Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Kürtçe Forum > Foruma Kurdi > Çandi Gişti

Kayıt Ol SSS

 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 29-06-2009, 09:40 PM   #6 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: Bir İç Ülke!!
Mesaj: 4,318
Üye No: 50315
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 239061
Rep Puanı : 23905325
Rep Derecesi
cehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond repute
Arrow Zİlan Bİr ŞİmŞektİr


ZİLAN BİR ŞİMŞEKTİR


“Zilan bir şimşektir, çaktı aydınlattı” diye tanımlamıştı Parti Önderliği Zilan arkadaşın eylemini. Zifiri karanlıklarda yüksek enerji gücüyle karanlığı delen, aydınlatan bir güç olarak yorumlamıştı. Zilan yoldaşın eylemini, dayandığı tarihi temellerle anlamak, bunun bilincine varmak, bu aydınlığa adım atmanın başlangıcı olmaktadır.
Tarihsel gelişmeler tarihsel kahramanlıkları doğurur. Tarihsel kahramanlar da eylemsellikleri ve anlamlarıyla tarihsel gelişmelere ivme kazandırır, karanlıkta çakan şimşek misali aydınlatıcı rollerini kendi kişilikleriyle somutlaştırırlar. İnsanlık tarihi bu en temel diyalektik gerçeğin çarpıcı örnekleriyle doludur. Tarihe yön veren kahramanların salt ait oldukları halk, sınıf ya da cinsin sembolleri olmadıkları, insanlık gelişimine hizmet ettikleri oranda ilerici insanlığın nadide sembolleri olmayı başardıkları da bir gerçektir. Sembolleşme gücünün tutkulardan, yaşam arayışlarından, amansız mücadelecilikten, akıl sınırlarını zorlayan direniş ve kahramanlıktan, yaşama yön veren ideolojikpolitik doğrultudan ve buna kendini bir bütünüyle yatıran adanmışlıktan alındığı ise çarpıcı olan bir diğer gerçektir.
Kahramanlık olmazın dayatıcılığına karşı olabilirliği ispatlamak uğruna, yaşamını feda etmek de dahil olmak üzere her türden mücadeleyi başarıyla yürütmekse, otuz yıllık Apocu hareketi ve mücadelesini tarihin tanık olduğu belki de en büyük kahramanlıklar arasında sıralamak yerinde olacaktır. Kendisi bir kahramanlık çizgisi olan Apocu çizgi, zirveleşmesini yarattığı akıl almaz kahramanlıklarla gerçekleştirmiştir. Bu çizgi, kahramanları doğururken, yaratılan kahramanlar da çizginin derinleştirilmesinin en temel dinamiği olmuştur. Bu yüzden Apocu hareket, tarihi boyunca karşılaştığı her kahramanlık eyleminde duygusal, anlık, dönemsel yaklaşım yerine, kahramanların eylemleriyle vermek istedikleri mesaj, talimat ve emirleri en güçlü anlamlarla karşılamayı esas alarak, yaratılmak istenilenin emredici gerçeğini doğru anlayıp yaşamsal kılarak hem doğru cevap olmayı, hem de hedeflenenin başarılması andını temel almıştır. Kahramanlar, ölümün üzerine korkusuzca, tereddütsüzce gidişlerinin gücünü Apoculuğun bu en ayırt edici özelliğinden almışlardır. Büyük şehitlerimizin vasiyetlerinde de bizzat belirttikleri gibi “Şehide en fazla bağlı olanın Önderlik gerçeği olduğunu” her an hissetmeleri, ölüme meydan okumalarının temel dayanağıdır. Şehitler, kahramanlar ve Önderlik gerçeği arasındaki bu derin bağ, bu yazılı olmayan ama en etkili kanun, çizginin gelişiminin ve çizgiden güç alarak kendini feda etme gücünü göstermenin en temel sebebidir.

