Hemen hemen çoğu yerleşimlerin önce adlarıyla başlayan kendilerine has hikâyeleri, efsaneleri vardır. Fazla yaygın olmamakla beraber, Van'da böyle bir rivayetten söz edilir:
Rivayete göre Van'ın Milâttan 1800 yıl önce Asur Kraliçesi Semiramis tarafından kurulduğunu söylerler. Semiramis, Mezopotamya bölgesinin üst kısımlarında yaşayan Surların kraliçesidir. Koca bir ülkeye hükmeden, dediği dedik, kestiği kestik olan dünyalar güzeli Semiramis, o güne kadar gönlüne göre birini bulamamıştır; ta ki Van'ın Muradiye kazasının kuzey yamaçlarına bir sefere çıkana kadar.
Kaynak: Bydigi Forum http://www.bydigi.net/hikayeler-efsaneler/293783-dunyalar-guzeli-semiramis-ve-ara-efsanesi.html#post2140702
Semiramis, bu sefer sırasında bölgenin hâkimi olan \"Ara\" adında genç bir hükümdara gönlünü kaptırır. Güzel olduğu kadar mağrur da olan kraliçe, bu sırrını kimseye açıklayamaz. Savğş devam etmektedir. Semiramis'in kuvvetleri son bir saldırı ile bölgeyi ele geçirirler. Ancak son saldırı sırasında Hükümdar Ara da öldürülür. Haberi alan Semiramis, Ara'ya olan aşkını yüreğine gömer, hemen dönüş emrini verir.
Dönüş yolu üzerindeki Van'a gelirler. Van'ın zümrüt yeşili bağ ve bahçelerini, Van Gölü'nü çok beğenen Kraliçe'nin en fazla dikkatini çeken yeşillikler arasından göle doğru uzanan heybetli bir kaya parçası olur. Ara'nın hâtırasına bu kayalık üzerinde bir kale inşa ettirmeye karar verir. Kısa süre içersinde kale yapılır, eteğinde şanına uygun bir şehir kurulur. Şehrin adını da \"Şamrangerd\" bırakırlar.
Aradan yıllar geçer. Ara'nın acısıyla yanan yürek, bu defa da sıla hasretine yenik düşer. Memleketine dönmeye karar veren Kraliçe Semiramis, kaleyi ve kurduğu şehri \"Van\" adındaki bir komutanına bırakarak ülkesine döner. Zaman zaman Semiramis'in efsanesi dilden dile dolaşır, sürer gider.