Yalnız Mesajı Göster

Eski 14-03-2008, 09:55 PM   #1 (permalink)
İsyan Ateşi
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Konum: Halepçe
Yaş: 22
Mesaj: 4,863
Üye No: 61367
Cinsiyeti : Bay
Rep Power: 30273
Rep Puanı : 3026717
Rep Derecesi
İsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond reputeİsyan Ateşi has a reputation beyond repute
Arrow Cümle ve Kelime Çözümlemesi


PAMUKÇULAR
Annem belediye doktoruydu. Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır, çoğu günler beni de yanında götürürdü. Orada tek çocuk olmanın krallığını yaşar, oyalanır, haşarılıklarımın afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır, buna karşılık beni mıncıklamalarına, yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım.

Pencereden uzanır uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım. Kavakları silkeleyen rüzgâr oyun arkadaşım olurdu. Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanır bense onu tasasız gözlerle izlerdim.

Annemin masasında, güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu. Gurur duyardım. Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin. Annemi makamında daha çok severdim sanki, ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı. Sırtındaki beyaz gömleğiyle düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış gelirdi bana. Her an başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik duyardım. Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu, ona daha çok bağlanmamı sağlardı. Aşk tazelerdim. Eve dönerkense yine yalnızca benim annemdi.

Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında fazla iş olmaz. Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında, ya hastaneye hasta sevk ederler, ya ölüler için defin ruhsatnamesi verirler. Masasında bir de bunların koçanları olurdu. O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne resimler yapar, otomobil modelleri çizer ya da ilerde keşfetmeyi umduğum makineler uydurur, bir de tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini çıkarırdım. Az sonra annem gelir koçandan temiz bir sayfa koparır, ön yüzünü doldurur, gelenin işini görür, defin ruhsatnamesinde yukarıya ölenin adını yazar, en altta da hep kendi, kaşesi ve imzası olurdu. Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi bu. Ölümü başka adreslere gönderirdi.

Kavaklarla birlikte ben de büyüdüm. Okul çıkışları anneme uğruyor, yine birlikte eve dönüyordum. Bu kez yanında delikanlılığa adım atmakta olan, sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş, biriyle dolaşmanın gizli gururunu taşıyordu.

Annem öldüğünde yeni yetme bir delikanlıydım. Kollarımda öldü; günler geceler boyu azar azar öldü. Ağrıların sersemlettiği bedenini taşıyamaz olmuş; savunmasız, gücü tükenmiş, gözlerini artık sürekli kaçırarak konuşan, yüzündeki anlam çoktan boşalıp gitmiş bu kadını masasının başında hayata ve ölüme gülerken gördüğüm günler çok geride kalmıştı. Ölüm usul usul kemirmişti onu. Öleceğini biliyorduk, ölümünü bekliyorduk, ölümüne hazırlanıyorduk. Hazırlanmak ne demekse.

Sanki annem öldüğünde öyle bir şey, öyle bir şey olacaktı ki ben de kendiliğimden yok olacaktım. Ölüm kadar belirsiz, siluetsiz, ön seziye benzer bir duyguydu işte. Güçlü bir ön sezi gibi bütün varlığıma yerleşmişti. Öyle bir şey olmadı, hiçbir şey olmadı.

Bir çocuk kadar ufaldığı, ağrıdan başka hiçbir şey hissetmez olduğu günlerin birinde ölüm gelip aldı onu. Katılıp kalmıştım. Boğazımda koca bir yumruk düğüm olmuş duruyordu. Kaynağını bilmediğim müthiş bir güç beni ayakta tutuyor, tehlikeli bir sessizlik içinde, ama yine de tetikte bekliyordum. Tek bir damla akmamıştı gözlerimden. Ağlayamıyordum. Bir şey olacaktı, müthiş bir şey olacak, beni düğümlendiğim, katıldığım bu acının ortasından hiçliğe, yokluğa çekecekti. Babamı, teyzelerimi, annemin çocukluğundan beri vazgeçemediği benim teyze dediğim birkaç yakın arkadaşını yatıştırmak, teselli etmek gibi bir görevi nerdeyse kendiliğimden üstlendim.

Yaz yaklaşıyordu, annemin en sevdiği mevsimdi yaz. Havalar ağırıma gidiyordu. Ailede herkes en çok annemi severdi. Onun ölümüyle birlikte sanki herkes hem bir araya toplanmış hem de sonsuza kadar dört bir yana dağılmıştı. İçlerinde en ayakta kalabileni ben görünüyordum. Defin işlemlerini yürütmek de bana kaldı. Sağlık ocağına gittiğimde elime bir defin ruhsatnamesi verdiler. İçim yandı. Alışkanlığın gözleriyle en altta annemin adını ve imzasını aradım oysa bir başka doktorun adı ve imzası vardı orda. Annemin adı artık yukarıya taşınmış, ölüm adres değiştirmişti. İşte o an birdenbire öyle bir şey oldu ki, içim çöktü sanki. Sağlık ocağının bahçe duvarına yaslanıp yırtılırcasına ağlamaya başladım. İşte olmuştu, günlerdir boğazımda duran koca yumruk çözülüvermişti. Yok olmamıştım; duyduğum acıyla birlikte varlığımı kazanmıştım yeniden.

