|
|
#11 (permalink) | |||||||||||||||
|
BİLİM TARİHİNDE İLKLER
MÖ 40.000 Suda yüzen kütük,ağaçları kolayca taşımak ve köyden köye yolculuk etmek için. Dallardan yapılmış kulübe,hayvan postlarıyla kaplanmış,kurulması kolay,av alanlarını izlemek için yer değiştirmeye elverişli. Sıcak çorba,deriden yapılmış tulumlar ateşe dayanmadığından,yemek pişiren kadın,kıpkırmızı olmuş taşları doğrudan doğruya çorbanın içine atardı. Takılar,kemikten ve çakıltaşından yapılmıştır. MÖ 30.000 Resim,mağaraların iç duvarlarında bulunan resimlerin renkleri,topraktan ve başka doğal boyalardan elde edilmektedir.Belki yazının kaynağını da burada görmek gerekir.Konuşma diline gelince,başlangıç dönemi bilinmiyor. MÖ 25.000 Özel aletler,taş balta,kemik bıçak,kemikten ya da balık kılçığından yapılmış dikiş iğnesi. MÖ 10.000 Köpek Zekası,koku alma yetisi,belleği,aynı zamanda arkadaşa olan gereksinimiyle köpek,on bin yıldır avda olduğu kadar kulübede de insanın sadık dostudur. MÖ 5.000 Domuz ve koyun yetiştirme,ardından öküzün evcilleştirilmesi.Bin yıl sonra sıra,Hindistan'da horoz ve tavuklara gelecektir. Dokuma,önce Mısır'da yün dokunur,iki bin yıl sonra ketenin,ardından Hindistan'dan gelen pamuğun dokumasına geçilir. MÖ 4.000 Çömlekçilik,Çin'de ve Akdeniz kıyılarında ortaya çıkmıştır. Yazı,Mezopotamya'da doğdu. MÖ 3.000 Tekerlek,Kalde'de(bugünkü Irak)İbrahim Peygamber'in doğduğu,Ur şehrinde ortaya çıkmıştır.Bütün zamanların en önde gelen buluşudur.Sadece ayakların,kanatların ya da yüzgeçlerin art arda hareketinin var olduğu doğa,tekerlek için örnek oluşturamamıştır. MÖ 3000 civarı Babilliler ilk toplama makinesi olan abaküsü icat etti. MÖ 1300 civarı Suriyeliler kendi alfabelerini geliştirdi. MÖ 700 Lidya'da (bugünkü Türkiye'de) malların alım satımı için ilk kez para kullanıldı. MÖ 287 Kaldıraç ve vida kullanarak pek çok değerli mekanik aygıt icat eden Arkhimedes doğdu. MÖ 10 civan Romalı mimar Vitruvius bir vinç tasarladı. 999 Milattan sonra Bir keşiş tarafından mekanik saat icat edildi 1000 civarı Çinliler havai fişek yapmak ve işaret göndermek için barut kullandı. 1045 civarı Çin'de Pi Cheng portatif matbaa harflerini icat etti. 1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı. 1450'ler Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı. 1452 Birçok makine icat eden sanatçı Leonardo da Vinci doğdu. 1569 Flaman haritacı Mercator, yeni bir harita yapma yöntemi geliştirdi. 1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı. 1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti. 1642 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti. 1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi cıvalı barometre denilen cihaz icat etti. 1656 Christian Huygens, Galileo'nun fikirlerine dayanan hassas bir sarkaçlı saat tasarladı. 1665 Robert Hooke'un Küçük Çizimler adlı kitabındaki çizimler, yeni mikroskopların gücünü gösteriyordu. 1668 Isaac Newton ilk aynalı teleskopu yaptı. 1698 Thomas Savery'nin yaptığı ilk buhar makinesi, su altında kalan madenlerdeki suyu dışarı pompalamada kullanıldı. 