Yalnız Mesajı Göster

Eski 24-06-2008, 08:31 PM   #1 (permalink)
umuD
 
Giriş Tarihi: May 2008
Mesaj: 1,127
Üye No: 330905
Cinsiyeti : Bay
Rep Power: 51590
Rep Puanı : 5158801
Rep Derecesi
umuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond reputeumuD has a reputation beyond repute
Varsayılan Yaşamak Sevmek Ve öğrenmek


Yaşamak Sevmek Ve öğrenmek
Yaşamak,Sevmek ve Öğrenmek

Taylandın ortasında,Malezya sınırına yakın,Chayah adında uzak bir yer
var.Büyük bir gölün ortasında bulunan küçük bir ada bu. Adada bir budist
manastırı var. Adada hiç su olmadığı için anakaradan sandallarla su taşıyıp
büyük bir fıçıda saklıyorlar. Bir gün,orada ki Budist öğretmenim,bana dar
görüşlülüğü açıklamaya çalışırken güzel bir öykü anlattı:

’Günboyu çalışıp didinirsin ve akşam olunca büyük bir iştahla,damlasını bile
boşa harcamaman gerektiğini bildiğin bu değerli sudan içmek istersin.
fıçının kapağını kaldırırsın,kepçeni uzatırsın ve bir de bakarsın ki fıçıda
bir karınca vardır. Çok öfkelenirsin. ’Hangi yüreklilikle benim adamda
ki,benim ağacımın altında,benim gölgeliğimde,benim fıçımda olan benim suyuma
girersin’der,karıncayı eziverirsin. İşte iyeliğe (sahipliğe) bağımlılık
budur.

Ya da karıncayı ezmeden önce biraz düşünüp ’hava çok sıcak ve burası adanın
en serin yeri. Suyuma da zarar vermiyorsun’ der kepçeni karıncaya
değdirmemeye özen gösterek suyunu alır içersin. İyeliğe bağımsızlıktır bu!

Bir de İyelikten arınmak diye birşey vardır. Fıçıyı açıp karıncayı gördüğün
an,iyi,kötü,doğru,yanlış gibi şeyler düşünmeden hemen karıncaya bir parça
şeker uzatırsın.

umuD is offline