 571'an de hat dinê. Martın yirmi birinde gelecek: Wê di bîst û yekê adarê de were. Rakamla: wê di 21'ê adarê de were. 5 mayısta orada değilim: ez di pêncê gulanê de ne li wir im. Rakamla: ez di 5'ê gulanê de ne li wir im. 2-SIRALAMALARDA SAYILAR: Kürtçe'de birinci, ikinci gibi sıralamalar iki şekilde ifade edilir. a-) Bükümlü haliyle; birinci: yekê, pêşî, pêşîn şekillerinde ifade edilir. ikinci, üçüncü…on dokuzuncu; duduyan, sisiyan, ….. nozdehan gibi "an" eki alarak ifade edilir. Yirminci, otuzuncu,…. yüzüncü …. bininci …. ; bîstî, sihî,… sedî … hezarî gibi 'î' ekî alırlar. Beşincisi benim kardeşimdir: ê pêncan birayê min e. Birinci olan kimdi?: ê yekê kî bû?' yada 'ê pêşîn kî bû? Koşuda yirmi dördüncü oldum: ez di bazdanê de bûm ê bîst û çaran. Sen ömrünün yirmi beşinci yılındasın: tu di sala bîst û pêncan a emrê xwe da yî. O ömrünün kırkıncı yılında: ew di sala çilî ya emrê xwe da ye. Kürdistan gazetesinin yüz dokuzuncu yılını kutlayacağız: emê sala sed û nehan a Rojnama Kurdistanê pîroz bikin. Kur'an'ın indirişlinin 1441. yılındayız: em di sala hezar û çarsed û çil û yekê daketina Qur'anê de ne. Rakam ile yazılışı: em di sala 1441'ê daketina Qur'anê de ne. Acaba yarışmanın yüzüncüsü kim olacak?: gelo wê kî bibe sedî yê pêşbirkê. Üçüncü koltukta kim vardı?: di paldanka sisiyan de kî hebû? Kaçıncı kattan uçmuş?: ji qata çendan firiyaye? b-) bu formdaki ifade ediş Güney Kurmanci'sinden Kuzey Kurmanci'sine geçmiştir. Sayının sonuna '-emîn' eki getirilerek oluşturulur. Yekemîn, duyemîn, sêyemîn, …... yazdehemîn, ….. bîstemîn, ….. sihemîn, ….. sedemîn, …… hezaremîn. Birincisi benim kardeşimdir: ê yekemîn birayê min e. Birinci olan kimdi?: ê yekemîn kî bû? Koşuda yirmi dördüncü oldum: ez di bazdanê de bûm bîst û çaremîn. Sen ömrünün yirmi beşinci yılındasın: tu di sala bîst û pêncemîn a emrê xwe de yî. O ömrünün kırkıncı yılında: ew di sala çilemîn a emrê xwe de ye. Kürdistan gazetesinin yüz dokuzuncu yılını kutlayacağız: emê sala sed û nehemînê rojnama Kurdistanê pîroz bikin. Kur'an'ın indirişlinin 1441. yılındayız: em di sala hezar û çarsed û çil û yekemîn ê daketina Qur'anê de ne. Acaba yarışmanın yüzüncüsü kim olacak?: gelo wê kî bibe sedemîn ê pêşbirkê. Üçüncü sırada kim vardı?: di rêza sêyemîn de kî hebû? Kaçıncı kattan uçmuş?: ji qata çendemîn firiyaye? 3-KESİRLİ SAYILARIN İFADELERİ Üçte ikisi benimdir: ji sisêyan yek ê min e. Onda dokuzu namaza kalktı: ji dehan neh rabûn nimêjê Yetmişte otuzu yattı: ji hefteyî sî raketin.Yedide ikisi hastalandı: ji heftan du nexweş ketin. Sekizde yedisi bilgilidir: ji heştan heft zana ne. Seksende yirmisi yüzmeye gitti: ji heşteyî bîst çûn avjeniyê Dört buçuk kilo yoğurt alacağım: ezê çar kîlo û nîv mast bitsînim. Yarım kilo et aldım: Min nîv kîlo goşt girt. Bir buçuk ekmek az değil mi?: nanek û nîv ne hindik e. Yada "nan û nîvek ne hindik e" Kürtçe'de "-ek" takısı 'bir, tek' anlamı verir. ÖRN: