|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||
|
Kablosuz Ağlar - Şebekeler ve Mobil İnternet (1)
Günümüzün en hareketli ve etkileyici pazarlarından birisi olan İnternet ticari sahalarda da meyvelerini vermeye başladı. Her geçen gün daha fazla insan, İnternet'i günlük hayatlarında kullanma ihtiyacını duyuyorlar. Ancak, kullanıcıların daha büyük kapasite ihtiyaçları ortaya çıktı. Bu noktadan yola çıkarak, sizlere kablosuz (Wireless) şebekeleri (Network) ve kablosuz şebekelerin ticaret ve internet kullanımına etkilerini açıklamaya çalışacağım. Kablosuz Şebeke ve Mobil İnternet nedir? Lider şirket olmak ve daha fazla kar yapmak isteyen her kuruluş, dünyadaki teknolojik gelişmeleri güncel olarak izleyip, kendilerine daha fazla kar getirecek olanlarını günlük işlemlerine en kısa zamanda uygulamaları gerekiyor. Şirket yöneticileri internetten kaynaklanan tozlu dumanlı karışık hava içinde işlerini yeniden toparlama ve günün şartlarına uyarlamaya çalışırken şimdide kablosuz geniş kanal şebekeler (Broadband Wireless) ve mobil Internet gündeme girdi. Mobil uygulamalar, bilinen elektronik uygulamaların haricinde, daha başka kurallarla gelişmektedir. Bundan dolayı şirket sahiplerinin ve yöneticilerinin internet teknolojilerinde olduğu gibi bir kopukluk yaşamadan işlerini devam ettirmeleri için mobil teknolojileri ve kablosuz şebekeleri planlarına almaları gerekir. Kablosuz şebekeler mobil internet kullanımını mümkün kılan alt yapıdır. Veri iletişimi sağlayan kablolu iletişim sistemlerinin hepsine alternatif olabilecek RF sinyalleri ile çalışan ekonomik, basit ve güvenli sistemlerdir. Uzun zamandır kullanılmasına rağmen piyasa talebinin de etkisiyle son yıllarda hızlı bir gelişme göstermeye başlamıştır. Öyle ki Fiber optik sistemlerde dahil bütün kablolu sistemlere alternatif durumuna gelmiştir. Denilebilir ki kablolu sistemler üreten üreticiler bir şekilde kablosuz sistemlerinde üretimine girmişler, başka bir şirket kurmuşlar yada başka bir şirkete ortak olarak bu pazarda yerini almaya çalışmışlardır. Kablosuz Şebeke ve Mobil İnternet sunduğu imkanlarMobil Internet ise kullanıcıların her zaman, her yerden, hareket halindeyken bile Internet'e ulaşabilmeleridir. Mobil Internet şirketlere mevcut ticari işlemlerini her zaman ve her yerde, direkt olarak müşteri ve çalışanlarının hizmetine sunabilmeleri için imkan sağlar. Şirket sahiplerinin ve yöneticilerin, mobil uygulamalar için belirlemeleri gereken stratejiyi düşünürken, dikkat etmeleri gereken önemli noktaları şunlardır: Mobil cihazlar üzerinden ticaret yapılmasını sağlayacak altyapı teknolojileri yani kablosuz şebeke sistemleri halen gelişmeye devam etmekte. Standartlar henüz yeni tamamlanmakta. Daha çok yakın bir zamana kadar ABD ve Avrupa'nın standartları ayrıydı. Kablosuz şebeke sistemlerindeki hızlı gelişme ve standartların yeni tamamlanması bir çok şirket beklemeyi daha uygun buluyorlardı. Fakat, pazardaki mevcut oyuncular, yani sadece İnternet üzerinden iş yürütenler ve diğer e-ticaret firmaları şimdiden mobil uygulamalar hakkında aktif bir perspektife sahip olmalı ve stratejilerini belirlemeliler ki gerekli altyapı teknolojisi tamamlanınca hazır olsunlar. Mobil ortamda, müşterileriniz ile olan ilişkilerinizi temelden değiştirebileceğiniz bir imkana sahipsiniz. Genel olarak İnternet'te sunulan servisler müşterilere, herhangi bilgiye istedikleri zaman kendi kendilerine ulaşma imkanı vermektedir (Ürün hakkında bilgi ve fiyat almak, sipariş vermek gibi...) Müşterilerin bu durumdan oldukça memnun olduklarını ve İnternet'in doğasındaki self-servis anlayışını benimsediklerini görebilmek mümkün. Diğer yandan firmalar da, İnternet'in kendilerine sağladıkları müşteri hizmetlerini geliştirme, işletme ve pazarlama masraflarını azaltma gibi faydalarından oldukça memnunlar. Mobil teknolojiler bizi müşteri hizmetlerinin yönetimi için yeni ve çok farklı bir kavram ile tanıştırdı: "Her yerde sürekli devam eden ilişki". Mobil ortamda firmalar, müşterileri ile ilişki kurabilmek için, şimdiye kadar hiç karşılaşmadıkları bir imkana sahipler. Onlara sürekli olarak