Arkadaşlar, canlar, ülküdaşlar. Bir arkadaşımız şöyle bir soru sordu. Diyordu ki kendisi: “Hocam, bu millet olamamışlardan bir kesimi teknolojide ve birçok şeyde çok çok ileri. Bunları ilkin bizim bulmamız ve onların bizden alması gerekmiyor muydu?” Bunu ve bunun gibi bir çok can alıcı soruyu yakında çıkacak olan “Mutluluğun Sırrını İlk Kim Buldu” adlı kitabımda da bulabileceksiniz. Şimdi bu konu üzerinde dururken birazcık teknik terimler kullanacağım ve fakat bu terimlere derinlemesine girmeyeceğim vallahi; çünkü anlatacaklarımı, milliyetçiliğimizin temel klasik eserlerini okumuş olan herkes anlayabilecektir. Bu teknolojik buluşların sahipleri kendilerine ne kadar biz Türk değiliz deseler de, onlar öyle diyorlar diye siz de hemen sazan gibi atlamayın yani. Şimdi, bu teknolojinin ve aslında her değerli ve üstün olan şeyin, nasıl Türklüğüne yabancılaştırılmış kimseler tarafından yapıldığını –hani hatırlayın, herkes Türk doğar demiştik ya. Yani özünde bunlar da Türktür. Mes’eleyi aslında bir de bilimsel veriler ışığında bir irdeleyelim. Sosyo-etnolojik ve de Etno-sosyolojik metoda göre incelememize başlayalım, netekim. Buna göre bir kişinin hangi millete ait olduğu çok kolay anlaşılabilir, yeter ki bu işte biraz uzmanlaşın, yani yorum gücünüzün fazla olması gerekmektedir. Ne diyor?
1-Yaşayış Biçimleri
a) Oturuş Biçimleri
b) Kalkış Biçimleri
c) Yürüyüş Biçimleri
d) Yatış Biçimleri
2-Düşünüş Biçimleri
a) Yatay Düşünüş Biçimleri
b) Dikey Düşünüş Biçimleri
c) Yatay ve Dikey Düşünüş Biçimleri
d) Dikey ve Yatay Düşünüş Biçimleri
Belirttiğim gibi bunların açıklamasını yapmayacağım. Temel klasik eserlerimizi okumuş herkesin bunları anlayacağı kesindir, velhasıl. Okumak için geç kalmayın sakın. Ülkücü teori olmadan ülkücü eylem olmuyor, biliyorsunuz.
Şimdi sıra komünistlerle bölücülerin işlerine geldi dediğim anda evet kardeşler, dediğim anda süremizin sonuna da gelmişiz. Bu hainleri, yani üzerlerinde en çok uğraşılıp öze döndürülmesi gereken hainleri yani, bir sonraki konferansımızda etraflıca ele alıcaz inşallah. Bu gözü dönmüşlerin en dönmüşleri olan bu hainler hakkında da geniş bilgilere kitapçılarda mevcut durumda bulunan ve adı “Keşke Herkes Mutlu Olsa” olan kitabımdan ulaşabilirler.
Hepinizin gözlerinden öpüyorum. Bu mukaddes ve de kutsal görevinizin bilincinde olarak yetişin. Öğrendiklerinizi başkalarını aydınlatmak için gayret gösterin. Anlamadılar mı? Gelin büyüklerinize sorun ne yapılacağını. Onlar daha iyi bilir. Engin tarihsel birikime sahibiz –hatırlayın 12 Eylül, öncesi ve sonrası– ve bundan her zaman yararlanmasını bilmeliyiz, bilmek zorundayız ve de bileceğiz de.
Hadi görev başına! Yayılın!
20 Kasım 2004
Xwendeyeki ‘Marksist Tutum’é jı Wané (Van’dan bir “Marksist Tutum” okuru)