jinek: bir kadın, mêrek: bir adam, xaniyek: bir ev, gibi…. Saat altı buçukta geldim: di seet şeş û nîvan de hatim. Yedi çeyrekte ezan okuyor: di heft û çaryek de bang dide Dörde çeyrek var: ji çaran kêm çaryek. Yada "ji çaran re maye çaryek". Onu çeyrek geçe gelecek: ji dehan çaryek bibuhure wê were. 4-ÜLEŞTİRME SAYI SIFATLARI Bunlara Kürtçe Hejmarên Hokerîn (zarf sayıları) de denmiştir. "bi" edatı ve "o" takısı yardımıyla kurulur. Birer birer: yeko yeko, yek bi yek, yeke yek. İkişer ikişer: du bi du, dido dido. Gibi farklı bölgelerde farklı söylenişleri vardır. Ancak biz derslerimizde kullanım kolaylığı ve rahatlık açısından "bi" edatıyla kurulanını tercih edeceğiz. birer birer, ikişer ikişer, ... onar onar ... yüzer yüzer Yek bi yek, du bi du, …… deh bi deh, …sed bi sed…. Ammar kerpiçleri ikişer ikişer taşıyordu: emmar kerpîçan du bi du hildigirt. Atlar birer birer yerlerini aldılar: hesp yek bi yek cihên xwe digirtin. Kuşlar onar onar havalandı: çûk deh bi deh hewadar bûn. ALIŞTIRMALAR Aşağıdaki cümleleri çeviriniz Orduda bin beş yüz kırk iki asker var:... O bin iki yüz yılında doğmuş:.... Birini bana ver:.......... Sen yarışmada kaçıncı gelmiştin?:...... Nisan on iki de bizde ol:........ Newroz 21 marttadır:..... Üçten beşe kadar gelmiş:...................... Çeyrek asır geçti::................. Yedinci kuş ta öttü:......... Dört buçuk ay sonra yağmur yağdı:..... Beşer beşer sıra oldular:...... Kırkta biri zekattır:............ Bu kaçıncı yaramazlığın?:.................. Yüzde sekseni geri geldi:....... Saat on ikiye on var:....... Saat yediyi on dört geçiyor:................... Yedi yüzden az param var:....... Beşi sende kalsın:.......... Sağdan üçüncü olan bizim bahçe:......... Çocuk onar onar saymayı öğrendi:............ Seet ji pêncan deh deqe derbas dibe:..... Çaran bide wî:................. Bi hezaran çûk li ser me bûn:...... Di bîst û pêncê Cotmehê de cot dikin:..... Çar bi çar civiyan:........... Seet ji diwazdehan kêm çaryek:.... Seet ji nehan re maye şeş deqe:............ Çêleka dawîn jî hat:......... Mislimanê çilan Hz. Umer e:.......... Mislimana pêşîn Hz. Xetîce ye:............... Oda duduyan biçûk e:........ Du metre û nîv kefen bes e:.......... Hûn di 31'ê mehê de li vir bin:................ Sê mirov hatin mala me:........ Bi dehan mirov gihiştin hev:......... Tu di çendê meha çilê de tê?:............... Gayê pêncemîn pirr xurt bû:.. Çend sal e em hêsîr in:................. EZBERLENMESİ GEREKEN KELİMELER Hesinemir Sifir:Bakır Pola;Çelik Tûnc:Tunç Bafûn:Alüminyum Çînko:Çinko Dadgeh:Mahkeme Gumanbar:Şüpheli Tawan:Suç Parêzer:Avukat Doz: Dava Dozdar: Savci Raketin:Yatmak Alistin:Yalamak Cûtin:Çiğnemek Germkirin:Isıtmak Bergkirin:Ciltlemek Uyanmak:Şiyarbûn Nikilaga Penc:Pençe Çîp:Bacak Hûrik: Taşlık Geprûg:Kursak Bask: Kanat Bakur:Kuzey Başûrüney Rojhilatoğu Rojava:Batı Bakurê Rojava:Kuzeybatı GEÇEN AYIN CEVAPLARI 1-Aşağıdaki