ürün tavsiyelerinde bulunup, ihtiyaç duyduklarında yardımda bulunabiliyorlar. Mobil Internet ile firmalar, gerçek-zamanlı olarak müşterilerine veri gönderebilirler, çünkü müşteriler sahip oldukları mobil cihazlar (cep telefonu, cep asistanı gibi) ile her zaman ulaşılabilecek durumdadırlar. Ancak firmaların bilgi iletimini, müşteri isteği dışında ve rahatsızlık verecek şekilde yapmaktan kaçınmaları gerektiği de unutulmamalıdır. Mobil teknolojileri sadece müşteri hizmeti amacı ile değil, organizasyon dahili bir araç olarak kullanmak gerekir. Bu imkanlar gelir getirmeyecektir ama, mobil uygulamaların verimliliği nedeni ile, işletim masraflarınız büyük ölçüde bir azalma gösterecektir. Öte yandan, mobil teknolojileri için oluşturduğunuz strateji, çalışanlarınızın işine son verme amacında olmamalı; ancak, onların iş verimliliğini arttıracak ve organizasyonunuza kattıkları değeri yükseltecek yönde olmalıdır. Mobil cihaz ve ekran özelliklerinin getirdiği sınırlamalar firmaları, çok-yönlü mobil uygulama stratejileri geliştirmeye zorlamaktadır. Genel olarak, bilgi gösterimi ve takası için, İnternet browser kullanır. Stratejiyi belirleyecek olan kişinin, piyasada kullanılan değişik iletişim yöntemlerini analiz ederek, hedef kitleye en uygun olan standardı seçmesi gerekir. Gerçekten de başarılı olabilecek bir mobil uygulama, tüm cihazlarda ve tabanlarda çalışabilecek olanıdır. Bu çoklu uyumluluk olmadığı zaman, firmalar, hazır olan yada potansiyel konumdaki müşterileri kaybetme riski ile karşı karşıya kalırlar. Ayrıca mobil ortamın bir diğer karmaşıklığı da, cihazların küçük ebatlarda olmaları ve kullanıcıların bu olumsuzluktan nasıl etkilendiklerinden kaynaklanmaktadır. Mobil ortamda yürütülen ticari uygulamalar, müşteriler tarafından, maalesef, PC browser'ında olduğu gibi düşünülüyor. Mobil stratejinin başarısı için, müşterilerin bu konuda bilgilendirilmeleri gerekiyor. Ülke sınırları ve ofis kavramları hiç bu kadar esnetilmemişti. Kablosuz şebekeler gündeme gelenden sonra bütün ülkeler hukuki yapılarını düzenlemek zorunda kaldılar. Henüz kanuni düzenlemeler tamamlanabilmiş değildir. 1. Telefonların, PDA ile veri alış verişi için, bir tuşla bağlantı haline geçirilebilmesi 2. Birden fazla cihazın kişisel network (LAN) içerisinde entegrasyonu 3. Dijital el cihazlarındaki kablo gereksinimlerinin ortadan kaldırılması 4. El kullanımını gerektirmeyen telefon cihazları 5. Cep telefonları ile diz üstü bilgisayarlar arası bağlantılarda kabloların ortadan kaldırılması 6. Web Tarama 7. Yerel içeriğin el cihazlarına sunumu 8. Büyük kapasite gerektiren LAN uygulamaları 9. Daha geniş kapsama alanı gerektiren uygulamalar 10. Güvenlilik gerektiren uygulamalar 11. Mevcut ekipmandan faydalanmak 12. E-mail alma gönderme 13. Web Tarama 14. Görüntülü 85km görüntüsüz 15 km mesafeden bağlanabilme 15. Dosya Paylaşımı 16. Hızlı ve Ethernet Uyumlu 17. 2 mb/s ile 56 mb/s arasında kapasite Bu yazımızın konusuyla ilgili Avrupa ve ABD şirketlerinin yanında uzak doğu şirketleri de epey mesafe almış durumdular. Mesela Hindistan'da bir şirket kurulduğu yıl 200 tane Access Point (dağıtım noktası) kurmak zorunda kalmıştır. Talebin getirdiği bir sonuç olarak değerlendiriliyor. Tahmini kapasitenin 10 katı gibi bir yatırıma zorlanmışlar. Kablosuz şebekeleri gündemine almış ve uygulayan devletler arasında Brezilya, Kenya, Fiji, Yemen, Nijerya, Tunus, Iran ve Angola gibi devletler var. Görüldüğü üzere biz bu konularda daha hızlı hareket etmek zorundayız. 2001 yılının en büyük haberleşme projesi kablosuz sistemler üzerine gerçekleşmiştir. Avrupa'nın radyo ve televizyonları broadband teknolojisine o kadar çok yer veriyor ki bizde hiç gündemde olmaması insana garip geliyor. Yüksek frekansta çalışan kablosuz ürünler insan sağlığına ve ekolojiye de zarar vermiyor. Uluslar arası anlaşmalar gereği bazı frekanslar izin gerektirmeyen serbest frekanslardır. Kablosuz ürün üreticileri de serbest frekansları kullanarak daha çok pazara daha hızlı girmeyi istiyorlar. |
|||||||||||||
|
|
|
|
#2 (permalink) | |||||||||||
|
[Linkleri Sadece Üyelerimiz
Görebilir...