1733 İngiliz bir dokumacı tarafından icat edilen "uçan mekik" adındaki alet bir kişinin bir günde üretebileceği kumaş miktarını ikiye katladı. 1771 Richard Arkwright'ın suyla çalışan çıkrığı eskiye göre çok daha sağlam pamuk ipliği üretiyordu. 1778 Joseph Braham'ın yeni tuvalet sistemini icat etmesiyle ev içi sağlık koşullarında önemli bir gelişme kaydedildi. 1783 Marquis de Jouffroy d'Abbans ilk buharlı gemiyi yüzdürdü. 1783 Montgolfier Kardeşler bir sıcak hava balonunu başarıyla uçurdu. 1797 Bir Fransız, balondan paraşütle atlayarak paraşütün önemini gösterdi. 1801 İlk denizaltılardan olan Nautilus ilk yolculuğunu tamamladı. 1804 Richard Trevithick raylar üzerinde giden ilk buharlı lokomotifi yaptı. 1814 Friedrich König elle çalışan matbaadan çok daha hızlı olan buharlı matbaayı geliştirdi. 1815 Humphry Davy, madenlerde çalışmayı çok daha güvenli hale getiren bir madenci lambası icat etti. 1819 Augustus Siebe basınçlı bir dalgıç elbisesi tasarlayarak insanların daha derinlere dalabilmesini sağladı. 1821 Charles Babbage, karmaşık matematiksel tabloları otomatik olarak hesaplamak için tasarladığı "fark makinesi"nin üzerinde çalışmaya başladı. 1826 Fransız fizikçi Joseph Niepce tarihteki ilk fotoğrafı çekti. 1829 George Stephenson, en iyi buharlı lokomotif tasarlama ve yapma yarışmasını kazandı. Rocket adlı bir lokomotif üretti. 1830 İlk dikiş makinesi Fransız terzi Barthelemy Thimonnier tarafından tasarlandı. 1836 Samuel Colt, yaptığı hızlı ateş eden tabanca "altıpatlar"ın patentini aldı. 1837 Isambard Kingdom Brunel, ilk kıtalararası buharlı gemiyi yüzdürdü. 1837 İki İngiliz mucit William Cooke ve Charles Wheatstone ilk elektrikli telgraf makinesini yaptı. 1839 Louis Daguerre vesikalık fotoğraflarda çok tutulan daguerrotype fotoğraf tekniğini icat etti. 1843 Samuel Morse, telgraf mesajlarında kullanılmak üzere nokta ve çizgilerden oluşan ünlü mors alfabesini icat etti. 1846 Amerikalı bir dişçi bir çene ameliyatında acıyı hissettirmemek için eter kullandı. 1848 İlk yürüyen merdiven, New York'ta turist çekmek için kuruldu. 1849 Çengelli iğne icat edildi. 1857 New York'ta bir dükkan asansörü olan ilk bina oldu. 1860 Belçikalı Etienne Lenoir ilk içten yanmalı motoru yaptı. 1863 İlk metro (yeraltı demiryolu) hattı Londra'da işletmeye açıldı 1868 Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Sholes ilk kullanışlı daktiloyu yaptı. 1872 Fotoğrafçı Eadweard Muybridge ilk ardışık fotoğraflar dizisini çekti. 1876 Alexander Graham Bell ilk telefon konuşmasını yaptı. 1876 Amerikalı üretken mucit Thomas Edison icatlar fabrikasını kurdu. 1877 Edison fonografı icat etti. 1878 Joseph Swan elektrik ampulünü icat etti. 1879 Ernst von Siemens elektrik döşenmiş bir hat üzerinde giden ilk elektrikli treni sergiledi. 1881 Emile Berliner, yassı plaklar kullanan ilk gramofonu yaptı. 1884 Hiram Maxim ilk makineli tüfeği tanıttı. 1885 Fizikçi Heinrich Hertz elektromanyetik dalgaların varlığını gösterdi. 