Pencereden çocukluğum bana bakıyor, kavaklar sallanıyor, pamukçuklar uçuşuyordu. Artık öldüğünü kabul etmenin zamanı gelmişti, defin ruhsatnamesini katlayıp cebime koydum.

Murathan MUNGAN

Kısaltmalar:
Ö: Özne
Y: Yüklem
SÖ: Sözde Özne
GÖ: Gizli özne
DT: Dolaylı tümleç
ZT: Zarf tümleci
ET: Edat tümleci
BliN: Belirtili nesne
BsizN: Belirtisiz nesne
CDU: Cümle dışı unsur


Annem / belediye doktoruydu.

Cümlenin ögeleri:
Özne / yüklem

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, isim cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
annem (benim annem): Tamlayanı söylenmemiş olsa da sondaki iyelik ekinden dolayı belirtili isim tamlamasında tamlanandır. Bu şekildeki (tamlayanı zamir olan) isim tamlamalarında tamlayan söylenmeyebiliyor.
belediye / doktoru: Belirtisiz isim tamlaması, hangi belediyenin doktoru olduğu belli değil.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
anne (< ana): Türkçe isim. Bu hâliyle ünlü ve ünsüz özellikleri yönünden Türkçenin kelime yapısına aykırı; çünkü Türkçe bir kelimede büyük ünlü uyumu kuralına göre hem ince hem kalın ünlü bulunmaz. Ayrıca kelime kökünde aynı ünsüz yan yana iki kez kullanılmaz.
doktor: Batılı isim. “doktor-u-y-du”, ek-fiilin hikâye birleşik zamanlı çekimidir. “doktor-u i-di” şeklinde ayrı da yazılıp okunabilir; ama ek-fiilin birleşik zamanlı çekimlerinin ayrı yazılıp okunması her zaman kulağa hoş gelmeyebilir. “Ne zaman gelecek imişiz?” değil, “Ne zaman gelecekmişiz?” söyleyişi daha güzel.

Kelimede anlam:
Her üç kelime de gerçek (temel) anlamda. Temel ve yan anlamlar, gerçek anlamı oluşturur. Gerçek olmayan mecazdır; ya soyuttan somuta ya da somuttan soyuta geçiş söz konusudur mecazda. Ama yan anlam da temel anlam kadar somut olduğuna göre gerçek anlama girer.

Vurgu:
Yazar, annesinin ne doktoru olduğunu özellikle belirtmek istediği için belediye kelimesi vurguludur: Annem belediye doktoruydu. Burada cümle vurgusu değil tamlama vurgusu söz konusudur.
Eğer annem kelimesi vurgulu olsaydı, başkasının değil, annesinin belediye doktoru olduğunu söylemiş olurdu: Annem belediye doktoruydu. Bu durumda cümle vurgusu yapılmış olur.
“doktoruydu” kelimesi bu cümlede vurgulu olamaz. Eğer cümle Annem belediyenin doktoruydu. şeklinde olsaydı o zaman her üç kelime de anlama ve amaca göre ayrı ayrı vurgulanabilirdi.
Bu cümlede aynı anda birden fazla kelime vurgulanamaz.


Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında / çalışır, / çoğu günler / beni / de / yanında / götürürdü.

Cümlenin ögeleri:
(O: gizli özne) / Dolaylı tümleç / yüklem, / zarf tümleci / belirtili nesne / bağlaç (cümle dışı unsur) / dolaylı tümleç / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (İki cümle. Özne ortak. Birinci kendi içinde girişik birleşik: “Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağı” yan cümlecik. İkinci basit.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
sağlık / ocağı: Belirtisiz isim tamlaması,
bir / sağlık ocağı: sıfat tamlaması,
penceresinden kavak ağaçları görünen / bir sağlık ocağı: sıfat tamlaması (görünen: sıfat-fiil),
kavak / ağaçları: belirtisiz isim tamlaması,
penceresi (kendi penceresi): belirtili isim tamlamasında tamlanan. (Kendi zamirinin tamlayan olduğu isim tamlamaları belirtilidir.)
çoğu / günler: sıfat tamlaması, (“hangi günler?” sorusuna cevap vermekte.)
yanı (kendi yanı): belirtili isim tamlamasında tamlanan.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
gör-ü-n-en: Sıfat-fiil. “gör-” fiil kökünden, önce “görün-” fiili türetilmiş, sonra da “-en” sıfat-fiil ekiyle fiilimsi türetilmiş. Fiilimsiler türemiş kelimelerdir.
çoğu: Yerine göre belgisiz sıfat veya belgisiz zamir. “çok” isim kökünden türemiştir. Aslında iyelik eki aldığı için türemiş sayılmaz; ama kelime çeşidi değiştiği için bunu türeme kabul edebiliriz. Sonuçta isimden sıfat veya zamir türetilmiş. Öyleyse bazı çekim ekleri yapım eki gibi kullanılmıştır diyebiliriz.