] 8-9 yazıdan oluşacak bir seri ile konuyu sizlere sunmayı düşünüyorum. Bu arada kısa bir bilgilendirme yapayım. Azerbaycan ve diğer bölge ülkelerinde proje takibi yapabilecek, teknolojik ve stratejik destek verebilecek bir ekip kurmuştuk. İki yıldır yerel alan ağları ve geniş alan ağları üzerine ArGe faaliyetlerimiz var. Genel olarak kablosuz şebekeler üzerine yoğunlaşıyoruz. ArGe grubumuz içinde Wireless Network ekibimiz var. Bu yazı dizimiz Wireless Network ekibi üyesi Evlin Naqıyev'in çalışmalarından uyarlanmıştır. Bol istifadeler diliyorum.
Kablosuz Bilgisayar Ağları (Wireless Network) Kullanım Yelpazesi Radyo frekansları için istek dünyanın her yerinde çok yüksektir. Bunun sonucu olarak kısıtlı frekans yelpazenin kullanımı için bir kontrol sistemi zorunludur. Tüm dünyada RF kullanımında uygulanan belirli kurallar vardır ve tüm radyo servisleri lisanslıdır. Frekans bantlarının kullanımında en önemli nokta frekansların birbirlerine karışmasının engellenmesidir. Kontroller WARC(The World Administrative Radio Confrence) tüm dünyada radyo frekanslarının kullanımı, uluslararası işlemlerin koordinasyonu, yeni servislerin belirlenmesi, en son radyo teknolojisindeki gelişmeleri gözden geçirmek üzere, dört yılda bir toplanır. Burada alınan kararlar çerçevesinde ilgili devlet yetkili kurumları radyo frekanslarının kullanımını denetlerler. Bu kurumlar çok dağılımlı radyo, TV, yeni gelişen servisler ve amatör radyoların özel kullanımları için uygun frekanslar atarlar.
İlk mobil telefon servisleri 40 MHz, 150 MHz ve 450 Mhz frekans bandını kullandılar. Ancak kullanıcılar başlangıçta çok kısıtlı bir alanda bu servisi alabildiler. Hücre servisleri 1984 yılında ticari olarak piyasaya sunuldu. Analog Hücreler(AMPS ve TACS) AMPS (Advanced Mobile Phone Services), ATCT ve Motorola tarafından geliştirilmiş bir standarttır. UHF televizyon endüstrisinin ortadan kalkışından sonra ABD de 800 MHz frekans bandında kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa'da ise 900 MHz frekans bant'ı hücresel servislerde kullanılıyordu. Bu nedenle Amerika farklı bir band olarak 800 MHz seçti. İngiltere'de ise British Telecom TACS (Total Access Control System) adıyla bir servis geliştirdi ve bu servis daha sonra pek çok Avrupa ve Asya ülkesi tarafından kendi ülkelerine uyarlandı. AMPS ve TACS çok kaliteli ses iletişimi sağlarken, veri iletişiminde çok kısıtlı işlemler gerçekleştiriyorlardı. Ayrıca sık sık gecikmeler, bağlantı kopuklukları yaşanmasına ek olarak ücretler de çok yüksekti. Bu nedenle kullanıcılar servislerden devamlı şikayetçi oldular. Sayısal hücrelere geçinceye kadar problemleri biraz olsun azaltmak üzere Motorola NAMPS(Darbant-AMPS) si geliştirdi. Sayısal Hücreler Hücresel ağlarda sayısal uygulamaların devreye girmesi ile birlikte çok büyük bir gelişme başladı. Yeni standartlar aynı frekans üzerinde çoklu çağırmayı desteklerken, güvenliği de belirli ölçüde arttırdı. Kişisel İletişim Servisleri(PCS) En son servis ise, son kullanıcı için servisleri kişiselleştirildiği ve kişisel iletişim diye anılan yeni bir yapı oluşturdu. PCS 1900 MHz ve 1800 MHz de tüm sayısal servisleri kullanmaktadır. PCS ses, veri ve mesaj servislerini kombine ettiği gibi tüm dünyada kullanılan bir standart haline geldi. UMTS(Universal Mobile Telephone Systems) Tüm dünyada kullanılması planlanan ve pek çok yeni olanaklar getirecek olan bu servis 3200 MHz frekans bant'ında çalışacaktır. Bu konu hakkında daha ileride ayrıntılı bilgi aktaracağız. Modülasyon Teknikleri Genel Tanıtım Evvelce değindiğimiz gibi, modülasyon tekniği radyo haberleşmesinde mesajların uygun form ve biçimde (formatta) gönderilmesi için gerekli değişikliği yapma tekniğidir. Bu iş için 4 temel form kullanılır.