1885 Avusturyalı kimyacı Carl Auer, muma göre daha kullanışlı ve güvenli olan bir havagazı lambası icat etti. 1886 Linotip adlı makine, gazetelerin ve kitapların daha hızlı hazırlanmasını sağladı. 1888 George Eastman, Kodak no.l adlı fotoğraf makinesini üretti ve müşterilerinin filmlerini banyo etti. 1889 Edison'un yardımcısı Charles Batchelor sinema filmlerinin seslendirilmesi üzerine deneyler yaptı. 1890 Daimler motor şirketi, dört tekerlekli ve akaryakıtla çalışan otomobil üretimine başladı. 1890 Herman Hollerith'in icat ettiği elektrikli sayma makinesi sayesinde Amerika'da nüfus sayımı işlemi çok hızlı bir şekilde sonuçlandırıldı. 1895 Paris'te Lumiere Kardeşler 10 hareketli filmden oluşan bir gösteri yaptı. 1898 Valdemar Poulson, modern teybin öncüsü olan bir cihaz yaptı. 1901 King Camp Gillette, kullanıldıktan sonra atılan ilk güvenli traş bıçağının patentini aldı. 1902 İtalyan Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı. 1903 Amerikalı Wright Kardeşler ilk motorlu uçağın uçuşunu gerçekleştirdi. 1903 Henry Ford, yeni araba fabrikasıyla seri üretim tekniğini getirdi. 1903 Willem Einthoven, kalbin işleyişini kaydeden elektrokardiyografi cihazını icat etti. 1904 John Fleming'in geliştirdiği cam diyotlar radyo cihazlarının vazgeçilmez parçası oldu. 1908 Adını mucidinin adından alan Geiger sayacı radyasyonu saptamak ve ölçmek için kullanılmaya başlandı. 1909 General Electric şirketi elektrikli ekmek kızartma makinesini yaptı. 1923 İki İsveçli mucit ilk buzdolabını tasarladı. 1925 Londra'da trafik lambaları kullanılmaya başlandı. 1926 John Logie Baird ilk televizyon görüntüsünü başarıyla iletti. 1926 Robert Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı. 1928 Bir Amerikan icadı olan seloteyp günlük yaşama girdi. 1929 Philip Drinker, hastaların solunum yapmasına yardım etmek için "demir ciğer"i icat etti. 1933 İki Alman bilim adamı Max Kroll ve Ernst Ruska elektron mikroskobunu yaptı. 1933 Bir kedinin gözünün araba farlarını yansıtmasından esinlenen Percy Shaw, sürücülerin dikkatini yol çizgilerine çeken kedigözünü icat etti. 1935 Alman şirketi AEG, sesi kaydetmek için plastik manyetik teyp bandını geliştirdi. 1937 Dünyanın en büyük zeplini Hindenburg'un yanıp 35 yolcunun ölmesinden sonra zeplinle taşımacılıktan vazgeçildi. 1938 Macar mucit Lazlo Biro, biro da denilen bilye uçlu tükenmez kalemi icat etti. 1938 Amerikalı Chester Carlson ilk fotokopi makinesini icat etti. 1939 İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapıldı. 1942 Wernher von Braun, AImanya'nın ilk uzun menzilli füzesi olan V-2'yi fırlattı. 1942 Enrico Fermi, ABD'nin Chicago kentinde, nükleer enerjinin denetim altına alınabildiği bir nükleer reaktör yaptı. 1945 Amerikalı mucit Percy Spencer, ilk mikrodalga fırını tasarlayarak patentini aldı. 1945 ABD, Japonya'nın Hiroşima ve Nagasaki şehirlerine atom bombası attı. 1946 John Mauchy ve John Eckert'in geliştirdiği, Amerika'nın ilk elektronik bilgisayarı ENIAC halka gösterildi. 