|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||
|
Ankara Hükümeti’ne ilk başkaldırı Temmuz 1920′de Koçgirî’de patlak verdi. İsyanın hazırlık çalışmaları Alişan, Dersimli Alişêr ve Baytar Nuri (Dersimi) tarafından yürütüldü. 15 Temmuz 1920′de aşiret reisi Misto (Mustafa Paşa) komutasındaki bazı birlikler Zara’nın Çulfa Ali Karakolu’nu basarak, Türk kuvvetlerini esir aldılar. Bu baskın sonrasında Sivas-Erzincan arası ile Kangal-Zara ve çevresi Kürt birliklerinin denetimine geçti. Şadan Aşireti reisi Paşo, Türk birlikleri için önemli bir nokta olan Erzincan’ın Refahiye (Gercanis) ilçesini işgal ederek askerî cephaneyi ele geçirdi ve fiilen yönetime el koyarak hükümet konağına Kürt bayrağı çekti.
İsyandan önce Dersim ve Koçgirili aşiret reisleri Elazığ’da toplanarak TBMM Hükümeti’ne bir nota vermeyi kararlaştırmışlardı. Mustafa Kemal’e gönderilen bu notada, Kürdistan’daki Türk memurların ve Koçgiri’deki askerlerin geri çekilmesi, Kürt mahkûmların derhal serbest bırakılması istenmişti. İsyan öncesi ilk toplantı TBMM’de mebusluğu reddeden ve mebus olmuş Kürtleri de sert bir dille eleştiren Alişan Bey’in oturduğu Boxazyiran köyünde gerçekleştirilmiş ve bu toplantıya Alişan Bey, Haydar Bey, Nuri Dersimi (Seyid Rıza’ya da vekaleten) ve Alişer katılmışlardı. 15 Kasım 1920 tarihli bu toplantıda Geçici Kürdistan Hükümeti adıyla bir hükümet kurulmuş ve reisliğine Alişan Bey getirilmişti. Daha sonra aşiret reisleri bir araya getirilerek Yelice’deki Hüseyin Abdal Tekkesi’nde bir hazırlık toplantısı yapılmıştı. Bu toplantıya Canbegan, Kurmêşan ve diğer aşiretlerle bölgedeki diğer Kürtlerin temsilcileri katılmıştı. Bu toplantıda, Diyarbakır, Van, Bitlis, Elazığ, Dersim ve Koçgiri bölgelerini kapsayacak bağımsız bir devletin oluşumunu başarıyla gerçekleştirmek için hep birlikte silahları alıp sonuna kadar savaşma kararı alınmıştı. Böylece başkaldıracak bölge Hafik, Zara, İmranlı, Suşehri, Refahiye, Kemah, Divriği, Kangal, Ovacık ve Kuruçay ilçeleriyle birlikte Hemo ve Zirra bucaklarını kapsayan bir alana yayılmıştı. Gelişmeler karşısında telaşa düşen Ankara Hükümeti, Haydar Bey’i, Ümraniye (İmranlı) Bucak Müdürlüğü görevine, Alişan Beyi ise Refahiye’ye kaymakam olarak atadı. Bu Kürt liderlerden, önemli mevkiler karşılığında isyanın bastırılması ve Kemah’ta, 150 kişilik kuvvetiyle hükümet birliklerini bozguna uğratan Alişer’in yakalanması istenmişti. Oysa her iki lider de başkaldırının mimarlarındandı. Alişer’e desteklerini sürdürmüş ve onun Hozat’a geçmesini sağlamışlardı. Alişer, Hozat ve Ovacık’ta birçok aşiret lideriyle birebir görüşmüş ve onları da peşine takmıştı. Nuri Dersimi’nin babası İbrahim Efendi’nin evindeki toplantıda Ankara Hükümeti’ne yeni bir nota gönderilmesine karar verilmişti. İbrahim Efendi’nin kaleme aldığı mektupta, “Kurdistan Muhtariyet İdaresi’ne muvafakat eden İstanbul Saltanat Hükümeti’nin bu babdaki kararının Mustafa Kemal Hükümeti tarafından da kabul edilip edilmeyeceğinin açıklanması; Mustafa Kemal’in Kürdistan Muhtariyet İdaresi’ne bakışının aceleyle Dersim Kürtleri’ne bildirilmesi; Eleziz (Elazığ) Meletî (Malatya), Sêwas (Sivas), Erzingan (Erzincan) mıntıkları hapishanelerinde mevcut Kürt mahkûmların serbest bırakılması; Kürt