cümleleri çeviriniz Ez jixwe radibûm:ben zaten kalkıyordum. Uçak uçuyordu: balafir difirî Tu dernediketin:sen çıkmıyordun. Kimseye demiyordu: ji kesê re nedigot Ew nediçû malê: o eve gitmiyordu. Ben okuyordum: ez dixwendim. Em li derve digeriyan: biz dışarıda dolaşıyorduk. Siz geliyor muydunuz?: hûn dihatin? Hûn ranediketin?: siz yatmıyor muydunuz? Kediler kaçmıyordu: pisîng nedireviyan. Ew dixwestin werin: onlar gelmek istiyordu. İnsanlar iyilik yapıyorlardı: mirov başî dikirin. Ew kompîturê şixulandibû:bilgisayarı çalıştırdıydı. Kimler savaşmıştı?: kî û kê şer kiribûne. Me dewên xwe vexwaribûn: ayranlarımızı içtiydik. Kuşlar gelmişti: çûk hatibûne. Ez bi lez meşiyabûm: ben hızlıca yürüdüydüm. O arabasını getirmişti: ew ereba xwe anîbûye. Kî nenivîsandibûn?: Kim yazmadıydı? Kendi kolunu incitmişti: ew milê xwe êşandibûye Gur pezan kuştibûn: Kurt koyunları öldürmüştü. Hiç kalp kırmamıştı: ew qet dil neşikandibûye Hemî rûniştin?: hepsi oturdu. Şiir güzel yazılmıştı: helbest xweş hatibûye nivisîn Cotkar erd neajotibûn: Çiftçiler toprağı sürmediydi. Acısı hala dinmemiş miydi?: êşa wê hêj nesekinibûye O gün gelmediydi: ew, ew roj nehatibû. Azad camı kırdıydı: azad camê şikandibû. At hızlı koştuydu: hesp bilez bazdabû. Seni okula almadıydı: ew te negirtibû dibistanê. Kitabı çabuk bitirdiydi: pirtûkê zû qedandibû. Ayşe güldü müydü?: eyşe keniyabû? Okul güzel geçti miydi?: dibistan baş derbas bibû? Bîz yemedi miydik? me nexwaribû? Artık öğretmen uzaklaştıydı: mamoste êdî dûr ketibû. Ben vermediydim: min nedabû. Biz hemen okumadı mıydık?: me tavil nexwendibû? Kimler konuştuydu?: kî û kê axivîbû? 2-Aşağıda verdiğimiz örnek çerçevesinde verilen zamana uygun çekimler yapınız ve Türkçe karşılığını yazınız. derketin (çıkmak) xwarin (yemek) Ez derdiketim: ben çıkıyordum. Ez derneketibûme: ben çıkmamıştım. Tu dernediketî: sen çıkmıyordun. Tu derketibûyî: sen çıkmıştın. Ew derdiket: o çıkıyordu. Ew derneketibûye?: o çıkmamış mıydı? Em dernediketin?: biz çıkmıyor muyduk? Em derketibûne: biz çıkmıştık. Hûn derdiketin?: siz çıkıyor muydunuz? Hûn derketibûne?: siz çıkmış mıydınız? Ew derdiketin: onlar çıkıyorlardı. Ew derketibûne: onlar çıkmışlardı. Ez derketibûm: ben çıktıydım. Min dixwar: ben yiyordum. Tu derneketibûy: sen çıkmadıydın. Te dixwar?: sen yiyor muydun? Ew derneketibû?: o çıkmadı mıydı? Wî/wê nedixwar: o yemiyordu. Em derketibûn: biz çıktıydık. Me nedixwar?: biz yemiyor muyduk? Hûn derketibûn?: siz çıktı mıydınız? We dixwar: siz yiyordunuz Ew derneketibûn: onlar çıkmadıydılar. Wan dixwar?: onlar yiyorlar mıydı? Min nexwaribûye: ben yememiştim. Min xwaribû: ben yediydim. Te nexwaribûye?: sen yememiş miydin? Te nexwaribû: sen yemediydin. Wî/wê xwaribûye: o yemişti. Wî/wê nexwaribû?: o yemedi miydi? Me xwaribûne?: biz yemiş miydik? Me xwaribû: biz yediydik We xwaribûne: siz yemiştiniz. We xwaribû?: siz yemedi miydiniz? Wan nexwaribûne: onlar