Noktalama:
Sıralı cümleler arasında ya virgül ya da noktalı virgül bulunur.

Vurgu:
Penceresinden kavak ağaçları görünen bir sağlık ocağında çalışır, çoğu günler beni de yanında götürürdü.
Birinci cümlede annenin nerede çalıştığı, ikinci cümlede de çoğu günler yalnız gitmediği özellikle belirtilmek istenmiştir.


Orada / tek çocuk olmanın krallığını / yaşar, / oyalanır, / haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından / fazlaca / yararlanır, / buna karşılık / beni mıncıklamalarına, / yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına / ses çıkarmazdım.

Cümlenin ögeleri
(Ben: gizli özne) / dolaylı tümleç / belirtili nesne / yüklem, / yüklem, / dolaylı tümleç / zarf tümleci / yüklem, / zarf tümleci / dolaylı tümleç/ dolaylı tümleç / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (Dört cümle. Özne ortak. İkinci cümle basit. Birinci, üçüncü ve dördüncü, kendi içinde girişik birleşik: “tek çocuk olmanın”, “haşarılıklarımın afacanlıklarımın hoş görüleceğini”, “haşarılıklarımın afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin”; “beni mıncıklamalarına”, “yanaklarımı pembeleştiren”, “yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına” yan cümlecikler.), olumlu ve olumsuz (sadece “çıkarmazdım” yüklemi olumsuz.), fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
tek / çocuk: sıfat tamlaması.
tek çocuk / olma: isim-fiil grubu.
tek çocuk olmanın / krallığı: belirtili isim tamlaması.
haşarılıklarım (benim haşarılılarım): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
afacanlıklarım (benim afacanlıklarım): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
hoş gör-: birleşik fiil (fiil grubu, deyim).
haşarılıklarımın, afacanlıklarımın / hoş görüleceği: Belirtili isim tamlaması. “benim” tamlayanını da hesaba katarsak bazılarına göre zincirleme isim tamlaması. Aslında zincirleme isim tamlaması dedikleri şey, belirtili ya da belirtisiz isim tamlamasından başka bir çeşit değil. Sadece tamlanan veya tamlayan kendi içinde bir isim tamlamasıdır, o kadar. Bu yüzden bundan sonra, burada, zincirleme isim tamlamasından bahsedilmeyecektir.
haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini / bilme: isim-fiil grubu.
haşarılıklarımın, afacanlıklarımın, hoş görüleceğini bilmenin / kolaylıkları: belirtili isim tamlaması.
buna karşılık (buna karşılık olarak): kısaltma (isnat) grubu.
beni mıncıklamaları (onların beni mıncıklamaları): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
beni / mıncıklama: isim-fiil grubu,
yanaklarım (benim yanaklarım): belirtili isim tamlamasında tamlanan
yanaklarımı pembeleştiren makaslar almaları (onların ... almaları): belirtili isim tamlamasında tamlanan.
yanaklarımı pembeleştiren makaslar / alma: isim-fiil grubu,
yanaklarımı pembeleştiren / makaslar: sıfat tamlaması,
ses çıkar-: birleşik fiil (fiil grubu, deyim)

Noktalama:
“Orada”dan sonra virgül konmalı ki “tek çocuk olmanın” yeri değil, fiillerin yapıldığı yer anlaşılsın. Böylece bir anlatım bozukluğunun önüne geçilmiş olur.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
ora < o ara < ol ara
kral: Türkçe değil. Türkçede kelime başında iki ünsüz yan yana gelmez.
“haşarı, hoş, fazla, pembe, makas” kelimeleri Türkçe değil; çünkü h, f, m, p harfleriyle Türkçe kelime başlamaz.
“pembe(<penbe)-leş-tir-en” kelimesindeki “–leş” eki fiil türetir. “-le” ve “-ş-” eklerinin art arda kullanılması bu iki ekin “-leş” eki olduğunu zannettirebilir. Eğer “pembelemek” diye bir şey olsaydı “-leş” ekinden değil, “-le” ve “-ş” eklerinden bahsedebilirdik. “kucaklaşmak” fiilinde “-leş” eki değil, “-le” ve “-ş-” ekleri vardır. Çünkü önce “kucaklamak” sonra “kucaklaşmak” türemiştir.

Kelimede anlam:
krallık (krallığını yaşamak): Mecaz anlamda. Benzetme ilgisi var.
hoş gör-: Deyim olduğu için mecaz anlam barındırıyor. “görmek” fiili gerçek anlamının dışında.
yararlanır: Eş anlamlısı faydalanır.
makas: Mecaz anlamda; benzetme ilgisi var.
ses çıkarma-: Hem gerçek hem mecaz anlam ifade eder; ancak burada mecaz anlamda.