çoğunluğunun bulunduğu noktalardan Türk Hükümeti ve memurlarının çekilmesi; Türk Hükümeti’nin Koçgiri Mıntıkası’na göndermiş olduğu askeri müfrezenin geri alınması” istenmekteydi. ![]() Bu bildiri Abbasan Aşireti Reisi Meço Ağa tarafından Ankara Hükümeti’ne verilmek üzere Dersim Mutasarrıfı Rıza Bey’e verilir. Bu sert notayı alan Hükümet, Koçgiriye bir öğüt kurulu göndererek ayaklanmış halkı sakinleştirmeye çalışılır. Bunun üzerine TBMM Başkanlığına, Garbî Dersîm Aşairu Esasî imzasıyla sert bir telgraf çekilerek, Sevr Antlaşmasına dayanılarak Diyarbekir, Elazığ, Van ve Bitlis vilayetlerinde müstakil bir Kürdistan’ın kurulması gerektiği, aksi taktirde bu hakkı silah kuvvetiyle almaya mecbur kalacaklarını ve Kürtlerin kandırılamayacağı bildirildi. Alişan Bey, 45 bin kişilik bir kuvvet oluşturmak ve Ankara’yı Wilson ilkelerini uygulayarak Kürdistan’ın bağımsızlığını kabul etmesi için basmak üzere Dersim’e oradan da diğer Kürt bölgelerine geçmek üzere Koçgiri’den ayrılmıştı. Halk her an patlamak üzereydi ki nitekim 6 Mart 1921’de Kızıltepe’li Rifet ve Huseyinê Temir Bey önderliğindeki bir grup köylü, asker kaçaklarını yakalamak isteyen bir süvari bölüğüne Koçgiri yakınlarında baskın düzenler. Baskında Binbaşı Halis, iki subay ve dört er öldürülür. İmranlı da tamamen ele geçirilir. 8 Mart 1921‘de Haydar Bey, Alişan Bey’e haber göndererek yardım alıp Koçgiri’ye gelmesini söyler. Bunun üzerine başlarında, Pezgawir aşiret reisi Bıra İbrahim, Maksudan aşiret reisi Polosê Munzur, Erslanan aşiret reisi Mahmut ve Alişer 2.500 kişilik bir kuvvetle Munzur’u geçerek Kemah’a varırlar. Yapılan şiddetli çarpışmalar sonucu kaymakam ve jandarma komutanı esir alınır. Gittikçe genişleyen harekete Drejan, Atman ve Perçikan aşiretleri de katılır. Sêwas Valisi tarafından Dersim aşiretlerine haber gönderilerek ayaklanan halkı sakinleştirmek için yardım istenir. Dersim aşiret reisleri de, ordunun bir süreden beri bölgede Müslümanların ve gayrimüslimlerin sayıları hakkında soruşturma yapmasından ötürü, hükümetin belki de Kürtleri vurup yok etmek niyetinde olduğunu, Koçgiri aşiretlerinin de nefsi müdafaa için ayağa kalktığını belirterek olumsuz cevap verince Ankara Hükümeti 10 Mart 1921’de, Sêwas bölgesinde sıkıyönetim Mahkemesi kurulması kararı aldı. 13 Martta ise Merkez Ordu Komutanı Nurettin Paşa’yı isyanı bastırmakla görevlendirdi. Ankara Hükümeti, Kürtleri kaybetmemek için Bitlisli Şefik başkanlığında ikinci bir Nasihat Kurulu göndererek Kürt liderlerle görüşme sağladı ve Haydar Beyi ikna ettiyse de Haydar Bey’in oynanan oyunu fark etmesi üzerine bu çaba da boşa gitmişti. İsyan hareketi 20 Mart 1921’e gelindiğinde artık Kızılırmak hattının kuzeydoğusuna kaymıştır. Bu sırada Türk Alevilerden Topal Osman adında biri bir çete kurarak Refahiye üzerinden Koçgiri’ye bir cephe açar ve Kürt birliklerine beklemedikleri kayıplar verdirir fakat Huseyinê Temir tarafından kuşatılınca çetesiyle birlikte kaçar. Huseyinê Temir 25 Martta büyük bir Hükümet Birliği’ni pusuya düşürerek tamamen yok eder. Ovacıklı Kürt aşiretleri de Kemah’ın tamamını teslim almış olur. Kurmêşan aşiret reisi Axayê Gozel bir çatışmada vurulduktan sonra hareket büyük bir darbe alır. Kürt kuvvetleri