Giriş Tarihi: Feb 2006 |
Konum: !!_....Seni Seviyorum GülYüzlüm...._!! |
|
Mesaj: 6,830
|
|
Üye No: 387
|
|
Cinsiyeti : Bay
|
İtibar Gücü: 9056
| Rep Puanı : 904729
| |
|
| |
|
Tarih 30 Haziran. Dersim ’38 sonrası ilk defa bu derece büyük bir gürültüyle sarsılmaktadır. Her kes telaşlı ve şaşkın. Askeri alan kan gölüne dönmüştür. Başta Türkiye olmak üzere dünya bir sarsılmayı yaşamaktadır. Komplo senaristleri panik ve anlamsızlık deryasında yüzmektedir. Dersim’de yanan ateş zifiri karanlığı delmiş, Kürt halkının üzerine örülmek istenen kara örtüyü söküp almış, kendi içinde eritmiştir. Dersim’den bir ses yükselmiş, dalga dalga yayılmış, adaleti haykırmış, sağırlaşmış vicdanları adalete davet etmiştir. Zilan adaletin ve özgürlüğün dili olmuştur. Zilan yürek ile beynini birleştirmiş ve eylemini konuşturmuştur. Dünyaya zihniyet ve vicdan devriminin nasıl olması gerektiğini göstermiştir. Ve böylelikle Önderliğinin en büyük takipçisi ve anlam derinliğinin ifadesi olmuştur. Zilan 30 Haziran’da zihinlerdeki tabuları, dogmaları yerle bir etmiştir. Devletin bir ilah olarak kendisini somutlaştırdığı zihinlere en büyük darbeyi vurmuştur. Dersim insanının zihninde ’38 sonrası devlet olgusu tanrısallık niteliği kazanmış ve en derin kullaşma gelişmiştir. Kürdistan’da en fazla özüne ihanet ettirilen bir gerçeği ifade etmiştir Dersim. Zilan kendi özüne ihanet etmenin hesabını sormuştur Dersim’den. Ve onun şahsında ihanet eden herkesten. En büyük direnişlerin ve ihanetlerin yaşandığı bir mekandan dünyaya seslenmiş, mesajlarını her iki cephede yer alan güçlere ulaştırmıştır. Zilan sürece en güçlü müdahaleyi gerçekleştirmiş, ‘Nasıl Yaşamalı’ nın ve ‘Nasıl Savaşmalı’ nın cevabını vermiştir. Kürt tarihinde örnek bir meşru savunmayı geliştirmiştir. Meşru savunma sürecin ihtiyaç tespitini güçlü yapıp, o ihtiyaca göre kendini konumlandırmak ve güçlü bir eylem gücüne ulaştırmaktır. Zilan sürecin ihtiyaç tespitini çok güçlü yapmıştır. Gereklilikleri görmüş ve onun feailiğine soyunmuştur. Önderlik şahsında ideolojiye saldırının en doruk noktada yaşandığı bir anda kendisini ideolojinin fedaisi yapmıştır. Planlı, programlı, disiplinli, örgütlü ve fedakar kişiliğiyle nasıl fedai olunurun yanıtını oluşturmuştur. Kendini yaratmayan kişilik bu eylemi gerçekleştiremez. Bu anlamda Zilan özgürleşen kadın kişiliğinin ne kadar güçlü olduğunu, tarihe dahi hükmetme gücünü, iradesini gösterebileceğinin somut ifadesi olmuştur. Zilan’ı bu tarihi eylemi gerçekleştirmeye yönelten ondaki özgürleşme düzeyidir. Kendi kadın özü ile buluşma düzeyidir. Çünkü bu eylem her türden egemenliği ve köleleşmeyi paramparça etme ve ona nokta koyma