Vurgu:
Orada, tek çocuk olmanın krallığını yaşar, oyalanır, haşarılıklarımın, afacanlıklarımın hoş görüleceğini bilmenin kolaylıklarından fazlaca yararlanır, buna karşılık beni mıncıklamalarına, yanaklarımı pembeleştiren makaslar almalarına ses çıkarmazdım.
Son cümlenin ve ikinci cümlenin vurgusu Türkçenin söz dizimine uygun olarak yüklemdedir. Birinci cümlede neyi yaşadığı, üçüncü cümlede ise ne kadar faydalandığı özellikle belirtilmiştir.


Pencereden / uzanır, / uçuşan pamukçukları yakalamaya / çalışırdım.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: gizli özne) / Dolaylı tümleç / yüklem, / dolaylı tümleç / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (İki cümle. Özne ortak. İkinci kendi içinde girişik birleşik: “uçuşan” ve “yakalama” yan cümlecik kuran fiilimsiler.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
uçuşan / pamukçuklar: sıfat tamlaması
uçuşan pamukçukları / yakalama: isim-fiil grubu.

Kelimeden anlam:
“pamukçuk” sözlük anlamından farklı kullanılmış; ama anlaşılmakta. Bunu sonraki cümle de destekliyor.

Noktalama:
Pencereden uzanır, uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım.
Sıralı cümlelerin arasında virgül ya da noktalı virgül bulunur.

Vurgu:
Pencereden uzanır, uçuşan pamukçukları yakalamaya çalışırdım.


Kavakları silkeleyen rüzgâr, / oyun arkadaşım olurdu.

Cümlenin ögeleri:
Özne, / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“kavakları silkeleyen rüzgâr” yan cümlecik.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
kavakları silkeleyen / rüzgâr: sıfat tamlaması
oyun / arkadaşı: belirtisiz isim tamlaması
(benim) / oyun arkadaşım: belirtili isim tamlaması
oyun arkadaşım ol-: birleşik fiil (fiil grubu, kalıplaşmamış).

Kelime çeşitleri:
rüzgâr: Farsça isim.

Noktalama:
Özellikle belirtilmek istenen özneden sonra virgül kullanılmış. Ama özne vurgulu değil.

Vurgu:
Kavakları silkeleyen rüzgâr, oyun arkadaşım olurdu.

“”””””””””buradayım
Koca bahçe, / önümde / mülkümmüş gibi / uzanır, / ben/se / onu / tasasız gözlerle / izlerdim.

Cümlenin ögeleri:
Özne, / dolaylı tümleç / zarf tümleci / yüklem, / özne / cümle dışı unsur/ belirtili nesne / zarf tümleci (edat tümleci) / yüklem.

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (İki cümle. İkincisi basit. Ortak öge yok. “mülkümmüş” kelimesi iç cümle veya yan cümlecik sayılırsa birinci cümle kendi içinde iç içe birleşik cümle sayılabilir. Bir tasnife göre de ilgeçli birleşik cümledir: “-miş gibi”), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
koca / bahçe: sıfat tamlaması,
(benim ya da kendi) / önüm: belirtili isim tamlaması,
(benim ya da kendi) / mülküm: belirtili isim tamlaması,
mülkümmüş / gibi: edat grubu,
tasasız / gözler: sıfat tamlaması.

Noktalama:
“koca bahçe” öznesinden sonra kullanılan virgül hakkında:
Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka ögeler girmişse) özneden sonra virgül kullanılır: “Çocuk, soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu.”
Cümlede isim olarak kullanılan adlaşmış sıfatlar, kendinden sonra gelen kelimenin sıfatı şeklinde anlaşılacaksa bu kelimelerden sonra virgül konur. Yani bir kelimenin kendinden sonraki kelimeyle ilgisi olmadığını göstermek için kullanılır. “İhtiyar, bekçiye müdür beyin içeride olup olmadığını sordu.” Bu cümlede ihtiyar kelimesinden sonra virgül olmasaydı bekçinin ihtiyar olduğu ve başka birinin bu ihtiyar bekçiye soru sorduğu anlaşılacaktı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
bahçe: Farsça isim.
mülk: Arapça isim.
mülkümmüş, bense, gözlerle: “mülküm imiş”, “ben ise” ve “gözler ile” şeklinde ayrı da yazılabilir.

Kelimede anlam:
uzanır: Yan anlam. Ayakta veya oturuyor iken tüm uzunluğu ortaya çıkacak şekilde yatar veya bir şeyi almak için elini uzatır anlamında değil; ama onun gibi somut olmak üzere “uzar gider” anlamında.
tasasız gözler: Mecaz-ı mürsel. Gözler tasasız değil, gözlerin sahibi veya bakışları tasasızdır.

Vurgu:
Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanır, bense onu tasasız gözlerle izlerdim.

Anlatım bozuklukları:
Her iki cümle de aynı şahıs ekine sahip görünüyor: “Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanırdım; bense onu tasasız gözlerle izlerdim.” Doğrusu, “Koca bahçe, önümde mülkümmüş gibi uzanırdı; bense onu tasasız gözlerle izlerdim.” olmalı.


Annemin masasında, / güzel çerçeveler içinde / benim ve babamın resmi / dururdu.