Modüle Edilmiş Sinyal Zarfları Radyo temelli sistemleri bilgi(ses,veri ve video) taşımada kullandığımızda temel taşıyıcı olarak radyo sistemleri kullanılır. Bu modüle edilmemiş bir taşıyıcıdır. Burada noktadan-noktaya sabit taşıyıcı tonları gönderilir. Bunlara bizim bilgilerimizi ekleriz, yani modülatör aracılığı ile sinyaller bilgi ile birlikte modüle edilir(temel taşıyıcı frekansına değiştirilir). Daha sonra taşıyıcı frekansı radyo dalgaları üzerinde örneğin ses taşıyan modüle edilmiş zarflara dönüştürülür. Bu zarflar alıcı istasyona iletilir ve orada gerekli değişikliğe uğratılarak sesin iletilmesi sağlanır. Dalga Boyu (Applitude) Modülasyonu Radyo frekans aktarımda ilk kullanılan analog sistemler Dalga Boyu Modülasyon (DBM) sistemleri idi. DBM'de, bilgiler sinyalin dalga boyunu değiştirerek sinyaller üzerine modüle edilirdi. Bu uygulamada frekans sabit tutulurdu. Şekil-16'da bu modülasyon tekniği görünmektedir.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#3 (permalink) | |||||||||||
|
Kablosuz Ağlar - Bilgisayar Ağları Frekans Modülasyonu
İkinci seçenek dalga boyunu sabit tutup frekansı modüle etmektir. Taşıyıcı dalganın frekansı taşımak üzere değişir. Bilgiyi taşıma taşıyıcı zarfı içinde değildir ve AM'i taşıyacak durumdan muaftır. FM analog hücresel radyo sistemlerde, ticari radyo / çoklu yayınlarına ve diğer pek çok modern iki yönlü radyo sistemlerinde kullanılır. Frekans modülasyonu şekil 1.2'de görüldüğü gibi gerçekleşir. Sayısal Modülasyon Sayısal modülasyonun en üstün yönü gürültüye karşın direncin artması ve güçlülüktür. Analog sistemlerde ağla eklenen her yapı taşı sinyal azalmasına neden olmaktadır. Buna karşılık sayısal sistemler; gürültüsüz, hatasız ses ve veri iletimi sağlamaktadır. Sayısal modülasyonda, sayısal sinyaller analog taşıyıcı dalgaları içine yerleştirilir. Şekil 1.3'de bazı sayısal modülasyon teknikleri görülmektedir ve onlar aşağıdaki gibidir: Frekansı Kaydırarak Anahtarlama (FSK) yöntemi, analog taşıyıcı ile uyum içinde olarak ikili (binary) verileri analog ton içersine değiştiren AMPS kontrol kanallarında kullanılır. Faz Kaydırarak Anahtarlama (PSK)'da ise taşıyıcının faz'ı iki sabit nokta arasında kaydırılmaktadır. Çoklama Uygulanması Tüm sayısal standartlar, frekansları birlikte kullanmada uyguladıkları metotları övmektedirler. Bugün için üç temel çoklama mantığı ve bu mantığın kullandığı teknoloji bulunmaktadır. Frekansı Bölüp Çoklayarak Ulaşma İlk uygulamalarda, yani analog teknikler uygulanırken, frekansı bölerek ve her bir kanalı izole ederek uygulama yapılmakta idi. Frekansı bölmede, yelpaze 30 KHz bölünmektedir ve kanal bir kullanıcıya özel olarak atanmamaktadır. Yani, ilk gelen kullanıcı boş ilk kanalı kullanır. Konuşma bitince kanal, ikinci kullanıcıya atanır. Böylece konuşma süresince kanal kullanıcıya atandığından konuşma garanti altındadır. Zamanı Bölüp Çoklayarak Ulaşma Bu uygulamada iletişim çerçeveler içine biçimlenir ve çerçeveler özel zaman dilimlerine bölünürler. Her çağırma/mesaj özel zaman dilimine atanır ve sadece bu zaman dilimini kullanmasına izin verilir. Her frekans pek çok zaman dilimine ayrıldığından (Şekil 1.4'de görüldüğü gibi) pek çok zaman dilimi yaratılabilir ve pek çok kullanıcı aynı frekansı ve fakat farklı zamanı aynı anda kullanırlar. DAMPS ve GSM, TDMA'yı kullanırlar, ancak zaman dilimleri farklı biçimlenmiştir (formatlanmıştır). IS-54 DAMPS standartları, sadece konuşma kanalları üzerinde çoklu konuşmayı gerçekleştirmek üzere TDMA'yı kullanır. Buna karşılık DAMPS en son gelişmiş şekli ise IS-136'dır. Bu standart zaman dilimlerinin çoklanmasının hem ses hem de diğer kanallar üzerine uygulanmasını olanaklı kılmaktadır. GSM ise aynı kanallar üzerinde hem ses hem de setup dilimlerini çoklamak üzere TDMA'yı kullanır. Küçük sistemlerde çağırma setup'ı için tek bir zaman dilimi kullanılır. Büyük sistemlerde bu amaçla 8 zaman dilimi kullanılmaktadır. DAMPS ve GSM sistemleri arasındaki farklılık tablo 1.2'de görülebilir. Kodu Bölüp Çoklayarak Ulaşma CDMA, ses bilgilerini modüle etmek üzere Qualcomm ve Inter Digital Corparation tarafından geliştirilmiş bir DSSS (Direct Sequence Spread Spectrum) teknolojisidir. Ses 8 Kbit/sn ve 13 Kbit/sn (Kullanılan teknolojiye bağlı olarak) kodlanır ve çok geniş kanal kapasitesi içine gönderilir. Bu gönderilen sinyaller iletim sinyallerine dönüşürler ve hız 1.28 Mbit/sn'ye yükselir. Şekil 1.5'de CDMA'nın kullanımı görülmektedir. Her CDMA kanalı hem gidiş hem de dönüşte 1.25 MHz radyo frekansı kullanır. Çok büyük bant genişliğine karşın CDMA eski AMPS ağlarında 10 misli fazla çağrı taşıyabilir. Bant genişliği önemli bir olay değildir, zira dağılım sinyalleri o kadar hızlı modüle edilir ki, ayni frekans bandında konuşma yapan konuşmacılar arasında bir ses karışıklığı söz konusu olmaz. Teorik olarak, sınırsız adette kullanıcı aynı kanalı aynı zamanda kullanabilirler, bunun da nedeni Walsh Coding yönteminin uygulanmasıdır. Ancak kullanıcı adedi arttıkça gürültü oranı artmaya başlar ve kalite giderek düşer.