Koçhisar’dan doğuya doğru çekilmeye başlar. Zara’daki güçlere yardım gönderilemeyince oradakiler yenilgi alır. Hareketin askeri önderlerinden Bahri ve Sabit Bey’ler de vurulunca Kürt kuvvetleri komutasız bir şekilde saldırmaya devam eder. Hükümet güçlerinin yoğun saldırıları karşısında Kürt kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalır. Bu durumdan sonra Haydar Bey, 2500 kişilik bir kuvvetle Dersim’e doğru yönelir fakat yolu Kureşan Aşiret Birlikleri tarafından kesilir, karşı tarafın da Kürt olması üzerine Haydar Bey, Koçgiri’ye geri dönmek zorunda kalır, Sêwas yakınlarında bin kişilik birliğiyle birlikte kıstırılınca teslim olmak zorunda kalır. Bu sırada Kürt birlikleri cephanelerin tükenmeye başlamasıyla büyük kayıplar vermeye başlar. Haydar Bey’in amcası Mahmut Bey, Huseyinê Temir, Nuri Dersimi, Memoyê Tarbazî, Kımıl Eziz, Dilo, Abbas, Alişer ve Paşo çatışmalar eşliğinde Dersim’e varırlar. Haydar Paşa ve Ginyan aşiret reisi Murat Paşa’nın hileyle yakalattığı Seyit Aziz, Sivas Sıkıyönetim Mahkmesi’nde yargılanırlar. Haklarında verilen idam kararı girişimler sonucu sürgüne çevrilir. Ankara Hükümeti, Kürt mebusların baskılarına dayanamayıp peş peşe iki af kararı çıkararak Dersim’e, Hacı Osman Fevzi başkanlığında yeni bir nasihat kurulu gönderir. Alişan Bey bu heyetle görüştükten sonra 17 Haziran 1921’de teslim olmayı kabul eder. Bu tarihe kadar Alişer’in komutasındaki birlikler Türk Ordusuna kayıplar verdirmeye devam etmiştir. <A class=imagelink title=kocgiri-ayaklanmasi-liderlerinden-alisan-ve-cemal-bey2.jpg href="http://www.kurdistantime.com/wp-content/uploads/2006/12/kocgiri-ayaklanmasi-liderlerinden-alisan-ve-cemal-bey2.jpg"> Sewas Sıkıyönetim Mahkemesi, 12 Ekim 1921’de Alişan Bey, Haydar Bey, Alişer Bey ve eşi Zarife ile ayrıca 95 isyancıyı idama, 180 isyancıyı ise müebbet hapse mahkum etti. İdama mahkûm edilen Alişan Bey’in cezalandırılmasını önlemek maksadı ile Ankara Hükümetine, Mustafa Kemal Paşa’ya ve Türk Millet Meclisine Dersim aşiretleri namına telgraflar ve mazbatalar yazıldı ve gönderildi. Bu müracaatlar neticesinde Mustafa Kemal, Dersimli Baytar Nuri ve Koçgirili Aliser dışındaki tevkif edilmiş olanları af ve tahliye etti. İkinci bir af ile de Dersim’i terk etmek üzere Alişan Bey’e ve mahiyetindeki Koçgirilileri af etmiştir. 1924 yılında, Alişan ve Haydar Bey kardeşlerin tekrar vatanlarına dönmelerine izin verilmiş ise de, Alişan Bey, 14 Mart 1924’te İmranlı’daki evinde bombalı bir saldırıyla öldürülmüştür.Nuri Dersimi, hatıratında isyanın sonucunu şöyle değerlendirir: “Koçgiri Kürt İstiklal Savaşı, Kürdistan istiklal savaşının bir merhalesiydi, onunla bir meydan muharebesi kaybetmiştik fakat savaş bitmemiştir . Biz son zaferi kazanacağımıza inanmış ve iman getirmiştik. Arzu ve inancımıza hiç bir şekilde helal gelmemiştir.” (Üstte, başkaldırının liderlerinden Haydar Bey; ortada Koçgiri ayaklanmasında kullanılan ve ele geçirilen hükümet binalarına çekilen Kürt bayrağı; alttaki fotoğrafta Alişan Bey) konu alintidir hevalno yorumsuz veya repsiz birakmayalim ![]() Bu mesaj en son " 25-12-2006 " tarihinde saat 02:31 PM itibariyle Zengari tarafından düzenlenmiştir.... |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.