Büyük kahramanlıklar büyük yönlendiricidirler. Yönlendirme gücünü kapsayıcılıklarından, derinlikli oluşlarından, yaşama biçtikleri anlam ve kavrayış güçlerinden alırken, hedefli ve amaçlı yaşam arayışları tutkulu, ısrarlı gerçekliklerini doğurur. Bu tutkunun aktifleşen enerjiye dönüşmesi ise Başkan Apo’nun ifade ettiği gibi şimşek gibi çakıp aydınlatmayı doğurur. Zilan ve Sema yoldaşların eylemleriyle çaktıkları şimşeklerin aydınlatma gücünün anlamını yakalamak yaşanan mücadeleye yaklaşımımızı belirleyecek temel gerçek olmaktadır. Tanrıça kültürü üzerinden yaratılan gelişmelerle insanlığa beşiklik eden Ortadoğu gerçeği yüzyıllar sonra da olsa tekrardan tanrıçaların yaratıldığı mesken olmuştur. Zilan ve Sema gerçeğini tanrıçalıkla özdeş kılan Parti Önderliğimiz, bu birlikteliği, bu yüce şehitlerimizde var olan, “Cesaret, fedakarlık, zeka, dürüstlük, hiçbir sorun teşkil etmeme ve başarı, yani zafer özellikleri” temelinde ele almıştır. Bu özellikler nasıl ki tarihin ilk aşamalarında insanlığa yön veren en güçlü özellikler olmuşsa, yaşadığımız yüzyıl gerçeğinde de aynı rolü oynayarak büyük yönlendirici olmuşlardır. Bu nedenle tanrıçalaşmış, tanrıça mertebesinde yer almışlardır.
Yaşamı derinden anlayanlar, en derin acı ve duyguları yaşar ve en derininden cevap olma sorumluluğunu hissederler. En güçlü yaşamı yaratma, gerçekleştirme mücadelesine girer ve gereklilikleri anında hissederek buna göre pozisyon belirlerler. Bu özellikleri onları güçlü, yönlendirici ve ölümsüz kılar. Buna dayalı olarak kişilikleri sembol, amaçları tutku, eylemleri emir, vasiyetleri yaşam manifestosu olur geride kalanlar için. Zilan ve Sema yoldaşlarda yaşanan da bunun ta kendisi olmayı başarmaktır. Yaşama biçtikleri yüksek anlam gücü, geliştirdikleri eylemselliklerin temeli olmuştur. Yaşamı, özellikle de Kürdün, kadının yaşamını her yönüyle gözlemlemişlerdir. Yaşanan tehlikeleri, yaratılmak istenen değerleri güçlü hissederken, nasıl sorusuna cevap olmayı da başarmışlardır.Yaşamı yaratma ve özgürlük mücadelesi yürüten Apocu hareketin, ideolojikpolitik, siyasalaskeri çizgisini oldukça derinlikli inceleyen ve hisseden bu yoldaşlar, bu çizgiye dönük saldırıların bilincinde olmak kadar, bu çizgiye girmenin olmazsa olmaz tek özgürlük kanunu olduğunu bilerek gerçekleştirmişlerdir yaşam eylemlerini. Kürdistan’ı, yaprağın dahi kıpırdamadığı bir pozisyondan, tutkulu özgürlük çığlıklarıyla çınlayan bir düzeye getiren Başkan Apo’nun öğretisini en derinden kavramışlardır. Bu nedenle, bu büyük yaratıcıya dönük tüm saldırıları da en erken ve en derinden hissetmeyi de yine onlar başarmışlardır. Eylemlerini gerçekleştirdikleri süreçlere tekrardan bakıldığında, bu yakıcı gerçeği görmek mümkün olacaktır. ’96 yılı, başta Parti Önderliğimiz olmak üzere, bir bütün olarak mücadelemizin