Bydigi Forum
Geri Git   Bydigi Forum > Komedi, Eğlence, Korku, Her Telden Muhabbet > Bilim ve Teknoloji

Kayıt Ol SSS



 

 

LinkBack Konu Araçları
Eski 14-01-2008, 08:03 PM   #11 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: ''Uçurum Kenarında''
Yaş: 20
Mesaj: 16,880
Üye No: 91051
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 38607
Rep Puanı : 3858958
Rep Derecesi
carsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond repute
Varsayılan


Zamanın ötesindeki bilim adamı



Tesla, daha yaşarken efsane bir isim olmuş ve elektriğin tanrısı olarak anılmaya başlamıştır.
Elektrikle istediği herşeyi yapabilen bu mucidin 700'ün üzerinde patentli icadına rağmen geniş
bir kesim içinse yararlı bir kaç buluşu haricinde tam bir delidir. Adının uzun bir zaman
hafızalardan silinmesinin ve sadece çok küçük bir kesim içinde tanınmasının ardında ilginç
iddialar yer almaktadır. Tesla'nın kapitalist sistemi çökertebilecek enerji teknolojisinin
fazla derinlemesine araştırılması istenmemiştir ayrıca bu teknolojiyle süper güçlerin gizli
projeler yürüttüğü iddiaları araştırmaya değerdir.
Tesla, New York'daki laboratuvarında yaptığı deneylerde bir kaç kilometreden hissedilen bir
deprem yaratabilmiş sıradışı bir muciddir. Yıllar önce kablosuz iletişim de, sadece sesin
ya da yazının değil her türden görüntünün aktarılmasının mümkün olduğunu düşünebilen bir
kişidir. Dünyanın bütün iletişimini ve en önemlisi de enerji ihtiyacını kablosuz olarak
atmosferden ve yerküreden yararlanarak sağlayabileceğini iddia etmiştir. Uzaktan kumanda
teknolojisini icad etmiş ve çok büyük kalabalıklar önünde müzesinde de görebileceğiniz
ilk uzaktan kumadalı gemi maketini yüzdürmeyi başarmıştır. Üzerinde çalıştığı ve sürekli
olarak Hertz dalgalarından çok farklı ve çok çeşitli iletişimlere imkan sağlayan değişik
dalga türleri üzerine çalışmıştır. Milyonlarca voltluk elektrik akımlarının her tarafa
sıçradığı bir odada sakince kitabını okuyabilecek kadar egemendir elektriğe...

carsı is offline  
Eski 14-01-2008, 08:04 PM   #12 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: ''Uçurum Kenarında''
Yaş: 20
Mesaj: 16,880
Üye No: 91051
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 38607
Rep Puanı : 3858958
Rep Derecesi
carsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond repute
Varsayılan


Alfred Nobel

1833 - 1896
Bugün kendi adıyla verilen Nobel Ödülleri ile tanınan Alfred Nobel, 1 Ekim 1833’te iflas etmiş bir iş adamının oğlu olarak İsveç'te dünyaya geldi. Babasının değerli ticari malzemelerle yüklü gemisi battığı için aile iyice yoksullaşmış, ağabeyleri Ludvig ve Robert sokaklarda kibrit satarak ailenin geçimine katkıda bulunmaya çalışıyorlardı. Tarihe ‘dinamitin mucidi’ olarak geçen Alfred Nobel, patlayıcılara olan düşkünlüğünü babasından aldı. 1937’de Alfred henüz 4 yaşında bir çocukken babası Immanuel Nobel, Saint Petersburg’a taşınır ve burada bir mayın fabrikası kurar. Ancak savaştan sonra mayın satışı kesildiğinden Imanuel Nobel bir kez daha iflasla yüz yüze geldi ve karısını alıp 1859’da Stockholm’e döndü. Babasının arzusu üzerine dört yıl sonra Alfred de küçük kardeşiyle Stockholm’e geldi. Büyük kardeşler Ludvip ile Robert ise Rusya’da kaldılar.
Rusya’da fizik-kimya eğitimi gören Alfred Nobel, Stockholm’e döndükten sonra kimya çalışmalarını babasının laboratuvarında yürütür ve zaman içinde Alfred Nobel’in patlayıcılara olan ilgisi artar. 1866 yılında yüzde 75 oranında nitrogliserini, yüzde 25 oranında emici bir toprak türü olan kieselguhr ile karıştırır ve o ‘müthiş’ maddeyi bulur: Nobel’in Güvenlik Barutu ya da daha çok bilinen adıyla dinamit. Bu buluşu, Nobel’in kısa sürede bütün Avrupa’da dinamit kralı olarak tanınmasına neden olur. Nobel’in patlayıcılara olan bu merakı yıllar önce Stokcholm yakınlarındaki Heleneborg’da kurduğu küçük laboratuarında, deneyler yaparken küçük kızkardeşi Emil’in ölümüne neden olmuştu. 1879’da Paris yakınlarındaki Sevran’da bir laboratuar kuran Nobel, buradaki çalışmaları sırasında dumansız barutu keşfeder. Bu dönemde Fransa’ya karşı kurulan bir ittifakta yeralan İtalya ile işbirliği yapan Nobel, aleyhine başlatılan kampanyalar sonucunda Paris’i terkederek İtalya’daki San Remo’ya yerleşir.