__________________ |
|||||||||||
|
|
|
|
#4 (permalink) | |||||||||||
|
zor spas hewal bilgi için rep veremiyorum ne yazıkki
koktay kullanıcısına tekrar oy verebilmeniz için biraz da başkalarına vermeniz gerek. Torpil yok.. :-) ![]() |
|||||||||||
|
|
|
|
#5 (permalink) | |||||||||||||
|
Kablosuz Ağlar için İletişim Protokolleri 2 - Diğer Teknolojiler 1970 ve 80'li yıllar telekominikasyon alanında dünyada devrimler yaşanmasına sahne oldu. Analog FM teknolojisi kullanılarak hücresel iletişim teknikleri geliştirilmeye başlandı. FM teknolojisi telsiz (wireless) iletim devriminin ilk adımı sayılır ve çoğu zaman birinci nesil teknoloji olarak adlandırılır.
90'lı yıllarda ikinci nesil hücresel kişisel iletim sistemleri PCS, (Personel Communications Systems) geliştirildi. Yeni sistemler, zaman bölüşümlü çoklu erişim TDMA (Time Division Multiple Access) ve darband kod bölüşümlü çoklu erişim CDMA (Code Division Multiple Access) standartlarına dayanmakta. Sayısal teknoloji kullanan yeni teknolojiler, analog sistemlere nazaran daha yüksek kapasiteli veri iletimine sahip olmalarına rağmen, halen spektrum kullanımında etkili değiller ve yeterince yüksek hızda veri taşıyamıyorlar. Ayrıca harici frekans girişimlerine karşı korunaklı değiller. Şu an dünyada üç tane ikinci nesil teknik hakim. GSM, CDMA, PDC. Bunlar arasında GSM dünya üzerinde en yoğun kullanılan sistem. GSM, TDMA temelli bir sistemdir ve Amerika kıtası ve Japonya, Kore haricinde hemen hemen dünyanın her alanında kullanılmakta. CDMA sistemler, dünya telsiz hücresel iletim sistemlerinin yaklaşık yüzde 20'si oranında kullanılmakta ve yoğun kullanıldığı yerler Kuzey ve Güney Amerika kıtasıdır. PDC ise TDMA tabanlı Japon hücresel telsiz iletim sistemi. Bu sistemler değişik yöntemler kullanılarak biribirleri ile haberleşebilecek duruma getirilebilseler dahi, genel olarak dünya üzerinde tek bir değişim ortamı oluşturulamamıştır. İkinci nesil teknikler çok dar frekans bantları kullanırlar. Bu alan bu sistemlere ses iletimi için yeterli imkanı sağlasa da, veri iletimi için yeterli değildir. Şu an ikinci nesil teknikler üzerinden iletilebilecek veri hızı sadece 9.6 Kbps oranındadır. Bu oran maalesef veri iletimi için çok düşük ve pahalıya mal olacak bir orandır. Geliştirilen bu iletişim teknikleri ile birlikte bir sıra farklı iletişim teknolojileri de geliştirilmiş durumdadır. Bunların da kendilerine göre avantajları ve dezavantajları vardır. Kullanım alanına ve amacına göre bu teknolojiler bir birinden farklılık arz etmektedir. Günümüzde kullanılan, geliştirilen ve kullanılacak olan tüm teknolojiler, farklı yonleri ile birlikte bundan sonrakı bolumlerde anlatılmaktadır. IrDA Teknolojisi Kullanım alanları: Cep telefonları, PDA'lar, dizüstü bilgisayarlar ve uzaktan kumandalar. Avantajı:
IrDA sisteminde verici olarak, dalga boyu 850-900 nm olan ve ışını 30 derecelik açıyla yayan bir diyot kullanılıyor. Alıcının menzili, teorik olarak bir metre. Ancak kızılötesi ışınlar, normal ışık ve yansıtıcı cisimler gibi etkenlerden kolayca etkilenirler. Bu nedenle pratikte durum farklı: Parlak güneş ışığ altında menzilleri çok kısa, evlerde kullanılan yapay ışık altında ise menzilleri daha uzundur. Bağlantı herhangi bir cihaz üzerinden kurulabilir. Aktif halde olduklarını belirtmek için IrDA arabirimleri, her iki saniyede bir, bir ışık demeti yayınlarlar. Eğer civarda başka bir IrDA cihazı bulunuyorsa, bu sinyalleri, algılar ve böylece bağlantı kurulur, ilk aşamada cihazlar birbirlerine kendi özelliklerini bildiren verileri gönderirler. Daha sonra Tiny Transport protokolü üzerinden asıl veri alışverişi gerçekleşir. Bu protokolün üzerine farklı üç protokol daha kurulur: Yerel ağ girişi için IrLAN, veri alışverişi için Infrared Object Exchange Protocol (IrOBEX), seri ve paralel arabirimlerin oluşturulması için Ir-COMM. Sonuncu protokole mobil internet erişimi için ihtiyaç duyulur. IrDA özellikle cep telefonu ve PDA pazarında yaşanan patlamadan sonra popüler oldu. IrDA hem mobil internet erişimi için hem de masaüstü bilgisayarı ile dizüstü bilgisayarı arasında veri alışverişi için kullanılıyor. IrDA'nın kablolu-kablosuz güçlü rakipleri var. USB arabirimleri şu sıralar çok yaygın. Üstelik IrDA'ya oranla daha çok destekleniyor. Bunun yanı sıra, kablosuz bağlantı teknolojisi Bluetooth, daha yaygın ve endüstriyel anlamda daha çok tercih ediliyor. DECT Teknolojisi Kullanım alanları: Sabit ağ telefonları, mobil internet erişimi. Avantajları: Yaygınlık