her alanına yönelik en kapsamlı saldırıların planlandığı, pratiğe geçirilmek istendiği bir yıldır. Emperyalizmin, kendi çıkarları açısından giderek büyük bir tehlike olarak gördüğü Apocu hareketi, başta Önderliği olmak üzere bitirmeyi esas aldığı, Ortadoğu’da halkın öz gücüne dayalı demokratik temeldeki gelişmelerin önüne geçmek istediği, bu amaçla da başta bunun öncüsü Başkan Apo’yu tasfiye etmeyi hedeflediği tarihi komplonun başlangıç yılıdır. Saldırı direkt olarak hareketin Önderliğine yöneltilirken, diğer yandan da gerillaya imha amaçlı operasyonların düzenlendiği, içte ise Şemdin tasfiyeciliğinin provakatif çalışmalarının aktifleştirilmek istendiği bir yıldır.
Gafleti yaşayan kadro-yapı gerçeğinin tüm bu gelişmeler karşısındaki amansız sıradanlığı ve yüzeyselliği, ideolojik-politik ve örgütsel duruşunda kendisini gösterirken, bu durum bu kadro ve yapı gerçeğinin askeri çizgisine, savaş duruşuna ve eylem çizgisine de damgasını vurmaktaydı. Dış saldırıları karşılamak bir yana, bunun ayırdına varmada dahi yaşanan duyarsız, yetmez yaklaşımlar, iç saldırılara daha fazla zemin sunmaktaydı. Tarihin emrediciliği gelişim çizgisini gösterirken, yaşanan gaflet uykusu ise durağanlığı işaret etmekteydi. Zilan yoldaşın tarihi temellere dayalı bilinci, kavrayışı, bütün bu gelişmeler karşısında nasıl duruş geliştirmesi gerektiğinin anlamlı ifadesi olmaktaydı. Şimşek misali çakarak aydınlatmak, çizgiye çekmek gerekmekte ve “Olacaksa bir yaşam özgürlük temelinde olmalı!” belirlemesi de bu amacın tutkulu ifadesi olmaktaydı. Dış saldırılara karşı imha siyasetini boşa çıkarmanın, 6 Mayıs suikastına cevap olmanın, yok etme dayatmasına karşı varlığını koruma amaçlı meşru savunma yapmanın, tıkanan savaş pratiğinin önünü hamlesel bir taktikle açmanın en etkili eylemini gerçekleştirdi Zilan yoldaş. Oldukça net olan ideolojik doğrultumuza rağmen, bir türlü bunun savaş çizgisine gelmeyen pratik tarzımıza bir cevap oldu eylemiyle. Dayatılmak istenen işbirlikçi çete çizgisinin adeta bombalanarak yerle bir edilmesi gerektiğinin mesajını verirken, bunun ilk eylemcisi de kendisi oldu. Kadının özgür yaşamdaki ısrarının biricik örneği olmayı başarırken, en büyük direnmenin özgür kadın kişiliğinde ısrar olduğunun da somut ifadesi olmayı başardı. Kadını yük olarak görenlere, kadının yenilmemenin ve zaferin teminatı olmanın adı olduğunu ispatladı. Kadının yaşam ve özgürlük arayışının çizgisi haline geldi. Bütün bunların bilincinde olmak, yürekte derinlikte hissetmek, onun yaşama bakış açısının ne olduğunu bizlere açıkça göstermektedir. Sıradan yaşamayan, her gelişmeyi ona yüklediği anlamla tarihi bağlar temelinde çözümleyen, güncelin gerektirdiklerine cevap olmak kadar, geleceğe ivme kazandıran tarihsel büyük bir kahramanlık eyleminin yaratıcısıdır Zilan.

