|
|
#1 (permalink) | |||||||||||||||||
|
LEYLA İLE MUSTAFA’NIN HİKAYESİ
Leyla bir gece yüzünü sahile döner, Mustafa arkasında şehrin karmaşık ışıklarını izlemektedir. Leyla aniden Mustafa’ya döner “ Ayrılalım” der. 1 – MUSTAFA'nın HALİDİR Ne dokunsan ağlayacak halim var ne dokunsan susacak böyle dolanır dururum hiç durmadan kendi içimde kendime küz bir edayla. - her yürek kendine yangındır aslında, her yürek kendinden bir parça arar kendinde. – Kuşku, merak, ve tutku. Hayat! Korku içimde aç bir aslan şimdi, Aslan sıkılgan bir zaman Zaman afacan bir çocuk. Ruhum ne varsa bende senden yana ( dön başa ) Ruhum ne varsa alemde, içimde. Ruhum; Konuşursan alimsin Susarsan adam. Ruhum, senden aldım bu aklıma sığmayan hayatı. Hayat bir ekmek gibi belki; ekmek yanı başında bir yoksul sofrası; yoksul; Ruhundur Bedenindir Aklındır. 2 – LEYLA GİDİYOR, LEYLA GİDERKEN MUSTAFA'nın SÖYLEDİĞİ SÖZLERDİR Sığmıyor hiçbir teselli acılarıma sığmıyor hiçbir söz aklıma ne senden ayrı bir hayat vardı Leyla, ne senden başka bir aşk dünyada. Git Leyla; Gidişin esaretim oluyor kendime Git; Nasıl olsa dönüyor dünya, Git Leyla, Kelebekler gibi hafif, ürkek Şiirlerimin üstüne basa basa git. Ya ellerin ellerimin üzerindedir, ya ellerin ay’ın üzerinde. Leyla senin yüzü, masum, ürkek ve cesurdur ve yalnız, sesinin aydınlığında değişen hayat kusursuz, küçük ve kaçaktır. Unutma Leyla, unutulanlar hep korkaktır. Bir akşam vaktidir, gülüşünün kızıllığı ve yüzünün güzelliğidir, ve içime doğan ellerinin beyazlığıdır. Bilirsin Leyla, ne nefrettir düşünü sevdiğinden ayıran ne ölüm. Ah! Leyla bilmezsin ne trenler geçer içimden yokluğunda. Hep güzelmiydi senin yüzün, Gözlerindeki hüzün, Hep böylemiydi ellerin, Kederin hep ıslakmıydı. Ah…! İnansan Leyla Ruhumdan sana vuran aşka, Sen hep mi güzeldin ? Saçların, saçların, saçların dalgaların ta içinde boğulurken çaresizce, sarılmak son bir umut ile umudum olan sözlerine. Alnımdan terler dökülür Leyla en karanlık gecelerde, tek bir gözündür odama nur gibi doğan. En karanlık gecelerde, en aydınlıktır düşün. Güz mevsimidir artık sararan sokaklar, anılar bir küçük fotoğraftır yüzün siyahın ve beyazın, aydınlığın ve karanlığın. Bir çığlıktır sesim şimdi… Leyla, yokluğunda kâğıttan yapılmış kentler batar ellerimde. Ne oldu da kara gözlerini kapkara düşlere yatırdın. Ne oldu da kirpiklerini kestin gözlerini eğdin. Sana kaçmak isteyen bütün hayallerimi Ne oldu da körebe oyununa çevirdin bu aşkı. Leyla Sen inanmasan da Ellerinin beyazlığı içinde savrulur hayatım Leyla sen görmesen de, Kalabalıklar geçer içimden Yokluğun da. ( Anlatılanların içinde bir muhakkak vardı Aklın sınırında kalan bir Büyük ) Unuttuk Leyla. Dar sokaklarda başlayan aşkı en karanlık gecede sonlandırdık. Unutmuş gibi olsak da Leyla, hep yan yana yürüdük. Hep hep hep, ne olur unutma Leyla. LEYLA'nın MUSTAFA'yı TESELLİSİDİR Kara kuru bir aşk değildi kuşkusuz, kusursuz büyük bir sevda ve aydınlık birer yürektik Mustafa. Sana bereketi anlatacağım, kudreti, esareti, yalnızlığı. Mustafa sen; Derin ve yeşil gözlerinle Umudun, hasretin ve sevginin ateşinde