Cümlenin ögeleri:
DT, / DT / Ö / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
(benim ya da kendi ) / annem: belirtili isim tamlamasında tamlanan
annemin / masası: belirtili isim tamlaması,
güzel / çerçeveler: sıfat tamlaması,
güzel çerçeveler / içi: belirtisiz isim tamlaması
benim ve babamın / resmi: belirtili isim tamlaması.
benim ve babamın: bağlama grubu

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
resmi (<resim-i): İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı Arapça ve Türkçe kelimelere ünlüyle başlayan ya da tek ünlüden oluşan ekler getirildiğinde kelimenin ikinci hecesindeki ünlü düşer: keşif>keşfi, nakil>nakli, burun>burnum, alın>alnımız... Bunun sebebi ya ikinci hecedeki vurgunun eke geçmesiyle ya da Arapça aslında bu ünlülerin bulunmamasıyla açıklanabilir ki birincisi daha mantıklıdır.

Kelimede anlam:
güzel kelimesinin zıt anlamlısı: çirkin
çerçeve kelimesinin mecaz anlamlısı: Dünyaya dar bir çerçeveden bakıyorsun.

Vurgu:
Annemin masasında, güzel çerçeveler içinde benim ve babamın resmi dururdu.


Gurur / duyardım.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
gurur: Arapça isim.
duy-a-r-dı-m: geniş zamanın hikâyesi, 1. tekil şahıs. fiil kökü - yardımcı ünlü - geniş zaman eki - hikâye birleşik zaman eki - 1. tekil şahıs eki

Kelimede anlam:
“duymak” mecaz anlamda.

Vurgu ve tonlama:
Gurur duyardım.


Kocaman bir masası ve koltuğu / vardı / annemin. (Annemin kocaman bir masası ve koltuğu / vardı.)

Cümlenin ögeleri:
Ö / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, isim cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
(benim ya da kendi) / annem: belirtili isim tamlaması,
(benim ya da kendi) annemin / kocaman bir masası ve koltuğu: belirtili isim tamlaması,
kocaman / bir masa ve koltuk: sıfat tamlaması,
bir / masa ve koltuk: sıfat tamlaması,
masa ve koltuk: bağlama grubu.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
kocaman: “koskoca” anlamında pekiştirilmiş bir sıfat.

Vurgu:
Kocaman bir masası ve koltuğu vardı annemin (Annemin kocaman bir masası ve koltuğu vardı.). Burada bir isim tamlamasının yarısı vurgulu. Bunda, “Annem kocaman bir masaya ve koltuğa sahipti.” cümlesiyle aynı anlamda olmasının etkisi var.


Annemi / makamında / daha çok / severdim / sanki, / ya da / sevgim / başka bir boyut / kazanırdı.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / BliN / DT / ZT / Y / ZT, / CDU / Ö / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Bağlı (“ya da” bağlacıyla bağlı iki cümle. Ortak öge yok.), olumlu, fiil cümlesi, ikinci kurallı, birinci devrik.

Kelime grupları:
annem: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
makamı: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
sevgim: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
bir / boyut: sıfat tamlaması,
başka / bir boyut: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
kazanırdı yan anlamlı.
boyut mecaz anlamda.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
makamında: İkinci hecenin ünlüsü uzun.

Noktalama:
“ya da”, “veya”, “ve” bağlaçları öncesinde ve sonrasında noktalama işareti kullanılmaz; ama bu ve benzeri cümlelerde bir noktalama hatası gibi görünmemekte.

Vurgu:
Annemi makamında daha çok severdim sanki, ya da sevgim başka bir boyut kazanırdı.


Sırtındaki beyaz gömleğiyle / düzlem değiştirmiş, / biraz uzaklaşmış, / benden ve elimden çıkmış / gelirdi / bana.

Cümlenin ögeleri:
(O: GÖ) / ZT(ET) / ZT, / ZT, / ZT / Y / DT.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış” yan cümlecikler.), olumlu, fiil cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
sırtı: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
beyaz / gömlek: sıfat tamlaması,
sırtındaki / beyaz gömlek: sıfat tamlaması,
sırtındaki beyaz gömleği: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
sırtındaki beyaz gömleği/yle: edat grubu,
benden ve elimden: bağlama grubu,
düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış: zarf-fiil grupları.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
sırtın-da-ki: “ki” sıfat yapan ek, bazı durumlarda ünlü uyumlarına aykırıdır. Bunun sebebi, bu ekin tek şekli olmasıdır.
gömleğ-i-y-le: Ünlü yumuşaması (k>ğ) ve ünsüz türemesi (yardımcı ünsüz) var.
düzlem: Yüzey anlamında. “düzlem değiştirmek”teki anlam belirsiz .
biraz: Birleşik zarf.
ban-a: “ben” ve “sen” zamirleri yönelme hâl eki aldıklarında “bana” ve “sana” olur.

Kelimede anlam:
sırt kelimesiyle mecaz-ı mürsel yapılmış

Vurgu:
Sırtındaki beyaz gömleğiyle düzlem değiştirmiş, biraz uzaklaşmış, benden ve elimden çıkmış gelirdi bana.

