Giriş Tarihi: May 2006 |
Konum: Aydınlanmak Acıdan Kaçmak Değil, Acıyı Anlamaktır.! |
Yaş: 26 |
Mesaj: 13,977
|
|
Üye No: 2663
|
|
Cinsiyeti : Bay
|
Rep Power: 186448
| Rep Puanı : 18643298
| |
|
| |
|
Dış Faktörler Devamı
G.ALIŞKANLIKLAR İLE İLGİLİ FAKTÖRLER
Sporcu, spor yaşamı boyunca belirli alışkanlıklar kazanır. Bu alışkanlıkların büyük bölümü ona olumlu katkılarda bulunurken, bazı alışkanlıklar sporcuyu olumsuz olarak etkilemektedir.
Bu bölümde, sporcuyu sağlık riski altına sokan ve performansını olumsuz etkileyen faktörleri sıralamaya çalışacağız.
1.Alkol
Alkol alındığı miktara bağlı olarak gerek uyarıcı, gerekse uyuşturucu etki yapan bir maddedir. Bilindiği gibi alkol karaciğerde çözülüp yağa dönüşür ve enerji oluşumunda da bir etkinliği yoktur. Alınma dozuna göre merkezi sinir sistemi üzerinde uyuşturucu etkisi vardır. Sporcunun konsantrasyonunu bozar.
1982 yılında Amerikan Spor Hekimliği Koleji alkol üzerine şunları söylemekteydi:
a.Alkolün kısa süreli etkisi reaksiyon zamanı, el-göz koordinasyonu, denge ve kompleks koordinasyon gibi özellikleri geciktirici ve bozucudur.
b.Enerji metabolizması, maksimal oksijen kullanımı, kalp atım hızı, kalp atım hacmi, kas kan akımı ve solunumsal dinamikleri olumsuz yönde etkiler.
c.Kuvvet, güç, dayanıklılık ve sürati azaltabilir.
d.Uzun süreli kullanımında karaciğer, kalp, beyin, kas hastalıkları ve ölüme yol açabilir.
İşte, bu nedenlerden ötürü alkol, sporcunun performansını olomsuz yönde etkileyen ve yetersiz performansa bağlı yaralanma riskini artıran bir faktör olarak değerlendirilmelidir.
2.Sigara
Sigaranın insan sağlığına verdiği zararlar ortadadır. Bunun dışında sportif performansı da olumsuz yöndt etkiler. Özellikle aerobik gücün etkin olduğu sportif aktivitelerde, sigaranın zararı ve performansa olumsuz etkisi daha belirgindir. Sigara içindeki nikotin, akciğer alveollerinin (hava keselerinin) tam olarak şişmesini sağlayan surfaktan isimli maddenin salgılanmasını azaltır. Bu da alveollerin tam olarak şişmesini ve de oksijen ile çevresindeki kapiller (kılcaldamarlar) içindeki kanın birleşme oranını, yani oksijen taşıma kapasitesini düşürür. Ayrıca, sigara dumanında yüzde 4 oranında bulunan kabonmonoksit de, hemoglobin ile oksijenden daha kolay birleşebildiği için kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Sigaranın damar sertliği ve böbrekler üzerine yıkıcı etkileri de saptanmış gerçeklerdir. Bir başka kaynakta da sigaranın maksimal oksijen kullanımını yüzde 4-5 düşürdüğü söylenmekte ve yarışma öncesi son sigara içiminin en az 12 saat önce olması gerektiği belirtilmektedir.
Sigaranın insan sağlığına verdiği zakarlaradan doğal olarak sporcu da etkilenmektedir. Ayrıca bu etkilenmelerin yanı sıra onun performansını da sigara olumsuz yönde etkiler. Kuşkusuz antrenörler bu konuda sporcularına gerekli uyarıyı yapmaktadır. Ancak özellikle kendilerinin de sporcu karşısında sigara içmekten kaçınarak örnek olmaları gerekir.