1947 Edwin Land bir dakikadan az bir sürede siyah beyaz fotoğraf çıkaran polaroid makineyi icat etti. 1948 Amerikalı üç bilim adamı John Bardeen, Walter Brattain ve William Shockley transistör denilen bir cihaz icat ederek elektronik devrelerin çok daha küçülmesini sağladı. Daha sonra, bu icatlarıyla Nobel Ödülü aldılar. 1957 Sovyetler Birliği tarafından Dünya'nın çevresinde dönen insan yapımı ilk cisim Sputnik I fırlatıldı. 1959 Christopher Cockerell tarafından tasarlanan hoverkraft halka gösterildi. 1960 Theodore Maiman ilk lazeri yaptı. 1962 Telefon konuşmalarının yanında canlı televizyon görüntülerini de ileten Telstar adlı uydusu fırlatıldı. 1977 Dünya'nın tekrar kullanılabilen ilk uzay gemisi olan Uzay Mekiği, ABD tarafından fırlatıldı. 1982 Philips ve Sony şirketleri kompakt diski çıkardı. 1987 İlk sayısal ses bantları (DAT) üretildi. 1990 Yüksek netlikte televizyon (HDTV) yayını ilk kez yapıldı. Bilim Fıkraları _SIRA MÜHENDİSLERDE_ Adamin biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbaga dile gelir - Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir. - Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım ve seninle 1 hafta kalmaya razıyım. Adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümser ve yine cebine koyar. Kurbağa yalvarmaya başlar - Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin her şeyi yaparım. Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine koyar. Sonunda kurbağa dayanamaz - Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin her şeyi yapacağımı söyledim. Neden beni öpmüyorsun? Sonunda adam konuşur - Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir kurbağa olman bana çok ilginç geliyor. _BEYİN NE İŞ YAPAR?_ Temizlikçi bir kadın dışardan ilkokul diploması almak için sınava girer. Tabiat bilgisi soruları ve cevapları şöyle: Soru : Mide ne iş yapar? Cevap : Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür Soru : Akciğer ne iş yapar? Cevap : Solunum yapar. Bizi yaşatır. Soru : Kalp ne iş yapar? Cevap : Dolaşım yapar. Soru : Beyin ne iş yapar? Cevap : Bizim apartmanda kapıcılık yapar... _TELEFON _ Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar; -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra Türkiye'ye gelir ve Temel başlar anlatmaya -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama bir şey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır. _MATEMATİKÇİ_ Yeni evli bir çift balaylarında Ürgüp-Göreme bölgesinde geziye çıkmaya karar verirler. Yeraltı şehirlerini gezerlerken birden önlerine bir yol ayrımı çıkar ve duvarlarda artık çıkış yönünü gösteren okların olmadığını fark ederler. Genç adam telaş içinde bağırmaya başlar: 'Yardım edin kimse yok mu?' Bir süre adamın kendi sesinin yankısından başka bir ses duymazlar. 