Sema yoldaşın eylemini gerçekleştirdiği koşulları göz önüne getirdiğimizde de aynı gerçeği görmek mümkündür. ’98 yılı, uluslararası komplonun pratikleştirilmesini amaçlayan kapsamlı bir konseptin yürütülmek istendiği bir yıldı. İşbirlikçi çete çizgisinin yürütücüsü Şemdin tasfiyeciliğinin kendisini zirveleştirmek istediği süreçlerdi. Dış saldırıların gerillayı imhayı amaçladığı, halkın yükselen sesinin boğulmak istendiği, zindanda ise tasfiyeci çizginin kendisini hakim kılmak istediği bir süreçti. Diğer yandan Parti Önderliğimizin bütün bu gelişmeleri çözümleyip kadın kurtuluş ideolojisi temelinde sürece aşama kat ettirmeyi, sıçrama yaptırmayı hedeflediği bir yıldı ’98 yılı. Tüm bu gelişmeler karşısında Zilan gerçeğinde olduğu gibi bir kavrayış ve anlayış gücünün derinliği, militanlığın sorumluluğu, tarihsel temellere dayalı yaklaşım gerçeği, Sema yoldaşı da Zilan gerçeğiyle bütünleşmeye götürmüş, aynı çizginin etkili bir kahramanı kılmıştır. Parti Önderliği; “Zilan’da daha teorik, daha ilkeliyken, Sema’da ise sorunlarla daha fazla boğuşmaya ve pratikleşmeye doğru bir tamamlama olayı var” olarak yorumlamış, değerlendirmiştir. Her iki yoldaşın eylemselliklerinde görülen ortaklık, çizgi bütünlüğü, süreci kavrama, tıkanıklıkları aştırma, doğru militan ölçülere dayalı duruş belirleme ve tarihsel yakıcı gelişmelere tarihsel çıkışlarla cevap olma gerçeğini yaratma gücünü göstermedir.
Günümüzde tarihsel bir süreçten daha geçilmektedir. Ortadoğu ve Kürtler belki de tarihlerinin en kritik aşamasını yaşamaktadırlar. Dayatılmak istenenler çok açık bir şekilde ortadayken, yapılması gerekenler de Demokratik Uygarlık Manifestosu’nda çok açık olarak belirtilmektedir. Zilan ve Sema’nın emrediciliği, tam da bu noktada bir kez daha karşımıza çıkmakta ve bizlere “Çizgiye gir, doğrultuya gir, doğru pratikleş” talimatını vermektedir. Onlar, nasıl ki bizler en derin gafletleri yaşarken, yaşam güneşinden aldıkları doğru kavrayışla sürecin en etkili çıkışları olmayı başarmış ve yön verici olmuşlarsa, bugün açısından da ancak aynı ruhla, doğru kavrayış ve doğru pratikleşmeyle cevap olacağımızın keskinliğini göstermektedirler. Zilan ve Sema, kritik dönemin tarihsel çıkışını kavrayıp bunun görev ve sorumluluklarını pratikleştirmekse, bugün için bu her zamankinden daha fazla geçerlidir. İçinden geçilen sürecin emri bu olurken, mücadele çizgisi de bir o kadar net ve açıktır.
Tarihsel saldırıların benzerlikleri, tarihsel kahramanlıkların da benzerliklerini doğurur. Zilan ve Sema yoldaşların kahramanlıkları en etkili saldırılar karşısında gelişmişti. Bugün de karşı karşıya olduğumuz derinleşmiş benzer saldırılar, ancak benzer derinleşmiş kahramanlıklarla aşılabilir. Bu belki eylem biçiminin aynılığıyla olmaz, ama örgütsel bomba, ideolojik-siyasi bomba, moral-üslup bombası, başarı-zafer bombası, beyin-yürek bombası ve tutku, aşk ve özgürlük bombası olarak olur.