Anlatım bozuklukları:
“düzlem değiştirmek”teki anlam belirsiz .


Her an / başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik / duyardım.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / ZT / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“Her an başkalarının da olacakmış” yan cümlecik. İç içe birleşik cümle sayılabilir. “gibi” edatı olduğu için ilgeçli birleşik cümle de denmektedir.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
her / an: sıfat tamlaması,
başkalarının da olacakmış gibi / bir güvensizlik: sıfat tamlaması,
bir / güvensizlik: sıfat tamlaması,
başkalarının da olacakmış / gibi: edat grubu

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
başka: Sıfat. Ama burada isim olarak kullanılmış.
güvensizlik: güven-siz-lik. İsim kökü + isimden isim yapan ek + isimden isim yapan ek. “-siz” ekinin yerine her zaman “-li” eki getirilerek kelimenin olumlusu yapılamaz. Bu kelimenin olumlusu güvenlilik değil, sadece güvendir.

Kelimede anlam:
duyardım: Mecaz anlamda. Temel anlamlısı işitirdim. Burada ise hissederdim anlamında.

Vurgu:
Her an başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik duyardım.

Anlatım bozuklukları:
Her an başkalarının da olacakmış gibi bir güvensizlik duyardım. Güvensizlik mi her an duyuluyor, yoksa annesi mi her an başkalarının olabilir?
Burada güvensizlik bir duruma mı benzetilmiş “gibi” edatıyla?
“Her an başkalarının da olacakmış gibi bir his (ya da korku, tedirginlik vb.) vardı içimde.” ya da “Her an başkalarının da olabileceğine dair bir güvensizlik duyardım.” şeklinde olamaz mıydı?


Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu, / ona daha çok bağlanmamı / sağlardı.

Cümlenin ögeleri:
Ö, / BliN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak”, “Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum”, “ona daha çok bağlanma” yan cümlecikler.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Anlatım bozuklukları:
“Zorunda kalmak” yerine “durumunda olmak” kullanılmaz. L

Kelime grupları:
zamanı ve ilgisi: bağlama grubu,
zamanı: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
ilgisi: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
zamanını ve ilgisini başkalarıyla / paylaşmak: isim-fiil grubu,
zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak / durumu: belirtili (anlamca) isim tamlaması,
zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum / bu yeni konum: sıfat tamlaması
zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
yeni / konum: sıfat tamlaması
bu / yeni konum: sıfat tamlaması
daha çok bağlanmam: belirtili isim tamlamasının tamlananı
daha çok bağlanma: isim-fiil grubu

Kelimede anlam:
bağlanmak mecaz anlamlı

Vurgu:
Zamanını ve ilgisini başkalarıyla paylaşmak durumunda olduğum bu yeni konumu, ona daha çok bağlanmamı sağlardı.


Aşk / tazelerdim.

Cümlenin ögeleri:
(Ben: GÖ) / BsizN / Y.

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
aşk: Arapça isim.
tazele-r-di-m: “tazele-“ fiilinin “geniş zamanın hikâyesi” çekimi. Farsça sıfat – isimden fiil yapan ek – geniş zaman eki – hikâye birleşik zaman eki – 1. tekil şahıs eki.

Vurgu:
Aşk tazelerdim.


Eve dönerken/se / yine / yalnızca / benim annemdi.

Cümlenin ögeleri:
(O: GÖ) / ZT / ZT / ZT / Y.

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (Yan cümlecik: “Eve dönerken”), olumlu, isim cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
eve dönerken: zarf-fiil grubu
benim / annem: belirtili isim tamlaması.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
ev-e: Türkçe isim kökü – yönelme hâl eki
dön-e-r-ken-se: Türkçe fiil kökü – yardımcı ünlü – geniş zaman eki – zarf-fiil eki – ek-fiilin şart çekimi (şart anlamı yok, “de” gibi kullanılmış)
yine: zarf
yalnız-ca: zarf. sıfat – eşitlik eki
ben-im: zamir – ilgi hâl eki
anne-m-di: Türkçe isim kökü – iyelik eki – ek-fiilin di’li geçmiş zaman çekimi

Vurgu:
Eve dönerkense yine yalnızca benim annemdi.


Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında (DT) fazla iş (Ö) olmaz (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumsuz, isim cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
semt / belediyesi: belirtisiz isim tamlaması,
sağlık / ocağı: belirtisiz isim tamlaması ,
bir / sağlık ocağı: sıfat tamlaması,
semt belediyesine bağlı / bir sağlık ocağı: sıfat tamlaması,
fazla / iş: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
bağlı, bağı olan değil “bağlanmış olan” anlamındadır; bu yüzden bu kelimenin zıddı “bağsız” değil, “bağımsız” vb. bir kelimedir.
olmaz kelimesi yardımcı değil, asıl fiildir ve “bulunmaz” anlamındadır.

Vurgu:
Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında fazla iş olmaz.


(Onlar: GÖ) Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında (ZT), ya (CDU) hastaneye (DT) hasta (BsizN) sevk ederler (Y), ya (CDU) ölüler için defin ruhsatnamesi (BliN) verirler (Y).