10-15 dakika sonra duydukları değişik bir ses şöyle demektedir: 'Merhabaaa! KAYBOLDUNUZ!' Morali daha da bozulan adam çaresizlik içinde tepinmeye başlar. Genç kadın ise gayet sakin omuz silker ve: 'Bu sesin sahibi mutlaka bir matematikçidir'der. Kadının sakinliği üzerine canı daha da sıkılan adam : 'Hadi canım sen de! Nereden çıkardın bunu?' diye sorar. Kadın: 'Üç nedenim var' der ve sayar: 'Bir, yanıtın gelmesi gereğinden uzun sürdü. Iki, yanıtı doğru; kaybolduk. Üç, bu yanıtın kimseye bir yararı yok!' _SARIŞIN-GARSON VE İNTEGRAL_ İki erkek matemetikçi bir bara gider. Birincisi ikincisine ortalama bir kişinin matematik hakkında çok az şey bildiğini söyler. İkincisi buna katılmaz ve bir çok insanın yeterli miktarda matematikle başa çıkabileceğini iddia eder. Birinci matematikçi tuvalete gider. Onun yokluğunda ikinci matematikçi garson kızı çağırır. Ona bir kaç dakika sonra arkadaşı döndügünde kendisini tekrar çağıracağını ve bir soru soracağını söyler. Bütün yapacağı 'iks küp bölü üç' diye yanıt vermektir. Kız tekrarlar:- 'eks küp... ne?' Matematikçi düzeltir `iks küp bölü üç' Kız:- 'Eks küp bölü üç?' -' Evet 'der matematikçi. Kız tamam deyip, kendi kendine mırıldanarak uzaklaşır, -'iks küp bölü üç, iks küp...' Birinci matematikçi döner ve ikincisi kendi görüşünün doğruluğunu kanıtlamak için iddiaya girmelerini teklif eder. Sarışın garson kıza bir integral soracağını söyler, birincisi gülerek kabul eder. İkinci adam garson kızı çağırır ve sorar - 'x karenin integrali nedir?' Garson kız yanıtlar -'x küp bölü üç', uzaklaşırken de ekler - 'artı bir sabit sayı'. _SAĞIR_ BİR BİLİM ADAMI ÇEKİRGELER ÜZERİNDE ARAŞTIRMA YAPIYORMUŞ ÇEKİRGENİN 1'İNCİ AYAĞINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ. ÇEKİRGE ZIPLAMIŞ. RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 1'İNCİ AYAĞINI KOPARDIM. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEDİM ÇEKİRGE ZIPLADI DİYE YAZMIŞ. ÇEKİRGENİN 2 VE 3'ÜNCÜ AYAĞINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ ÇEKİRGE YİNE ZIPLAMIŞ. RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 2 VE 3'ÜNCÜ AYAĞINI KOPARDIM. ÇEKİRGE YİNE ZIPLADI.DİYE YAZMIŞ. BİLİM ADAMI ÇEKİRGENİN 4'ÜNCÜ AYAGINI KOPARMIŞ. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEMİŞ ÇEKİRGE ZIPLAMAMIIIŞ. RAPORUNDA ÇEKİRGENİN 4'ÜNCÜ AYAĞINI KOPARDIM. ÇEKİRGEYE ZIPLA DEDİM. SONUÇ: ÇEKİRGE SAĞIR OLDU. _SOBA_ Bir gün bir jeoloji mühendisi, bir mimar ve birde fizikçi bir köyde IQ'sü çok yüksek olan ve kücük bir köyde yaşayan bir adamın yanına onu tanımak için gidiyorlar.Eve vardıklarında adamın karısı onları karşılıyor çay ıkram etdikten sonra kocasının bir işi olduğunu ve hemen gelecegini söylüyor. Bu üçlü adamı beklerken evdeki sobanın çok qarip bi şekilde eyimli ve yerden yaklaşık 40-45cm yüksekte olduğunu fark ediyorlar ve çeşitli yorumlar yapıyorlar. Fizıkçi: - Bence soba bu şekilde iken evdeki hava akımlarını dıkkate alırsak daha fazle ısıtır. Mimar: -Bu soba evin mimarisine göre yapılmıştır. Jeoloq: - Bu bölgenin jeotermal ve coğrafi konumundan dolayı böyledir. Bunlar bu konuyu tartışıken adam gelıyor.ve tartışmaya son noktayı koyuyor. -BORU YETMEDI. _ALMANYA'NIN TRENLERİ_ İkinci dünya savaşını takiben Amerikan işgali altına giren Almanya’nın Frankfurt kentinde, Amerikalı asker John ile Alman Hans dost olurlar. Bunların bu dostlukları John’un Amerika’ya döndüğü güne kadar devam eder. Yıllar