Avrupa içinde DECT, 1.880 ile 1.900 MHz frekans aralığında çalışıyor. Mevcut frekans aralığı bir multi-carrier yöntemi ile on kanala ayrılıyor. Bir frekans yelpazesi içinde çeşitli taşıyıcı frekanslar aynı anda gönderiliyor. Bir frekansın devre dışı kalması durumunda, yeteri kadar yedek frekans hazır bulunuyor. Bu kanallar TDMA (Time Division Multiple Access) ile, her biri 417 ns süren 24 zaman aralığına bölünüyor. Bu sayede birçok cihaz, aynı anda aynı frekansta yayın yapabiliyor. Cevap sinyali de aynı şekilde Time Divsion Duplex tarafından organize ediliyor: Temel istasyon ile mobil parça sırası ile verilerini gönderiyor. Adaptive Different Pulse Code Modulation (ADPCM) kodlama yöntemi sayesinde, yüksek iletişim kalitesi elde ediliyor. ADPCM yönteminde, konuşma sesi ve müzik yüzde 50 oranında sıkıştırılıyor. Veri aktarımı için, her bir zaman aralığı başına 32 KBit/sn'lik aktarım hızı kullanılıyor. Ses aktarımından farklı olarak veri aktarımı sırasında, güvenli iletişim için bir kontrol uygulanıyor. Bu kontrol nedeniyle veri aktarım hızı 24 KBit/sn'ye düşüyor. Ancak veri aktarımı için 23 farklı kanalı birbirlerine bağlamak mümkün. Bu şekilde iletişim hızı 552 KBit/sn'ye kadar çıkıyor, internet gezintilerinde ihtiyaç duyulan asimetrik aktarım olanağı, bu teknolojide de kullanılabilir. Kapalı mekanlarda DECT sisteminin menzili 40 metre. Açık alanlarda ise 350 metre. DECT sisteminin sağladığı en önemli avantaj, frekans bantlarının rezerve edilmesi ve müdahale yöntemlerinin belirlenmesidir. Bu sayede Bluetooth gibi sistemlerde meydana gelen arızaların önüne geçiliyor, ayrıca kullanım da belirgin ölçülerde kolaylaşıyor. Bir ağdan diğerine aktarım da sorunsuz gerçekleşiyor. "Handover" adı verilen aşama, kullanıcıya fark ettirilmeden otomatik olarak gerçekleşiyor. DECT bir ağın kendisini değil, ağa girişi tarif eder. Bu nedenle sistemi ISDN, LAN ya da GSM gibi pek çok ağ için kullanmak mümkün. Sistemin en önemli dezavantajı, DECT standardı için dünya çapında çok farklı frekans alanlarının kullanılmasıdır. Örnek olarak Avrupa'da üretilen DECT cihazları, Amerika'da üretilenlerle uyumlu değiller. Üstelik çözümlerin birçoğu ISDN'e göre hazırlanmış durumda. Bir başka olumsuzluk ise, cihazın fiyatının oldukça yüksek olması. Bütün bunlara rağmen DECT sisteminin geleceği parlak gözüküyor. DECT teknolojisi şu anda, Avrupa'daki kablosuz telefonlar için en geçerli standart durumunda. Aynı şekilde "Wireless Local Loop" adı verilen kablosuz çözümler de DECT pazar payının yüzde 30'unu elinde tutuyor. Bir başka kullanım alanı da web-pad gibi kablosuz veri aktarım durumları. Ancak, burada kullanılan ürünlerin düşük performansları ve yüksek fiyatları, sistemin yaygınlaşmasını engelliyor. DECT cihazlarının UMTS'de de kullanılması mümkün. Home RF Teknolojisi Kullanım alanları: Küçük ağlar, mobil internet erişimi. Avantajları:
Home RF, ISM frekans sınırı içinde 2,4 GHz ile, maksimum 100 mW'lık performansla yayın yapıyor. Tıpkı IEEE 802.11 gibi Home RF de Frequency Hopping Spread Spectrum mekanizmasını kullanıyor. Home RF sistemi 10 Mbit/sn'lik veri aktarım hızına ulaşabiliyor, iletişimi hem peer to peer olarak hem de bir kontrol noktası (Control Point "CP") üzerinden kurmak mümkün. Buradaki Control Point, IEEE 802.11 standardında kullanılan Access Point uygulamasına benziyor. Konuşma için kullanılan Control Point, aynı anda sekiz telefon görüşmesini yapabilecek kapasitede olmalı. Bir ağa 256 CP bağlanabilir. Güvenlik nedeniyle her ağ yapısının ayrı bir ağ-ID'si (Network ID) bulunuyor. Bu ID'nin gizli tutulmasıyla, ağa dışardan izinsiz girişler önlenir. Teorik olarak Home RF çok başarılı olmalıydı, ancak endüstrinin çıkarları farklı yönlerde olduğu için, sistem pratikte fazla tutulmadı, gelecekte yerini tamamen başka teknolojiye bırakacak gibi görünüyor. Home RF özel veri network'lerinde kullanılabilir. Ayrıca sistemi koordine eden ve telefon şebekesine (ses ve veri) bir gateway sunan bir bağlantı noktasının altında da Home RF kullanılabilir. Sıçrama frekansı 8 Hz'dir. Bluetooth Teknolojisi Kullanım alanları: Bilgisayar ve donanımların kablosuz bağlantıları. Avantajı:
