Yalnız Mesajı Göster

Eski 17-03-2008, 08:23 PM   #1 (permalink)
İsyan Ateşi
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: Halepçe
Yaş: 22
Mesaj: 4,863
Üye No: 61367
Cinsiyeti : Bay
Rep Power: 30273
Rep Puanı : 3026717
Rep Derecesi
İsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond repute
Arrow Toplum ve Siyaset


TOPLUM VE SİYASET

Günümüz dünyasında siyasetin gir-mediği toplum yok gibidir. Üstelik bu siya-set kavramının dar bir bakış açısından de-ğil de içerisine güç, otorite, iktidar ve insan unsurlarını da kattığı düşünülürse, oldukça geniş bir konu olduğu söylenebilir. Elbette siyaset tek başına var olamaz, kullanıla-maz. Ben de bu noktada konunun ayrıntı-larına girmeden önce bazı kavramların açıklanmasının yerinde olacağını düşünü-yorum. Buna göre önce “birey”; “aile”; “toplumsallaşma”; “bir kurum olarak siya-set” ve daha sonra bu siyasi kurumun toplum ile ilişkisini, topluluğun kendi için-de ve o topluluğun dışa dönük eylemlerin-de yarattığı etkiyi anlatmaya çalışacağım.

BİREY
Toplumu oluşturan ilk yapı taşla-rından biri olarak kabul edilebilir. Bireyi denizleri oluşturan su damlaları gibi düşü-nürsek; her birey toplumunun birer damla-sıdır ve bir araya gelmeleriyle o toplumu oluşturmaktadırlar. Bir başka deyişle, ken-dine özgülüğü yitirmeden bölünemeyen tek varlıktır ve toplumları oluşturan düşünsel, duygusal; iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biridir.
Toplumsal değişmelerden ve geliş-melerden genellikle kendi isteği dışında et-kilenen insan varlığının bu özelliği karşısında bir de “bireycilik” kavramı tü-remiştir. Bu da, bireyin kendi amaçlarını kendinde toplayan toplumsal bir birlik olarak değerlendirme eğilimidir. Bu eği-lim, bireysel olana toplumsal olan karşısın-da öncelik verir ve bireyseli tek belirleyici olarak görür. Ama olay hangi açıdan ele alınırsa alınsın insanın toplumsal bir varlık olması nedeniyle toplumla ilintilendirilir. Bireycilik, bireysel öğeyi, gerçekçiliğin en yetkin biçimi ve en yüksek insani değer olarak belirlese de toplumsal yaşamdan kaynağını aldığını inkar etmez. Sadece toplumsal yaşamın vazgeçilmez ölçütü niteliğini bireyin taşıdığına inanır.
Kişiyi, bir bütünde, kendi sınıfının, kendi toplumunun oluşturduğu ortamda ya-ni parçası olduğu bütünde eritmeye kalkan tutucu siyasal eğilimlerin çözülüşüyle orta-ya çıkan görüş, insanoğlunu en geniş öz-gürlüklere kavuşturma inancı olarak siya-sal yaşamda yerini aldı. 1789 Devrimi ve İnsan Hakları Bildirisi’nin temelindeki inanç da budur. İktisadi açıdan sermayeci-likte yer alan burjuva dünya görüşü, insa-nın hiçbir biçimde boyunduruk altına alın-mamasını tartışırken, konuya sınıfsal açı-dan yaklaşmayı da ihmal etmiyordu. Böy-lece özgürlükçülükle biraz daha kendine yer edinen bireycilik, kişinin özel yaşamı-nı, sıkı sıkıya korunması gereken bir değer olarak belirler. Birinin özgürlüğü bir baş-kasının özgürlüğünü engellediği zaman bu-nun özgürlükten çıkabileceği yargısı birçok düşünürün bu konu üzerinde yoğun-laşmasına sebep olmuştur. Başta Jean Jacques Rousseau olmak üzere birçok düşünür, birey özgürlüğünün ancak çok iyi belirlenmiş bir toplumsal düzen içinde ger-çekleşebileceğini savunmuştur. Bunun için de bireyler arasında gerek siyasal ilişkiler açısından gerekse toplumsal ilişkiler açı-sından olsun bir toplumsal sözleşmenin gerçekleştirilmesini söylemişlerdir.

AİLE KURUMU
En basit sözlük tanımıyla, evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin konu oldu-ğu; toplum içindeki en küçük birliktir. Toplumsal örgütlenmenin çekirdeği de sa-yılabilecek bu birlik toplumsallaşmanın da ilk durağıdır.
Enver Özkalp’in dediği gibi, aile bütün diğer kurumlar içinde en eski ve en temel kurumlardan birini oluşturur. Bütün toplumlarda hemen her birey bir aile grubunun içinde doğar ve orada yetişir. Aile, evlilik denen bir sözleşme ile oluşur. Aile ve evlilik biçimleri geçmişten günü-müze değin farklılaşarak karşımıza çıkar. Hemen her toplumda farklı bir biçimde görülen ailenin değişmez birtakım özel-likleri ve fonksiyonları vardır.
Ailenin önemli fonksiyonlarından biri çocuklarını yetiştirmek ve içinde yaşa-dıkları topluma uygun hale getirmektir. Anne ve babanın kız ve erkek çocukları topluma uyumlu hale getirmelerinde önem-li rolleri vardır. Anne ve babalar çocuk-larını gelecekteki rollerine hazırlayarak eğitirler. Çekirdek aile modern sanayi toplumunun özelliğidir. Bu toplumlarda çekirdek ailenin egemen oluşunun nedeni, mülkiyet, hukuk, bireysel mutluluk ve her-kesin kendi hayatını yaşamak istemesi gibi genel toplumsal idealler, coğrafi ve top-lumsal hareketlilik gibi alanlara yansıyan bireysel felsefenin gelişmesidir. Bireyin karşılaşabileceği beklenmedik sorunlarla ilgilenmek, devletin görevleri arasına gir-miş, birey ailesine eskisi kadar bağımlı ve muhtaç olmaktan çıkmıştır.

TOPLUMSALLAŞMA
Toplumsallaşma, insanın insanlık rolüne uygun davranışları öğrenmesi süre-cidir. Bu süreç çocuğun doğumuyla baş-layarak onun dili, yaşadığı kültürü öğren-mesini ve bunları geleceğine aktarmasını içerir. Bu şekilde insan yaşadığı toplum içersinde bir kişilik kazanır. Bu açıdan toplumsallaşmanın belirli bir kişilik kazan-ma süreci olduğunu da söyleyebiliriz.
Bu süreç insanın belli bir toplumda yaşamasını olanaklı kılan davranışları edinmesini sağlar. Toplum açısından bakıl-dığındaysa bu, topluma yeni katılan bireylerin ileriki zamanlarda etkisinde ka-lacakları ve hatta etkileyebilecekleri yerleşmiş kültürü ve oluşmuş yaşam biçim-ini benimsemelerini ve uymalarını kolay-laştırır.
Toplumun sahibi olduğu sosyal, siyasal kültürün, deneyimlerin ve değer-lerin aktarılmasında karşımıza çeşitli ku-rumlar çıkmaktadır. Bunlar: “Aile Kuru-mu, Arkadaş Grupları, Öğretmenler ve Eğitim Kurumları, Kitle İletişim Araç-ları”dır.

İsyan Ateşi is offline