sonra, Almanya kendini toparlar. Yıkık kentler imar edilip, her şey eskisinde olduğundan daha iyi duruma geldikten sonra, Hans Amerika’da bulunan arkadaşı John’u Almanya’ya davet eder: "Sevgili John. Harap halde bıraktığın kentimize bir kez daha gelip bakmanı istiyorum. Başardıklarımızı görünce şaşıracağından eminim" diye yazar mektubunda. John mektubu alınca, uçağa atlayarak Frankfurt’a gider, arkadaşını bulur. Oturur, ondan bundan sohbet ederler. Sonra Hans’ın rehberliğinde kenti gezmeye çıkarlar.Altından sayısız demiryolu hattının geçtiği bir demiryolu köprüsünden geçerken, Hans arkadaşı John’u durdurur ve anlatmaya başlar: "Bak John! Öyle bir sistem kurduk ki, artık her şey Almanya’da her şey saat gibi işliyor. Mesela aşağıda gördüğün şu sayısız demiryolu hattından her üç dakikada bir tren geçer. Bu hiç aksamadan sürekli devam eder. Mutlaka her üç dakikada bir geçer trenler." İlk geçen trenden sonra John saatine bakar. İlk tren dört dakika sonra, sonraki iki dakika sonra geçer. John gülümseyerek arkadaşına hitaben: "Hani, her üç dakikada bir tren geçer demiştin. Bunlar, bazen dört, bazen iki dakikada bir geçiyor Hans!" John’un bu sözleriyle utanan Hans, öfkeyle şu cevabı verir: "Ne olacak yani? Siz de Kızılderilileri öldürmüştünüz." _DOSTUN BÖYLESİ_ İki dost Afrika ormanlarında bir gezintiye çıkar. Birden ağaçların arasından bir aslan çıkaverir. İki dost korku içinde kaçmaya başlarlar, aslanda peşlerinden kovalamaya... İki dosttan biri kaçarken bir taraftan sırt çantasını çıkarırken, diğer taraftan soyunup, üzerindeki ağırlıkları atmaya başlar. Bunun gören dostu nefes nefese kendisine sorar: "Sen ne yapıyorsun. Onları çıkarınca aslandan daha mı hızlı koşacağını sanıyorsun?" Önde olan arkasını dönüp bağırır: "Senden daha hızlı koşşam yeter!" _"AZ SONRA" BİR YAŞAM TÜKENDİ_ 65 yıllık ortalama ömüre sahip biz insanoğlunun beş yaşımızda televizyon izlemeye başladığımızı farzedersek: Günde 1 saat televizyon izlendiğinde toplam 2,5 yıl, günde 2 saat televizyon izlendiğinde toplam 5 yıl, günde 3 saat televizyon izlendiğinde toplam 7,5 yıl, günde 4 saat televizyon izlendiğinde toplam 10 yıl ve günde 5 saat televizyon izlendiğinde toplam 12,5 yıl "az sonra" lara kurban edilecektir.... _AH ŞU MATEMATİKÇİLER: KAÇ SANDIK VAR?_ Ders esnasında matematik hocası aniden duraklayıp, önündeki masaya dikkatle baktı. Ardından sınıfa dönüp, sınıftaki öğrenci adedince kağıt getirdiğini, fakat ne şekilde sayarsa saysın hep öğrenci adedinden hep bir eksik sayıda kağıt çıktığını söyler. Kısa bir sessizlikten sonra gayet ilginç olan şu hikayeyi anlatır:"Bir zamanlar Polonya'da, büyük bir matematikçi olan Waclaw Sierpinski ile tanışmıştım. Kendisiyle tanıştığımda oldukça yaşlı ve unutkandı. Bir keresinde evlerini taşımaları gerekmişti. Hanımı, kocasının hafızasına pek güvenmediğinden, eşyaların sokağa yığılmasını takiben kocasına; "Ben şimdi taksi çağırmaya gideceğim, sen bu arada 10 sandığımızın başında bekle." Hanımı, matematikçiyi dalmış ve kendi kendine mırıldanır bir halde bırakmış. Eşi