Bu kadar tarihçeden sonra Bluetooth™; Ericsson, Nokia, IBM, Intel ve Toshiba tarafından IrDA ve kablolu bağlantılara alternatif olarak geliştirilen kısa mesafede yüksek hızda veri aktarımı sağlayan güvenli bir kablosuz iletişim yöntemidir, denebilir. "Yöntem" denmesinin nedeni, Bluetooth™'un fiziksel araçtan, iletişim sözleşmesine kadar tamamen baştan tasarlanmış olmasıdır. Esasen beş üretici tarafından geliştirilen bu standart, halka ilk defa 1998 yılında tanıtıldı. Bluetooth ile diğer çözümler arasındaki en belirgin fark, Bluetooth ile birden çok cihazın birbirleri ile aynı anda iletişim kurabilmesidir. Şekil 1.6 size bu konuda bir fikir verecektir. Gördüğünüz gibi Bluetooth™ sisteminde radyo bağlantısı ile bir çok aracı bağlamanız mümkün olmaktadır. Üstelik cihazlar arasında görsel temasa ihtiyaç duyulmuyor. Diğer standartlarda olduğu gibi Bluetooth da 2,45 GHz ISM bandını kullanıyor. Parazitleri büyük ölçüde önleyebilmek için FHSS (Frequency Hopping Spread Spectrum) yöntemine başvuruluyor. Yöntemde 2,402 GHz ile 2,480 GHz frekans aralığı l MHz'lik aralıklarla 79 kanala bölünüyor. Bölünme sonucu, saniyede 1.600 frekans atlaması gerçekleşebiliyor. Bu sayede de Bluetooth bağlantılar diğerlerine oranla çok daha kararlı oluyorlar. ![]() Bluetooth ile hem point to point (noktadan noktaya) hem de point to multipoint bağlantıları kurmak mümkün. En az iki, en çok sekiz cihazın yerel olarak birbirine bağlanması ile oluşan ağa "piconet" deniliyor. Bu ağda bütün katılımcılar teorik olarak aynı yetkilere sahipler. Bir cihaz birden çok piconet'e bağlı olabilir. Ancak bir cihazın master konumunda olup, diğerlerini senkronize etmesi gerekir. Sınırlı menzil ve aktarım hızı değerlerinden dolayı Bluetooth sisteminin, IEE 802.11b standardına rakip olması düşünülemez. Bluetooth'da kullanılan topoloji Bluetooth araçları Piconet ve Scatternet adını verdiğimiz ağlar içerisinde yer alırlar ve haberleşirler. Şimdi bu iki önemli tanıma bakalım. Karşılıklı olarak yarıçapı içinde olan iki araç birbirleri ile bağlantı kurabilirler. Bir bağlantı kuran araçlar bir Piconet oluşturmaktadır. Şekil 1.6'da gördüğünüz bulut sembolü bir Piconet'i simgelemektedir. Bir Piconet'te bulunan araçlardan birisi yönetici (master) rolü üstlenir. Yönetici araç, yarıçapı içindeki bütün diğer araçların (köleler, slave) listesini tutar. Her Piconet'de sadece bir yönetici bulunur. Köleler ise aktif olup olmadıklarına göre sınıflandırılabilirler. Aktif bir köle, o anda yönetici ile veri aktarımı yapmakta demektir. Bir Piconet'de 255 pasif, 7 tane de aktif köle bulunabilir. Bir kölenin sadece yönetici ile iletişim kurabileceğini unutmayın. Her Bluetooth™ aracının kendisine ait bir Bluetooth™ Araç Adresi (BD_ADDR) vardır. Bu adres her araç için tektir. Yani aynı adrese sahip iki araç olamaz. Piconet'lerde aktif kölelere birer aktif üye adresi de (AM_ADDR) verilir. Bir köle aktif değilken bile yönetici ile eş zamanlı olmak zorunda olacağı için bir pasif üye adresi alır (PM_ADDR). Bir köle pasiflikten aktifliğe geçerken pasif üye adresini yitirir ve yöneticiden bir aktif üye adresi alır. Ancak bu durumda Bluetooh™ Piconet'inde güvenlik için sağlanan frekans atlamalı sistemin çalışabilmesi için aynı anda iki aracın aynı frekansta bulunmaması gerekmektedir. Bu da ciddi bir zamanlama sorunu getirir. Yönetici aracın saati, kölelerin referans aldığı bir nokta olur ve bu sayede frekans atlamadaki eşzamanlılık sağlanır. Kesişen alanları olan Piconet'ler grubuna Scatternet adı verilir. Örneğin bir yönetici tarafından görülen bir köle, diğer kölelerin uzağında bulunduğu için onlar tarafından görülemeyebilir. Bu durumda bu köle ile yönetici ayrı bir Piconet sayılır. Elbette ki bu iki Piconet'in