eylemidir. Bu eylemin Dersim’de yapılmasının büyük bir anlamı vardır. devlet en fazla burada insanların kafasında karakollar kurmuştur ve en fazla burada kulluk psikolojisini geliştirmiş, diğer yandan yanılsamaları yaratarak ucube kişilikler şekillendirmiştir. Tarihte en kutsal ve soylu kavramlardan olan özgürlük kavramı Dersim gençliğinin şahsında içi boşaltılmış ve lanetli kılınmıştır. Zilan, bu gerçeğe de bir müdahaledir. Kendini korumanın, meşru savunma yapmanın benzeşerek olamayacağının Dersim somutunda geleneksel topluma öğretmiştir. Bu anlamda aslında temel mücadele alanı olan 3. Alanı kendi şahsında somutlaştırmıştır. Bu alanda kadın öncülüğünün en büyük örneğini sergilemiştir. Sürecin karakterine göre halkının ve halkların ihtiyaçlarına cevap teşkil eden her türden eylem meşru savunmayı içerir ve 3. Alan olarak ifadesini bulur. Zilan’ın gerçekleştirdiği eylem en büyük barış eylemidir. Zilan sürecin en büyük meşru savunmasını yapmış ve 3. Alanı örgütlemiştir. Ayağa kalkan dünyanın acımasızlığı karşısında yılmadan mücadele eden, adalet, özgürlük isteyen herkes 3. Alanı oluşturur.
Mevcut aşamada içinde bulunduğumuz süreç kendi karakterine göre bir örgütlülüğü ve eylemliliği şart kılıyor. Her şeyden önce Zilan tarzında bir militanlığı kesinlikle gerektiriyor. Zilan çok kritik bir sürece müdahale etti ve sürece damgasını vurdu. Apocu fedailiğin çarpıcı örneğini sergiledi. Bunu kendisindeki her türlü egemen sistem etkilerini ve geleneksel kadın geriliklerinin paramparça ederek gösterdi. Dönemin en güçlü meşru savunmasını bu şekilde yaptı. Şu anda içinde bulunduğumuz süreç Zilan tarzında bir kişilik gerçeğini ve eylem gerçeğini zorunlu kılıyor. Zilan ‘olmaz’ denileni olur yapma gücünü gösterebildiyse, onun takipçileri bu süreçte bu gücü neden gösteremesinler? Neden sürecin temel mücadele ve eylem tarzı olan 3. Alanın öncülüğünü yapmasınlar? 3. Alanı oluşturacak olanlar kimlik ve kişilik sahibi insanlardır. Kendi ideolojik kimliğini oluşturan, kendisini özgürleştiren insanlardır. Ancak bu özellikte olan insanlar devlete ve onun yarattığı geleneksel topluma karşı mücadele eden, onu değiştirme, dönüştürme hedefini önüne koyan bir mücadele alanıdır. Zilan, eylemi ile tüm klasik eylem tarzlarına nokta koymuştur. Sürecin en etkili mücadele örneğini sergilemiş, bunun örgütlülük gücünü ortaya koymuştur. Bir insanın kendisini örgütlü, planlı, disiplinli kılarak atom bombasından daha etkili olabileceğini kanıtlamıştır. Kadındaki gizli gücü açığa çıkarmış ve onu örgüt gücüne dönüştürmüştür. Örgüte yeni bir doğum yaptırmıştır. Zilan’ın eylemi Zilan’ın 3. Doğuşu olmuştur. Zilan’ın eylemi barış doğuşu olmuştur.