Sen hayallerinin peşinde, Mustafa sen; Koskocaman bir adamsın içimde. Anlatılmaz, anlatılamaz aşkın aklımda ak düşmüş saçlarınla, sen yalnızlığımın tek emanetçisi. Anlamalısın Mustafa. Hayat bir garip tutku içimizde Ölüm hiç gelmeyecek bir misafir, Gitmeliyim Mustafa, Anla ne olur Sana sıralanmış cümlelere el gibi bakma bakma bana böyle, severken de gider insan ve severken daha yalnız daha korkak çaresiz daha bir umutsuz daha bir çocuk olur. Hem ben senin en olmaz yerlerde, en olmaz olaylarda ve en büyük karanlıklarda en güzel aydınlığına tutundum tutunduğum en ince dal en köklü ağaç en ürkek çocuktun. Ben korktum Mustafa insan böyle severken kaybediyor kendini, anla Mustafa deli gözlerinde deli dolu bir kadınsın de anla, içimdeki büyük aşkın büyük yalnızlığısın de. Mustafa bunlar, seni sevmenin abecesidir, tan yerinin kızıllığı ve güneş gibi neşen Mustafa bunlar senden ayrılmanın çilesidir. Ellerinin uzağında, senden tonlarca uzakta. Diyeceksin ki bu gidişin manası ne o zaman Ama, Anlamalısın Mustafa, Bir tüy kadar hafif olsa da şimdi yüreğin, Kayıp gidecektir gözlerindeki hüzün. Bir gidişi düşün, El sallamayacak kadar kırgın, Ve umutlu. Bir dönüşü Düşünme Mustafa. Çıldırsam da kollarından, kucağından uzakta Bir dönüşü düşünme Mustafa. 5 - MUSTAFA'nın ÇARESİZ KALDIĞIDIR. Yanarım Leyla, ateşler içinde acıtırım canımı. Ve Leyla bilsen acı çekerken insan, daha bir kudretli seviyor, sevdiğini. Anlasan acının insanca olan tarafını, böyle bırakıp gitmezdin beni. ve belki Leyla sen uzak hayaller peşinde koşarken, ben senin peşinde kurarım hayallerimi. Bak aydınlık tüm düşlerim, aydınlık sana olan sevgim, nasıl yazılmışsa kaderim öyle yazılırım sana. Dinle Leyla, yılanların süründüğü Adem babadan kalan miras Havva anadan kalan yalan Kabilden kalan ilk günah Efendiden kalan son iman Sen, Leyla düşünsene. Sen tanımasan da Leyla ben burada etim, kemiğim, kanımla, inandığım iman ile sarılırım senden kalan hatıralara gömerim kendimi acıların ortasına. Leyla duy beni! Bir karanlık gibi çöksem de içine bu gidişinde Leyla duy beni! Çok uzaklar da olsan da umutsuz utkulara utanç vurma, çok uzaklarda olsan da Leyla. Ezildim güzelliğinin altında. Ben ne Prometheyim ne Mevlana ben Leyla senden uzak bir depresif gecenin içindeyim. Usançlıyım, usluyum, umutluyum ben Leyla, sensiz yoklukların cehennemlerin içindeyim. Düş yarısıdır özlem yarasıdır yokluğunun çilesidir. Eğip başımı yarınlara, Sensiz geçecek ömrün çilesidir. Leyla; Sen gittiğinde; Eceli gelmiş kuşlar gibi sarsılıyor kanatlarım. Beklerim elbet Beklerim sevgilim Hep hayaller içinde kalsam da Sen sevgilim, Leyla’m Bembeyaz tenin ve ellerin Gurbetindeyken gönlümün Aşk varsın vursun, En olmaz yerlerinden hayatımı. 3 – MUSTAFA'nın ÇARESİZ KALDIĞIDIR. VE LEYLA'nın GİDERAYAK SON KEZ MUSTAFA'ya SARILMAK İSTEDİĞİDİR Değerken dudakların alnıma, hatıramdaki büyük aşkına, Mustafa sen; kederimin aynası Mustafa sen ellerimin nasırı. Değerken dudakların alnıma, kadınlığımın o muhteşem gururuna, Mustafa sen umudumun anahtarı. 