frekans atlama sıralamaları farklı olacaktır ki yönetici her iki Piconetde bulunan aktif köleler ile sorunsuz haberleşebilsin. Birden fazla Piconetde bulunan bir Bluetooth™ aracı, aynı anda ancak birisinde aktif durumda olabilir. Aynı zamanda, bir Piconetde yönetici olan bir araç, diğerinde köle de olabilir. Sistemin çalışması Buetooth araçları dört ayrı çalışma durumundan birisindedirler. Aktif, koklama, durağan ve park. Bağlantı sırasında paketler gidip gelirken bu durumlardan geçilir. Aktif durumdaki bir araç, yönetici-köle kanalını, kendi zaman aralığında dinleyerek, kendi AM_ADDR'sini içeren paketleri bekler. Araç sadece kendi zaman aralığında dinleme işleminde bulunduğu için aktif mod enerji anlamında en verimli durumdur. Koklama durumundaki bir köle, kanalı yönetici tarafından kendisine bildirilen bir zaman aralığında periyodik olarak dinler. Bu özellikle birden fazla Piconetde yer alan köleler için enerji tasarrufu yapmaya yönelik bir uygulamadır. Yönetici köleye paketleri sadece önceden belirttiği koklama zaman aralıklarında yollar. Durağan durumdaki bir köle belli işlemleri yapamaz ancak yönetici ile frekans eş zamanlılığını korur. Bu durumdaki bir köle hala AM_ADDR'sini korur. Yani aktif duruma geçtiği zaman eski adresi ile çalışacaktır. Park durumdaki bir köle ise park üye adresi (PM_ADDR) ve erişim isteme adresi (AR_ADDR) olarak iki adres alır. park durumu bir yöneticiye 7'den daha fazla köle bağlandığı zaman ortaya çıkar. Park durumundaki bir köle, aktif duruma geçmek için yöneticiye AR_ADDR'si ile başvurur. AR_ADDR'lerin her köle için farklı olmak zorunda olmadığını ancak PM_ADDR'lerin her köle için farklı olduğunu bilmeniz yararlı olacaktır. Bu sayede bir Piconetde yer alan köle sayısı 7'den 255'e çıkartılırken iletişimin verimliliği de korunmuş olur. Bluetooth teknolojisinin kullanım alanları Bluetooth, insan-makine ve makine-makine bilgi alışverişinde, kablo iletişimini kaldırmayı hedefleyen bir iletişim standartıdır. Bir sistemde Bluetooth™ bağlantısı olabilecek araçlar ile ilgili herhangi bir kısıtlama düşünmeyin. Bir buzdolabı yada bir vantilatörü de Bluetooth™ arabirimi ile denetleyebilirsiniz. Elbette ki bu, erişim için ekleyeceğiniz bileşenlerin düşük maliyetli olmasını gerektirmektedir. Bluetooth ile günümüzde biribirinden ayrı çalışan ve iletişim kanalları olarak kullandığımız, masaüstü ve taşınabilir PC, avuçiçi bilgisayar (PDA), mobil telefon, fotoğraf makinesi, video kamera gibi çeşitli cihazlar, belirli bir frekans üzerinden birbirleriyle kablosuz haberleştirilerek, aralarında bilgi senkronizasyonu sağlanabilecektir. Bu senkronizasyon, kimi zaman sözkonusu cihazların kendi alt-parçaları arasında bile olabilir. Örneğin; Mobil telefonun alıcı-verici kısmı ile kulaklığı Bluetooth sayesinde birbirinden ayrı kullanılabilmektedir. Şu anda elimizde bulunan ilk nesil bileşenler bile oldukça makul bir şekilde fiyatlandırıldığından kısa dönemde Bluetooh'un genel anlamda yaygınlık kazanacağını düşünebiliriz. Bluetooth™'un sunduğu 2 Mbit/s veri erişimi sayesinde taşınabilir araçlarda Internet erişimi, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve bir çok çoklu ortam uygulaması beklenebilecek. Bu da üçüncü nesil (3G) olarak adlandırdığımız taşınabilir araçların tanımı zaten. Ericsson'un çıkarttığı cep telefonları için Bluetooth™ telsiz kulaklığı gibi uygulamaların çok ötesinde uygulamalar önümüzdeki yıllarda reklamlarda görmeye alışmamız gereken şeylerdir. Sonuç olarak Bluetooth™ yeni ve ilginç bir teknoloji olarak bir çok uygulamaya açık.
__________________ |
|||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Kablosuz Ağlar | sokrates | Bilgisayar Yazılım ve İşletim Sistemleri | 4 | 09-03-2007 11:24 AM |
| Kablosuz Ağlara Saldırı ve Defans | exe | Bilgisayar Yazılım ve İşletim Sistemleri | 9 | 04-02-2007 05:24 PM |
| Evdeki ADSL şifresiyle sokakta kablosuz internet | Numberone | Bilim ve Teknoloji | 0 | 12-12-2006 01:44 AM |
| Kablosuz Bağlantı : Wi-Fi Nedir? | sokrates | Bilgisayar Yazılım ve İşletim Sistemleri | 3 | 18-08-2006 10:17 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.