Zilan ve Sema yoldaşların eylemlerini inceledikçe, bu eylemlerin daha farklı pek çok boyutunu görmek mümkündür. Eylemselliklerinin derinliği bunu sağlamaktadır. PKK’yi, Apoculuğu kavramadan PKK adına eylem yapma hakkını kendinde görmeyen bu yoldaşlar, eyleme geçmeden önce PKK’yi her yönüyle kavramayı kendileri için esas almışlardır. Bu yüzden bu eylemleri anlamak PKK’yi ve Apoculuğu da anlamak olmaktadır. Bu yüce kişiliklerin, ait oldukları cins gerçeğinin de bilincinde olarak en fazla çıkış yaptıkları ve yaptırdıkları temel boyut, kadın özgürlük mücadelesi olmuştur. Özgürlük iddiasını tutku ve aşk düzeyinde yaşamak, özgürlüğe ölümüne sevdalı olmak, büyük özgürlük eylemini gerçekleştirme güçlerinin kaynağı olmuştur. Apoculuğun, özgürlük tutkusu ve aşkı demek olduğunu en iyi kavrayanlardır bu yoldaşlar. Kadın özgürlük mücadelesinin kolay yaratılmadığını, adeta damla damla yaratılan bu mücadelenin görkemini, acılarını, sevinçlerini, zaferlerini ve yaratılması gerekenleri en derinden hissederek bunun eylemcisi olabilmeyi bu yoldaşlar başarmıştır. Kadının özgürlük mücadelesinin döl yatağı olan ordulaşma gerçeğini yakıcı bir biçimde görerek, yaratılan değerleri sahipleniş temelinde yenilikleri yaratarak ordulaşma ve özgürleşme gerçeğini en güçlü biçimde onlar yaratırken, mücadelemizin çizgisi olmayı da başarmışlardır.
Yoğun sancılar ve mücadelelerle gerçekleştirilen kadın ordulaşmasının, kadının ve erkeğin olanca geriliklerine rağmen, başta Önderliğimiz olmak üzere aziz şehitlerimizin amansız fedakarlık, azim ve ısrarıyla yaratıldığı, her geçen gün daha da derinden hissettiğimiz bir gerçektir. Her kuralının, her ilkesinin, her adımının kanla yaratıldığı bu büyük miras, varlığımızın olmazsa olmaz garantisi olduğu kadar, temel güç, moral ve esin kaynağımızdır. Her adımda bunu hissetmemek, inkarın, gafletin ve hatta ihanetin adı olmaktır. Binlerce isimsiz kahramanla yaratılan bu ordulaşma gerçeği, Zilan kişiliğinin zirvesel ve ideolojik olduğu kadar, askeri-taktik düzeyi yüksek eylemiyle daha da anlamlanmıştır. Yüce şehitlerimizin anısı adeta bu eylemle birlikte bir kez daha canlanmıştır. Kadın ordulaşma mücadelesinin geçirdiği her evrede verdiği şehitler ve döktüğü kan özgürlük mücadelesine ivme kazandırmıştır. Bugün açısından çok basit ve sıradan gelen zorlanmaların dahi, zamanında büyük bedellerle aşıldığını bir an olsun unutmamak en temel yaklaşımımız olmak durumundadır. Savaşma hakkını elde etmek için dahi savaşım veren kadının bu ısrarlı, tutkulu yaklaşımına, anlam biçmek kadar, saygıyla karşılayıp sahiplenmek ve ilerletmek de temel bir görevdir. Tüm varlığımızın ve özgürlüğümüzün ana rahmi olarak gördüğümüz ordu gerçeğine farklı yaklaşım, kendini rahimden koparmak olacaktır ki, rahimden kopmanın ölüm olduğunu en basit bir gerçek olarak hep bilinçte tutmak gerekir. Zilan kişiliği bu anlamda ordulaşmanın büyük komutanı olarak kadını yük gören anlayışa karşı, kadının nasıl zaferin teminatı olduğunu göstermenin adıdır. Savaşın, örgütlülüğün, özgürlüğün, aşkın kişiliği olan Zilan kişiliği, ordulaşmamızın en büyük sembolüdür. Kadının da yoldaş olabileceğinin, siyasi-ideolojik güç olmak