3.Beslenme
Sporcunun beslenme alışkanlığı onun peformansını etkileyen bir faktördür. Bilindiği gibi sporcu, beslenme işini kampların dışında tek başına yapar. Bu nedenle beslenme konusunda oluşturacağı alışkanlıkların, sağlıklı temellere dayanması gerekir. Genel beslenme alışkanlığının dışında, yarışmaveya antrenman öncesi yenilen son öğünün içeriği ve de yarışma sırasında alınan içecekler de sporcunun performansını etkiler.
Bu noktada sporcunun beslenme alışkanlığı, yanlış bilgi, yanlış alışkanlıklar, kuvvet antrenmanlarını yapıldığı dönemdeki diyetin içeriği, son öğünün yarışma veya antrenmandan önce alınma süresi, yarışma veya antrenmandan helen önce yenilen ve içilen maddelerin içerikleri hep sporcunun performansını etkiler. Bu konuda mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır.
4.Kilo kaybı
Sikletlerin önemli olduğu güreş, boks, judo gibi spor dallarında yaşanan risklerden biri de süratli “kilo kaybı”dır. Sporcular genelde uzun süre gerektiren bilimsel yöntemleri bir kenara bırakıp, büyükten, ağabeyden görme kilo kaybı yöntemlerini alışkanlık haline getirirler. Bilindiği gibi fazla kilonun iki kaynağı vardır. Bunlar vücut yağını kaybetmek uzun süre gerektirirken, vücut sıvısını kaybetmek dehidratasyon ile daha kolaydır. Çoğu sporcu besin, sıvı sınırlaması, termal veya ezgersiz yoluyal terleyerek kilo kaybetmeyi alışkanlık haline getirir. İşte tercih sonucu yaşanan özellikle akut dehidratasyon (Süratlı kilo kaybı) beraberinde şu sorunları getirir:
1.Kas kuvvetinde azalma,
2.İş performansında azalma,
3.Plazma ve kan volümünde azalma,
4.Submaksimal efor sırasında kalp işlevinde azalma, nabızda yükselme, düşük atım volümü ve düşük kalp dakika volümü,
5.Özellikle besin sınırlanmasında, oksijen kullanımında azalma,
6.Isı düzenleme mekanizmalarında azalma
7.Böbrek kan akımında ve filtrasyonunda azalma
8.Karaciğer glikojen deposunda azalma
9.Vücutta elektrolit kaybında artma
İşte bu nedenler sporcunun sergileyeceği performansı düşürür ve yaralanma riskini arttırır.
5.Ergojenik yardım
Ergojenik yardım performansı artırmak amacıyla yardımına başvurulan bazı besin maddeleri ve yöntemlerdir. Gerçek ergojenik yardımcılar kuvveti, dayanıklılığı, hızı ve beceriyi sürekli olarak artıran yöntemlerdir. Bunlar sentetik madde olmadıkları için doping sayılmazlar. Spor dünyasındaki sporcular bazı alışkanlıklarla, bazı maddeler kullanır. Bu maddeler genelde bira mayası, polen, protein tozları vb maddelerdir.
Bu maddeleri sporcular kulaktan dolma alışkanlıklarla kullanırlar. Bu maddelerin bir uzman denetiminin dışında kullanılması, bazı sağlık sorunlarına yol açacağı gibi performansı da olumsuz yönde etkileyebilir.
6.Doping
Doping başlı başına sporcuların karşısındaki en büyük tehlikedir. Spor sahalarında yaratacağı etik kurallarındaki eşit koşullarda yarışma ortamını bozmasınnın dışınnda, insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri tartışmasızdır.
Dopingin insan vücudu üzerine olumsuz etkileri, bir dönemler Alman bilim adamlarının ortaya attığı otomatik savunma mekanizması teorisi ile değerlendirilmiştir. Burada kullanılan doping maddeleri ile insanın istemli olarak devreye sokmadığı rezervler devreye girmektedir. Otomatik savunma mekanizması teorisine göre doping alımı sonucunda organizmanın bilincinin ve isteminin dışında bir zorlanması oluşmuktadır. Bu zorlanma, alınan maddenin ölçüsüne ve vücudun dayanma gücüne göre sonu ölümle sonuçlanan dramatik tablolar yaratabilir.