Cümlenin özellikleri:
Bağlı (“ya ... ya ...” bağlacıyla. Özne ve zarf tümleci ortak), olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
basit / muayeneler ve müdahaleler: sıfat tamlaması,
basit muayenelerin ve müdahalelerin / dışı: belirtili isim tamlaması,
muayeneler ve müdahaleler: bağlama grubu,
sevk et-: birleşik fiil (fiil grubu),
ölüler için: edat grubu,
defin / ruhsatnamesi: belirtisiz isim tamlaması

İmlâ:
“hastane”, “hastahane” olacak. “hane” barındıran diğer kelimelerde de durum aynı.

Kelime çeşitleri, ses olayları:
basit, muayene, müdahale, hastahane, ruhsatname kelimeleri Türkçe değildir; ünlü uyumlarına aykırı olan, yan yana iki ünlü ve uzun ünlü barındıran kelimeler Türkçe değildir.
“sevk et-“ birleşik fiili ayrı yazılır; çünkü herhangi bir anlam kaybı ve ses olayı meydana gelmemiş.

Vurgu:
Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında, ya hastaneye hasta sevk ederler, ya ölüler için defin ruhsatnamesi verirler.


Masasında (DT) bir de (CDU) bunların koçanları (Ö) olurdu (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.
Dikkat edilirse cümle dışı unsurlar doğrudan yükleme bağlanamıyor.

Kelime grupları:
masası: belirtili isim tamlamasının tamlananı,
bunların / koçanları: belirtili isim tamlaması.
... bunların koçanları ol-: birleşik fiil değil; çünkü “olurdu” kelimesi “bulunurdu” anlamında.

Vurgu:
Masasında bir de bunların koçanları olurdu.


(Ben: GÖ) O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne (DT) resimler (BsizN) yapar (Y), otomobil modelleri (BsizN) çizer (Y) ya da (CDU) ilerde keşfetmeyi umduğum makineler (BsizN) uydurur (Y), bir de (CDU) tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini (BliN) çıkarırdım (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı ve bağlı (3 cümle. Özne hepsinde ortak. Birinci cümle girişik birleşik: “kopardığım” yan cümlecik kuran fiilimsi. İkinci cümle öncelikle bağlı: “ya da” bağlacıyla. İkinci cümlenin ikinci bölümü girişik birleşik: “ilerde keşfetme”, “ilerde keşfetmeyi umduğum” yan cümlecikler. “bir de” bağlacı son cümleyi öncekilere bağlamış. Son cümle kendi içinde girişik birleşik: “tanıdığım” yan cümlecik kurmuş.) olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
o / koçanlar: sıfat tamlaması,
arka / yüz: sıfat tamlaması,
o koçanlardan kopardığım sayfaların / arka yüzü: belirtili isim tamlaması,
o koçanlardan kopardığım / sayfalar: sıfat tamlaması. Tamlayan kendi içinde, belirtili isim tamlamasının tamlananı. Çünkü sonda iyelik eki var. Dikkat edilirse burada ve bunun gibi tamlamalarda iyelik eki, sıfat-fiil ekinden sonra geliyor. Bu tamlayanlar (kopardığım, koparacağımız vb.) isim yerine kullanılabildikleri gibi bir ismin sıfatı da olabiliyorlar. (Not: Bu incelemede sadece burada bu tür tamlayanlar üzerinde duruldu.)
otomobil / modelleri: belirtisiz isim tamlaması,
ileride keşfetmeyi umduğum / makineler: sıfat tamlaması,
keşfet-: birleşik fiil (fiil grubu),
ileride keşfetme: isim-fiil grubu,
tanıdığım / artistler: sıfat tamlaması,
tanıdığım / ünlüler: sıfat tamlaması,
tanıdığım artistlerin, / ünlülerin / listesi: belirtili isim tamlaması (iki tamlayan var)

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
sahife > sayfa
resm > resim
otomobil: Batılı birleşik kelime.
ilerde ile ileride, aynı anlamda ve her ikisi de kullanılabilen iki kelimedir.
keşfet-: Ses olayı meydana geldiği için bitişik yazılmıştır.
ummak fiilinin umut kelimesiyle yapı olarak ilgisi var mı acaba? “umut”, “ümit”in Türkçeleştirilmişi olabilir.
“makine”... “makina” değil.

Kelimede anlam:
yüz, ileri, çıkarmak yan anlamda.

Vurgu:
O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne resimler yapar, otomobil modelleri çizer ya da ilerde keşfetmeyi umduğum makineler uydurur, bir de tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini çıkarırdım.