taksi ile birlikte döndüğünde, Bay Sierpinski büyük bir tedirginlikle kendisine, "Sen 10 sandığımız olduğunu söylemiştin, ama ben sadece 9 saydım." diye söylediğinde, eşi cevaben ON tane olduğunu tekrarlamış. Bizim yaşlı usta ise kendisine, "Hadi gel beraber sayalım: 0,1,2,..." diye cevap vermiş. _KURNAZ GAZETECİ_ Yolda bir trafik kazası olmuştu. Olayı gören herkes oraya yığılmıştı. Genç bir gazeteci fotoğraf çekmek için olayın yakınına gitmek istiyordu, fakat kalabalıktan bir türlü o tarafa doğru ulaşamıyordu. Aklına kurnazca bir fikir geldi ve bu fikrini uygulamaya başladı: "Lütfen çekilin geçeyim efendim. Yerde yatan babamdır, lütfen efendim izin verin babamın yanına gideyim." Bu şekilde kaza yapan otomobilin yanına yaklaştı ve yerde yatmakta olan bir eşekle karşılaştı. _İNGİLİZLER NE YER?_ Malta'dan yeni döndüğü sıralarda Ahmet Haşim'e rastlayan Süleyman Nazif, orada çektiği acı dolu günleri anlatırken, İngilizlerin çok eski devirlerden kalma bayat konserveleri kendilerine yedirdiklerini söyler. Ahmet Haşim, "İnsan etinden mi?" diye sorunca, Süleyman Nazif, "Yook", der. "İngilizler hiç insan etini başkalarına yedirir mi?" _KENDİMİZE BENZETTİK_ Bir sohbet sırasında, Arif Nihat Asya'ya: "-Eğilir, bükülür, katlanır, istenilen şekle kolayca sokulur bir cam yapmışlar duydunuz mu?" diye sorarlar. Arif Nihat Asya şu cevabı verir: "- Desenize, camı da kendimize benzettik!" _VARSAYIM TEORİSİ_ Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir matematikçi yanlarında sadece bir kutu konserve ile çölün ortasında kalırlar. Bir kutu konserveleri vardır olmasına ama, bu konserveyi açacak bir aletleri yoktur. Fizikçi evirir, çevirir, ama fizik bilgisi ile kutuyu açamaz ve kimyacıya devreder. Kimyacı da düşünür, uğraşır, nihayetinde son çare olarak matematikçiye verir. Matematikçi uzun uzun konserve kutusuna bakar ve şöyle der: "varsayalım açık" _PROFESÖR ÇOKBİLGİÇİN DENEYİ_ Çılgın bir deney yapmayı planlayan profesör çokbilgiç, bir kimyager, bir fizikçi ve bir mühendis üç meslektaşını kaçırarak, her birini ayrı ayrı hücrelere hapseder. Hücrelerde kibrit, su ve konserve yiyecekler vardır olmasına ama, konserve açacağı yoktur. Bir ay sonra deneyinin sonucunu gözlemlemek için hücreleri ziyarete geldiğinde, kimyagerin hücresini boş ve bir duvarı yıkık bulur. Kimyager, çokbilgice fark ettirmeden soktuğu çakısı ile konserve kutularından alimünyum kırıntılarını kazıyıp, bunları kibritlerin uç kısımlarındaki kimyasal madde ile karıştırıp bir patlayıcı elde etmiş, ve hücre duvarını havaya uçurarak kaçmayı başarmıştır. İkinci hücrede bulunan fizikçi ise neşe içinde bamya yemektedir. Fizikçi, konservelerin belli bir açı ile duvara atıldıklarında açıldıklarını keşfetmiş, hem kendine bir eğlence bulmuş, hem de yeni bir fizik teorisi geliştirmiştir. Profesör, son hücreyi kontrol ettiğinde matematikçinin yerde uzanmış cansız bedeniyle karşı karşıya kalır. Bir anda karşısında bulunan duvara kazınmış şu yazı dikkatini çeker: TEOREM: Eğer konserveleri açamazsam öleceğim. İSPAT: Varsayalım ki ben öldüm. _UNUTKANLIK_ Bir bilim adaminin deney raporlarindan: 1. gun : Fare uzun sure labirentin icinde dolandi ama peyniri bulamadi. Icguduleri zayif. 