Araştırmalarda dopingi maddelerinin grubuna göre insan vücuduna verdiği çeşitli zararlara kısaca değinirsek; örneğin amfetamin grubu maddelerin alınması ile, organizmanın yorgunluk duygusunun ortadan kalkması sonucu belirgin bir ekonomi kaybı olur. Dinlenme kapasitesi belirgin oranda düşer. Taşikardi (çarpıntı), hipertansiyon (yüksek tansiyon), aşırı terleme, kas tonusunda (geriminde) artış, sinirlilik, sindirim bozukluğu ve cinsel fonksiyonlarda bozulmayı ortaya çıkarır. Kas yapıcı diye de tanımlanan anabolizan grubu maddelerin alınması sonucunda da iskelet, karaciğer, böbrek ve cinsel organlarda ileri derecede tahribata yol açılmaktadır. (Bkz. Sporbilim/doping )
7.Cinsel yaşantı
Genel olarak muhafazakar toplum yapımız içinde sporcuların eğitilmediği ve her zaman bir soru işareti şeklinde kafalarında kalan konulardan birisi de cinsellik konusudur. Sporcuların bu konudaki bilgi birikimleri spor dallarına göre büyük farklılıklar gösterir. Pratikte birçok sporcu bu konuda deneyimli sporcu ağabeylerinin/ablalarının öğütleri çerçevesinde bilgilenir.
Bu konuda yapılan araştırmalar bir cinsel ilişki sırasında harcanan enerji değerinin, birkaç basamak merdiveni hızlı çıkmaya eşdeğerde olduğu yolundadır. Cinsel birleşme sırasında kalp vurum sayısı yaklaşık 100-120 arasında olmaktadır. Cinsel ilişkiden sonra yeterli toparlanma süresi verilirse, fizyolojik açıdan bir zararı olmayacağı ortadadır. Ayrıca araştırmalar yarışmadan 24 saat önce ve 24 saat sonra cinsel ilişkinin herhangi bir fizyolojik soruna yol açmadığını gösterir. Pratikte spor dallarına ve o dalın sosyal yaşamdaki değerlerine göre sporcular belirli cinsel yaşantılarını belirli alışkanlıklarla sürdürü.
Burada birkaç risk söz konusudur. Gerekli önlemlerin alınmadığı ilişkilerde ortaya çıkabilecek bulaşıcı rahatsızlıklar sporcular için bir sağlık riski taşır. Diğer bir risk, bazı sporcuların cinsel yaşantıya tub gibi bakmaları sonuc uoluşan yarışma öncesi dönemde uzunca bir süre ilişkiye girememenin getirdiği gerilimlerdir. Bazı sporcularda özellikle de bekar sporcularda cinsel yaşantı sorumsuzca ve doyumsuzca sürdürülen bir hale gelir.
İşte bu iki uç nokta; sporcuların gerek çeşitli gerilimleri yaşaması, gerekse aşırı yorgunluğun oluşmasına neden olup onların performansların olumsuz yönde etkiler.
8.Dini alışkanlıklar
Bazı sporcular dini inançları gereği bazı alışkanlıklar geliştirir. Örneğin, Ramazan ayında oruç tutan profesyonel sporcular vardır. Oruç gereği gün boyu aç kalma doğal olarak sporcunun performansını etkiler. Sporcunun antrenman ve yarışmada daha düşük bir performans sergilemesine neden olur. Ayrıca, açlığa bağlı olarak düşen vücut direnci bazı yaralanmalraa karşıda vücudu dirençsiz bırakır.
Bazı yabancı sporcularda da, bazı kutsal günlerde yeterli performans ortaya koyamama gibi bir risk söz konusudur. Birçok Amerikalı sporcu Pazar günü yarışma ve antrenman yapmaktan hoşlanmaz. Benzer durum Cumartesi günleri için de bazı Yahudi sporcularda söz konusudur.
9.Uyku düzeni
Bazı sporcuların uyku düzenleri(erken yatma, geç yatma, uyuyamama) ile ilgili alışkanlıklarındaki değişiklikler doğal olarak onların performansını etkiler.
10.Rutindeki değişikler
Sporcunun alışkın olduğu rutin düzendeki değişikler, onu yapısına gore olumsuz etkileyebilir.
(Not: Bu bölümle ilgili Kaynakça, iç faktörler sayfasında yer almaktadır)
|