__________________
carsı is offline  
Eski 14-01-2008, 08:04 PM   #13 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: ''Uçurum Kenarında''
Yaş: 20
Mesaj: 16,880
Üye No: 91051
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 38607
Rep Puanı : 3858958
Rep Derecesi
carsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond repute
Varsayılan


Nobel, San Remo’da 1896 yılında beyin kanaması sonucu yaşama veda eder. San Remo’da yanında sadece bir hizmetçisi, yapayalnız ölen, köpeğinin bile arkasından yas tutmadığı söylenen Alfred Nobel, vasiyetinde, servetinin 1 milyon kronunun yeğenleri ve bir dönem aşık olduğu Sofie Hess arasında paylaştırılmasını, geri kalan 33 milyon 200 bin kronunu da her yıl insanlığa hizmette bulunanlara sunulmasını istemişti. Bu ödüller fizik, kimya, tıp ya da fizyoloji, edebiyat ve barışa hizmet olmak üzere toplam beş dalda verilecekti.

Nobel’in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yaratır. Ancak 1900 yılında İsveç Hükümeti Nobel Vakfı’nı kurar. Bu yıldan sonra da Nobel Ödülleri düzenli olarak verilmeye başlanır.
Alfred Nobel’in bir dahi olduğunu herkes kabul ediyor. Ancak o sadece dahi bir mucit ve işadamı olmasının ötesinde büyük bir filantrop ve hümanistti. İsveççe, Rusça, Almanca, İngilizce ve Fransızcayı mükemmel konuşuyor, okuyor ve yazabiliyordu. Bilgisini aktarmadaki ustalığıyla toplulukları etki altına alabilecek müthiş bir çekim gücü vardı; ancak bu yeteneklerini kullanmaya meraklı olmadığı gibi, topluluk arasına katılmayı sevmeyen, törenlerden, ziyafetlerden, yapay övgülerden nefret eden patalojik bir çekingenliği vardı. Aşırı gururu, alıngan, depresif ve sorgulayan kişiliği, Avrupa’yı o dönemde etkisi altına almış olan kötümserlik atmosferiyle örtüşüyordu.

Dinamiti bulduktan sonra boş durmayan Alfred Nobel, Stockholm, Hamburg, Ardeer, Paris, Karlskoga, ve San Remo’da laboratuvarlar kurdu. Sadece patlayıcıyla kalmayıp, latik teknolojisini, suni deri gibi sentetik maddeleri geliştirdi. Öldüğü zaman 355 patentin sahibiydi. Yirmi ülkede doksan fabrika kurmuştu. Mucitliğini başarılı ve dinamik işadamlığıyla pekiştiren Alfred Nobel, dünya ekonomisinde halen önmli rol oynayan şirketler kurdu. İngiltere’de “Imperial Chemical Ind.” (ICI). Almanya’da “Dynamit Nobel”, Fransa’da “Societe Centrala de Dynamite”, Norveç’te “Dyno Industrier” o dönemde kurulan şirketlerden bazıları. Yaşamının son yıllarında da Bofors’u satın aldı.