kadar, askeri ustalıkla büyük taktik de geliştirebileceğinin, savaş ve yaşamın önünü açma gücünü gösterebileceğinin görkemli adıdır. Doğru eylem anlayışının ancak doğru kavrayışla olabileceğinin en somut ifadesi, en somut ispatıdır. Bütün bu özellikleri, Zilan yoldaşın kadın ordulaşması açısından yarattığı anlamların derinleştirilmesinin mesajlarını verirken, bu mesajları en güçlü bir biçimde alan Parti Önderliğimiz bunu bir yaşam çizgisi olarak ele almış ve en fazla da bu şahadete bağlılık temelinde kadın özgürlük çalışmalarına yoğunluk kazandırmıştır.
Sema yoldaş kadın özgürlük mücadelesine dönük bitmeyen arayışları, yoğunluklu yaşadığı sancılar, kendisiyle yürüttüğü muazzam savaşım düzeyi, özgürlük mücadelesindeki tutkusu ve ulaştığı netlik düzeyi ile “İki güneş olmaz, yeryüzünü aydınlatan tek güneş vardır” ifadesine ulaşarak bir bütün olarak Apoculuk ve özgürlükte kilitlenmeyi başarmıştır. Kadının ancak tüm beşeri zaaflarına karşı açacağı mücadele ve savaşımla özgürleşebileceği gerçeğini en somut ve yalın bir şekilde dile getirirken, bunun uygulayıcısı olmayı da kendinden başlatmıştır. Yarattıklarıyla, özelde kadının kendi sınıf mücadelesinin sembolü olurken, “Erkek karakterine karşı nasıl cevap olurum?” sorusunun da ifadesi olmayı başarmıştır. 98 yılında Parti Önderliğimizin ilan ettiği kadın kurtuluş ideolojisini en erken ve en derinden kavrayarak bu çizgiye girmeyi başarıyla gerçekleştirmiştir. Bugün bile, her ne kadar yoğunluklu etkilensek bile, bir kimlik düzeyinde kendimizde gerçekleştiremediğimiz kadın kurtuluş ideolojisi ve çizgisini kendi kişiliğinin kimliği yapabilme gücünü göstermiştir.
Kadın özgürlük mücadelemizin şehitler ordusunun en belirgin kişiliklerinden olan Zilan ve Sema yoldaşlar, mücadelemiz açısından sürekli bir şekilde tekrar tekrar ele alınıp öğretilerinden sonuç çıkartılması gereken kutsal öncülerimizdir. Dökülen kanlarla yaratılan değerlerimizi sahiplenmek ancak ve ancak onların yarattıklarını doğru anlamak ve sahiplenmekle olacaktır. Kadın hareketi her şeyi kanla öğrenmiştir. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmadan, buna denk yaşamak ve savaşmak, buna denk özgürleşme mücadelesi vermek bizi köleliklerimizden, geriliklerimizden temizleyecektir.
Haziran sıcağının kavuruculuğunda bir kez daha aziz şehitlerimizi anarken, bu kavuruculukta günahlarımızı yakmayı, kendimizi gerçekleştirmeyi esas almak her kadın ordu militanının temel görevi olurken, borcumuzu ödemek de ancak böyle başarılacaktır. Parti Önderliğimizin, “Tarihte kıblegahlar, kutsal mabetler ve onların içinde de kutsal tanrı ve tanrıçalar vardır. Onların ardılları, onların mensupları uygun günlerde bu mabetlere kapanır, secde eder ve yalvarır yakarırlar “Affet bizi” diye. Bu yoldaşlarımız öyle yoldaşlardır. Bir mabede gider gibi huzurlarında eğilecek, af dileyecek ve güç alıp kendinizi temiz kılacaksınız.” belirlemesini temel almak ve çakan bu şimşeklerin, zifiri karanlıklara inat aydınlattığı yolda ilerlemek her zaman için varlık andımız olmalıdır.