İçinde bulunduğumuz süreç Zilan tarzı ile bir doğuşu kaçınılmaz kılmaktadır. Çağ demokratik uygarlık çizgisine doğru evrimleşmektedir. Emperyalist sistemin çözülüşü giderek hızlanmakta ve sistemin yaratıcılarını büyük bir korku sarmaktadır. Kaybolma, güç kaybetme korkusu egemenleri sınırsız şiddet kullanımına yöneltmektedir. Dünya adeta kıyamet anlarını yaşamaktadır. Bir taraftan insanlığı kaosa sürükleyen şiddet dalgası, diğer taraftan şiddet araçlarının üretimi ve kullanımıyla doğanın bozulan dengesi dünyayı doğalitesinin çok çok ötesine sürüklemiştir. Emperyalizm var olanı koruma telaşıyla sistemine alternatif olacak tüm güçleri etkisiz kılmanın ahlaksızca savaşımını yürütmektedir. Bu savaşta yine ilk hedef Başkan APO ve hareketi olmaktadır. Hedef özgürlükçü Kürt halkı olmaktadır. Demokratik uygarlık manifestosu bu korkuyu arttırmakta, çok şiddetli bir ideolojik savaşa yol açmaktadır. Bu anlamda savaşın nedeni kesinlikle ideolojiktir. Her türden ulusal ve uluslar arası hukuk normlarını ihlal ederek hiçbir etik değer ölçüsü tanımadan geliştirdiği bu savaşa anacak Zilan tarzının 3. Alanda uygulanmasıyla boşa çıkarabiliriz. 3. Alan devlet ile geleneksel topluma karşı mücadele eden ne içinde ama ne de dışında yer alan ikisinin arasında kendi kimliği ve rengiyle güçlü bir örgütlülük düzeyini ifade eden sivil toplumun mücadele alanıdır. Sivil toplum belli bir özgürlük ve irade düzeyine sahiptir. kendisine ait kimliği vardır. bu anlamda kimlik sahibidir. Geleneksel ve resmi toplumun kimliği ve kişiliği yoktur, tabidir. Tabilik bir yandan devlete benzeşmeyi, diğer yandan iki yüzlülüğü getirir. Ne tam olarak öykündüğüne göredir ama ne de tam olarak kendisine aittir. İki olgu arasında gidip gelen kaypak bir gerçeği temsil eder. Tabilik sığıntı duygusundan kaynaklanır. Sığıntı arayanın hiçbir özgürlük ve kişilik düzeyi olamaz. Sivil toplum sığıntı olmanın reddi üzerinde gelişim gösterir. her türden egemen ve geleneksel ölçüleri yıkarak yükselir. Adı vardır, rengi vardır ve kendisine haslığı vardır. kapsayıcıdır. Tıpkı Zilan gibi yaratıcı, zengin ve kapsayıcı bir tarza sahiptir. Zilan gibi dünya halklarını kucaklayan her türden rengi içine alan ve onları ortak bir ideolojik kimliğe ulaştıran kadın özünü temsil eder. Aslında bu anlamda sivil toplumun mücadele alanı olan 3. Alan, özgür kadının mücadele alanıdır. Kadın renginin ve tarzının hakim olduğu bir alandır. Geleneksel ve resmi toplum erkek egemenlikli şekillenen bir toplum gerçeğidir. Geleneksel ve resmi toplum erkek egemen sistem ve kültürü ile aynı anlama gelir. Bu toplum kültürü erkek egemen kültürdür. 3. Alanda ifadesini bulan sivil toplum ise bunun tersidir. Sivil toplum, ifadesini kadın kültüründe bulur. Yaşam ve mücadele tarzı özgür kadında ifadelendirilir. Zilan tarzı bunun somutudur.
Zilan devrimci emek ve çabanın en doruk noktasıdır. Sivil toplum gerçeği de öyle. Zilan yüksek sorumluluk bilincidir. Sivil toplum gerçeği de öyle. Zilan yeni düzendir, plandır, programdır, disiplindir, sivil toplum gerçeği de öyle. Zilan her türden gericiliğe başkaldırıdır ve özgür yaşamın kadın özürlük ideolojisinin fedai militanıdır, sivil toplum gerçeği de öyle. Zilan gerçeğe, adalete, sevgiye çağrıdır, davettir. Sivil toplum gerçeği de öyle. Zilan kadın özüyle, insanlık özü ile buluşma adresidir. Bu adres şimdiki adıyla 3. Alandır.
__________________
|