__________________
carsı is offline  
Eski 14-01-2008, 08:05 PM   #14 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: ''Uçurum Kenarında''
Yaş: 20
Mesaj: 16,880
Üye No: 91051
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 38607
Rep Puanı : 3858958
Rep Derecesi
carsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond repute
Varsayılan


ASIK SURATLI ROMANTİK
Zamanının en güçlü patlayıcısını bulan, barışın dehşet dengesiyle korunabileceğine inanan Alfred Nobel, sosyal konularla ve barış sorunuyla yakından ilgilendi. O dönem için oldukça radikal görüşleri vardı. Edebiyatla da ilgileniyor, şiir yazıyordu. Fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış için koymuş ödüller kendi ilgi duyduğu konulardı.

Yazmayı çok severdi. Mektuplarının kopyasını saklardı. Aşk, erotizm gibi konularda açık vermemeye dikkat ettiğinden bu konularda ne konuşur ne de yazardı. Gizemli bir yaşamı vardı. Paris’te eczanede çalışan bir kıza aşık olmuş ancak kız tanışmalarından kısa bir süre sonra ölmüştü. Belki ilk kez yakalandığı bu aşkın hüsranla sonuçlanması Alfred Nobel’i yıkmış, uzun süre kendini toparlayamamıştı. Ama çevresindekiler asık suratın arkasında romantik bir dünyanın gizli olduğuna inanırlardı.

Alfred Nobel, sekreter tutmak için 1878’de gazeteye bir ilan verdi. İlan üzerine karşısına Kontes Berta Kinsky, çıktı. Berta Kinsky, Suttner ailesinde öğretmenlik yapmaktaydı. Ama öğretmeni olduğu genç ile aralarındaki aşk ilişkisi ortaya çıkınca, işine son verilmişti. Berta Kinsky ile karşılaşmaları Alfred Nobel’in yaşamında dönem noktası oldu. İlk defa yakinen diyalog kurabileceği kendi ayarında birine rastlamıştı. Kontes Kinsky’nin işe girişinden bir hafta sonra Alfred Nobel, bir iş gezisine çıktı. Dönüşünde sekreter masasını boş bulunca şok oldu. Alfred Nobel iş gezisindeyken, Berta Kinsky’nin öğrencisi olan genç ailesine isyan ederek evden kaçmış ve Kontes ile evlenmişlerdi. Evliliğin hemen ardından da çift Gürcistan’a göç etmişti. Kontes ile bambaşka bir dünyaya açılan kapı birden bire kapanmış Nobel bir kez daha yıkılmıştı. Ama Gürcistan’a giden Kontes Nobel’le ilişkisini mektuplaşarak sürdürdü. Osmanlı-Rus savaşını yakından izleyen Kontes, kitap yazmaya başladı. Kocasıyla pasifist bir çizgiyi seçen Kontes, Nobel’e yazdığı mektuplarda bu konuyu ağırlıklı olarak işledi.
Araştırmacılar, Kontes ile Nobel arasında hiçbir zaman aşk ilişkisi olmadığını, sıcak diyalogla başlayan dostluğun yazışmalarla pekiştiği görüşündeler. Araştırmacılara göre Nobel’in barış hareketlerine ilgisi de Kontes’ten etkilenerek başladı. 1905’te barış ödülünün “Dünya pasifistlerinin öncüsü” olduğu gerekçesiyle Kontes’e verilmiş olması da bu görüşlere doğruluk kazandırıyor.

__________________
carsı is offline  
Eski 14-01-2008, 08:06 PM   #15 (permalink)
 
Giriş Tarihi: Mar 2007
Konum: ''Uçurum Kenarında''
Yaş: 20
Mesaj: 16,880
Üye No: 91051
Cinsiyeti : Bay
İtibar Gücü: 38607
Rep Puanı : 3858958
Rep Derecesi
carsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond reputecarsı has a reputation beyond repute
Varsayılan