cehennemce is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 29-06-2009, 09:44 PM   #7 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: Bir İç Ülke!!
Mesaj: 4,318
Üye No: 50315
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 239061
Rep Puanı : 23905325
Rep Derecesi
cehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond reputecehennemce has a reputation beyond repute
Arrow KCK: Zilan'ın eylemi özgür kadın duruşu oldu



KCK: Zilan'ın eylemi özgür kadın duruşu oldu



KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Zeynep Kınacı'yı (Zilan) anmak amacıyla yaptığı açıklamada, Zilan'ın eyleminin, 'uluslar arası komplo karşısında, önderliği doğru sahiplenmenin de gerçek bir manifestosu ve özgür kadın duruşu' olduğunu belirtti.

KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, 'Bir özgür yaşam manifestosu ve Apocu fedai ruhun zirvede ki ifadesi ve Önderlikle doğru yoldaşlaşmanın biricik sembolü olan Zilan (Zeynep Kınacı) yoldaşı gerçekleştirdiği tarihsel fedai eylemin 13. Yıldönümünde saygıyla anıyor, anısına özgürlük mücadelesini daha da yükselteceğimiz sözünü yineliyoruz' dedi.

Zilan'ın eylemine dikkat çeken KCK, 'Zilan yoldaş, Önderlik ve önderliğin yaşamı söz konusu olduğunda Apocu militanın neler yapabileceğini ve Önderliksiz bir yaşamı asla kabul edilmeyeceğini sözle değil, eylemiyle göstermiştir. Ve bu eylem, Önderliğe karşı gerçekleştirilen uluslar arası komplo karşısında, önderliği doğru sahiplenmenin de gerçek bir manifestosu ve özgür kadın duruşu olmuştur' ifadelerini kullandı.

Açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı: 'Zilan yoldaş, Önderliğe karşı gerçekleştirilen suikaste karşılık olarak, Önderliği sahiplenmenin ancak fedaice bir duruşla mümkün olabileceğini ortaya koymuştur. 'Keşke canımdan başka vereceğim bir şey olsaydı' sözüyle, PKK militanlığını, en hesapsız, en sade ve kendini adamanın en seçkin örneğini eylemiyle kanıtlamıştır.

Kürdistan halkı gibi, yok edilmek istenen bir halkın Fedaileri olmayan bir halkın özgürlüğünün, geleceğinin ve barışının da olmayacağını en çarpıcı bir biçimde göstermiştir. Eğer bugün Kürt sorunu çözüm aşamasına gelmiş ve gündemdeki yerini almışsa, bunun temelinde Zilan yoldaşta temsilini bulan fedai ruh belirleyici bir rol oynamıştır.

29 Haziran tarihi, yenilgiyle sonuçlanan 1925 isyanının Önderi Şeyh Sait'in ve arkadaşlarının idam edildiği bir gündür. Kürdistan'da inkar-imha siyasetinin bir ifadesi olarak geliştirilen bu idam zihniyeti, aynı zamanda 1999 yılında yine 29 Haziran'da Önder Apo'ya verilen idam cezasıyla kendisini ortaya koymuştur. Her ne kadar idam cezası kaldırılmış olsa da, Kürt halkına karşı, kültürel, sosyal, siyasal ve ekonomik soykırım uygulanmaya devam etmektedir. Kürt sorunun çözümünü, Kürt toplumunu ve ulusunu inkar ederek, bireysel temelde ele alma yaklaşımı bu soykırım siyasetinin devamı olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Bu siyaseti boşa çıkarmanın en doğru yolu ise, Zilan yoldaşta en üst düzeyde yaşanan özgürlük bilinci ve ruhunu halklaştırmaktan geçmektedir.


Aynı zamanda Kürt özgürlük ve demokrasi mücadelesinde büyük emeği geçmiş değerli insan, Kürt halkının siyasetçisi, milletvekili Orhan Doğan'ı da yaşamını yitirişinin ikinci yılında saygıyla anıyoruz. Son nefesine kadar halkının içinde olmasını bilmiş ve en zorlu zindan koşullarında özgürlük davasına bağlılığını göstermiş olan Kürt halkının değerli siyasetçisi, temsilcisi ve yılmaz barış, demokrasi ve özgürlük savaşçısı değerli Orhan Doğan'ı halkımız unutmayacaktır.