yememişlerdi. Wan nexwaribû: onlar yemediydiler. Min nimêj dikir?: ben namaz kılıyor muydum? Min nimêj kiribûye: ben namaz kılmıştım. Te nimêj nedikir?: sen namaz kılmıyor muydun? Te nimêj nekiribûye?: sen namaz kılmamış mıydın? Wî/wê nimêj dikir?: o namaz kılıyor muydu? Wî/wê nimêj kiribûye?: o namaz kılmış mı? Me nimêj dikir: biz namaz kılıyorduk. Me nimêj kiribûye: biz namaz kılmıştık. We nimêj nedikir: siz namaz kılmıyordunuz. We nimêj nekiribûye?: siz namaz kılmamış mıydınız? Wan nimêj dikir: onlar namaz kılıyorlardı. Wan nimêj nekiribûye: onlar namaz kılmışlar mı? Min nimêj kiribû: ben namaz kıldıydım. Ez firiyabûme: ben uçmuştum. Te nimêj nekiribû?: sen namaz kılmadı mıydın? Tu nefiriyabûyî: sen uçmamıştın. Wî/wê nimêj kiribû?: o namaz kıldı mıydı? Ew firiyabûye?: O uçmuş muydu? Me nimêj kiribû: biz namaz kıldıydık. Em firiyabûne: biz uçmuştuk. We nimêj nekiribû?: siz namaz kılmadı mıydınız? Hûn nefiriyabûne?: siz uçmamış mıydınız? Wan nimêj nekiribû: onlar namaz kılmadıydılar. Ew firiyabûne: onlar uçmuşlardı. Min nebirîbû: ben kesmediydim. Min nîşan dabû?: ben gösterdi miydim? Te birîbû: sen kestiydin. Te nîşan nedabû: sen göstermediydin. Wî/wê nebirîbû?: o kesmedi miydi? Wî/wê nîşan dabû: o gösterdiydi. Me birîbû: biz kestiydik. Me nîşan nedabû?: biz göstermedi miydik? We birîbû?: siz kesti miydiniz? We nîşan dabû: siz gösterdiydiniz. Wan nebirîbû: onlar kesmediydiler. Wan nîşan nedabû: onlar göstermediydiler. NOT: 1-Tüm örneklerin cevaplarını yer darlığı yüzünden veremiyoruz. Olumsuz, soru ve olumsuz soru cümlelerini bir arda vermeye çalıştık. Böylece eklerin nerelere geleceğini, soru cümleleri, olumsuz soru cümleleri nasıl oluşur iç içe gösterdik. Öğrencilerimizin daha rahat anlayabileceğini düşündük. Ancak bizim tavsiyemiz hepsini ayrı ayrı defterlerinize yazmanız ve kontrol etmenizdir. 2- Daha önceki bir dersimizde belirtmiştik, bir daha belirtme gereği duyuyoruz. Kürtçe'de olumsuzluk veren önek fiilin başına gelir. Eğer fiil bileşik bir fiil ise veya türemiş bir fiil ise olumsuzluk veren önek esas fiil ile yardımcı fiil arasına veya iki fiil arasına gelir. Alıntıdır.........
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#14 (permalink) | |||||||||||
|
yeterki bişeyler öğrenelim kendi dilimizle ilgili emek olmuş olmamış ne farkeder...
yorum için spas...
__________________ |
|||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Geşedan û Rewşa Hilberîna bi Zimanê Kurdî | heci | Çandi Gişti | 3 | 05-09-2007 05:26 PM |
| Kurtedîroka Çîroka Kurdî | PCkopat | Çandi Gişti | 4 | 03-09-2007 09:26 PM |
| RomannivÎserÊn Kurd Çi Dikin? | heci | Çandi Gişti | 3 | 31-08-2007 12:10 PM |
| kurdi | kelagerm | Çandi Gişti | 0 | 30-06-2007 03:29 PM |
| Di sedsala dawîn de, rewşa ziman û weşanên bi zimanê kurdî di nav Kurdên Binxetê de | Kajîn Jîr | Çandi Gişti | 1 | 20-01-2007 08:33 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.