6 – Son Vakit Gelmiştir. Mustafa gözlerindeki aşk ile sarılmaktadır Leyla’ya ve Leyla boynu bükük kolları sarkık sarılmaktadır Mustafa’ya. Sonra sıkıca sarılır, son bir öpücük kondurur. Mustafa derin bir iç geçirir, ağlamaktadır. Leyla son saatidir içimdeki fırtınanın Leyla bitmiştir umut. Çok uzak yolların en aydınlık ufukları artık içimizde hep karanlıktır. doğan yeni bir acı yeni bir ayrılık başlangıcı. Leyla mistik bir güç olmalı aramızda Dinsel bir acı. Tanrısız bir kul olmalı aklımızda Ve korku nedir bilmeden, Karanlığın içine dalmalı insan Unutup insanlığını, Kendine kıymalı önce. Anlamalısın Leyla, Senden uzak bir hayat yok bende, Senden uzak bir karanlık içimde Anla ne olur, Bak titrek ellerimden dökülen sızı Kandırmamalı seni Ben korksam da bu büyük muammadan Kaçınılmaz değimlidir şimdi yaşanacak olan. Mustafa ölüm dörtlüklerini sıralamıştır. Leyla’nın gözleri endişeli, ihtimal vermemektedir Mustafa’nın dokuz tahta altında yatacağına. Ama Mustafa titrek ellerinin en cesur haliyle kaldırır dedesinden kalma uzun namlulu Brovning’i alnına dayar. Leyla son kez baktığının farkında olmadan Mustafa’nın gözlerine, sarılmak için atılır öne doğru. Leyla dizlerinin üzerinde yalvarmaktadır, geç olan dakikaların geri gelme ihtimaline ama nafile bir yakarış yakar Leyla’nın gönlünü. Mustafa’nın ellerine dokunur sonra sıcak bir öpüş kondurur dudaklarına. Leyla başını kaldırır. Az önce etimdin, kemiğimdin Ayrılmakta zorlandığım sevgilimdin. Mustafa sen, Ah Mustafa! 7 – Leyla ağlamaktadır. Ve kısık sesinin hüznüyle aşağıdaki şiiri mırıldanmaktadır. Ve seni kınayıp kınalar yakıp bembeyaz ellerime ellerini düşleyip, düşleyip hiç gitmediğini , yatırıp kederimi uzaklara, anlatırım kendime. Bak her yer zamanın ve hayatın soluğunun işareti. Bak her yerim ayrılık her yerim senden bir meçhul senden karanlık haberin olsun. Seni nasıl sevdim Nasıl anlattım bilsen, Mustafa, Dur biraz beni bekle sen yokken ben olsam kaç para. “Kuşlar özgür değil sevgilim” Yatırdım düşümü uzaklara Uzakların içindeki sana Dinle duymuyor musun beni Ayak seslerim ve sesim yok bu seslerin arasında. Sana şarkılar biriktirdim Kahrolasıca hayatımdan izler getirdim sana Ve yalnız yanlış şarkılar biriktirdim yine Mustafa gelişi olmaz bu gidişinin Seni sevdiğim kadar cesurum Seni sevdiğim kadar ürkek Ve kahramanım yalnız uyanacağım her sabah. |
|||||||||||||||||
|
|
| Konu Araçları | |
| Mod Seç | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Helbestên Cegerxwin | pılıngo | Helbesten Kurdi | 128 | 11-09-2009 11:55 AM |
| Prensesa Kurd Leyla Bedirxan | Heyv | Çandi Gişti | 12 | 30-04-2007 07:21 PM |
| Leyla İle Mecnun'un Anlamlı Hikayesi ve Mecnun'un Leyla'sına Mezarında Okuduğu Şiiri | Nuura | Aşk ve Sevgi | 10 | 17-03-2007 08:43 PM |
Bir Forum sitesi
olduğumuzdan, kullanıcılar önceden onay almadan her türlü görüşlerini yazabilmektedir.
Yazılanlardan dolayı oluşabilecek her türlü yasal sorumluluk, yazan kullanıcılara
aittir.
Yinede sitemizde yasalara aykırı herhangi bir durum
görürseniz; Lütfen,
bydigi@gmail.com'a yada
İletişim'e bildiriniz.
Mesajınız incelenip, kısa bir süre içerisinde gereken müdahale yapılacaktır.