Zilan bir fedai ruhu ve bilincidir. Bu ruh hiçbir zaman baskı altına alınamayan, sınırlandırılamayan ve hep ileriye yürümeyi, başarmayı esas alan bir ruhtur. PKK'nin oluşumunda varolan bu ruh ve bilinç Zilan yoldaşta yoğunlaşarak zirveye ulaşmıştır. Halkı ve ülkesinin özgürlüğü, geleceği sözkonusu olduğunda bir PKK militanın nasıl bir ruh, bilinç, cesaret, yaratıcılık ve fedai ruhuna sahip olduğunu çok somut bir biçimde gözler önüne sergilemiştir.

Kürdistan halkının özgürlük mücadelesinin içinde bulunduğu dönemde her şeyimizi borçlu olduğumuz şehitler çizgisini en ileri düzeyde temsilini de yapan Zilan yoldaşı anmak, anlamak ve pratiğe geçirmek, bu fedai ruhla görevlerin üzerine yürümekle mümkündür. Kürdistan halkı, gençliği, kadınları ve erkekleri önümüzdeki mücadele sürecinde, Zilan yoldaşın ruhunu özgürlük mücadelesinin bütün sahalarında, Partileşmeyi geliştirmede, demokratik konfederalizmin inşasında, meşru savunma çizgisinin geliştirilmesinde ve serhıldanların yükseltilmesinde en ileri düzeyde yaşamda temsil etmelidirler. Özgür Önderlik, Özgür Kimlik ve Demokratik Özerklik şiarını yaşamlaştırmanın yolu da buradan geçer.'

ANF

__________________
cehennemce is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 29-06-2009, 10:25 PM   #8 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2007
Konum: Li xwe vegere Li ser Kurdî bişuxule
Mesaj: 1,803
Üye No: 191270
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 190660
Rep Puanı : 19065629
Rep Derecesi
dozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond reputedozero has a reputation beyond repute
Varsayılan


Em di şopa şehidên xwe de ne.

Xwedê Rehma xwe lê bîne.

__________________
dozero is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 30-06-2009, 05:00 PM   #9 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Sep 2008
Konum: Dokuz Altı Yollarında...
Yaş: 24
Mesaj: 2,559
Üye No: 376181
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 414783
Rep Puanı : 41477935
Rep Derecesi
che21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond reputeche21_agit has a reputation beyond repute
Varsayılan


Zîlan heval özgür kadın ve kürt özgürlük hareketi için en büyük fedai eylemi gerçekleştirdi...eylemden önce "keşke canımdan başka birşey verebilseydim." demişti... bence o canından daha çok şey verdi...ve rebêrin dediği gibi Zîlan kelantir bû, li 100 Mona Lisa (Zîlan 100 mona lisa'dan daha anlamlıydı.)



ruhun şad olsun hevalê Zîlan...spas hevalê Cehennemce..

__________________

Bu mesaj en son " 30-06-2009 " tarihinde saat 05:08 PM itibariyle che21_agit tarafından düzenlenmiştir....
che21_agit is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
Eski 30-06-2009, 05:01 PM   #10 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Nov 2008
Konum: Başlangıcı ve sonu aynı olan yerde pineklemekteyim.
Mesaj: 1,369
Üye No: 395168
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 525523
Rep Puanı : 52552003
Rep Derecesi
_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute_Azadi_ has a reputation beyond repute
Varsayılan


Unutulmadı , unutulmayacakta.
Saygıyla anıyoruz.

Bu değerli paylaşım için tşkler cehennemce

__________________
_Azadi_ is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Share on Facebook
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Orhan Dogan tê bibîranîn - Orhan Doğan ı Saygıyla Anıyoruz cehennemce Çandi Gişti 9 29-06-2009 01:35 PM
Yeterki kur'an susmasın 2 zilfo İslamiyet 5 20-06-2009 06:42 PM
Dersimli Zeynep Ana... Aşît Sınırsız Muhabbet Burada 0 11-05-2008 09:20 PM
ZİLAN...." O bir ANNE "..... PCkopat Röportaj Bölümü 73 01-10-2007 01:15 AM
İşte Engellilerin Aşkı esas Hikayeler, Denemeler 0 04-06-2007 11:34 AM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 04:53 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.