3. gun : Negatif. Sadece labirenti degil, odanin hemen her yerini aradi; tum dolaplari, cekmeceleri, kavanozlari karistirdi. Hatta bir tablonun arkasina ve ceplerime bile bakti. Bu fare tam bir salak. 7. gun : En ufak bir ilerleme yok. Artik arama istegini bile kaybetti, telefonla kosedeki bufeden iki karisik tost, bir ayran istemis. Zekadan boylesine yoksun olusu deneylerimde yol almami onluyor. 18. gun : Zamanla becerilerini gelistirmesi lazimdi,ama sifir! Bursa'dan aradi, 'kaygilanmamami, peyniri bulacagini' soyledi. Ona gittikce peynirden uzaklastigini anlatmaya calistim, ama dinlemedi. Ciddi zeka problemi! 74. gun : Umutsuzluga kapiliyorum; fare, henuz bir zeka belirtisi gosteremedi. En son Tibet'ten aradi, hayatin anlami gibisinden birsey buldugunu soyledi. Ama peyniri bulamamis ve artik umrunda da degilmis. Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye kuflu peynirler kaldi. 93. GUN : LABIRENTIN ICINE KOYMAYI UNUTTUGUM ICIN FARENIN PEYNIRI BULAMADIGINI FARKETTIM. _TEMEL_ Bir gün bütün ülkelerin bilim adamlarının davet edildiği bir uzay konferansı için Türkiyeden de bir bilim adamının da yollanması için davetiye gönderilmiş. Düşünmüşler düşünmüşler kimi yollayalalım diye en sonunda Temeli göndermeye karar vermişler. Temel konferansa gitmiş . Konferans başlamış Rus bilimadamı hemen ilk uzaya biz gittik diye böbürlenmiş, Amerikalı bilim adamı aya ilk ayak basan biziz diye böbürlenmiş sırayla tüm ülkelerin bilim adamları konuşmuş, bir ara Amerikalı bilim adamı Temele dönmüş siz ne yaptınız ne çalışmalarınız var diye sormuş, salonda derin bir sessizlik olmuş ve bütün başlar Temele çevrilmiş Temel şöyle bir etrafına bakmış ayağa kalmış ve göğsünü kabartarak Biz Güneşe gidecağüz demiş. Birden bir uğultu ve kıpırdanmalar başlamış ve hemen Rus sormuş ama mümkün değil henüz güneşe erimeden ulaşacak bir uzaygemisi yapılmadı demiş. Temel yine göğsünü kabartarak biz onu da düşündük akşam serinluğunda gidecağuz demiş. _ARABA_ Bir hafta sonu, bir makine mühendisi, bir elektronik mühendisi ve bir bilgisayar mühendisi üç arkadaş arabayla, dağ evine pikniğe gitmek isterler. Giderlerken ıssız bir yerde arabaları bozulur. Hepsi de bunun nedeni hakkında kendi meslekii tecrübelerini de katarak yorum yapmaya başlarlar. Makine mühendisi: -Bunun mutlaka mekanik bir arızası vardıır. der. Elektronik mühendisi: - Yok yok bunun ateşlemesinde bir problem var, bujilerini temizleyelim. der. Bilgisayar mühendisi ise şöyle konuşur: -Çıkıp bidaha girelim belki düzelir.. |
|||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| İdeolojinin Kıskacında Üniversite ve Bilim | Global | İlginç Konular | 0 | 17-08-2007 11:36 PM |
| Bilim üzerine bir deneme | Global | Hikayeler, Denemeler | 1 | 17-08-2007 11:06 PM |
| Bilim Felsefesi | Ersin | Genel Kültür | 0 | 25-04-2007 12:22 AM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.