Az sonra (ZT) annem (Ö) gelir (Y), koçandan (DT) temiz bir sayfa (BsizN) koparır (Y), ön yüzünü (BliN) doldurur (Y), gelenin işini (BliN) görür (Y), defin ruhsatnamesinde (DT) yukarıya (DT) ölenin adını (BliN) yazar (Y), en altta (DT) da (CDU) hep (ZT) kendi kaşesi ve imzası (Ö) olurdu (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (6 cümle. Son cümle hariç diğerlerinin öznesi ortak. 4. ve 5. cümleler kendi içinde girişik birleşik: “gelenin” ve “ölenin” kelimeleri yan cümlecik kurmuş.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
az / sonra: sıfat tamlaması
annem: belirtili is tamlamasının tamlananı
temiz / bir sayfa: sıfat tamlaması
bir / sayfa: sıfat tamlaması
ön / yüz: sıfat tamlaması
ön yüzü: belirtili is tamlamasının tamlananı
gelenin / işi: belirtili isim tamlaması
defin / ruhsatnamesi: belirtisiz isim tamlaması
ölenin / adı: belirtili isim tamlaması
en / alt: sıfat tamlaması
kendi / kaşesi ve imzası: belirtili isim tamlaması
... kendi kaşesi ve imzası olurdu: birleşik fiil değil. Yukarıda açıklandı.

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
Az sonra annem gelir, koçandan temiz bir sayfa koparır, ön yüzünü doldurur, gelenin işini görür, defin ruhsatnamesinde yukarıya ölenin adını yazar, en altta da hep kendi kaşesi ve imzası olurdu.

Kelimede anlam:
“az sonra”nın eş ve yakın anlamlıları: birazdan, biraz sonra, hemen şimdi.
Temiz, kirli değil boş anlamında. Yan anlam.
sayfa: Sayfa değil yaprak anlamında. Mecaz-ı mürsel.
yüz: Yan anlam.
işini gör-: Deyim.

Noktalama:
Virgül yerine noktalı virgül:
... gelenin işini görür; defin ruhsatnamesinde...

Vurgu:
Az sonra annem gelir, koçandan temiz bir sayfa koparır, ön yüzünü doldurur, gelenin işini görür, defin ruhsatnamesinde yukarıya ölenin adını yazar, en altta da hep kendi kaşesi ve imzası olurdu.


Benim gözümde (DT) anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi (Y) bu (Ö).

Cümlenin özellikleri:
Girişik birleşik (“sağlayan” fiilimsisi yan cümlecik kurmuş.), olumlu, isim cümlesi, devrik.

Kelime grupları:
benim / gözüm: belirtili isim tamlaması
annem: belirtili isim tamlamasının tamlananı
ölüm / karşısı: belirtisiz isim tamlaması
üstünlük sağlayan: sıfat-fiil grubu
bir / şey: sıfat tamlaması
... karşısında üstünlük sağlayan / bir şey: sıfat tamlaması

Kelimede anlam:
göz: Mecaz anlam.

Vurgu:
Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi bu.


(O: GÖ) Ölümü (BliN) başka adreslere (DT) gönderirdi (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı.

Kelime grupları:
başka / adresler: sıfat tamlaması

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
öl-üm-ü: fiil kökü – fiilden isim yapan ek (ölüm: isim gövdesi)– belirtme hâl eki
adres-ler-e: Batılı isim kökü – çokluk eki – yönelme hâl eki
gönder-i-r-di: fiil kökü (gövdeye de benziyor)– yardımcı ünlü – geniş zaman eki – hikâye birleşik zaman eki (geniş zamanın hikâyesi, 3. tekil şahıs)

Kelimede anlam:
adres burada gerçek anlamda kullanılmamış.

Vurgu:
Ölümü başka adreslere gönderirdi.

Anlatım bozukluğu:
Ölümü başka adreslere gönderen kim? Önceki cümleye göre “bu” dediği şey. Bu cümlede özne belirtilmeliydi.


Kavaklarla birlikte (ZT) ben (Ö) de (CDU) büyüdüm (Y).

Cümlenin özellikleri:
Basit, olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
de: Bağlaç. “dahi” anlamında.
bir-lik-te: Beraber. Türkçe isim kökü + isimden isim yapan ek (birlik: isim gövdesi) + bulunma hâl eki

Vurgu:
Kavaklarla birlikte ben de büyüdüm.


(Ben: GÖ) Okul çıkışları (ZT) anneme (DT) uğruyor (Y), yine (ZT) birlikte (ZT) eve (DT) dönüyordum (Y).

Cümlenin özellikleri:
Sıralı (2 cümle. Özne ortak.), olumlu, fiil cümlesi, kurallı

Kelime grupları:
okul / çıkışları: belirtisiz isim tamlaması
annem: belirtili isim tamlamasının tamlananı

Kelime çeşitleri, kelimede yapı, ekler ve ses bilgisi:
okul < ekol: Batılı isim.

Kelimede anlam:
annem: Mecaz-ı mürsel. Annemin iş yeri anlamında.

Vurgu:
Okul çıkışları anneme uğruyor, yine birlikte eve dönüyordum.


(O: GÖ) Bu kez (ZT) yanında delikanlılığa adım atmakta olan, sesi çatallaşmaya başlamış, yürüyüşü değişmiş biriyle dolaşmanın gizli gururunu (BliN) taşıyordu (Y).


İsyan Ateşi is offline