TALİHSİZ BİR AŞK DAHA
Aşık olduğu kızın ölümü ardından Kontes’in Paris’i terk edişinden sonra Nobel bir süre ne yapacağını bilemedi. Yaşamındaki boşluğu Avusturya’da kaplıca tanıştığı Sofie Hess ile doldurmak istedi. Aralarında başlayan ilişki üzerine Nobel genç kızı Paris’te bir daireye yerleştirdi. Fakat Sofie, Fransızca öğrenmekte zorluk çektiğinden bir süre sonra da ailesini özlediğinden Viyana’ya geri döndü. Bu arada Sofie’nin başkasıyla ilişkisinden bir de çocuğu oldu. Nobel buna rağmen genç kıza para yollamaya devam etti. Talihsiz ilişki Nobel’in ölümünden sonra da tatsız olaylara yol açtı. Sofie “Mektupları satarım” tehdidiyle Nobel Vakfı’ndan para talep etti. Sonunda bir milyon kron alarak mektupları vakfa teslim etti.

Buluşları ve vasiyetiyle adını ölümsüz kılan Alfred Nobel’in talihsiz rastlantılarla dolu yaşamı 1896’da San Remo’daki evinde noktalandı.

Yaşamı boyunca “Gaddar, ruhsuz” diye suçlanan Alfred Nobel’e, servetini ödüllere bıraktığından dolayı ölümünden sonra da deli dendi. Üstelik vasiyeti tuhaf bulup şaşıranların başında İsveç Kralı, İsveç Bilimler Akademisi ve tıp ödülü hakkında karar veren Karolinska Enstitüsü gelmekteydi. Hatta Kral, “Bu ödül saplantısını adamın kafasına Kontes Kinsky soktu” deyip vasiyeti yargı yoluyla bozdurmak için Alfred’in yeğeni Emanuel’i Rusya’dan çağırdı. Ancak Emanuel, amcasının vasiyetini beğendiğini söyleyerek Kral’ı dinlemedi ve Nobel ödüllerinin de önünü açmış oldu.

İşte yaşamı yalnızlık ve hüzün içinde geçen hüzünlü bir şekilde noktalan ama adı dünyanın en prestijli ödülüyle akıllara kazınmış olan Nobel’in yaşam öyküsü.

__________________
carsı is offline  
 


Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Popüler Konular:
Bydigi Forum'un En Popüler Konuları
Sizin İçin Seçtiklerimiz-1:

Norton AntiVirus 2008
Panda Antivirus & Firewall 2008
AVG Anti-Virus Free Edition 8.0.100
McAfee VirusScan Enterprise 8.5i
Avast! 4 Professional Edition 4.8.1169
Kaspersky Internet Security 7.0.1.325
Anti-Porn 10.4.11.15
BitDefender Internet Security 11.0.9 (2008)
Eset Smart Security 3.0.642
Ad-Aware 2008

Sizin İçin Seçtiklerimiz-2:

Şeftali Yetiştiriciliği
Ekolojik Tarım ve Hayvancılık
Süt Verimini Etkileyen Faktörler
Dört barajda su bitmek üzere
Karbondioksit salımı yüzde 50’den çok artacak
VAN (Wan) Tarihi
Amed (Diyarbakır) Tarihi
İç Anadolu Hakkında Genel Bilgi
Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettiş yardımcılığı
2008 yılı icra müdür ve yardımcılığı sınav ilanı

Sizin İçin Seçtiklerimiz-3:

Siz Hangi Yemeksiniz ?
Doğum gününüze göre hangi hayvansınız?
Doğum Tarihinize Göre Renginiz!
Bebeklerde Gaz Çıkarma
Virüs taşıyan keneler dehşet saçıyor
Şiddetin genlerle ilişkisi olabilir
Karpuz Viagra Etkisi Yapıyor
Panasonic Sony'yi tahtından etti!
Mehmet Atlı - Wenda 2008
grup seyran - 2008


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Bilgiden Bilim Sosyolojisine MÊVAN Diğer Dersler 0 30-10-2007 12:59 AM
Loji Nedir? SeReN Genel Kültür 0 16-10-2007 08:08 PM
İdeolojinin Kıskacında Üniversite ve Bilim Global İlginç Konular 0 17-08-2007 11:36 PM
Bilim üzerine bir deneme Global Hikayeler, Denemeler 1 17-08-2007 11:06 PM


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 10:25 PM .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright ©2006 - 2008 Bydigi Forum ®, All Rights Reserved

Bir Forum sitesi olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum görürseniz; Lütfen, bydigi@gmail.com'a yada İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.